T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/40 - 2025/1566
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
35. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/40
KARAR NO: 2025/1566
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 01/11/2024
NUMARASI: 2023/571 Esas - 2024/603 Karar
DAVANIN KONUSU: Tazminat
KARAR TARİHİ: 11/12/2025
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ: 11/12/2025
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde, dava dışı sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracıyla Şehir Hastanesi içerisinden geldiği olay yeri ışık kontrollü kavşakta kırmızı ışıkta kavşağa giriş yaptığı esnada, yeşil ışıkta kavşağa giriş yapan müvekkilinin sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile çarpışmaları sonucu meydana gelen kazada müvekkilinin yaralandığını, müvekkiline ait aracın da hasar gördüğünü, meydana gelen kazada ...'ın sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı araç yönünden 2918 sayılı KTK'nın 47/1-b kural ihlali bulunduğunu, müvekkilinin sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı araç yönünden ise herhangi bir kural ihlali bulunmadığını, herhangi bir kusuruyla sebebiyet vermediği kaza sonrası müvekkilinin ağır şekilde yaralandığını, çarpışma neticesinde müvekkilinin bedeninde yaralanmalar, çizikler, ezilmeler, hassasiyet ve ağrılar oluştuğunu, talihsiz müvekkilinin yaşanan kaza sebebiyle halen acı çekip, ağrılarının devam ettiğini, kaza sebebiyle müvekkilinin mahrum kaldığı 10 günlük ücretinin karşılığı olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 1,00 TL tedavi giderleri, 1,00 TL hastane masrafları, 1,00 bakıcı giderlerinin haksız fil tarihi olan 26/01/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ... Sigorta A.Ş. tarafından müvekkiline ödenmesine, hükmedilecek maddi tazminat açısından trafik sigortası poliçe limitini aşan kısmının İhtiyari Mali Mesuliyet Sigortacısı olan ... Sigorta A.Ş. tarafından müvekkiline ödenmesine, İhtiyari Mali Mesuliyet Sigortacısı ... Sigorta A.Ş. yönünden yaşanan kaza neticesinde meydana gelen manevi zarar nedeniyle 20.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihi olan 26/01/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müvekkiline ödenmesine karar verilmesi talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirket tarafından KZMMS poliçesi ile sigortalı bulunan ... plakalı aracın karıştığı 26/01/2023 tarihinde yaşanan trafik kazasında yaralandığı beyan edilen davacı tarafından sürekli maluliyet iddiası ile tazminat talep edildiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçe üzerinde yazılı teminat limiti ile sınırlı olduğunu, müvekkilinin poliçe dahilinde geçici iş göremezlik ve bakıcı giderlerinden sorumluluğunun bulunmadığını, kazanın oluşmasında tarafların kusur durumlarının net olarak belirlenebilmesi için kusur konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınması gerektiğini, davacının koruyucu tertibat kullanıp kullanılmadığının araştırılması, eğer kullanmıyorsa hesaplanacak tazminata en az %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini savunarak davacı tarafından müvekkili aleyhine açılmış olan huzurdaki davanın hakkaniyete ve hukuka aykırı olması sebebiyle reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesinde, davacının dava ehliyeti olmadığını, ... şubesinin dain ve mürtehin kaydı olduğunu, dolayısıyla davacının iş bu davaya takip yetkisinin olmadığından öncelikle aktif dava ehliyeti yokluğundan reddi gerektiğini, davacının taleplerinin zaman aşımına uğradığını, davacının müvekkili şirkete yasaya uygun olarak başvuruda bulunmadığını, davacının dava şartı niteliğinde olan bu başvuruyu yapmaması nedeniyle davanın öncelikle dava şartı yokluğundan reddine, davacının meydana gelen kazada müterafik kusuru olduğunu, hesaplanacak tazminat tutarından müterafik kusur için indirim yapılması gerektiğini, davacının mahrum kalınan 10 günlük ücret talebinde bulunduğunu ve bu talepten de müvekkili şirketin sorumluluğunun olmadığını, davacının manevi tazminat talebinin fahiş olduğunu ve kabulünün mümkün olmadığını, davacının kusur durumuna ve yaralanmasının büyüklüğüne göre değerlendirilmesi gerektiğini, davacı taraf haksız fiil tarihi olarak 26/01/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz talep etmiş ise de, müvekkili sigorta şirketinin ancak dava tarihinden itibaren yasal faizden sorumlu tutulabileceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davacının sürücüsü ve işleteni, davalıların ise KZMMS sigortacısı ve İMMS sigortacısı bulunduğu araçların karıştığı kazada sürücülerin kusur oranları, davacının bu kazada yaralanması nedeniyle geçici şekilde iş göremez hale gelip gelmediği, yaralanmasının bakıcı gerektirip gerektirmediği, SGK sorumluluk kapsamı dışında tedavi gideri yapıp yapmadığı, manen zararının gerçekleşip gerçekleşmediği noktasında toplandığı davacının maddi tazminat talebi yönünden yapılan incelemede; bilindiği üzere, trafik kazası sonucu ortaya çıkan haksız fiilden kaynaklı maddi tazminat davalarında hakkaniyete uygun karar verilebilmesi için öncelikle davacının kaza tarihi itibariyle maluliyetinin tespiti yoluna gidilmesi, akabinde kazadaki kusur oranlarının belirlenmesi ve nihayet aktüer bilirkişisinden davacının mesleği ile kazancı dikkate alınarak rapor alınması gerektiği, yine davacının tedavi gideri adı altında talebi bulunuyorsa, bu yönüyle de doktor bilirkişisinden rapor alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiği, eldeki davada da davacının talebi geçici iş göremezlik, bakıcı gideri, hastane ve tedavi masraflarına yönelik olduğundan dosya kapsamına uygun olarak maluliyetin belirlenmesi ve bilirkişi raporu alınmasının zorunlu olduğu, mahkemece de dava yaralanma nedeniyle maddi tazminat talebine yönelik olduğundan öncelikle davacının kaza nedeniyle maluliyet durumunun tespiti açısından hastaneye sevkine yönelik ara karar kurulduğu, ancak davacı vekili müvekkilinin ailesinin sağlık sorunlarıyla ilgilenmesi nedeniyle maluliyet raporu almak üzere hastaneye gidemediğini belirterek, dosya kapsamında herhangi bir bilirkişi incelemesi yapılmaksızın mevcut delillerle hakkaniyete uygun bir karar verilmesini istediği, tüm bu açıklamalar kapsamında, davacının maddi tazminat kalemi olarak geçici iş göremezlik, bakıcı gideri, tedavi ve hastane masraflarını talep ettiği, tüm bu maddi tazminat talepleri açısından karar verilebilmesi için maluliyet raporunun alınması ve akabinde bilirkişi inceleme yapılması gerektiği ancak davacı vekilinin duruşmada müvekkilinin maluliyet raporu alamayacağını ve bilirkişi incelemesi de yapılmaksızın mevcut delillerle karar verilmesini talep ettiği görülmekle, yukarıda açıklandığı gibi davacının talepleri açısından maluliyet raporunun alınmasının ve bilirkişi incelemesi yapılmasının gerçek zarar miktarının tespiti açısından zorunlu olması nedeniyle mahkemece davanın reddine karar vermek gerektiği, davacının manevi tazminat talebi yönünden yapılan incelemede; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi'nin 2024/620 Esas, 2024/869 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, "...Manevi tazminatın tutarını belirleme görevi hâkimin takdirine bırakılmış ise de, hâkimin manevi tazminat tutarını somutlaştırabilmesi için zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranı ile kaza ile illiyet bağının bulunup bulunmadığının belirlenmesi gerekmektedir..." denildiği, davacı vekili duruşmada müvekkilinin maluliyet raporu alamayacağını ve bilirkişi incelemesi de yapılmaksızın mevcut delillerle karar verilmesini istediği, emsal Ankara Bölge Adliye Mahkemesi'nin hemen üstte bahsedilen kararı da dikkate alınarak, davacının manevi tazminat talebi açısından maluliyet raporunun alınmasının gerçek zarar miktarının tespiti ve hakkaniyete uygun karar verilebilmesi açısından zorunlu olması nedeniyle mahkemece davanın bu yönüyle de reddine karar vermek gerektiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı ... vekili istinaf dilekçesinde; kaza sebebiyle Ankara 24. Asliye Ceza Mahkemesi 2023/388 E. sayılı dosya nezdinde kovuşturma yürütülmüş olup, ceza dosyasında alınan 31.05.2023 tarihli bilirkişi raporunda da müvekkilin hiçbir kusurunun bulunmadığının tespit edildiğini, somut olayda Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası olan ... Sigorta A.Ş.'nin maddi tazminat yönünden öncelikli sorumluluğu bulunmakta, İhtiyari Mali Mesuliyet Sigortası olan ... Sigorta A.Ş.'nin ise maddi tazminat açısından trafik sigortası poliçe limitini aşan kısım ve manevi tazminatın tamamı yönünden sorumluluğu bulunduğunu, Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesinden alınan raporlardan anlaşılacağı üzere, müvekkilin bedeninde kazaya bağlı yaralanmalar olduğu, müvekkil yine kazaya bağlı ağrılar çektiğini, nitekim müvekkilin kaza neticesinde yaşadığı ağrılar ve acılar sebebiyle müvekkile 10 gün süreyle iş göremezlik raporu verilmiş olup, Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesinden alınan raporun dosyada yer aldığını, müvekkilin kaza tarihinde ve mevcut durum itibariyle ... Üniversitesi Yüksek Hemşirelik Fakültesinde öğretim görevli olduğunu, müvekkil ayrıca yoğun bir şekilde doçentliğe hazırlandığını, yaşanan kazanın müvekkilin büyük bir çabayla hazırlanmakta olduğu sınavları ve derslerini de sekteye uğrattığını, müvekkil kaza sonrasında 10 gün boyunca işe gidemediğini, öğretim görevlisi olarak derslere giremediğini ve 10 günlük ders ücretini alamadığını, dolayısıyla kaza sebebiyle müvekkilin mahrum kaldığı 10 günlük ücretinin karşılığı olarak, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5,00-TL geçici iş göremezlik tazminatı, 1,00-TL tedavi giderleri, 1,00-TL hastane masrafları, 1,00-TL bakıcı giderlerinin haksız fiil tarihi olan 26.01.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası ... Sigorta A.Ş. tarafından müvekkile ödenmesine, hükmedilecek maddi tazminat açısından trafik sigortası poliçe limitini aşan kısmın İhtiyari Mali Mesuliyet Sigortası ... Sigorta A.Ş. tarafından müvekkile ödenmesine karar verilmesinin talep edildiğini, maddi tazminatlarda tedavi için hastane ve evine gidiş gelişte taksi parası bulunduğunu, ilk acile yatış ve evine gidiş ertesi gün hastane veya tekrar üniversiteye gelişte aracını alıncaya kadar taksi ücretleri ödediğini, evinden GATA'ya olan mesafede taksi rayiç ücretinin bilirkişilere hesaplattırılabileceğini, yine aynı şekilde davacı müvekkil geçici iş görmezlik 10 günlük sürede kullandığı ilaçlar ağrı kesiciler ve boyun ağrısı için kullandığı aparatlar veya basit sıyrıklara ilişkin yaralanması nedeniyle pansuman malzemeleri masrafları ve kullanılan ilaçlar nedeniyle SGK’nın kestiği kesintiler bilirkişi marifetiyle hesaplattırılabilirken eksik incelemeyle hüküm kurulduğunu, kazada meydana gelen manevi zararlar bakımından ise, çarpışma neticesinde müvekkilin bedeninde yaralanmalar, çizikler, ezilmeler, hassasiyet ve ağrılar oluştuğunu müvekkilin kaza sebebiyle yaralanmış olup 10 gün iş görmezlik raporu almış olup 10 gün boyunca işe gidemediğini ve bedeninde oluşan hasarlardan dolayı uzunca bir süre ağrıları devam etmiş olup manevi tazminat hükmedilmemesinin isabetsiz olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarara dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
6098 sayılı TBK'nun 50.maddesi hükmü uyarınca, "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa, hâkim olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri gözönünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler."
Somut olayda, davacının sürekli iş göremezliği bulunduğuna ilişkin bir iddiasının bulunmadığı dava dilekçesinden ve istinaf dilekçesinden anlaşılmaktadır.
UYAP ortamında incelenen ceza dosyasının içeriğinden, davacının basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandığına ilişkin ve kusura ilişkin rapor bulunduğu, dava dosyasında ise 10 gün geçici iş göremezliğinin bulunduğuna ilişkin raporun mevcut olduğu anlaşılmaktadır.
Davacının 5435 sayılı Kanuna tabi olarak çalıştığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, davacının geçici iş göremezlik süresi içerisinde maaşı eksik ödenmiş ise buna ilişkin fark bedeli ve varsa bu süre için mahrum kaldığı ek ödemeler, döner sermaye gelirleri, geliştirme ödeneği gibi ek gelirleri araştırılarak çalışmadığı dönem hesabında (varsa) bu gelirler esas alınmak suretiyle, geçici işgöremezlik süresi için ödeme yapılıp yapılmadığı, yapıldı ise ne kadar süre için yapıldığı ve ne zaman tekrar çalışmaya başladığı da araştırılarak, hesaplama yapılması için aktüerya raporu alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde, eksik inceleme ve araştırma ile karar verilmesi doğru görülmediğinden bu yöne ilişen davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü gerekir.
Diğer taraftan, manevi tazminata ilişkin olarak davacının kalıcı maluliyeti bulunmasa dahi geçici iş göremezliğinin bulunduğu ve kusur durumuna göre olay nedeniyle çekilen acı ve duymuş olduğu üzüntünün boyutu, ödenecek tazminat miktarları, hakkaniyet ve manevi tazminat miktarının bir taraf için zenginleşme aracı, diğer taraf için de yıkım olmaması ilkesi gözetilerek bir miktar manevi tazminat takdir edilmesi gereğinin gözetilmemesi isabetsizdir.
Faturalandırılamayan tedavi giderine ilişkin olarak ise, HMK 31. maddesi uyarınca davacıdan talebin somutlaştırılması istenerek mahkemece doktor bilirkişiden davacının tedaviye gitmesi gerektiği tarihler konusunda rapor alınarak, davacının ikamet adresi ile hastanelerin mesafesi, o tarihlerdeki ticari taksi ücretleri v.s. göz önünde bulundurularak makul bir ulaşım giderine hükmedilmesi gerekmektedir. Yine yaralanmaya bağlı olarak yapılması olanaklı bulunan fatura edilemeyen tedavi giderleri yönünden davacının tüm tedavi evrakları incelenerek yaralanma derecesi ve iyileşme süreci de gözetilerek uzman doktor bilirkişiden alınacak rapor sonucuna göre fatura edilmeyen tedavi giderleri hakkında bir karar verilmesi gereğinin gözetilmemesi isabetsizdir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf sebeplerinin kabulüne, uyuşmazlığın çözümünde etkili deliller toplanılmadan ve değerlendirilmeden karar verilmiş olması nedeniyle kararın HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına karar vermek gerektiği kanaati ile aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile, Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen, 01/11/2024 tarihli, 2023/571 Esas - 2024/603 Karar sayılı kararın, HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
Kararın kaldırılma sebebine göre istinaf eden davacı vekilinin sair istinaf taleplerinin bu aşamada İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA,
2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3-İstinaf eden davacıdan alınan istinaf karar harcının istek halinde istinaf eden tarafa iadesine,
4-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine,
5-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirilmesi, bakiye harç tahsili, iadesi ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 11/12/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.