T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/24 - 2025/563
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
35. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2025/24
KARAR NO: 2025/563
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 25/10/2024
NUMARASI: 2024/290 Esas - 2024/746 Karar
DAVANIN KONUSU: Tazminat
KARAR TARİHİ: 17/04/2025
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ: 16/05/2025
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı asıl ve birleşen davada davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Asıl davada davacılar vekili dava dilekçesinde; 31.01.2024 tarihinde, sürücü ...'un sevk ve idaresinde bulunan, davalı tarafından ZMMS ile sigortalı çekici ve bu çekiciye takılı yarı römorku ile en sağ şeritte duraklama yaparak aracını çalışır vaziyette bırakarak alışveriş yapmak için ... Unlu Mamul isimli iş yerine gittiği, alışverişini yaptıktan sonra aracının direksiyonuna geçerek seyir haline geçeceği esnada, arkasından aynı istikamette üç şeritli yolun en sağ şeridinde seyir halinde olan sürücü ... sevk ve idaresindeki otomobilin ön kısımı ile duraklama halinde olan römorkun arka kısımlarına çarparak aracın yarı römorkun altına arka koltuk kısmına kadar girmesi sonucunda çift taraflı, ölümlü ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini ve sürücü konumunda olan davacılardan ...'nın eşi, ... ve ...'nın müşterek çocukları ...'nın vefat ettiğini, kazanın meydana gelmesinde vefat eden araç sürücüsü ...'nın herhangi bir kusuru bulunmadığını, zararlarından davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek; davacı ... için 10.000,00-TL, davacı ... için 10.000,00-TL ve davacı ... için 10.000,00-TL destek tazminatının temerrüt tarihi olan 14.03.2024 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt (avans) faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Birleşen davada davacı ... vekili dava dilekçesinde; asıl davaya konu kazada vefat edenin vefatından sonra dünyaya gelen davacı ...’nın babası olduğunu, davacının zararlarından da davalı Sigorta Şirketinin sorumlu olduğunu ileri sürerek; şimdilik 30.000,00 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davacılar vekili asıl ve birleşen davaya yönelik sunduğu talep artırım dilekçesinde; davacı ... için 410.208,48-TL, davacı ... için 290.294,51-TL, davacı ... için 915.718,25-TL, davacı ... için 183.778,76-TL, olmak üzere toplam dava değerini 1.800.000,00 TL olarak belirleyerek zararın davalıdan tahsilini istemiştir.
Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde; kazanın ve zararın oluşumunda davalı şirket tarafından sigortalanmış bulunan aracın sürücüsünün kusuru bulunmadığını, davalının sorumluluğunun poliçe teminatı ve limitleri ile sınırlı olduğunu, davacıların, müteveffanın desteğini ispat etmeleri gerektiğini, davacılara, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından işbu kaza nedeniyle ödeme yapılıp yapılmadığı veya gelir bağlanıp bağlanmadığının tespiti gerektiğini, davacıların, kaza tarihinden itibaren işlemiş avans faiz talebinin hukuka aykırı olduğunu, davacının iddia ettiği üzere, zararları meydana gelmiş ise, öncelikle işbu zararın tazmin edilmesi için hakkaniyete uygun şekilde, ülkesel ve ekonomik koşulların göz önünde bulundurulması kaydı ile davacının tam ve gerçek zararının tespiti gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Birleşen davada, cevap dilekçesi sunulmamıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; asıl ve birleşen davanın, haksız fiilden kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatının tahsiline ilişkin olduğu, dosyaya sunulan 31/01/2024 tarihli Trafik Kazası Tespit Tutanağı'nın; "...31.01.2024 günü saat 00.25 sıralarında beyanlara göre sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı çekici ve bu çekiciye takılı ... plakalı yarı römorku ile Akşehir İlçesi istikametinden gelerek Konya İli istikametine seyir halindeyken Ilgın İlçesi km 17+150'de üç şeritli yolda en sağ şeritte duraklama yaparak aracının çalışır vaziyette bırakarak alış veriş yapmak için ... Unlu Mamul isimli iş yerine girerek alış veriş yaptıktan sonra aracının direksiyonuna geçerek seyir haline geçeceği esnada, arkasından aynı istikamette yani D300/11 Karayolu üzerinde üç şeritli yolun en sağ şeridinde seyir halinde olan sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otomobilin ön komple kısımları ile ... Unlu Mamül önünde duraklama halinde olan ... plaka sayılı römorkun arka kısımlarına çarparak aracın yarı römorkun altına arka koltuk kısmına kadar girmesi ve sürücü ...'nın yaralanması neticesinde yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir. Bu kazanın oluşumunda ... plaka sayılı otomobil sürücüsü ...'nın önünde yeterli görüş mesafesi olan ve sol iki şeridinde müsait olan yolda aracının hızını yol ve trafik durumuna göre ayarlamadığından dolayı 2918 sayılı KTK'nın 52/1-b maddesini, ... plaka sayılı çekici sürücüsü ...'un ise yol kenarında iş yeri önünde müsait yerler varken yol dışında duraklama yapmayarak devlet yolu üzerinde en sağ şeritte duraklama yaptığından dolayı aynı Kanun'un 60/1-a maddesini ihlal etttiği görülmüştür..." şeklinde tanzim edildiği, Ilgın Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2024/56 Esas sayılı soruşturma dosyası ile Ilgın 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2024/322 Esas sayılı dava dosyasının açıldığı, karar tarihi itibariyle dosyanın derdest olduğunun anlaşıldığı, asıl ve birleşen dava dosyasında alınan bilirkişi raporunda, kaza tarihi olan 31/01/2024 tarihinde Konya İli Ilgın İlçesi Akşehir Konya Devlet Karayolu üzerinde davalı Sigorta Şirketince ZMM Sigortalı olan ve dava dışı sürücü ... sevk ve idaresindeki çekici ve bu çekiciye bağlı yarı römorkü ile Akşehir İlçesi istikametinden gelerek Konya İli istikametine seyir halinde iken Ilgın İlçesi sınırları içerisinde en sağ şeritte duraklama yaparak aracını çalışır vaziyette bırakıp alışveriş yapmak için ayrıldığı, devamında aracının direksiyonuna geçerek seyir haline geçeceği esnada davacıların desteği olan ... sevk ve idaresinde olan aracın yolun en sağ şeridinde duraklama halinde olan sigortalı araca çarpması neticesinde meydana gelen kazada; davacıların desteğinin diğer araca arkadan çarpması, takip mesafesine riayet etmemesi, aracının hızını yük ve teknik özelliğe göre yol hava ve trafik durumunu gözetmeksizin güvenli takip mesafesi bırakmasızın seyretmesi nedeniyle %60 oranında asli kusurlu, sigortalı araç sürücüsünün ise zorunlu herhangi bir neden olmaksızın tehlike oluşturacak şekilde aracını taşıt yolu üzerinde bırakması nedeniyle %40 oranında tali kusurlu olduğunun tespit edildiği, alınan raporun oluşa uygun olması nedeniyle rapora itibar edildiği, aktüer hesap bilirkişisi raporunda; destek zararının kaza tarihinde geçerli 1.800.000,00 TL ZMSS poliçe limitinin üzerinde olduğundan garameten paylaşım yapıldığında 2024 yılı güncel asgari ücret verisine göre davacı eş ...'ın poliçe limitleri dahilinde toplam bakiye zararının 915.718,25 TL, çocuk ...'nın poliçe limitleri dahilinde toplam bakiye zararının 183.778,76-TL, anne ...'nın poliçe limitleri dahilinde toplam bakiye zararının 410.208,48 TL, baba ...'nın poliçe limitleri dahilinde toplam bakiye zararının ise 290.294,51 TL olacağının rapor edildiği, raporun karar vermeye elverişli olduğu, asıl ve birleşen davada davacıların zararını talep edebileceği gerekçesiyle; “Asıl davada davanın kabulü ile, davacı ... için 915.718,25 TL, davacı ... için 290.294,51 TL, davacı ... için 410.208,48 TL’nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine alacağa 27/03/2024 tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına, birleşen davada davanın kabulü ile, davacı ... için 183.778,76 TL’nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine alacağa 17/06/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi uygulanmasına,” karar verilmiş hüküm asıl ve birleşen davada davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf başvuru dilekçesinde; kazanın meydana gelmesinde, sigortalı araç sürücüsüne kusur izafesinin hatalı olduğunu, raporun karar vermeye elverişli olmadığını, Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alınması gerektiğini, müvekkili Şirkete usulüne uygun başvuru yapıldığını, banka hesap no’su paylaşılmadığı gibi, davacılar vekilinin de vekaletnamesinde ahzu kabz yetkisinin bulunmadığını, davacı vekilinin kendisine yapılan bildirme rağmen de, davacıların hesap bilgilerinin paylaşılmayacağını davalıya bildirdiğini, bu nedenle davanın açılmasına davacı sebebiyet verdiğinden, bu nedenle vekalet ücretinden sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu, Yargıtay 17. H.D.nin emsal içtihadının da bu yönde olduğunu, hesaplama yönteminin hatalı olduğu gibi, miktarın da fahiş olduğunu, yargılama gideri ve vekalet ücretinin müvekkili üzerinde bırakılmasının da hatalı olduğunu, İBAN bilgisi verilmediğinden paranın ödenemediğini, avans faizi uygulamasının da hatalı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Mahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılık görülmediğinden, HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
Asıl ve birleşen dava, trafik kazasından kaynaklanan ölüm sebebiyle destekten yoksun kalma nedeniyle maddi tazminat istemidir. Mahkemece davaların kabulüne karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Olay tarihinde, saat:00.25 sıralarında davalı tarafından ZMMS ile sigortalı arkasında yarı römork takılı çekicinin sürücüsünün, aracını en sağ şerit üzerinde durdurarak alışveriş yapmak için gittiği, akabinde aracına dönerek aracını yavaş yavaş harekete geçirdiği esnada gerisinden alkollü olarak aracı ile gelen davacıların yakını olan müteveffanın bu aracın römork kısmına çarpması ile meydana gelen trafik kazasında vefat ettiği, kaza tespit tutanağı, kaza anına ilişkin Dairemizce de izlenilen güvenlik kamerası kayıtları, ceza soruşturmasındaki beyanlar ve tüm dosya kapsamından anlaşılmıştır.
Mahkemece, alınan kusur raporunda kazanın bu oluş şekli değerlendirilmek suretiyle, kazanın meydana gelmesinde, bölünmüş ve gidişe ayrılmış 3 şeritli yolun en sağ şeridinde duran davalı tarafından sigortalı araç sürücüsünün %40 oranında, kaza anında 2,10 promil alkollü olarak araç süren vefat edenin ise %60 oranında asli kusurlu olduğunun belirlendiği görülmüştür.
UYAP üzerinden yapılan kontrolde, davalıya ait araç sürücüsü hakkında ceza mahkemesine (Ilgın 2. Asliye Ceza Mahkemesi 2024/322 E. dosyasında) açılan davada, sigortalı araç sürücüsünün cezalandırılmasına karar verildiği, dosyanın istinaf aşamasında olup henüz kesinleşmemiş olduğu görülmüştür (Karar yazım aşmasında istinaf aşamasından geçerek kesinleşmiştir.).
1-Davalı vekili tarafından kusur raporunun karar vermeye elverişli olmadığını ileri sürmüş ise de; davalı tarafından sigortalı araç sürücüsünün gerekli önlemleri almaksızın gece koşullarında, aracını bölünmüş yolda en sağ şeride durdurmasının, vefat eden araç sürücüsünün, sürüşüne etki edebilecek nitelikte bir davranış mahiyetinde olmasına ve sigortalı araç sürücüsünün kusurlu davranışı ile kaza arasında illiyetin bulunmasına, kazanın oluş şekli nazara alındığında takdir edilen kusur oranının uygun bulunmasına, ceza mahkemesince belirlenecek kusurun TBK'nın 74. maddesi gereğince hukuk hakimi açısından bağlayıcı mahiyette olmaması yanı sıra, kazanın oluş şeklinin mevcut delillerle kanıtlanmış olmasına göre ceza dosyasının beklenilmesinde fayda da bulunmadığından davalının kusur raporuna yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.
2-Davalı vekili tarafından aktüer hesap yöntemine itiraz edilmiş ise de; alınan raporun gerçek zarar hesabında Yargıtay 4. Hukuk Dairesi tarafından kabul edilen yöntem ve ilkeler çerçevesinde tanzim edilmiş olmasına, yapılan hesaplamada hata ve eksiklik bulunmamasına, KTK'ın 96. maddesi çerçevesinde gareme hesabı yapılarak sigorta limitinin nazara alınmış olmasına göre davalının hesap raporuna yönelik istinaf sebepleri de yerinde görülmemiştir.
3-Davalı vekili, İBAN hesap numarası verilmediğinden temerrüdü kabul etmediklerini ve bu davranışları ile davaya, davacılar sebep olduğundan yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu olmadıklarını ileri sürmüş ise de, taraflar arasında ödenecek tazminatın Sigorta Şirketi tarafından davacıya bildirilmemiş olması nedeniyle, bu hususta taraflar arasında ihtilaf çıktığı taraflar arasındaki yazışmalardan anlaşılmaktadır. Bu durumda, İBAN bilgisi tazminat hesaplanmasına yönelik bir veri olmayıp, davalının hesaplanan miktarı tevdi mahalline yatırmasına engel de değildir. Bu açıdan davacının kendisine açıklanmayan bedel sonrasında dava açması mahkemeye erişim hakkının bir sonucu olup, kendisine bildirilmeyen bir tazminat miktarından hareket ile İBAN no'sunu vermemiş olması nedeniyle, davacının davaya kendisinin sebebiyet verdiği ileri sürülemez. Eksik belge sunulması en fazla KTK'nın 99. maddesi çerçevesinde temerrüde etki edebilecektir ki, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi tarafından dava şartı arabuluculuğa tabi davalarda, arabuluculuk başvuru tarihinde temerrüdün oluştuğu kabul edildiğinden, eldeki davada da ilk derece mahkemesi tarafından temerrüt başlangıcı bu tarihin ilerisinde bir tarih belirlendiğinden, davalının buna yönelik istinaf sebepleri de yerinde görülmemiştir.
Buna göre; dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, kazaya karışan aracın ticari araç olması nedeniyle, temerrüt faizinin davacının talebi gereğince "avans faizi" olarak uygulanmasında usul ve yasaya bir aykırılık bulunmamasına göre; davalı vekilinin tüm istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş, aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Asıl ve birleşen davada davalı vekilinin yerel mahkeme kararına yönelik istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Asıl ve birleşen dava üzerinden davalıdan alınması gereken toplam 122.958,00 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 30.759,81 TL harcın mahsubu ile bakiye 92.198,19 TL harcın asıl ve birleşen dava davalısından tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Kararın taraflara usulüne uygun şekilde tebliğine,
5-HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 361/1 maddesi uyarınca kararın usulen tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 17/04/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.