T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1330 - 2025/1648
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
35. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/1330
KARAR NO: 2025/1648
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 05/11/2024
NUMARASI: 2023/359 Esas - 2024/636 Karar
DAVANIN KONUSU: Tazminat
KARAR TARİHİ: 25/12/2025
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ: 29/12/2025
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde; 10/05/2022 tarihinde, ...'in sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın seyir halinde iken yaya olan müvekkiline çarpması neticesinde yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, kazanın meydana gelmesinde müvekkiline atfedilebilecek herhangi bir kusur bulunmadığını, kazaya sebebiyet veren ... plaka sayılı aracın davalı ... Sigorta A.Ş. nezdinde sigortalı olduğunu, kaza nedeniyle müvekkilinin hem fiziksel, hem psikolojik olarak yıprandığı ve sürekli iş göremezliğe maruz kaldığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 20.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava dilekçesini kabul etmediklerini, 17/04/2023 tarihinde tazminat ödemesi olarak ... hesabına 2/3432397 hasar dosyası üzerinden 19.557,28 TL ödeme yapıldığını, yapılan ödeme ile birlikte müvekkili şirketin poliçe kapsamında sorumluluğu kalmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkili şirketin sorumluluğunun kusur oranında ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, kazaya ilişkin kusur raporu alınmasını talep ettiklerini, dava dışı alınan maluliyet raporunu kabul etmediklerini, ceza yargılamasının bekletici mesele yapılmasını ve ceza dosyasında uzlaşma sağlanıp sağlanmadığının sorulmasını talep ettiklerini, davacı tarafından, kaza tarihinden itibaren avans faizi işletilmesinin talep edildiğini, ancak müvekkili şirketin temerrüt tarihinden itibaren yasal faizden sorumlu tutulabileceğini bildirerek, davanın reddine karar verilmesinin talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı ve Adli Tıp Kurumu Genişletilmiş Uzmanlar Kurulu tarafından hazırlanan raporların, "kusur tespiti" hususunda davanın esasına etkili ve denetime elverişli olduğu, buna göre, dava konusu trafik kazasının meydana gelmesinde, davacının %100 oranda kusurlu bulunduğu gerekçesiyle; “Davanın REDDİNE” karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; hükme esas alınan kusur raporunun doğru olmadığını, itirazlarının değerlendirilmediğini, İTÜ veya Fen Heyetinden rapor alınması gerektiğini ileri sürerek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
İstinaf talebinde bulunan davacı vekilinin istinaf sebepleri doğrultusunda, kamu düzenine aykırılıklar resen gözetilerek, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;
Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Yerel Mahkeme tarafından davanın reddine dair verilen karar, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden, mahkemece hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı Genişletilmiş Uzmanlar Kurulu Raporu ile dosya kapsamı ve Dairemizce de izlenen olay anını gösterir CD görüntüsü birlikte değerlendirildiğinde; orta refüjü yüksek beton ile kapalı olan bölünmüş yolda orta refüjdeki beton bariyer üzerinden atlayarak sağ şeridi takiben gelen araca rağmen çapraz şekilde koşar vaziyette yola girip karşıya geçmek isterken kazanın meydana gelmesinde davacının tam kusurlu olduğu anlaşıldığından, ilk derece mahkemesi tarafından davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle; usul ve yasaya uygun ilk derece mahkemesi kararına karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacıdan alınması gereken 615,40 TL maktu istinaf karar harcından peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın istinaf eden davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-İstinaf eden davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Gider avansından artan kısım varsa karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
5-Kararın taraflara HMK'nın 359/4 maddesi gereğince usulüne uygun şekilde tebliğine,
Dair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca kararın usulen tebliğinden itibaren 2 HAFTA İÇERİSİNDE TEMYİZ YOLU açık olmak üzere 25/12/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan V.
Üye
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.