T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1308 - 2025/515
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
35. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/1308
KARAR NO: 2025/515
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 07/04/2022
NUMARASI: 2018/467 Esas 2022/295 Karar
EK KARAR TARİHİ: 31/08/2022
DAVANIN KONUSU: Tazminat (Ölüm Sebebiyle Açılan Tazminat)
KARAR TARİHİ: 10/04/2025
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ: 06/05/2025
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı asıl ve birleşen davada davalı ... ve birleşen davada davalı ... Sigorta A.Ş. vekili tarafından ayrı ayrı istinaf kanun yoluna başvurulmuş, davalı ...’ın hükümlü olduğu, kararı cezaevinden istinaf ettiği, mahkemece kendisine istinaf harç ve masraflarının yatırılması için muhtıra gönderildiği, davalı ... tarafından bu masrafların süresi içinde yatırılmaması nedeniyle mahkemece ek kararla istinafın yapılmamış sayılmasına karar verildiği, dosyanın istinaf incelemesi için Dairemize gönderilmesini takiben Dairemizce hükümlü davalı ... vasisine tebligat yapmasıyla vasinin istinafa icazet verip vermediğinin bildirilmesiyle, icazetin bulunması halinde istinaf karar ve ilam harçlarının yatırılması için mehil verilmesi, istinaf dilekçesinin karşı yana tebliğ edilmesi gerektiği gerekçesiyle geri çevirme kararı verildiği, hükümlü vasisinin istinafa icazet dilekçesi sunduğu fakat istinaf harç ve masraflarının yatırılamadığı gerekçesiyle adli yardım talebinde bulunulduğu, istinaf dilekçesinin davacıya tebliğ edildiği, ayrıca davalı ...’a ilişkin verilen istinaf edilmemiş sayılmasına dair kararın da istinaf edilmesiyle dosyanın istinaf incelemesi için Dairemize gönderildiği anlaşılmış olmakla, öncelikle davalı ...’ın adli yardım talebinin istinaf harç ve masrafları yönünden 6100 sayılı HMK'nın 334 ve devamı maddeleri uyarınca kabulüne, bu davalı hakkında mahkemece verilen 31/08/2022 tarihli istinaf edilmemiş sayılmasına dair verilen ek kararın kaldırılmasına karar verilerek, neticeten başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Asıl davada davacı ... vekili dava dilekçesinde; 05.10.2017 tarihinde davalı ...'in sürücüsü olduğu araç ile meydana gelen trafik kazası neticesinde davacının imam nikahlı eşi ...'in vefat ettiğini ve kaza sebebiyle davacıya ait eşyaların zarara uğradığını, kazanın meydana gelmesinden davalı araç sürücüsünün kusurlu olduğunun tespit edildiğini belirterek, ...'in vefat etmesinden dolayı davacı için eşinin vefatından dolayı şimdilik 150,00 TL (destekten yoksun kalma) ve kaza sebebiyle davacıya ait eşyalar zarar gördüğünden eşyaların zarara uğramasından dolayı şimdilik 150,00 TL tazminat olmak üzere toplam 300,00 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 05.10.2017 tarihinden itibaren T.C. Merkez Bankasınca kısa vadeli kredilere uygulanan reeskont (avans) faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin dava değerini 59.797,40 TL olarak artırmıştır.
Asıl davada davalı ... cevap dilekçesinde, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Birleşen Eskişehir 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2018/16 Esas nolu dosyasında; davacı ... vekili 05.10.2017 tarihinde, davalı ...'in sürücüsü olduğu araç ile meydana gelen trafik kazası neticesinde davacının imam nikahlı eşi ...'in vefat ettiğini ve kaza sebebiyle davacıya ait eşyaların zarara uğradığını belirterek, ...'in vefat etmesinden dolayı davacı için eşinin vefatından dolayı şimdilik 150,00 TL (destekten yoksun kalma) ve kaza sebebiyle davacıya ait eşyalar zarar gördüğünden eşyaların zarara uğramasından dolayı şimdilik 150,00 TL tazminat olmak üzere toplam 300,00 TL maddi tazminatın ve 50.000,00-TL manevi tazminatın olay tarihi olan 05.10.2017 tarihinden itibaren T.C. Merkez Bankasınca kısa vadeli kredilere uygulanan reeskont (avans) faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen davada davalı ... cevap dilekçesinde, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Birleşen davada davalı ... cevap dilekçesinde, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Birleşen davada davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, asıl ve birleşen davanın kabulü ile 59.947,40 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılar ... ve ...'dan kaza tarihi olan 05/10/2017 tarihinden itibaren, davalı ... Sigorta A.Ş.den birleşen dava tarihi olan 10/01/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile, 15.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 05/10/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacının eşyalara ilişkin tazminat talebinin reddine karar verilmiş, karar asıl ve birleşen davada davalı ... ve birleşen davada davalı ... Sigorta A.Ş. vekili tarafından ayrı ayrı istinaf edilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Birleşen davada davalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davacı tarafından davanın açılmasından önce sigorta şirketine başvuru şartının usule uygun olarak yerine getirilmediğini, eksik evrakla başvuru yapıldığını, davalı şirketin sorumluluğunun sigortalının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, manevi tazminat ve tedavi taleplerinin teminat dahilinde olmadığını, davacının destekten yoksun kalma tazminatı talep hakkı bulunmadığını, müteveffa ile davacının imam nikahlı olduğunun ispatlanamadığını, müteveffanın kızı ve oğlu tarafından sunulan tanık beyanlarında müteveffa ... ile davacının imam nikahlı olmadıkları, aralarında bir destek ilişkisi olmadığının açıkça anlaşıldığını, mahkemece hesaplanan tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, kazanın sigortalı araç sürücüsünün önüne plakası ve sürücüsü belirsiz bir aracın kontrolsüz manevra yapması sonucu meydana geldiğini, zarar hesabı için seçilecek bilirkişinin aktüerler siciline kayıtlı kişilerden olması gerektiğini, tazminat hesabında %1,8 teknik faiz uygulanması gerektiğini, müteveffa ev hanımı olup bir işverene bağlı çalışarak gelir elde etmediğinden geçici iş göremezlik tazminatına hükmedilemeyeceğini, tedavi gideri talepleri yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, destekten yoksun kalma tazminatı belirlenirken, bilinen ücretin, belirlenebilir bir ücret yoksa asgari ücretin baz alınması gerektiğini, davalı şirketin yalnızca dava tarihinden itibaren yasal faizden sorumlu tutulabileceğini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
Asıl ve birleşen davada davalı ... istinaf dilekçesinde, müteveffanın resmi nikahlı eşi ve çocukları bulunduğunu, davacının desteği olamayacağını, aleyhine hükmedilen vekalet ücretini de kabul etmediğini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Mahkemece verilen karardaki kamu düzenine aykırılıklar gözetilerek, istinaf eden tarafların sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak HMK'nın 355. maddesi gereğince yapılan inceleme neticesinde;
Asıl dava trafik kazasından kaynaklanan ölüme bağlı maddi tazminat, birleşen dava trafik kazasından kaynaklanan ölüme bağlı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Destekten yoksun kalma tazminatı, 6098 sayılı TBK'nın 53'üncü maddesinde düzenlenmiş olup; desteğin yardımından yoksun kalan kişiler tabirinden, ölenle aralarında yakın ilişki bulunan anası, babası, eşi, çocukları, kardeşleri, nişanlısı, hatta evlilik dışı birlikte yaşadığı kimsenin anlaşılması gerektiği, miras hukuku ile ilgili olmadığı için de, mirasçı olmak zorunluluğunun bulunmadığı her türlü duraksamadan uzaktır (Turgut Uygur, Açıklamalı İçtihatlı Borçlar Kanunu, Sorumluluk ve Tazminat Hukuku, Ankara 2003, 2. Cilt, s: 2062).
Görülmektedir ki, destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir.
Haksız bir eylem sonucu desteğini yitiren kimse TBK'nın 53'üncü maddesine dayanarak uğradığı zararın ödetilmesini isteyebilir. Ancak, destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmesi için öncelikle, ölen ile destekten yoksun kalan arasında maddi yönden düzenli ve eylemli bir yardımın varlığı gerekir.
Madde de sözü geçen destek kavramı hukuksal bir ilişkiyi değil, eylemli bir durumu hedef tutar ve ne hısımlığa ne de yasanın nafaka hakkındaki hükümlerine dayanır; sadece eylemli ve düzenli olarak geçimini kısmen veya tamamen sağlayacak şekilde yardım eden ve olayların olağan akışına göre eğer ölüm vuku bulmasaydı, az çok yakın bir gelecekte de bu yardımı sağlayacak olan kimse destek sayılır. O halde, destek sayılabilmek için yardımın eylemli olması ve ölümden sonra da düzenli bir biçimde devam edeceğinin anlaşılması yeterli görülür.
Destek, Hukuk sistemimizde bir başkasının geçimini sağlayan veya ileride sağlayacak olan kişidir. Destek tazminatı isteyebilmek için; ölenin kanuni ve akdi bakım yükümlülüğünün bulunması veya fiilen veya düzenli olarak bakması veya ileride bakması kuvvetle muhtemel olması yeterlidir. Desteğin kanunen bakmakla yükümlü olduğu kişiler de desteğin sağlığında herhangi bir yardım görmeseler bile tazminat talep edebilirler. Ölenin ölüm tarihine kadar bakma mükellefiyetini yerine getirmemiş olması destekten yoksun kalma tazminatı talep edilmesine engel değildir.
Somut olayda, dosya kapsamında yer alan kayıtlara göre müteveffanın kaza tarihinde dava dışı ... ile resmi nikahlı evli olduğu,6 müşterek çocuklarının olduğu,kaza tarihinde nakliyecilik işi yapan davalı ...’ın kamyonetine müteveffa ...’in iki çocuğu ile birlikte yolcu olarak bindiği,seyir esnasında sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesiyle meydana gelen tek taraflı kazada ...’in hayatını kaybettiği,her ne kadar davacı tarafından müteveffa ile aralarında imam nikahı bulunması nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı talep edilmiş ise de dosya kapsamında tanık olarak dinlenen müteveffa ...'in oğlu ...’in "... bana resmi nikah yapacağını söylemişti, ancak ben imam nikahlı da olmadıklarını biliyorum, eğer imam nikahı ile evlenselerdi annem ... bana söylerdi, annem ile arkadaş gibiydik" beyanında bulunduğu, yine, mütevaffa ...'in kızı ...’nin "ben aynı evde yaşayıp yaşamadıklarını bilmiyorum, ancak bir kaç defa ...'in evine gittiğimde annemi orada gördüm, ben kendilerinin imam nikahı ile evlendiklerini bilmiyorum, ben annem ile görüşüyordum, eğer imam nikahı ile evlenselerdi annem bana söylerdi, annem hala babam ... nikahındaydı, bu yüzden resmen evlenmeleri zaten mümkün değildi" beyanında bulunduğu, UYAP kaydında yapılan sorgulamada müteveffa ...’in kaza tarihindeki yerleşim yeri adresinin ... olduğu, davacının yerleşim yeri adresinin ise ... olduğu, kolluğa yazılan müzekkere cevabında davacının ninesi ve annesi ile yaşadığının, müteveffa ...’in bahse konu adreste ikamet etmediği, herhangi bir yakınlarından kimsenin bulunmadığı şahsın 05.10.2017 ölüm tarihinden önce de bu adreste ikamet etmediği, bu adreste ... isimli şahsın ikamet ettiği, ... isimli şahsa sorulduğunda kendisinin ... isimli şahıs ile müteveffanın ölüm tarihinden önce Çukurhisar Mahallesinde bulunan ... isimli tavuk çiftliğinde beraber çalıştıkları, çalıştıkları süre içerisinde müteveffanın imam nikahlı ... isminde bir şahısla beraber yaşadıklarını bildiğini beyan ettiği, savcılık soruşturma dosyasındaki kayıtların değerlendirilmesinde kaza anında araçta bulunan eşyaların netlikle tespitinin dahi yapılamadığı, müteveffanın davacı ile imam nikahlı olduğuna dair ... isimli şahsın beyanı dışında ispata yarar bir delilin dosyada yer almadığı nazara alındığında müteveffanın davacıya destek olduğu hususundaki iddianın ve kaza ile zarar gören eşyalara ilişkin iddiaların sübut bulmadığı anlaşılmakla asıl ve birleşen davalarda davanın reddine karar verilmesi gerekirken mahkemece yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi yerinde görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, yerel mahkeme kararının birleşen dava davalısı ... tarafından istinaf edilmemiş olması da gözetilerek mahkeme hükmünün bu davalı yönünden kesinleştiğinin de nazara alınmasıyla, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, asıl ve birleşen davanın davalı ... dışındaki davalılar yönünden reddine hükmedilmesi suretiyle, HMK.nın 353/1.b.2. maddesi gereğince yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
I-Asıl davada davalı ...’ın ve birleşen davada davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı KABULÜ İLE; Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen, 07/04/2022 tarihli, 2018/467 Esas 2022/295 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, HMK'nın 353/1-b-2.maddesi uyarınca esas hakkında yeniden karar verilmesine, buna göre;
1-Asıl davanın reddine,
2-Birleşen davada davalı ... Sigorta A.Ş. ve davalı ... aleyhine açılan davanın reddine,
3-Birleşen davada davalı ... aleyhine açılan maddi tazminat talepli davanın kabulü ile 59.947,40 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı ...'dan kaza tarihi olan 05/10/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacıya verilmesine,
Manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile,15.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 05/10/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan tahsili ile davacıya verilmesine, kabul dışı kalan kısmın reddine,
Davacının eşyalara ilişkin tazminat talebinin reddine,
Alınması gereken 5.119,65-TL harçtan, peşin ve ıslah suretiyle alınan 408,2-TL harcın mahsubu ile, bakiye 4.711,45-TL harcın davalı ...’dan alınarak hazineye irat kaydına,
Davanın açılışı sırasında davacıdan alınan 67,30-TL başvuru harcı ile peşin ve ıslah suretiyle alınan 408,20-TL harç toplamı 475,50-TLnin davalı ...’dan alınarak davacıya verilmesine,
Birleşen davada davalı ... Sigorta A.Ş. kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince, 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak birleşen dava davalısı ... Sigorta A.Ş. ye verilmesine,
Birleşen davada davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince, 30.000,00-TL vekalet ücretinin birleşen dava davalısı ...’dan alınarak davacıya verilmesine,
Davacı tarafından yargılama boyunca yapılan 48 tebligat masrafı 585,20-TL, 11 müzekkere gideri 78,50-TL, ATK masrafı 115,00-TL, talimat masrafı 41,00-TL,bilirkişi masrafı 450,00-TL, ATK fatura masrafı 1.023,00-TL olmak üzere toplam 2.292,70-TL'nin davalı ...’dan alınarak davacıya verilmesine,
Gider avansından bakiye kısmın karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN;
1-Davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından yatırılan istinaf karar harcının yatırana iadesine, davalı ... adli yardımdan faydalandığından bu davalı yönünden harç hususunda karar verilmesine yer olmadığına,
2-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından yapılan 939,50-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine,
3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı ... tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
4-Başvuran taraflarca yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısım var ise HMK'nın 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
5-Kararın tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda,kararı istinaf eden tarafın sıfatına göre HMK.nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 10/04/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.