T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1171 - 2025/1596
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
35. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/1171
KARAR NO: 2025/1596
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 14/05/2024
NUMARASI: 2022/755 Esas - 2024/380 Karar
DAVANIN KONUSU: Tazminat
KARAR TARİHİ: 11/12/2025
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ: 24/12/2025
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı ... Sigorta AŞ. tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde; 20/07/2022 tarihli trafik kazasında müvekkilinin sakat kaldığını, müvekkilinin kazanın oluşumunda kusursuz olduğunu, kazaya kusuru ile sebebiyet veren araçların kaza tarihi itibariyle Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortasının davalı sigorta şirketleri tarafından yapıldığını, maluliyet tazminatının ödenmesine ilişkin başvurusunun haksız olarak reddedildiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL geçici iş göremezlik, 100,00 TL daimi iş göremezlik tazminatı ve 100,00 TL bakıcı gideri tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müteselsilen davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Sigorta vekili cevap dilekçesinde; davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkilinin sorumluluğunun sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri taleplerinin teminat dahilinde olmadığını, davacının sürekli sakatlığının Adli Tıp Kurumu'ndan alınacak rapor ile tespit edilmesi gerektiğini, zararın hesabı için seçilecek bilirkişinin aktüerler siciline kayıtlı kişilerden olması gerektiğini, müvekkil şirketin faizden yalnızca dava tarihinden itibaren sorumlu olabileceğini ve bu faizin de yasal faiz olması gerektiğini, müterafik kusur nedeni ile tazminattan indirim yapılmasının gerekeceğini bildirerek, davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta vekili cevap dilekçesinde; davadan önce başvuru şartının usulünce yerine getirilmediğini, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkil şirket sorumluluğunun sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri taleplerinin teminat dahilinde olmadığını, davacının sürekli sakatlığının Adli Tıp Kurumu'ndan alınacak rapor ile tespit edilmesi gerektiğini, zararın hesabı için seçilecek bilirkişinin aktüerler siciline kayıtlı kişilerden olması gerektiğini, müvekkil şirketin faizden yalnızca dava tarihinden itibaren sorumlu olabileceğini ve bu faizin de yasal faiz olması gerektiğini, hatır taşıması ve müterafik kusur nedeni ile tazminattan indirim yapılmasının gerekeceğini ileri sürerek, davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davalıların sigortalısı aracın karıştığı trafik kazasında yolcu olan davacının yaralanarak zarar gördüğü, zararın TBK'nun 49. ve 54. maddeleri uyarınca tazmininin gerektiği, davacının maluliyet durumunun usulüne uygun bulunan raporla belirlendiği, Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi tarafından da tarafların kusurlu hareketlerinin ve kusur oranlarının belirlendiği, mahkemece de belirlenen kusur oranlarının oluşa uygun olduğunun değerlendirildiği, davacının talep edebileceği tazminat miktarının aktüer bilirkişi tarafından hükme esas alınan raporla belirlendiği, davacının bilirkişi raporuna göre 12/03/2024 tarihli dilekçesi ile talebini artırdığı ve her ne kadar dava dilekçesinde teselsülen zararın tazminini talep etmiş ise de bu dilekçe ile poliçe limiti oranında ve tarafların kusur durumuna göre talepte bulunduğu, davalıların ZMMS poliçesi kapsamında işletenle birlikte poliçe limitlerinde zarardan sorumlu olduğu ve davacının davasının bu hali ile sübut bulduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 1.000.000,00 TL daimi maluliyet tazminatı, 29.840,63 TL geçici maluliyet tazminatı, 5.500,35 TL bakıcı gideri tazminatının 21/10/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Sigorta'dan (daimi maluliyete ilişkin 1.000.000,00 TL, diğer kalemlere ilişkin 1.000.000,00TL poliçe teminat limiti dahilinde) alınarak davacıya verilmesine, 207.369,79 TL daimi maluliyet tazminatı, 5.265,99 TL geçici maluliyet tazminatı, 970,65 TL bakıcı gideri tazminatının 21/10/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Sigorta'dan (daimi maluliyete ilişkin 1.000.000,00 TL, diğer kalemlere ilişkin 1.000.000,00 TL poliçe teminat limiti dahilinde) alınarak davacıya verilmesine,karar verilmiş; karara karşı davalı ... Sigorta AŞ. vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı ... Sigorta AŞ. vekili istinaf dilekçesinde; mahkemece poliçe teminat limitleri üzerinde hüküm kurulduğunu, geçici iş göremezlik teminatının da sakatlık teminatından karşılanması gerektiğini, bakıcı giderinin teminat kapsamında olmadığını, müterafık kusur indirimi yapılması gerektiğini, kaza anında emniyet kemeri takmayan davacının zararın artmasına sebebiyet verdiğinden tazminattan indirim yapılması gerektiğini, sigortalı araçta yolcu olarak bulunan davacı ile ilgili olarak hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, davacının kaza sonrası alınan ifadelerinden karşılıksız taşındığının anlaşıldığını belirterek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalılardan ... Sigorta AŞ. vekili tarafından yukarıda yazılı sebeplerle istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Dairemizce, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır.
Tüm dosya kapsamından olay tarihi olan 20.07.2020 günü saat 09:03 sıralarında dava dışı sürücü ...’in sevk ve idaresindeki davalı ... Sigorta AŞ. tarafından ZMMS poliçesi düzenlenen ... plaka sayılı otomobil ile Devlet Karayolu üzerinde İzmir istikametinden Çanakkale istikametine seyir halinde iken olay mahalli kavşağa geldiğinde aracının ön kısımları ile karşı istikametten seyirle gelip sola manevra ile dönüş yapan dava dışı sürücü ...’in sevk ve idaresindeki davalı ... Sigorta AŞ. nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı ... plaka sayılı kamyonetin sağ yan arka kısımlarının çarpışması neticesi davaya konu trafik kazasının meydana geldiği, kazada ... plakalı araçta yolcu olarak bulunan davacının yaralanması nedeniyle geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri talepli eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır.
İlk derece mahkemesi tarafından davaya konu kazada tarafların kusur durumunun tespiti için Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığı /Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı’ndan alınan 17/05/2023 tarihli raporda sürücü ...'in %85(yüzde seksen beş) oranında kusurlu olduğu, sürücü ...'in %15(yüzde on beş) oranında kusurlu olduğu bildirilmiş olup alınan rapor kaza tespiti tutanağına ve dosya kapsamına uygun düştüğünden hükme esas alınmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Dava konusu kaza nedeniyle davalının maluliyet durumunun tespiti için Ondokuz Mayıs Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen 22/01/2024 tarihli raporda kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre kişinin toplam engel oranının %15 olduğu, iyileşme süresinin 6 aya kadar uzayabileceği, olay tarihi itibariyle 1 ay bakıcı ihtiyacının olduğu mütalaa olunmuştur.
Davacının kazadan kaynaklı geçici ve sürekli iş göremezlik zararları ile bakıcı gideri tutarının tespiti için alınan aktüer bilirkişi raporunda TRH 2010 Yaşam Tablosu esas alınıp Progresif Rant Yöntemine göre hesaplama yapılması sonucu zarar tutarlarının tespit edilmesi de yöntem itibariyle doğrudur.
Ancak; dava konusu kaza sırasında ... Sigorta AŞ nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı ... plaka sayılı kamyonette davacının yolcu olarak bulunduğu sabit olup, davalı ... Sigorta AŞ. tarafından cevap dilekçesi ile defi olarak hatır taşıması indirimi yapılması gerektiği ileri sürülmüştür.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 87. maddesine göre, "Yaralanan veya ölen kişi, hatır için karşılıksız taşınmakta ise veya motorlu araç, yaralanan veya ölen kişiye hatır için karşılıksız verilmiş bulunuyorsa, işletenin veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibinin sorumluluğu ve motorlu aracın maliki ile işleteni arasındaki ilişkide araca gelen zararlardan dolayı sorumluluk, genel hükümlere tabidir." esası kabul edilmiştir. Hatır için taşımanın söz konusu olabilmesi için, işletenin taşımak üzere araca aldığı yolcudan karşı edim alabilecekken yolcunun hatırı için veya iyilik yapma düşüncesi ile karşı edimi almayıp yolcuyu bedelsiz taşıması gerekmektedir.
Yani hatır için taşımada, taşımanın karşılıksız olması veya alınan karşılığın önemsiz olması gerekir. Taşıma, işletenin veya sürücünün değil taşınanın yararına olmalıdır. Ancak taşımada işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin bir çıkarı veya yararının bulunması halinde hatır taşımasından söz edilemeyecektir. Hatır taşımaları bir menfaat karşılığı olmadığından, bu gibi taşımalarda 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun "Tazminat Miktarının Tayini" başlıklı 51. maddesinde, hakimin, tazminatın türü ve kapsamının derecesini, durum ve mevkinin gereğine ve hatanın ağırlığına göre belirleyeceği belirtilmiş, TBK’nın 51. maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay içtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır.
Hatır taşımasından söz edebilmek için, ölenin veya malul kalan kişinin karşılıksız taşınmış olması ve taşımanın taşınanın yararına olması gerekir. Bu bakımdan hatır taşıma ilişkisinin değerlendirilmesinde, taşımanın kimin çıkar ve yararına olduğunun saptanması önemlidir. Yarar ekonomik olabileceği gibi, ortak toplumsal değerleri de ilgilendirebilir.
Somut olayda, davacının davalı ... Sigorta AŞ. nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı ... plakalı araçta hatır için taşınıp taşınmadığı araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, ilk derece mahkemesi tarafından bu yönde bir araştırma yapılmadan eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a-6 maddesinde, mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması ya da talebin önemli bir kısmı hakkında karar verilmemiş olması halinde, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından esası incelemeden kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine duruşma yapılmadan kesin olarak karar verileceği hususu düzenlenmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı ... Sigorta AŞ. vekilinin istinaf başvurusunun esası incelenmeksizin kabulü ile yerel mahkeme kararının HMK'nın 353/1-a.6. maddeleri uyarınca kaldırılmasına, yukarıda açıklanan ilkeler çerçevesinde değerlendirme yapılması için dosyanın mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebebine göre davalı ... Sigorta AŞ. vekilinin sair istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerektiği vicdani kanaati ile aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalı ... Sigorta AŞ. vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile, Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen, 14/05/2024 tarihli, 2022/755 Esas - 2024/380 Karar sayılı kararın, HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
Kararın kaldırılma sebebine göre istinaf eden davalı vekilinin sair istinaf itirazlarının bu aşamada İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA,
2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3-İstinaf eden davalı ... Sigorta AŞ. tarafından yatırılan ''istinaf karar harcının" istek halinde yatıran taraflara iadesine,
4-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine,
5-İİK'nın 36.maddesi uyarınca, Ankara 2. Genel İcra Dairesinin 2024/37602 Esas sayılı dosyasına yatırılan 60.000TL nakit teminatın yatıran tarafa iadesine,
6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirilmesi, bakiye harç tahsili, iadesi ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 11/12/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.