T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi Esas-karar No: 2024/1031 - 2025/96
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
35. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2024/1031
KARAR NO: 2025/96
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 17/07/2024
NUMARASI: 2023/467 Esas 2024/512 Karar
DAVACI:
VEKİLİ:
DAVALILAR
DAVANIN KONUSU: TAZMİNAT
KARAR TARİHİ: 30/01/2025
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ: 24/02/2025
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkiline ait sürücü ...’in sevk ve idaresindeki aracın, olay yerine geldiğinde ... Otel önünden Yaşam Caddesine dönmek isteyen davalı sürücü ...'in sevk ve idaresindeki, diğer davalıya ait aracın, dava konusu aracın sağ ön teker kısmına çarpması neticesi dava konusu maddi hasarlı kazanın meydana geldiğini, müvekkilinin aracının hasarlanması nedeniyle değer kaybı oluştuğunu, dava konusu aracın onarımının 11 gün sürdüğünü ve günlük 250,00-TL bedelle kiraya verilen aracın kiralama kazancından mahrumiyet oluştuğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 5.000,00 TL değer kaybı, 2.750,00 TL mahrum kalınan kazanç bedeli, 500,00 TL müvekkili tarafından ödenen fatura bedelinin davalılardan tahsilini istemiştir.
Davacı vekili 11/06/2019 tarihli duruşmada ... hakkındaki davasından feragat ettiğini, davalı ... hakkındaki davasına devam ettiğini imzalı beyanı ile bildirildiği, 30/11/2020 tarihli dilekçesi ile dava edilen 500,00 TL fatura alacağından feragat ettiğini beyan etmiştir.
Davalı ..., davaya cevap vermemiştir.
İhbar Olunan ... Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesinde; davalı adına tescilli ... plakalı ticari taksinin ZMMS poliçesini düzenleyen sigorta şirketi olduğunu ve dava dilekçesinde 02/07/2014 olarak belirtilen kaza tarihine göre talebin zamanaşımına uğradığını, ihbar olunan şirketin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını beyan etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesi tarafından daha önce verilen 19/03/2021 tarih, 2017/36 E. 2021/250 K. Sayılı kararın, davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine Dairemizin 24/05/2023 Tarih, 2022/997 E. 2023/785 K. Sayılı kararı ile kaldırılması sonrasında yeniden yapılan yargılama neticesinde ilk derece mahkemesince; davanın, trafik kazasından doğan tazminat isteminden ibaret olduğu, Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesinin 20.12.2018 tarihli raporuna göre ... plakalı araç sürücüsünün meydana gelen trafik kazasında %100 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, hasar bilirkişisinden alınan rapor sonrasında alınan ek raporda bilirkişi tarafından 07/02/2020 tarihli bilirkişi kök raporu içeriğinde herhangi bir değişiklik meydana gelmediği, davacının hasar tarihi itibariyle 1.959,80-TL kiralama geliri kaybına uğradığı, bu bedelin KDV dahil 2.312,56-TL olduğu, davacı ... Seyahat Turizm Şirketinin mahrum kaldığı kâr oranına göre hesaplama yapıldığında ortalama 441,00-TL kârdan mahrum kaldığının belirtildiği, davacı vekilince 500,00-TL fatura alacağına ilişkin talepten feragat edildiğine dair dilekçe ibraz edilmesi sonrasında, davacının fatura alacağından feragati nedeniyle bu talebinin reddine, araç değer kaybı talebinin, araçta değer kaybı oluşmadığından reddine, kâr kaybının %25 üzerinden hesap edilerek 490,00 TL olarak kabulüne karar verildiği, söz konusu kararın davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine kararın kaldırılması sonrasında yeninden yargılama yapıldığıkaldırma kararı doğrultusunda, araç işleteni ... hakkındaki davaya yönelik 11/06/2019 tarihli celsedeki feragat şeklinde beyanına yönelik davacı vekiline beyanda bulunması için süre verildiği, feragat beyanının fatura alacağından feragata ilişkin olduğunun beyan edildiği, ancak celsedeki beyan incelendiğinde ... yönünden davadan açıkça feragat edildiği, davalı ... yönünden davaya devam edildiğinin beyan edildiği anlaşılmakla, beyanın feragat niteliği taşıdığı, feragat beyanının diğer davalıya da sirayet edeceği, ancak davacının ilk karardaki usuli kazanılmış hakkı da gözetilerek 490,00-TL tazminatın kaza tarihi olan 02.07.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair istemin reddine dair karar vermek gerektiği gerekçesiyle; “1-Davanın kısmen kabulü ile, 490,00-TL tazminatın kaza tarihi olan 02.07.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair istemin reddine,” karar verilmiş hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davadan feragat edildiğine yönelik kararın hatalı olduğunu, 11/06/2019 tarihli celsedeki beyanın feragat niteliğinde olmadığını, celsede “... hakkında açılan davadan feragat ediyoruz” beyanı yer aldığını, ancak söz konusu talebin hakkın özünden feragat anlamına gelmediğini, zira asıl amacın 30/11/2020 tarihli dilekçede yer verildiği üzere eksper tespiti dışı fatura alacağından feragat niteliğinde olduğunu, beyanlarının; “somut olaya konu kaza sonrasında müvekkilin aracında 6.436,26 TL tutarında hasar meydan gelmiştir. Söz konusu hasar bedeli ödenmiştir. Açıklanan nedenle 500,00 TL fatura alacağı talebimizden feragat ediyoruz.” şeklinde tereddüde yer vermeyecek kadar açık olduğunu, bu nedenle söz konusu beyanın feragat niteliği taşımadığını, feragatin fatura alacağına ilişkin olduğunu, davadan feragatin maddi hata ve sehven tutanağa geçtiği kanaatinde olduklarını, zira davanın ilerleyişinin bu yönde olduğunu,değer kaybına ilişkin olarak, mahkemece 07/02/2020 tarihli raporun esas alındığını, söz konusu raporun genel şartlara göre olduğunu, Yargıtay içtihatlarına göre belirlenmesi gerektiğini, bu nedenle de kararın hatalı olduğunu,mahrum kalınan faydaya ilişkin olarak, kararın Ankara BAM 35. H.D. tarafından talepleri gibi kaldırılmasına rağmen inceleme yapımaksızın karar verildiğini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Mahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılık görülmediğinden, HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
Dava, trafik kazasından kaynaklanan, araç değer kaybı ve araç mahrumiyet bedelinin tazmini istemidir. Davacı tarafından, araç sürücüsü ... ve sürücünün eylemlerinden sorumlu olan araç işleteni ...'tan zararlarının tazmini talep edilmiş iken, araç sürücüsü hakkındaki davadan 11/06/2019 tarihinde feragat edilmiş, hal böyle iken ilk derece mahkemesi tarafından yapılan ilk yargılamada ... yönünden de yargılamaya devam edilerek, yargılama sonucunda, davacının, davalı ... hakkındaki davaya yönelik olarak feragat göz ardı edilerek, davacının değer kaybına yönelik talebinin reddine, araç mahrumiyetine yönelik talebinin kısmen kabulü ile davalılardan tahsiline karar verilmiş, davacının esasa yönelik istinaf başvurusu sonrasında Dairemizce esasa ilişkin kaldırma sebepleri açıklandıktan sonra, davacı vekilinin 11/06/2019 tarihli feragat beyanının da değerlendirmesi gerektiği hususu kararımızda belirtilmiş, kararın kaldırılması sonrasında ilk derece mahkemesince, davacının 11/06/2019 tarihinde davasından feragat ettiği, sürücü hakkındaki feragatin, araç işletenine de sirayet edeceği kabul edilerek, ilk karardaki usuli kazanılmış haklar çerçevesinde davanın esası hakkında karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
1-Davacı vekili, davalı ... hakkındaki davadan feragat etmediklerini, fatura alacağından feragat ettiklerini ileri sürmüş ise de, davacı vekilinin 11/06/2019 tarihli celsedeki imzalı beyanı ile davalı ... hakkındaki davadan feragat etmiş olmasına, bu feragati nedeniyle söz konusu davalı yönünden ön inceleme yapılmaksızın bilirkişi raporu alınmasının talep edilmiş olmasına göre, davacının söz konusu feragatinin sadece fatura alacağına yönelik olduğuna ilişkin iddiası yerinde görülmediğinden, davacının buna ilişkin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.
2-Davacı vekili, hüküm altına alınan tazminat miktarının Yargıtay içtihatlarına uygun belirlenmediğini ileri sürerek kararın hatalı olduğunu ileri sürmüş ise de, mahkemece ilk kaldırma kararı sonrasında bilirkişiden alınan 27/02/2024 tarihli raporda kaza nedeniyle araçta meydana gelen değer kaybı 5.000,00 TL olarak, araç mahrumiyet zararı ise 2.100,00 TL olarak belirlenmiş, kısmi dava olarak davacının talepleri de 5.000,00 TL ve 2.750,00 TL olduğundan, kısmi olarak açılan davada talep edilen miktarı aşan zararın söz konusu olmadığı anlaşılmaktadır. Davacının dava konusu edilen kısım ile sınırlı olarak hakkın özünden vazgeçtiği kabul edilse dahi, dava konusu edilen kısım yönünden TBK'nın 166/2 maddesi gereğince zarardan asıl sorumlu olan sürücünün borcundan kurtulmuş olması karşısında, sürücünün eylemlerinden sorumlu olan işleten de borcundan kurtulacağından, dava edilen miktarı aşan bir zarar da tespit edilmediğine göre, davacı ancak ilk kararda verilen ve usuli kazanılmış hak oluşturan, zararlarını davalılardan talep edebileceğinden, mahkemece davacının feragat beyanı ve usuli kazanılmış haklar gözetilerek karar verilmiş olmasında isabetsizlik görülmemiştir.
Buna göre; dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, davacının dava dilekçesinde talep ettiği zararı aşan zararı bulunmaması da nazara alındığında, usuli kazanılmış haklar çerçevesinde, davacının ancak ilk kararda hüküm altına alınan miktarda zararını davalılardan talep edebilecek olmasına göre, davacı vekilinin tüm istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş, aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davacı vekilinin yerel mahkeme kararına yönelik istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Davacıdan alınması gereken 615,40TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Kararın tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
5-HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 30/01/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.