T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi Esas-Karar No: 2024/1011 - 2024/1508
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
35. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/1011
KARAR NO: 2024/1508
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 24/04/2024
NUMARASI: 2024/14 Esas 2024/197 Karar
DAVACI:
VEKİLİ:
DAVALI:
DAVANIN KONUSU: Tazminat
KARAR TARİHİ: 27/11/2024
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ: 27/11/2024
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde, 09.01.2014 günü sürücü ... sevk ve idaresindeki maliki ... Nak. Tic. Ltd. Şti. olan ... plakalı araç ve ona bağlı ... plakalı dorse ile Aksaray istikametinden Ankara istikametine seyri sırasında aracın buzlu yolda kayması nedeniyle aynı istikamette kendi arkasında seyreden aracın bu araca çarpması ve yine müvekkil ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın da önünde kazaya karışan bu araçlara çarpıp duruşa geçtiği yaralamalı zincirleme trafik kazası meydana geldiğini, bu kaza neticesinde müvekkil ... yaralandığını, kazaya konu ... plakalı araç 207069785 poliçe numarası ile ... Kasko Sigorta Poliçesi ile davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı olduğunu, davalı ... Sigorta A.Ş.'nin ... plakalı aracın kaza tarihini kapsayan ... kasko sigorta poliçesi nedeniyle Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçe limitini aşan maddi tazminattan sorumlu olduğunu, aynı kaza ile ilgili olarak daha önce, Kulu Asliye Hukuk Mahkemesi 2015/583 E. 2022/177 K. sayılı dosyası ile müvekkilin maddi tazminat alacakları nedeniyle davalı tarafın sigortaladığı aracın ZMMS Poliçesini düzenlemiş olan ... ... Sigorta Şirketi'ne karşı kısmi dava açıldığını, işbu dava devam ederken Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu’ndan maluliyet raporu alınmış olup 20.10.2020 tarihli bu rapora göre müvekkilin %21 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, işgöremezlik süresi ve 1 aylık bakıcı ihtiyacı olduğu tespit edildiğini, ayrıca, kusur yönüyle de rapor alınmış olup davalı tarafından sigortalanan araç sürücüsünün %65 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiğini, bu kusur ve maluliyet oranlarına göre karar verildiğini, dosyanın istinaf talebi üzerine Konya BAM 3. Hukuk Dairesinin 2023/676 E, 2023/1461 karar sayılı kesin kararı ile 14.07.2023 tarihinde kesinleştiğini belirterek, müvekkilinin ZMMS poliçe limiti tarafından karşılanmayan maddi tazminat alacağı (bilirkişi tarafından hesap yapılınca artırılmak üzere) nedeniyle şimdilik 100,00 TL maddi tazminatın müracaat tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, alacak zamanaşımına uğradığından anılan davanın reddi gerektiğini, davacının davasını kabul etmemek ile birlikte iddia olunan zarar belirlenebilir olup işbu davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, keza mahkeme ilamı söz konusu olup zararın mahkeme nezdinde tespit edildiğini, bu nedenle davacıya süre verilmeksizin davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, ayrıca davacının zararı miktar itibariyle karşılanmış olup bakiye zararı bulunmadığını, bu nedenle müvekkili şirketin sorumluluğunun da söz konusu olmadığını, davacı tarafça müvekkil şirkete usulüne uygun bir başvuru yapılmadığından kanunda öngörülen başvuru şartının gerçekleşmediğini belirterek, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davanın, kasko sigorta poliçesinden kaynaklı maddi tazminata yönelik dava olduğu, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi ve Yargıtay Genel Kurulu kararları davacının talebinin mal sigortalarının bir türü olan kasko sigorta poliçesine dayanması nedeniyle kasko sigortası genel şartları C.10 ile 6102 sayılı Kanun'un 1420 nci maddesindeki 2 yıllık zamanaşımı süresinin geçmesine, kasko sigorta sözleşmesine dayalı tazminat isteminde uzamış ceza zamanaşımı süresinin uygulanamaması (Yargıtay HGK 2010/17-664 esas, 2010/689 karar sayılı ve 22.12.2010 tarihli sayılı ilamı da bu yöndedir) şeklinde kararlar verilmekte olup, dava konusu kaza 09.01.2014 tarihinde meydana gelmiş olup, 2 yıllık zamanaşımına tabi olduğu gerekçesiyle; "Davanın zamanaşımı nedeniyle REDDİNE" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde, olayda uzatılmış ceza zamanaşımının uygulanması gerektiğini, 5237 sayılı yeni Türk Ceza Yasası’nın 66’ncı maddesine göre, bir ölü veya bir yaralı varsa (8) yıl, birden fazla ölü ile bir ölü ve bir veya birden fazla yaralı varsa (15) yıl zamanaşımı süresinin öngörüldüğünü, (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 03.05.2012 tarihli 2012/2164 E, 2012/5538 K sayılı ilamı) zamanaşımının işlemeye başlaması için zarar verici olayın değil, zararın tam olarak öğrenilmesinin arandığını, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 20.03.2008 tarihli E.2007/8326 – K.2008/3640 kararında "zararın, malûliyet raporu tarihine kadar netleşmediği, davacı, malûliyet raporu alınmadan zararını bilebilecek durumda olmadığından, zamanaşımı süresinin dolduğundan söz edilemez" denildiğini, ayrıca Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.03.2016 tarihli 2014/4-896 E. 2016/332 K sayılı kararında "Davacının zararı maddi tazminat miktarının belirlenmesine dair 07.08.2012 tarihli bilirkişi raporu ile tespit edilmiştir. Sözkonusu bilirkişi raporu 13.08.2012 tarihinde davacı vekiline tebliğ edildiğine göre zamanaşımı süresinin zararın öğrenildiği 13.08.2012 tarihinden itibaren hesaplanması gerekir" denilerek yalnızca maluliyet raporunun alınmasının yeterli olmadığı zararın tam olarak belirlenmesi için ayrıca tazminat hesabının da yapılmış olması gerektiğinin belirtildiğini, Yargıtay kararlarında da belirtildiği üzere zamanaşımının maluliyetin ve zararın tam olarak tespit edilmesinden sonra başladığını, hangi tarih dikkate alınırsa alınsın davanın zamanaşımına uğramadığı açık olup mahkemenin aksi yöndeki kararının hukuka aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
İstinaf talebinde bulunan davacı vekilinin istinaf sebepleri doğrultusunda, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;
Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi istemine ilişkindir.
Kasko sigortası ile kısaca "trafik sigortası" olarak da anılan "motorlu araçlar zorunlu ve ihtiyari mali sorumluluk sigortası"nın birbirine karıştırılmaması gerekir. Kasko sigortası ile sigorta ettirenin bizzat uğradığı zararlar sigortaca güvence altına alındığı halde ikincisinde, sigorta ettirene ait aracın karıştığı kazayla üçüncü kişilerin uğradığı zararlar sigorta tarafından karşılanmaktadır (Ulaş, I.:Uygulamalı Sigorta Hukuku-Mal ve Sorumluluk Sigortaları-, Ankara 2010, Sahife:539, 551).
Kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan davalar, TTK.'nun 1268. maddesi gereğince iki yıllık zamanaşımı süresine tabidir.
Öğretide de, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan davaların iki yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu benimsenmiştir (Eriş, G.: Açıklamalı-İçtihatlı Türk Ticaret Kanunu, Cilt 5, Ankara 2010, s.6105; Ulaş, I.: a.g.e., s.644; Gökcan, H.T./Kaymaz, S.:Karayolları Trafik Kanununa Göre Hukuki Sorumluluk, Tazminat-Sigorta Rücu Davaları Trafik Suç ve Kabahatleri, Ankara 2010, s.528; Doğanay, İ.: Türk Ticaret Kanunu Şerhi, Cilt 3, Ankara 1990, s.2957).
Kasko sigortası ile sigorta ettirenin bizzat uğradığı zararların güvence altına alındığı halde, trafik sigortasında üçüncü kişilerin uğradığı zararların karşılandığı, KTK’nın 109/2. maddesindeki yaralama veya ölümden dolayı zarar gören üçüncü kişilerin açtıkları davalarda uzamış ceza zamanaşımı süresi uygulanabileceğinin kabulü gerekir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 21.11.2022 tarih ve 2021/17729 Esas , 2022/14962 Karar sayılı ilamı) Somut olayda da, davacı karşı aracın ihtiyari mali mesuliyet sigortacısından ZMMS poliçe limiti tarafından karşılanmayan maddi tazminat alacağını talep ettiğinden uzamış ceza zamanaşımı süresi uygulanabilecektir.
2918 sayılı KTK'nun 109/1 inci maddesi "motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve her halde, kaza gününden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar." hükmünü öngörmektedir. Aynı Kanunun 109/2 nci maddesinde ise, "dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve Ceza Kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş ise, bu süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir." hükmüne yer verilmiştir.
Kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan Ceza Kanunu 5237 Sayılı TCK’dır. Davaya konu kazada bir kişinin yaralanmış olmasına göre, eylem için kaza tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK da öngörülen 8 yıllık dava zamanaşımı süresi geçerlidir.
Diğer taraftan, 6098 Sayılı TBK'nın 154. maddesinde (818 sayılı BK. 133) zamanaşımını kesen nedenler gösterilmiştir. Aynı maddenin 2.fıkrası uyarınca, dava açılması veya icra takibi yapılması zamanaşımını kesen nedenlerdendir. Kanunun 156. maddesi ise, zamanaşımının kesilmesi halinde yeni bir sürenin işlemesi gerektiğini açıkça belirtmiştir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 155. maddesi hükmü, "Zamanaşımı müteselsil borçlulardan veya bölünemeyen borcun borçlularından birine karşı kesilince, diğerlerine karşı da kesilmiş olur." kuralını içermektedir. Bu maddeye göre, müteselsil borçlulardan birine karşı zamanaşımının kesilmesi diğer müteselsil borçlulara karşı da zamanaşımını keser. (818 sayılı BK. Mad.134)
Somut olayda, araç sürücüsü ... ve işleten ... Nakliyat Ticaret Limited şirketi hakkında dava açıldığı anlaşılmakla, zamanaşımının kesileceği de değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme neticesinde hüküm kurulması isabetsizdir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf sebeplerinin kabulüne, uyuşmazlığın çözümünde etkili deliller toplanılmadan ve değerlendirilmeden karar verilmiş olması nedeniyle kararın HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın yeniden görülerek, sonucuna göre olumlu olumsuz bir karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebebine göre sair istinaf sebeplerinin incelenmesine yer olmadığına, karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile, Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, tarafından verilen 24/04/2024 tarihli, 2024/14 Esas 2024/197 Karar sayılı kararın, HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
Kararın kaldırılma sebebine göre, davacı vekilinin sair istinaf sebeplerinin İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA,
2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3-İstinaf eden davacı tarafından yatırlan İstinaf karar harcı ve başvuru harcının istek halinde istinaf eden davacıya iadesine,
4-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine,
5-Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 27/11/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.