T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
35. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/842
KARAR NO: 2025/1193
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
BAŞKAN: ... (...)
ÜYE: ... (...)
ÜYE: ... (...)
KATİP: ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 18/02/2025
NUMARASI: 2023/503 Esas 2025/114 Karar
DAVANIN KONUSU: Tazminat
KARAR TARİHİ: 02/10/2025
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ: 07/10/2025
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı ... vekili, davalı ... vekili ve davalı ... Anonim Şirketi vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin içerisinde yolcu olarak bulunduğu ... plaka sayılı davalı ...'ın sürücüsü, davalı ...'un maliki olduğu, davalı ... ... Sigorta Şirketi tarafından ZMMS ile sigortalı araç ile ... plaka sayılı davalı ...'ın sürücüsü, davalı ...'ın maliki olduğu, davalı ...Ş. tarafından ZMMS ile sigortalı araçların 11/11/2017 tarihinde neden oldukları trafik kazası sonucu müvekkilinin yaralandığını, uzun süre tedavi gören müvekkilinde çalışma gücü kaybı oluştuğunu, zararlarından davalıların sorumlu olduğunu ileri sürerek ve fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak, 1.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tüm davalılardan, 100.000,00 TL manevi tazminatın davalı ... şirketleri dışındaki gerçek kişi davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davacı vekili ıslah dilekçesiyle; bilirkişi tarafından müvekkilinin sürekli iş göremezlik tazminatının 2.185.312,56 TL, geçici iş görmezlik zararının 55.926,37 TL olarak hesaplandığını, buna göre bilirkişi raporunda hesaplanan maddi tazminat taleplerinin sigorta şirketi poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olmak kaydıyla, davalılar ..., ... ve ... Sigorta Şirketi'nden tahsilini talep ettiğini, yine 100.000,00 TL manevi tazminatı davalılar ... ve ...’den talep ettiğini beyan etmiştir.
Davalı ... vekili davaya cevap dilekçesinde; davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddini savunmuştur.
Davalı ... davaya cevap dilekçesinde; olayda kendisinin kusuru bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ... Anonim Şirketi vekili davaya cevap dilekçesinde; kazanın meydana gelmesinde müvekkili tarafından sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ... ... Sigorta Şirketi vekili davaya cevap dilekçesinde; davacı alacağının zamanaşımına uğradığını, davacının davasını kanıtlaması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ... davaya cevap dilekçesinde; kazanın meydana gelmesinde kendisine ait aracın sürücüsü olan ...’ın kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ..., davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece Dairemizin kaldırma kararından sonra yapılan yargılama sonunda; davacının içinde bulunduğu ... plaka sayılı araç ile ... plaka sayılı aracın 11/11/2017 tarihinde karıştıkları çift taraflı kaza sonucu, ... plaka sayılı araçta yolcu olarak bulunan davacının vücut bütünlüğünü yitirecek şekilde yaralandığı, kazanın oluşumunda, davacı ...'nin içinde yolcu olarak bulunduğu ... plaka sayılı araca davalılardan ...'un malik olduğu, ... Sigorta Şirketi'ne ZMMS poliçesi ile sigortalı, araç sürücüsü olan ...'ın %75 oranında, karşı araç olan ... plakalı araca diğer davalıların maliki, ZMMS poliçesi ile sigortacısı ve aracın sürücüsünün %25 oranında kusurlu olduğu, kazaya bağlı yaralanma nedeniyle davacının vücut bütünlüğünü yitirme oranı ve buna bağlı olarak aktüerya bilirkişi tarafından verilen rapora göre, 2.241.238,93 TL (sigorta şirketlerinin sorumluluğu poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla) maddi tazminat isteminde bulunabileceği ,dava konusu yaralanma nedeniyle davacının manevi tazminat isteminde bulunmakta haklı olduğu gerekçesi ile ..., ..., ... ve ... aleyhine manevi tazminat istemi ile açılan davanın kabulü ile 100.000,00-TL manevi tazminatın 11/11/2017 olan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, ... Sigorta A.Ş., ..., ..., ..., ... ve ... Sigorta Şirketi aleyhine maddi tazminat istemi ile açılan davanın kabulü ile, 2.241.238,93 TL'nin (davalı ... ... Sigorta Şirketi'nin sorumluluğu poliçe limiti olan 330.000,00 TL ile sınırlı olup, 1.000,00 TL için dava tarihi olan 17/04/2018 tarihinden itibaren, 329.000,00 TL için 29/09/2022 olan ıslah tarihinden itibaren faiz uygulanmak suretiyle, davalı ...Ş.'nin sorumluluğu poliçe limiti olan 330.000,00 TL ile sınırlı olup, 1.000,00 TL için dava tarihi olan 17/04/2018 tarihinden itibaren, 329.000,00 TL için 29/09/2022 olan ıslah tarihinden itibaren faiz uygulanmak suretiyle) 1.000,00 TL'lik bölümüne 11/11/2017 olan kaza tarihinden, 2.240.238,93 TL'lik bölümüne 29/09/2022 olan ıslah tarihinden itibaren avans faizi uygulanmak suretiyle, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ile davalılardan ... Sigorta A.Ş. vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; maddi tazminata ilişkin faizin temerrüt tarihinden başlatılarak avans faize hükmedilmesi gerektiğini, hüküm altına alınan manevi tazminata ilişkin olarak vekalet ücretinin ayrı ayrı takdir edilmesi gerektiğini, davalı ... şirketleri yönünden ek sigorta poliçe limitleri dikkate alınmadan karar verildiğini ileri sürerek, istinaf itirazları doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...Ş vekili istinaf dilekçesinde; müvekkilinin manevi tazminattan sorumlu olmadığını, müvekkiline sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğunu, hükme esas alınan akter bilirkişi raporundaki hesaplamanın doğru olmadığını, geçici ve sürekli iş göremezlik zararlarının hesaplanmasında kullanılan yöntemin yerleşik Yargıtay kararları ile uyumlu bulunmadığını, tedavi giderlerinin sigorta poliçesi kapsamında yer almadığını, müvekkili aleyhine hükmedilecek tazminatlara dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğini ileri sürerek yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; mahkemece eksik inceleme ile karar verildiğini, davacının müvekkili ... ve davalılardan ... hakkında 06/01/2023 tarihli ibraname ile hak ve alacaklarını tahsil ettiğini, harç, yargılama gideri ve vekalet ücreti dahil tüm alacaklarının icra dosyasına yatırıldığını beyan ettiğini, bu hususun icra dosyası kapsamı ile sabit olduğunu, davacının müvekkilinden herhangi bir hak ve alacağının kalmadığını, davalının müvekkilini ibra ettiği sabit olmasına rağmen mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek, istinaf taleplerinin kabulü ile ilk derece mahkemesi tarafından verilen kararın kaldırılarak konusuz kalan davada karar verilmesine yer olmadığı yönünde hüküm tesis edilmesini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, çift taraflı trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi zararların ödetilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece maddi tazminat istemli olarak açılan davanın tüm davalılar yönünden kabulüne, manevi tazminat istemli davanın ise davalı ... şirketleri dışındaki diğer davalılar yönünden kabulüne karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ile davalılardan ... Sigorta A.Ş vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş, davalılardan ... ve ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulurken gerekli harç ve giderlerin yatırılmaması nedeniyle HMK’nın 344. maddesi uyarınca çıkartılan muhtıra sonrası yasal süre içerisinde istinaf harç ve giderlerini yatırmamaları nedeniyle mahkemece 16/06/2025 tarihli ek karar ile ... ve ...’ın istinaf başvurularının reddine karar verilmiş, ek karara karşı adı geçen davalılar tarafından istinaf yoluna başvurulmadığından Dairemizce ... ve ...’ın başvuruları yapılmamış sayılarak inceleme yapılmış, davalılardan ... vekili tarafından katılma yolu ile istinaf dilekçesi verilmiş ise de; adı geçen davalı vekiline gerekçeli kararın 12/04/2025 tarihinde, davacı tarafından verilen istinaf dilekçesinin ise davalıya 14/04/2025 tarihinde tebliğ edildiği, davalı ... vekili tarafından yasal süre geçtikten sonra verilen 07/05/2025 tarihli dilekçe ile katılma yolu ile kararın istinaf edildiği anlaşılmış olup, davalı ...’un istinaf dilekçesinin HMK’nın 346/1. Maddesi uyarınca reddine karar vermek gerekmiştir.
Yukarıda açıklandığı üzere davacı vekili ile davalılardan ... Sigorta A.Ş. vekili tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine Dairemizce 6100 sayılı HMK’nın 355. Maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak inceleme yapılmış, kamu düzenine aykırı hususlar resen gözetilmiştir.
Tüm dosya kapsamından; olay tarihi olan 11/11/2017 günü davacının içerisinde yolcu olarak bulunduğu, davalı ... ... Sigorta Şirketine ZMMS ile sigortalı, işleteni davalı ..., sürücüsü davalı ...’ın olduğu ... plakalı araç ile davalı ...Ş.’ye ZMMS ile sigortalı, davalı ...’ın işleteni, davalı ...’ın ise sürücüsü olduğu ... plakalı aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasında davacı ...’nin yaralanması nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemli iş bu davanın açıldığı, mahkemece 20/12/2022 tarih ve 2018/296 Esas, 2022/839 Karar sayılı ilk karar ile meydana gelen kaza nedeniyle, olay tarihinde yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerine göre davacının %64 oranında sürekli iş göremezliği, 9 ay geçici iş göremezliği oluşacak ve 2 ay bakıcı ihtiyacı doğacak şekilde yaralandığı, meydana gelen olayda davacının içinde bulunduğu araç sürücüsü olan davalı ...’ın tam kusurlu olduğu kabul edilerek alınan aktüer bilirkişi raporu uyarınca 2.241.238,93 TL maddi tazminatın davalılar ..., ... ve ... Sigorta Şirketinden (sigorta şirketi kaza tarihindeki poliçe limiti olan 330.000,00TLile sınırlı olmak üzere) faizi ile birlikte tahsiline, 100.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...’dan müştereken ve müteselsilen tahsiline, diğer davalılar hakkında açılan maddi ve manevi tazminat istemli davaların ise reddine karar verilmiştir.
Mahkemece verilen ilk karara karşı davacı vekili tarafından, ... ve ... dışında kalan diğer davalılar yönünden istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemizin 31/05/2023 gün ve 2023/520 Esas, 2023/852 Karar sayılı kararı ile “….Somut olayda, Büyükçekmece 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/627 E. 2021/452 K. Sayılı 11/11/2017 tarihli kararı ile davacının yaralanmasına neden olan trafik kazasında davalı ...'ın alt dereceden de olsa kusurlu olduğu tespit edilerek cezalandırılmasına karar verilmiş ve bu karar kesinleşmiştir. Bu durum nedeniyle davalının haksız fiili sübuta erdiğinden, davalının kesinleşen haksız eylemi ile çelişki oluşturmayacak şekilde hükme esas alınan raporun alındığı bilirkişi heyetinden ek rapor yahut yeni bir bilirkişi heyetinden kusur raporu alınarak, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yetersiz rapora göre davanın esası hakkında karar verilmiş olması doğru görülmemiş, davacı vekilinin kusur durumuna ilişkin istinaf sebepleri yerinde görülmüştür.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulüne, uyuşmazlığın çözümünde etkili deliller toplanılmadan ve değerlendirilmeden karar veriliş olması nedeniyle ilk derece mahkemesinin kararının HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın yeniden görülerek davalı ...'ın kazanın meydana gelmesinde hukuka aykırı fiilinin ceza dosyasında kesinleşmiş olması gözetilerek, yukarıda açıklandığı üzere kusur oranın değerlendirildiği, ek rapor yahut yeni bir rapor alınarak, davacının müşterek ve müteselsil talepli açtığı davada kazaya karışan diğer araç sürücüsü ve işleteni hakkında hükmedilen tazminat miktarına yönelik olarak kararı istinaf etmemiş olması gözetilerek, TBK'nın 166 ve 168. Maddesi hükümleri ve gerçek zarardan sorumluluğa ilişkin ilkeler gözetilerek, davacının diğer davalılardan hesaplanan tazminat miktarından fazla tazminat talep edip edemeyeceği de değerledirilerek, davacının talebi ile de bağlı kalarak, sonucuna göre karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, davacının istinaf dilekçesinde belirttiği diğer istinaf sebeplerinden, istinaf talebinden vazgeçtiği davalılar ... ve ... hakkındaki istinaf sebeplerinin istinaf talebinden vazgeçmiş olaması nedeniyle ayrıca diğer istinaf sebeplerinin de kararın kaldırılmış olması nedeniyle incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir….” gerekçesi ile ilk derece mahkemesi tarafından verilen kararın kaldırıldığı anlaşılmıştır.
Her ne kadar davalılardan ... vekili tarafından verilen katılma yolu ile istinaf dilekçesi süresinde değil ise de; anılan dilekçe ile davacının davalılar ... ve ...’u ibra ettiğini gösteren belge ibraz edildiğinden, davalı ... vekili tarafından sunulan dilekçe yargılama aşamasında ibraz edilen beyan dilekçesi mahiyetinde kabul edilerek inceleme yapılmıştır.
Dosya kapsamında bulunan kanıt ve belgeler ile UYAP Entegrasyon Sistemi üzerinden yapılan incelemelerden; yerel mahkemece verilen ve yukarıda kısaca özetlenen 20/12/2022 tarih ve 2018/296 Esas, 2022/839 Karar sayılı ilk karar ile hüküm altına alınan alacaklara ilişkin olarak, davacı/alacaklı ... tarafından davalı /borçlular ..., ... ve ... Sigorta A.Ş. hakkında Ankara 17. İcra Müdürlüğü’nün 2022/21041 Esas sayılı dosyası üzerinden ilamlı takip başlatıldığı, istinaf incelemesi aşamasında davacının icra dosyasına ibraz ettiği “İBRANAME” başlıklı belge ile “ ….... plakalı aracın sahibi ... ile haricen yapılan anlaşma neticesinde dava ve icra takibine konu alacaklarımın (asıl alacaklarım, mahkeme avukatlık ücretleri, icra avukatlık ücretleri, faizleri, yargılama giderleri vs. dahil) ferileri dahil olmak üzere anlaştığımız toplam 2.700.000 TL’den 174.605,72 TL icra avukatlık ücreti, 211.061,95 TL maddi tazminat dava vekalet ücreti, 16.000,00 TL manevi tazminat dava vekalet ücreti kesilerek icra dosyasına ödenecek olup, bakiye kalan 2.298.332,33 TL’nin oğlum 44569196408 kimlik numaralı ...’nin ... Bankası TR... İban numaralı hesabına bugün ödenmesi kaydıyla, bakiye kalan alacağımın ... Sigorta A.Ş. den tahsili konusunda anlaştım, 2.298.332,33 TL’nin yukarıda yazılı oğlum ...’nin iban numaralı hesabına bugün ödenmesi kaydıyla borçlular ... ve ... hakkındaki icra takibinden haricen tahsil ve kısmen feragat yolu ile vazgeçildiğine dair ilgili icra dosyasına beyanda bulunacağım. İcra dosyasına tahsil harçlarını ve mahkeme avukatlık ücretleri ile icra avukatlık ücreti avukata ödenmek üzere borçlu ... tarafından icra dosyasının hesabına yatırılacaktır. Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi 218/296 Esas sayılı dosyasında 2022/839K. Ve 20/12/2022 tarihli kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulmuş ise de istinaf talebinden vazgeçileceğine ve feragat edildiğine ilişkin dosyaya dilekçe sunulacaktır. Dava konusu olay sebebiyle başkaca bir dava açmayacağımdan ve tüm dava haklarından da feragat ederim. Yukarıda belirtilen dava konusu ve icra dosyasına konu olay sebebiyle borçlular ... plakalı araç sürücüsü ... ve araç sahibi ...’dan ferileri dahil olmak üzere 2.700.000,00TL dışında başkaca bir alacak talebim olmadığından ve bakiye alacağım var ise feragat ettiğimden dava konusu olay sebebiyle ... ve ...’u gayri kabili rücu ibra ederim. 06/01/2023” şeklinde içeriği olan belge ile ibra ettiği, davacı vekili Av. ... tarafından yargılama sırasında sunulan 11/01/2024 tarihli dilekçe ile ibraya ilişkin açıklayıcı beyanda bulunularak davalı ... tarafından icra dosyasına ödeme yapıldığı bildirilerek ödemeye ilişkin dekontların da dosyaya ibraz edildiği anlaşılmıştır.
Bir motorlu aracın işletilmesi üçüncü bir kişinin ölümüne ya da yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa meydana gelen zarardan o aracın sürücüsü, işleteni ve sigortası sorumlu olur. Müteselsilen sorumluluğun bir sonucu olarak sorumlular zarar görene karşı zararın tamamından trafik sigortası poliçesinde gösterilen limit kadar sorumludur. Bu sorumlulukları tazminatın tamamı karşılanıncaya kadar devam eder. Sorumlulardan biri zarar görenlere tazminatın tamamını öderse diğer sorumlular da borçlarından tamamen kurtulurlar. Zarar görenin müteselsil sorumlulardan biri ile ibra sözleşmesi yapması durumunda Türk Borçlar Kanunu’nun 166/3. maddesine göre, “alacaklının borçlulardan biri ile yaptığı ibra sözleşmesi, diğer borçluları da ibra edilen borçlunun iç ilişkideki borca katılma payı oranında borçtan kurtarır” hükmü gereği ibra edilen sorumlunun iç ilişkide zarardan ne kadar sorumlu ise o miktarda diğer sorumlular da borçtan kurtulmuş olur.
Diğer taraftan zarar gören müteselsil sorumlulardan biri ile diğer sorumluların ibra edilen kişiye rücu hakkını ortadan kaldıracak bir ibra sözleşmesi yaparsa bunun sonuçlarına katlanacaktır. Nitekim bu husus Türk Borçlar Kanunu 168. Maddesinde; "Diğerlerine rücu hakkına sahip olan borçlulardan her biri ifa ettiği miktar oranında alacaklının haklarına halef olur. Alacaklı diğerlerinin zararına olarak borçlulardan birinin durumunu iyileştirirse, bunun sonuçlarına katlanır." ifadesi ile hüküm altına alınmıştır.
Bu maddeye göre zarar gören, müteselsil sorumlulardan biri ile diğer sorumluların ibra edilen kişiye rücu hakkını ortadan kaldıracak şekilde ibra sözleşmesi yaparsa, bir başka anlatımla zarar gören sorumlulardan biri ile diğer sorumluların ibra edilen kişiye rücu etme imkanını kısmen veya tamamen ortadan kaldıracak şekilde bir anlaşma yapıyorsa zarar gören bunun sonuçlarına katlanmak durumundadır. Kanun bu düzenleme ile rücu imkanını ortadan kaldırmaya bir sonuç bağlamıştır.
Türk hukukunda ibra, borcu sona erdiren sebepler arasında kabul edilmekte ve geçerli bir ibranın varlığı halinde aynı ilişkiye dayalı olarak aynı kapsamda bir hak talebi mümkün olmamaktadır. Türk Borçlar Kanunu’nun “ibra” kenar başlığını taşıyan 132. maddesinde borcu doğuran işlem kanunen veya taraflarca belli bir şekle bağlı tutulmuş olsa bile borcun tarafların şekle bağlı olmaksızın yapacakları ibra sözleşmesi ile tamamen veya kısmen ortadan kaldırılacağı belirtilmiştir. İbra, alacak ve borcu doğrudan doğruya ve kesin olarak ortadan kaldırır. Tam ibrada borcun tamamı, kısmi ibrada ise borcun ibra edilen kısmı sona erer. Bunun sonunda borçlu da borcundan tamamen veya kısmen kurtulur.
İbra, borcun özel bir sona erme sebebi olup, alacaklının alacak hakkından vazgeçmesini ve bu surette borçlunun borcundan kurtulmasını sağlayan bir sözleşmedir. Yerleşik Yargıtay kararları ile kabul edildiği üzere; borcu söndüren belgenin (ibraname), iddia veya savunmanın genişletilmesi yasağının bir istisnası olarak yargılamanın her aşamasında ileri sürülme imkanı bulunduğu gibi, ödenmiş bir alacak söz konusu olacağından, davacının dava açmaya ilişkin hukuki yararını da ortadan kaldıracağından mahkemece resen gözetilmesi gerekecektir.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; dava konusu kaza nedeniyle mahkemece 20/12/2022 tarih ve 2018/296Esas, 2022/839 Karar sayılı karar ile; dava konusu kazada davacının %64 oranında sürekli iş göremezliği, 9 ay geçici iş göremezliği oluşacak ve 2 ay bakıcı ihtiyacı doğacak şekilde yaralandığı, meydana gelen olayda davacının içinde bulunduğu araç sürücüsü olan davalı ...’ın %100 kusurlu olduğu benimsenerek TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi esas alınmak suretiyle hesaplama yapan aktüer bilirkişi raporu uyarınca, 2.241.238,93 TL maddi tazminatın davalılar ..., ... ve ... Sigorta Şirketinden (sigorta şirketi kaza tarihindeki poliçe limiti olan 330.000,00TL ile sınırlı olmak üzere) faizi ile birlikte tahsiline, 100.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...’dan müştereken ve müteselsilen tahsiline, diğer davalılar hakkında açılan maddi ve manevi tazminat istemli davaların ise reddine karar verildiği, bu ilk karardan sonra davacı tarafından davalılar ..., ... ve ... Sigorta A.Ş. hakkında Ankara 17. İcra Müdürlüğünün 2022/21041 Esas sayılı dosyası üzerinden başlatılan icra takibinde davacının davalılar ... ve ...’un maddi/manevi tazminat talepleri, faiz, yargılama gideri, vekalet ücreti yönünden tümü ile ibra ettiği, %100 kusur durumu esas alınarak belirlenen ödeme tutarına ilişkin bu ibranın TBK’nın 166/3. Maddesi uyarınca diğer müteselsil borçluları da borçtan kurtardığı anlaşılmış olup, ilk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda kusura ilişkin olarak alınan bilirkişi raporu ile meydana gelen kazada davacının içinde bulunduğu araç sürücüsü ...’ın %75, diğer araç sürücüsü ...'ın ise %25 oranında kusurlu olduğu kabul edilmek suretiyle tüm davalılar yönünden davanın kabulüne karar verilmiş ise de, davacı tarafından gerçekleştirilen ibranın tüm davalı/borçluları borçtan kurtardığı, yargılama sırasında davalı ... vekili tarafından yukarıda bahsedilen ibranamenin ibraz edildiği, ilk derece mahkemesi tarafından ibranın kapsamı gözetilerek, müteselsil borçlu konumunda olan tüm davalılar hakkında açılan davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi doğru görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf talebinin HMK’nın 353/1-b-1. Maddesi uyarınca reddine, davalı ... vekili tarafından katılma yolu ile istinaf dilekçesi yasal süre geçtikten sonra verildiğinden HMK’nın 346/1. maddesi uyarınca reddine, davalı ...Ş vekilinin istinaf talebinin ise; mahkemece yapılan yargılamada eksiklik bulunmamasına, ilk derece mahkemesi kararında yapılan hata nedeniyle yeniden yargılamaya ihtiyaç duyulmamasına göre, kararın HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kaldırılmasına; yeniden esas hakkında hüküm tesisine, buna göre davacının 06/01/2023 tarihli ibraname ile alacağın tamamı yönünden davalılar ... ve ...’u maddi manevi tazminat talepleri, yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden ibra etmesi nedeniyle, müteselsil borçlu olan diğer davalıların da borçtan kurtulacağı gözetilerek, konusuz kalan davada karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek, taraflarca yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına ve taraflar yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle,
I-Davalı ... vekilinin katılma yolu ile istinaf başvuru dilekçesinin iki haftalık süre geçtikten sonra verilmesi nedeniyle HMK'nın 346/1 ve 352. maddeleri gereğince REDDİNE,
II-Davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
III-Davalı ...Ş vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 18/02/2025 tarihli, 2023/503 Esas - 2025/114 Karar sayılı kararın KALDIRILMASINA,
HMK'nın 353/1-b-2.maddesi uyarınca esas hakkında yeniden karar verilmesine, buna göre;
1-Maddi ve manevi tazminat istemli olarak açılan davanın, konusuz kalması nedeniyle KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2-Davanın konusuz kalması nedeniyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL karar ilam harcının peşin alınan 344,97 TL ile tamamlama harcı olarak yatırılan 7.652,00 TL toplamı olan 7.996,97 TL’den mahsubu ile fazla alınan 7.381,57 TL harcın karar kesinleştiğinde istek halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL karar ilam harcı ile 35,90 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 651,30 TL’nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,
4-Davada kendisini vekili ile temsil ettiren taraflar yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5- Taraflarca yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,
6-Gider avansının kullanılmayan kısmının HMK’nın 333. Maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN
IV-İstinaf dilekçesi süre yönünden reddedilen davalı ... tarafından yatırılan istinaf harçlarının talebi halinde iadesine,
V-İstinaf eden davacı tarafından yatırılması gereken 615,40 TL harç peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
VI-İstinaf eden davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
VII-İstinaf talebi kabul edilen davalı ...Ş’den alınan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,
VIII-İstinaf talebi kabul edilen davalı ...Ş. tarafından istinaf başvurusu nedeniyle yapılan istinaf yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
IX-HMK'nın 333.maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
X-Kararın taraflara HMK'nın 359/4 maddesi gereğince usulüne uygun şekilde tebliğine,
Dair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 361/1 maddesi uyarınca kararın usulen tebliğinden itibaren 2 HAFTA İÇERİSİNDE TEMYİZ YOLU AÇIK OLMAK ÜZERE 02/10/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
.
Başkan ...
Üye ...
Üye ...
Katip ...
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.