T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/80 - 2025/1568
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
35. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/80
KARAR NO: 2025/1568
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ANKARA BATI 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 14/11/2024
NUMARASI: 2024/394 Esas 2024/1237 Karar
DAVANIN KONUSU: Tazminat
KARAR TARİHİ: 11/12/2025
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ: 11/12/2025
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde; 08/12/2023 tarihinde davalı şirket tarafından ZMMS'si yapılmış bulunan ... plaka numaralı aracın müvekkili adına kayıtlı ... plaka numaralı araca çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası gerçekleştiğini, gerçekleşen bu kazada kaza tespit tutanağına göre, ... plaka numaralı aracın sürücüsü dava dışı ... tam kusurlu olup müvekkiline herhangi bir kusur atfedilmediğini, meydana gelen trafik kazası neticesinde müvekkilinin aracının hasar gördüğünü ve davalı şirket tarafından aracın onarım bedelinin karşılandığını, ancak kaza öncesinde orijinal olan aracın iş bu kaza nedeniyle orijinalliği bozulmuş bir çok parçası değiştirilmiş veya boyandığını, sigorta şirketine başvuru yapıldığını, ancak şirket tarafından müvekkiline herhangi bir ödeme yapılmadığını, kaza nedeni ile araçta değer kaybı meydana geldiğini, hasar farkı tazminatının (orijinal parça fark bedelinin) bir hayli yüksek tutarda olacağını, müvekkilinin aracı onarılırken orijinal parça kullanılması gerekirken eşdeğer parça kullanıldığını, Yargıtay'ın Yerleşik İçtihatları gereğince, orijinal parça bedeli ile yan sanayi parça bedeli arasındaki farkın hasar farkı tazminatı olarak müvekkiline ödenmesi gerektiğini, tüm bu nedenlerle davanın kabulü ile; fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 500,00 TL bakiye araç değer kaybı bedelinin, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 500,00 TL bakiye hasar farkı tazminatının, davalıdan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
Davacı vekili ıslah dilekçesi ile; fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 25.000,00 TL değer kaybı alacağının hakkın doğumundan itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; 08.12.2023 tarihinde müvekkili Sigorta Şirketi nezdinde 899426921 poliçe numarası ile ZMMS poliçesi bulunan, sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ile davacının mülkiyetindeki ... plaka sayılı aracın çarpışması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, davacının taleplerinin belirsiz alacak davası olarak açılmasında davacı yanın hukuki yararı bulunmadığını, işbu sebeple davanın usulden reddi gerektiğini, müvekkili şirkete KTK madde 97 hükmü gereğince, yapılması gereken zorunlu başvuru usulüne uygun olarak yapılmadığından dava şartı eksikliği nedeniyle davanın reddi gerektiğini, değer kaybı talep edilen aracın 165.000 km üzerinde olması nedeniyle değer kaybı ödemesine hükmedilmemesi gerektiğini, müvekkilinin sorumluluğunun sigorta limiti dahilinde sigortalısının kusur oranıyla sınırlı olduğunu, kusur oranlarının tespiti gerektiğini, dava konusu kaza akabinde aracının onarılırken orijinal parça kullanılmadığı eşdeğer parça kullanıldığını aradaki farkın tazmin edilmesi gerektiğine yönelik talepleri de kabul etmediklerini, müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğu söz konusu olmadığını, davada müvekkil şirketin yapılan eksik evrakla başvuru sebebi ile temerrüdünün gerçekleşmemiş olduğundan söz konusu faiz taleplerin reddine karar verilmesi gerektiğini, aksi kanaatte olsa dahi hükmedilecek faizin yasal faiz olacağını, mahkeme aksi kanaatte ise müvekkili şirketin temerrüt tarihinin, başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü sonrası olacak olup uygulanacak faiz türünün yasal faiz olduğunu, kazaya karışan araçların ticari araç niteliğinde olmayıp hususi araçlar olduğunu, tüm bu nedenlerle fazlaya ilişkin dava hakları saklı kalmak kaydıyla, haksız ve mesnetsiz ikame edilen işbu davanın öncelikle usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davalı sigorta şirketine sigortalı ... plakalı araç sürücüsü ...'in Şehit Gökhan Uysal Caddesi üzerinden seyirle gelip olay yeri İzmir Caddesi kesişimi kavşakta sola doğrultu değiştirme manevrası esnasında aracının sağ yan tarafından, sağından düz seyirle gelen davacı sürücü ... idaresindeki aracın önden darbesine maruz kalması şeklinde kazanın meydana geldiği, kusur yönünden yapılan değerlendirmede davalı sigorta şirketin sigortalı ... plakalı araç sürücüsü ...'in olay yeri kavşağa yaklaşımda aracın hızını azaltması ve trafik ışıklarını da dikkate alarak kesinlikle kırmızı ışıkta kavşakta manevra yapmaması gerekirken, sürücü ...'in aksine hareketle Şehit Gökhan Uysal Caddesi'nden geliş seyir hızıyla olay yeri kavşağa gelip kırmızı ışık ihlali de yaparak kavşaktan kontrolsüz ve tedbirsiz şekilde sola İzmir Caddesine doğrultu değiştirme manevrası esnasında aracının sağ yan tarafından, sağından düz seyirle Şehit Gökhan Uysal Caddesi üzerinden gelerek olay yeri kavşakta yeşil ışıkta nizami olarak karşıya geçişini sürdüren davacı sürücü ... idaresindeki ... plakalı araca geçiş önceliği tanımayarak önden darbesine maruz kalmış olduğu kazanın meydana gelmesinde, 2918 sayılı KTK.nın Madde 47/b "Karayollarından faydalananlar aşağıdaki sıralamaya göre; Trafik ışıklarına, uymak zorundadırlar.”, Madde 47/c "Karayollarından faydalananlar aşağıdaki sıralamaya göre; trafik işaret levhaları, cihazları ve yer işaretlemeleri ile belirtilen veya gösterilen hususlara, uymak zorundadırlar.", Madde S2Z/a "Sürücüler: Kavşaklara yaklaşırken, dönemeçlere girerken, tepe üstlerine yaklaşırken, dönemeçli yollarda ilerlerken, yaya geçitlerine, hemzemin geçitlere, tünellere, dar köprü ve menfezlere yaklaşırken, yapım ve onarım alanlarına girerken, hızlarını azaltmak, zorundadırlar.” ve Madde B4/a "Araç sürücüleri trafik kazalarında; Kırmızı ışıklı trafik işaretinde veya yetkili memurun dur işaretinde geçme, hallerinde asli kusurlu sayılırlar.” maddeleri kural ihlallerini işlemekle %100 oranında kusurlu olduğu, hasar yönünden yapılan değerlendirmede trafik kazası neticesinde, hasarlanan aracın ekonomik olarak değerini yitirmesi yahut azalması halinde, zarar gören oluşan zararı, zarara neden olanlardan talep edebileceği, davacının aracının markası, modeli, yaşı ve hasar durumu birlikte irdelenmek suretiyle, kaza tarihindeki koşullara göre tamirinin ekonomik olup olmadığı, ekonomik değilse, kazadan önceki (hasarsız haliyle) 2.el piyasa rayiç bedeli ile kazadan sonraki haliyle sovtaj değerinin ve buna göre araçta meydana gelen gerçek zarar miktarının dosya kapsamındaki deliller ile denetlenebilir, gerekçeli bilirkişi raporu ile yapılan değerlendirme ile hasar tutarının 56.700,00 TL olacağı, orjinal parça fark bedeli yönünden bilirkişi raporu ile birlikte yapılan değerlendirmede, davacıya ait ... plakalı araçta meydana gelen hasar tutarının 56.700,00 TL olacağı, ancak davacıya ait aracın davalı sigorta şirketinin imtiyazlı durumundan dolayı davalı sigorta şirketi tarafından orjinal parçalarla 10.392,65 TL daha ucuz bedelle 46.307,35 TL'ye onarıldığı ve bedelinin de 26/03/2024 tarihinde ödenmiş olduğu, dosya muhtevasına göre davacıya ait aracın muadil/eşdeğer parçalarla onarılmadığının söylenemeyeceği, dolayısıyla da davacının davalıdan orijinal parça — muadil parça farkı talebinde bulunamayacağı gözetilerek orjinal parça fark bedeli talebinin reddi gerektiği, değer kaybının hesabında aracın modeli, markası, özellikleri, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, tarafların iddia ve savunmaları ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeriyle kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybı zararının hesaplanması ilke olarak kabul edilmesine, bu ilkeye uygun hesaplama ile davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybının reel piyasa koşullarına göre yapılan değerlendirme ile reel değer kaybı bedelinin 25.000,00 TL olacağı, değer kaybı tazminatı 25.000,00 TL'nin 01/03/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine (sigorta şirketi sorumluluğunun poliçe limiti dahilinde tutulmasına), karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle; "DAVANIN KISMEN KABUL, KISMEN REDDİNE,
1-Orjinal parça fark bedelinin REDDİNE,
2-Değer kaybı tazminatı 25.000,00 TL'nin 01/03/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine (sigorta şirketi sorumluluğunun poliçe limiti dahilinde tutulmasına)" karar verilmiş, karara karşı davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekili istinaf dilekçesinde; istinaf başvurusuna konu davanın hiçbir hukuki yarar bulunmamasına rağmen belirsiz alacak davası olarak ikame edildiğini, bu sebeple davanın usulden reddi gerekmekteyken yerel mahkemenin dosyanın esasına girerek karar vermesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkil şirkete Karayolları Trafik Kanunu madde 97 hükmü gereğince yapılması gereken zorunlu başvuru, usulüne uygun olarak yapılmadığından dava şartı eksikliği nedeniyle davanın reddi gerekmekteyken yerel mahkeme tarafından dosyanın esasına girilerek hüküm kurulmasının açık bir şekilde hukuka aykırılık teşkil ettiğini, her ne kadar davacı vekili tarafından müvekkil sigorta şirketine başvuruda bulundukları beyan edilmiş olsa da bahse konu başvurunun eksik mahiyette olduğunu, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesi gereğince, trafik poliçesi genel şartlarında yer alan belgelerin eksiksiz bir şekilde Sigorta Şirketi'ne sunulması ve taleplerin açıkça belirtilmesi gerektiğini, değer kaybı hesaplamasının, 20.03.2020 tarihinde 3170 sayı ile Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları Ekinde yer alan; "EK.1 DEĞER KAYBI HESAPLAMASI" formulasyonu ve teminat şartları referans alınarak hesaplama yapılması gerekmekteyken hükme esas alınan raporun bu doğrultuda tanzim edilen bir rapor olmadığını, kusura ilişkin raporun Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından tanzim edilmesi gerektiği halde, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesince tanzim edilmeyen raporun hükme esas alınmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, huzurdaki davada müvekkil şirketin, yapılan eksik evrakla başvuru sebebi ile temerrüdü gerçekleşmemiş olduğundan söz konusu faiz taleplerinin reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
İstinaf eden davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekilinin istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;
Dava, trafik kazasından kaynaklanan değer kaybına ilişkin maddi tazminat istemidir.
Başvuru koşuluna ilişkin olarak, davalı sigorta vekili KTK'nın 97. maddesine uygun başvuru yapılmadan dava açıldığını ileri sürerek, kararı istinaf etmiş ise de, 2918 sayılı KTK'nın 97. maddesi 26/04/2016 tarih, 29695 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve yayımı tarihinde yürürlüğe giren 14/04/2016 tarih 6704 sayılı kanunun 5. maddesi ile değiştirilmiş maddede; "Zarar görenin, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir." hükmü getirilmiştir.
Yapılan bu düzenleme ile zarar görenlerin dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı olarak başvurmasının gerekli olduğu, başvurudan itibaren sigorta kuruluşu en geç 15 gün içinde yazılı olarak cevap vermez ya da verilen cevap zarar görenin talebini karşılamaz ise zarar gören dava açabileceği gibi, Sigorta Tahkim Komisyonu'na da başvuru yapabilir.
Düzenlemede yazılı başvurunun yapılmış olması yeterli görülmüş, sigortanın temerrüdünü düzenleyen 99. maddeye atıf yapılmamış, başvuruda bulunması gereken evraka ilişkin bir düzenleme getirilmemiştir.
Somut olayda; davacı tarafından, davalı sigorta şirketi hakkında ZMMS kapsamında açılan davada, davalıya başvuru sonrasında dava açıldığı anlaşılmış olmasına göre, davalı vekilinin dava şartı bulunmadığına yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.
Davalı vekili, zararın belirlenebilir olması nedeniyle davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağından bahisle davacının belirsiz alacak davası açmasında hukuki yararı bulunmadığından davanın, dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüş ise de, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi tarafından, değer kaybına yönelik taleplerin belirsiz alacak davası olarak açılabileceği kabul edilmiş olmasına göre davalı vekilinin dava şartına yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden esasa ilişkin istinaf sebeplerinin incelenmesine geçilmiştir.
Gerçek zarar ilkesi gereğince değer kaybının, kaza tarihindeki serbest piyasa koşullarına göre, aracın kazadan önceki değeri ile onarım sonrası değeri arasındaki farka göre belirlenmesi gerekir.
Değer kaybı, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup, araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları ve varsa daha önceki kaza/hasarları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki 2. el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin piyasa koşullarına göre, tespiti ve arasındaki fark göz önüne alınmak suretiyle tespit edilir. Bilirkişi raporu bu yönteme uygun olarak düzenlenmiş olduğundan hükme esas alınmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Davalı sigorta şirketi, kazaya karışan aracın trafik sigortacısı olup, 2918 sayılı KTK'nın 99/1. maddesi ile ZMSS Genel Şartları'nın B.2.2.1 maddesi uyarınca, rizikonun ihbarı ve gerekli belgelerin sigortacıya iletildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortacının tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüdün gerçekleştiği ve davalının temerrüt faizinden sorumlu olduğunun kabulü gerekir. Davadan önce yapılmış bir başvurunun bulunmadığı durumda ise, davalı sigortacı için dava tarihi temerrüt tarihidir. Somut olayda, davadan önce başvuru gerçekleştiğinden faiz başlangıcına yönelik istinaf başvurusu da yerinde değildir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle; usul ve yasaya uygun olan ilk derece mahkemesi kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerektiği kanaati ile aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Davalı tarafından yatırılması gereken 1.707,75 TL istinaf karar harcından, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.280,15 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-İstinaf talebinde bulunan davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yatırılan gider avansından varsa, kullanılmayan kısmın yatıran tarafa iadesine,
5-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirilmesi, bakiye harç tahsili ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 11/12/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.