T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/915 - 2025/1168
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
35. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/915
KARAR NO: 2025/1168
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ANKARA BATI 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 23/05/2024
NUMARASI: 2018/435 Esas 2024/551 Karar
DAVANIN KONUSU: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 02/10/2025
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ: 02/10/2025
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı asıl ve birleşen dosya davalılar vekilleri tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde; 05/11/2017 tarihinde ...'nun sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile Zile istikametinden Turhal ilçe merkezine seyir halinde iken direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu meydana gelen kazada hayatını kaybettiğini, müvekkili ...'nun bu araç içerisinde yolcu olup ağır şekilde yaralandığını, Tokat Gazi Osmanpaşa Üniversitesine kaldırıldığını, tedavisine Zile Devlet Hastanesi ile Turhal Devlet Hastanesinde devam edildiğini, %30 oranında malul kaldığını, kazanın oluşumunda herhangi bir kusurunun bulunmadığını, ... plakalı araç aracın davalı şirkete poliçe ile sigortalı olduğunu, uğranılan maddi zararların tazmini için 11.05.2018 tarihinde başvuru yapıldığını ancak herhangi bir cevap verilmediğini, ödeme de yapılmadığını belirterek, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla müvekkilinin sürekli iş göremezlik, SGK tarafından karşılanmayan tedavi ve iyileşme giderleri, bakıcı ve yol giderleri ile yaşama geç atılmaktan kaynaklanan kazanç kaybına ilişkin olarak 1.000,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen mahkemenin 2018/559 esas sayılı dava dosyasında davacı vekili; 05/11/2017 tarihinde ...' nun sevk ve idaresindeki ... plakalı araç, Zile istikametinde Turhal ilçe merkezine seyir halinde iken Cumhuriyet caddesi üzeri ... düğün salonu önüne geldiği esnada sol şeritte seyrederken direksiyon hâkimiyetini kaybetmesi neticesinde yolun sağında bulunan ağaca sol ön yan kısmıyla çarpması neticesinde araç sürücüsü ...' nun vefat ettiğini, davacı ...' nun bu araç içerisinde yolcu olduğu ne yazık ki bu kaza sebebiyle ağır yaralandığını, davacının ... plakalı araç içinde yolcu konumunda olduğu için meydana gelen kazada en ufak bir kusuru bulunmadığını, meydana gelen bu kaza sebebiyle Tokat Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2017/11651 hazırlık sayılı dosya ile soruşturma başlatıldığını, davacının bu kaza sebebiyle %30 oranında malul kaldığını, davacının öğrenci olduğunu kaza sebebiyle okuluna da devam edemediğini, ... plakalı aracın kasko poliçe numarası ile davalı şirkete sigortalı olduğunu, davacı tarafça 2918 sayılı Yasanın 97. Maddesi gereğince, davalı tarafa 07/05/2018 tarihinde maddi zararların tanzimi için başvuruda bulunduklarını, söz konusu başvurunun davalı tarafa 08/05/2018 tarihinde tebliğ edilmiş olduğunu, davalı sigorta şirketinin söz konusu başvuru neticesinde 20/07/2018 tarihinde sadece 300,00 TL ödeme yaptığını, bunun dışında herhangi bir tazminat ödemesi yapılmadığını, müvekkilinin maddi zararının 300,00 TL olmasının mümkün olmadığını beyan ederek, öncelikle iş bu dosyanın mahkemenin 2018/435 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesini ve müvekkilinin maddi zararları için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla olay tarihi olan 05/11/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile 100,00 TL maddi tazminatın sigorta poliçesindeki teminat bedelleri ile sınırlı olmak üzere davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemenin birleşen 2018/560 esas sayılı dava dosyasında davacı vekili; 05/11/2017 tarihinde ...'nun sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın karıştığı tek taraflı trafik kazasında ...'nun vefat ettiğini ve araçta yolcu olarak bulunan müvekkili ... ile oğlu ...'nun da ağır şekilde yaralandığını ve malul kaldığını, ... plakalı aracın ZMMS poliçesinin ... Sigorta A.Ş. kasko poliçesinin ise ... Sigorta A.Ş. tarafından yapıldığını, müvekkilinin zararının tazmini için her iki sigorta şirketine de başvuru yapılmış ise de, herhangi bir tazminat ödemesi yapılmadığını, meydana gelen kazada yaralanan ve müvekkilinin oğlu olan ... tarafından aynı davalılara karşı açılan maddi tazminat talepli davanın mahkemenin 2018/435 esas sırasına kayden işlem gördüğünü ve halen derdest olduğunu, her iki dosya arasında hukuki ve fiili bağlantı bulunması nedeniyle öncelikle iş bu dosyanın mahkemenin 2018/435 esas sayılı dosyası ile birleştirilmesini talep ettiklerini beyan ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik davalı ... Sigorta A.Ş.'den 900,00-TL, davalı ... Sigorta A.Ş.'den 100,00 TL maddi tazminatın sigorta poliçesindeki teminat bedelleri ile sınırlı olmak üzere alınarak müvekkiline verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili; yetki itirazında bulunduklarını, davacının maluliyet oranının tespiti için Adli Tıp Kurumundan rapor alınmasını talep ettiklerini, kabul anlamına gelmemek üzere ancak dava tarihinden itibaren faiz işletilebileceğini, tedavi ve bakıcı giderlerinden sorumlu olmadıklarını, bu taleplerin SGK tarafından karşılanması gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemenin birleşen 2018/559 esas sayılı dava dosyasında davalı vekili; 05/11/2017 tarihinde ...'nun sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın Tokat ili sınırları içerisinde sürücünün asli kusuru ile ölümlü ve yaralamalı bir kaza meydana geldiğini, bu kazada asli kusurlu ...'nun vefat ettiğini, iş bu davanın davacısı yani oğlunun yaralandığını, meydana gelen bu kazaya ilişkin öncelikle davacının, sigortalayan acentenin ve olayın gerçekleştiği yerlerin hepsinin Tokat ili içerisinde olmasından dolayı iş bu davaya yetkisizlik itirazında bulunduklarını, esas yönünden ise araç sürücüsünün asli kusurlu olduğunu Genel Şartlar ve ilgili Yargıtay kararlarından hareketle somut olayda kendi kusuru ile kendi vefatına ve oğlunun yaralanmasına neden olan davacının tam kusuruna isabet eden tazminat isteminin sigorta teminatı kapsamında olmadığını buna yönelik taleplerin yerinde olmadığının açık olduğunu beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemenin birleşen 2018/560 esas sayılı dava dosyasında davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davaya bakma görevinin Asliye Hukuk Mahkemesine, yetkisinin ise İstanbul Anadolu Asliye Hukuk Mahkemelerine ait olduğunu beyan ederek öncelikle bu hususların dikkate alınması gerektiğini, ... plakalı aracın müvekkili şirkete zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı bulunduğunu, bu poliçeden dolayı müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalının kusuru oranında olmak üzere bedeni zararlarda kişi başına azami 330.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, öncelikle kusur, maluliyet ve bakıcıya ihtiyaç duyulup duyulmayacağı yönünden rapor aldırılması gerektiğini, iş bu davada araç işleticisi sıfatındaki davacının kendi adına düzenlenen poliçe açısından talepte bulunmasının mümkün olmaması nedeniyle davanın reddinin gerektiğini ve davaların birleştirilmesinde fayda bulunmadığını, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A.5.maddesinde kapsama giren teminat türlerinin belirlenmiş olduğunu, buna göre bakıcı giderleri ile geçici iş göremezlik taleplerinin teminat kapsamı dışında bulunduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemenin birleşen 2018/560 esas sayılı dava dosyasında davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; kazaya karışan ... plakalı aracın müvekkili şirkete kasko poliçesi ile sigortalı bulunduğunu, ancak davacının, müvekkili şirket nezdinde teminat altına alınmış aracın sigortalısı olduğundan talep edilen alacak kalemlerine ilişkin herhangi bir sorumlulukları bulunmadığını, Motorlu Kara Taşıtları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının 3/a madde hükmü uyarınca "sigortalının kendisinin uğrayacağı zararlar" ihtiyari mali mesuliyet sigortası teminatı kapsamı dışında kaldığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla bakıcı giderine hükmedilebilmesi için maluliyet oranının en az % 69 olması gerektiğini, ancak davacıda meydana gelen maluliyet oranının % 11 olması nedeniyle davacının bakıcı gideri tazminatı talebinin yerinde olmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, asıl davada trafik poliçesi kapsamında ve birleşen 2018/559 Esas sayılı davada kasko poliçesi kapsamında davacı ...'nun yaralanması sebebiyle maddi tazminat talep edildiği, birleşen 2018/560 Esas sayılı davada trafik ve kasko poliçesi kapsamında davacı ...'nun yaralanması sebebiyle maddi tazminat talep edildiği, ... plakalı aracın 07/12/2016 - 07/12/2017 tarihleri arasında davalı ... Sigorta A.Ş.'nce trafik sigorta poliçesi kapsamında sigortalı olduğu, poliçe teminat limitinin ölüm ve yaralanma şahıs başına 310.000,00 TL (kaza tarihinde 330.000,00 TL) olduğu, davadan önce oluşan zararın tazmini için davalı sigorta şirketine başvurulduğu, 24/05/2018 tarihinde davalının temerrüte düştüğü, başvuruya istinaden herhangi bir ödeme yapılmadığının tespit edildiği, ... plakalı aracın 07/12/2016 - 07/12/2017 tarihleri arasında davalı ... (...) Sigorta A.Ş.'nce kasko sigorta poliçesi kapsamında sigortalı olduğu, poliçe teminat limitinin imm bedeni ve maddi ayrımı yapılmaksızın 60.000,00 TL olduğu, davadan önce oluşan zararın tazmini için davalı sigorta şirketine başvurulduğu, 21/05/2018 tarihinde davalının temerrüte düştüğü, başvuruya istinaden 20/07/2018 tarihinde 300,00 TL ödeme yapıldığı, davacı ...'nun açmış olduğu dava yönünden yapılan değerlendirmede; davacının ... plakalı aracın maliki olduğu, trafik sigorta poliçesinin 3. kişinin oluşan zararını teminat altına aldığı, yine kasko poliçesinde yer alan ihtiyari mali mesuliyet sigortasının da trafik sigortasının limitlerini aşan zararları teminat altına aldığı, davacının sigortalı aracın maliki olduğu ve her iki poliçe bakımından zarar gören 3. kişi konumunda bulunmadığından oluşan zararı ve tazminat talepleri poliçe kapsamında bulunmadığı, davacı ...'nun açmış olduğu asıl ve birleşen dava yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; davacının kaza sonucu oluşan sürekli maluliyetinin kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik uyarınca %30 olduğu, 6 ay süre ile geçici iş göremezlik halinde kaldığı, 1 ay süre ile başkasının yardımına ihtiyacı olduğu tespit edildiği, davacının ... plakalı araçta yolcu olarak bulunduğu ve tarafına atfı kabil kusurun bulunmadığından kusursuz olduğu, kazanın meydana gelmesinde araç sürücüsü ...'nun %100 kusuruyla etkili olduğu tespit edildiği, davacının kaza tarihinde ilkokul öğrencisi olduğu ve gelir getirici bir işte çalışmadığı tespit edildiği, davacının geçici olarak iş göremez kaldığı 6 aylık sürede herhangi bir kazanç kaybı olmadığından bu talebinin reddine karar verildiği, yine davacının tedavi giderleri SGK tarafından karşılandığından ve SGK kapsamı dışında kalan bir tedavi gideri tespit edilemediğinden davacının tedavi gideri talebinin reddine karar verildiği, davalı sigorta şirketince yapılan 300,00 TL ödeme davacının zararını karşılamadığı bilirkişi raporunda tespit edilmekle davacının sürekli işgöremezlik zararını talep edebileceği kabul edildiği, buna göre, davacının maluliyetine göre talep edebileceği sürekli işgöremezlik tazminatı yapılan ödemenin ve işlemiş faizinin mahsubu ile 2.233.304,75 TL olarak hesaplandığı, yine davacının 1 aylık bakıma muhtaç kaldığı belirlendiğinden 1 aylık brüt bakıcı giderinin 1.777,50 TL olduğu tespit edildiği, davacının tedavisinin boyutuna göre 1.496,55 TL yol masrafı yaptığı tespit edildiği, gerekçesiyle;
"Asıl Dava Yönünden;
Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE,
1-Taleple bağlı kalınarak 329.780,00TL sürekli işgöremezlik tazminatının temerrüt tarihi olan 24/05/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Sigorta A.Ş.'den tahsili ile davacıya verilmesine, sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı tutulmasına,
2-Taleple bağlı kalınarak 110,00TL bakıcı giderinin temerrüt tarihi olan 24/05/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Sigorta A.Ş.'den tahsili ile davacıya verilmesine, sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı tutulmasına,
3-Taleple bağlı kalınarak 110,00TL ulaşım giderinin temerrüt tarihi olan 24/05/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Sigorta A.Ş.'den tahsili ile davacıya verilmesine, sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı tutulmasına,
4-Tedavi gideri ve kazanç kaybı talebinin reddine,
Birleşen Mahkememizin 2018/559 Esas Sayılı Davası Yönünden;
Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE,
1-Taleple bağlı kalınarak 59.560,00TL sürekli işgöremezlik tazminatının temerrüt tarihi olan 21/05/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... (...) Sigorta A.Ş.'den tahsili ile davacıya verilmesine, sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı tutulmasına,
2-Taleple bağlı kalınarak 20,00TL bakıcı giderinin temerrüt tarihi olan 21/05/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... (...) Sigorta A.Ş.'den tahsili ile davacıya verilmesine, sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı tutulmasına,
3-Taleple bağlı kalınarak 20,00TL ulaşım giderinin temerrüt tarihi olan 21/05/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... (...) Sigorta A.Ş.'den tahsili ile davacıya verilmesine, sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı tutulmasına,
4-Tedavi gideri ve kazanç kaybı talebinin reddine,
Birleşen Mahkememizin 2018/560 Esas Sayılı Davası Yönünden;
1-Davanın REDDİNE" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde; hükme esas alınan bilirkişi raporlarında, iddiaları kabul anlamına gelmemekle birlikte, davacıda kalıcı maluliyet bulunup bulunmadığı ve varsa oranının ne olduğu ve maluliyet oranının davacının bakiye ömrü boyunca aynı oranda devam edip etmeyeceği hususlarında bir tespit yapılmamış olup eksik ve çelişkili değerlendirmeler içeren bilirkişi raporları esas alınarak verilen hükmün açıkça hukuka aykırı olduğunu, raporda, ...'nun maluliyetinin hesaplanmasında; Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporu Hakkında Yönetmelik esas alındığında; şahısta mevcut posttravmatik stres bozukluğu, işlevselliği kısmen düzelen tanısı için zihinsel ruhsal davranışsal bozukluklar bölümüne göre kişinin özür oranının %30 olduğu şeklinde tespite yer verilmiş olup belirlenen oranların neye dayandığının açıkça belirtilmediğini, ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli bir rapor hazırlanmadığını, davacının uğradığını iddia ettiği zararların sigorta poliçesi teminatı kapsamı dışında olduğunu, davanın müvekkil şirket nezdinde kasko sigorta poliçesi ile teminat altına alınmış bulunan ... plakalı aracın karıştığı tek taraflı kaza sonucu meydana gelen zararın tazmini talebiyle ikame edildiğini, gerekçeli kararda da görüleceği üzere davacı ... bakımından "davacının sigortalı aracın maliki olduğu ve her iki poliçe bakımından zarar gören 3. kişi konumunda bulunmadığından oluşan zararı ve tazminat talepleri poliçe kapsamında bulunmamakta olduğu" gerekçesiyle, davanın reddine karar verildiğini, diğer davacı ...'nun da aracın maliki olan ...'nun ve aracın işleteni ve olayda %100 kusurlu olan ...'nun altsoyu olduğunu, müvekkil şirketin davaya konu alacak kalemlerine ilişkin olarak herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, nitekim Motorlu Kara Taşıtları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının md.3/a hükmü uyarınca, "sigortalının kendisinin uğrayacağı zararlar"ın ihtiyari mali mesuliyet sigortası teminatı kapsamı dışında yer aldığını belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde; davanın konusunun, 05.11.2017 tarihinde yolcu konumunda olan aynı zamanda da ... plakalı ruhsat sahibi olarak müvekkil şirkette Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ( ZMMS ) sigortalısı olan davacının ... aracında yolcu konumunda seyir halinde iken sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi neticesinde gerçekleşen tek taraflı trafik kazasında geçici-sürekli işgücü kaybı, tedavi gideri bakıcı gideri, yol giderinin ZMSS poliçesinden karşılanması iddiası ile açılan tazminat davası olduğunu, ... için, 05.11.2017 tarihinde geçirdiği kaza sonucu meydana gelen arazlara bağlı olarak Tokat Devlet Hastanesi’nden alınan 23.03.2018 tarih ve 2478 sayılı Sağlık Kurul Raporu’nda; “Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliği”ne göre, tüm vücut fonksiyon kaybı olarak belirlenen %30, oranının olması gerekenin üzerinde olduğunu, kendilerine iletilen tedavi belgeleri incelendiğinde, eldeki verilerle maluliyetin saptanamayacağı kanaatine varıldığını, raporda; ...'nun maluliyetinin hesaplanmasında; Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporu Hakkında Yönetmelik esas alındığında, şahısta mevcut posttravmatik stres bozukluğu, işlevselliği kısmen düzelen tanısı için zihinsel ruhsal davranışsal bozukluklar bölümüne göre kişinin özür oranının %30 olduğu şeklinde tespite yer verilmiş olup, belirlenen oranların neye dayandığı açıkça belirtilmemiş, ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli bir rapor hazırlanmadığını, bakıcı ve tedavi gideri tazminatı poliçe teminatı kapsamında olmadığını, tazminathesaplamasında TRH-2010 mortalite tablosu ve %1,8 teknik faizin esas alınması gerektiğini, davanın açılmasına müvekkil şirket sebebiyet vermediğini, vekalet ücreti ve yargılama giderinden sorumlu tutulmasının kabul edilemeyeceğini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
Asıl ve birleşen dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece hükme esas alınan maluliyet raporunda, davacı ...’nun tespit edilen travma sonrası stres bozukluğu rahatsızlığının kaza ile illiyetinin bulunduğu değerlendirilmişse de, kazaya bağlı bir rahatsızlığı bulunması halinde bu rahatsızlığın sürekli olup olmadığı, çalışma gücü kaybı ve/veya yitirilmesine etki edecek boyutta olup olmadığının yeterince değerlendirilmediği anlaşıldığından, hükme esas alınan maluliyet raporundaki “travma sonrası stres bozukluğu”nun kaza ile illiyetinin, sürekliliğinin ve varsa bu bozukluğun çalışma gücü kaybı ve/veya yitirilmesine etki edecek boyutta olup olmadığının yeterince değerlendirilmediği anlaşıldığından, hükme esas alınan maluliyet raporu karar vermeye elverişli değildir.
Bu durumda mahkemece, davalı tarafından da maluliyet raporuna itiraz edilmiş olması nedeniyle, kazadan sonra davacının psikolojik rahatsızlıklar nedeniyle tedavisi var ise ilgili kurumlardan tedavi belgeleri getirtilerek, Adli Tıp Kurumu İlgili İhtisas Kurulu'ndan, kaza tarihinde yürürlükte bulunan, TBK'nın 54. maddesi çerçevesinde çalışma gücünün azalmasının yahut yitirilmesinin tespitine elverişli yönetmelik hükümleri çerçevesinde geçici iş göremezliği ve sürekli iş görmezliği meydana gelip gelmediği, gelmiş ise süresinin ve maluliyet oranının değerlendirildiği, davacıda post travmatik stres bozukluğu rahatsızlığının kaza ile illiyetinin bulunup bulunmadığı, kazadan kaynaklanan bir rahatsızlık mevcut ise, sürekli mahiyette olup olmadığı, rahatsızlığın mevcut olması halinde tespit edilen maluliyet/engel durumunun çalışma gücünün kaybına ve azalmasına etkisi olup olmayacağı, olacaksa hangi oranda olacağı hususlarında, karar vermeye ve denetime elverişli rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yetersiz maluliyet raporuna göre karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Birleşen Mahkemenin 2018/559 Esas Sayılı davası yönünden ise, Kara Araçları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları 3-a, b ve c bentlerinde açıkça “Sigortalının kendisinin uğrayacağı zararlar ve aracı sevk ve idare edenin, aracı sevk ve idare ederken uğrayacağı zararlar dolayısıyla ileri sürülen talepler ile işleten veya aracı sevk edenin usul ve fürunun veya birlikte yaşadığı kardeşlerinin uğrayacağı zararların teminat dışında kaldığı" belirtilmiş olup, bu hususun gözetilmemesi de isabetsizdir.
Açıklanan nedenlerle, asıl ve birleşen dosya davalılar vekillerinin istinaf talebinin kabulüne, mahkemece uyuşmazlığın çözümünde etkili deliller toplanılmadan ve değerlendirilmeden karar verilmiş olması nedeniyle, HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülerek, öncelikle yukarıda açıklandığı üzere Adli Tıp Kurumu İlgili İhtisas Kurulundan denetime elverişli maluliyet raporu alınarak, bundan sonra hükmün davalılar tarafından istinaf edilmiş olması nedeniyle usuli kazanılmış haklar da korunarak davanın esası hakkında karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, davalılar vekillerinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Asıl ve birleşen dosya davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; Ankara Batı 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 23/05/2024 tarih, 2018/435 Esas 2024/551 Karar sayılı kararının, HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
Kararın kaldırılma sebebine göre, davalılar vekillerinin sair istinaf taleplerinin İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA,
2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3-İstinaf edenler tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf eden davalılara iadesine,
4- İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine,
5-İİK'nın 36. maddesi gereğince, icranın geri bırakılması kararına istinaden Ankara Batı İcra Dairesi'nin 2024/29448 Esas sayılı dosyasına depo edilen 880.000,00 TL bedelli teminat mektubunun YATIRAN TARAFA İADESİNE,
6-İİK'nın 36. maddesi gereğince, icranın geri bırakılması kararına istinaden Ankara Batı İcra Dairesi'nin 2024/29448 Esas sayılı dosyasına depo edilen 141.000,00 TL bedelli teminat mektubunun YATIRAN TARAFA İADESİNE,
7-Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 02/10/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.