T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1113 - 2025/1650
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
35. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/1113
KARAR NO: 2025/1650
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 19/06/2025
NUMARASI: 2022/944 Esas - 2025/500 Karar
DAVANIN KONUSU: Tazminat
KARAR TARİHİ: 25/12/2025
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ: 29/12/2025
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 05/08/2008 tarihinde meydana gelen kaza sonucu yaralandığını, davacının içinde yolcu olarak bulunduğu ... plakalı aracın tam kusurlu olduğunu, zorunlu mali sorumluluk trafik poliçesinin davalı sigorta şirketince düzenlendiğini, davacının birden çok ameliyat geçirdiğini, sürekli iş göremezliğe girdiğinin 30/01/2017 tarihindeki kontrolde belli olduğunu, sürekli iş gücü kaybının tamamının davalı sigorta şirketince ödenmesi gerektiğini belirterek, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 250 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında talebini 100.000 TL olarak belirleyerek ayrıca dava tarihinden itibaren ticari faiz talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu talebin zamanaşımına uğradığını, ... plakalı araç sürücüsünün olayda kusurunun olmadığını, şirketin kusur oranıyla sorumlu tutulabileceğini, davacının maluliyetinin Adli Tıp Kurumu'ndan alınacak raporla belirlenebileceğini bildirerek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, Dairemiz kaldırma kararı gereğince yapılan yargılama sonunda; davacının, gelişen maluliyet durumu nedeniyle tazminat talebi için iş bu davayı açtığı, davaya ilişkin delillerin toplandığı ve ilgili yerlerden getirtildiği, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi'nin 2022/36 Esas - 2022/5 Karar sayılı ilamı gereği davacının gelişen maluliyet durumunun bulunup bulunmadığı konusunda ATK ve Hacettepe Üniversitesi ATK kurulları tarafından raporların alındığı ve iki raporda da meydana gelen maluliyetinin başlangıç tarihinin sol göze protez uygulama ameliyat tarihi olan 03/02/2010 itibariyle olduğunun bildirildiği dikkate alındığında ve yukarıda belirtilen istinaf kararı gereğince ''...Davaya konu 05/08/2008 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucunda davacı yaralanmış olup, dava konusu eylem kaza tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK’nın 89/4 maddesi kapsamında suç olup, TCK’nın 66/e maddesine göre bu eylem için öngörülen zaman aşımı 8 yıl olup, dava tarihi olan 01/08/2017 itibarıyla bu süre dolmuşsa da, tedavinin devam ettiği ve gelişen durum iddiası ile açılan dava da, zarar gören tedavinin sona erdiği ve maluliyetin meydana geldiği tarihten itibaren 2 yıl içende davasını açabilir...'', davacının maluliyet durum tespitinin en son olarak 03/02/2010 tarihi olarak belirtildiği ve davanın ise 01/08/2017 tarihinde ve 2 yıllık zamanaşımı süresi dolduktan sonra açıldığı gerekçesiyle; “Davacının davasının zamanaşımı nedeniyle reddine” karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davanın 10 yıllık zamanaşımı süresi içinde açıldığını, zamanaşımının dolmadığını, davanın kabulü gerektiğini ileri sürerek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
İstinaf talebinde bulunan davacı vekilinin istinaf sebepleri doğrultusunda, kamu düzenine aykırılıklar resen gözetilerek, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;
Dava, trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeniyle ve gelişen duruma dayalı olarak maddi tazminat istemine ilişkindir.
Yerel Mahkeme tarafından davanın zamanaşımı nedeniyle reddine dair verilen karar, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler ile Dairemiz kaldırma kararı gereğince yapılan araştırma ve bu kapsamda alınan raporlar birlikte değerlendirildiğinde; gelişen durumun varlığının kabul edilmesi durumunda gelişen durumun öğrenilmesi tarihinden itibaren iki yıl ve her halükarda 10 yıllık tavan zamanaşımı süresi içinde zararın talep edilebileceği, eldeki davada 05/08/2008 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucunda davacı yaralanmış olup, dava konusu eylem, kaza tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK’nın 89/4 maddesi kapsamında suç olup, TCK’nın 66/e maddesine göre bu eylem için öngörülen 8 yıllık zaman aşımı süresinin dava tarihi olan 01/08/2017 itibarıyla dolduğu, ancak gelişen durum iddiasıyla eldeki davanın açılması kapsamında zarar gören davacının tedavisinin sona erdiği ve maluliyetin meydana geldiği tarihten itibaren 2 yıl içinde (yine 10 yıllık tavan zamanaşımı da dolmadan) davasını açabileceği açık ise de, alınan raporlardan da anlaşıldığı üzere davacının tedavisinin 03/02/2010 tarihinde sona erdiği, bu tarih itibarıyla maluliyetinin belirli olduğu ve ancak bu itibaren 2 yıl içinde dava açılması gerekirken, bu süre dolduktan sonra 01/08/2017 tarihinde davanın açıldığı anlaşıldığından, mahkemece zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle usul ve yasaya uygun ilk derece mahkemesi kararına karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-İstinaf eden davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Gider avansından artan kısım varsa karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
5-Kararın taraflara HMK'nın 359/4 maddesi gereğince usulüne uygun şekilde tebliğine,
Dair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca kararın usulen tebliğinden itibaren 2 HAFTA İÇERİSİNDE TEMYİZ YOLU açık olmak üzere 25/12/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan V.
Üye
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.