T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/618 - 2025/865
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
35. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/618
KARAR NO : 2025/865
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 23/11/2023
NUMARASI : 2023/423 Esas 2023/845 Karar
DAVANIN KONUSU : Tazminat
KARAR TARİHİ : 19/06/2025
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 01/07/2025
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde; 24.10.2022 tarihinde sürücü ...’un, sevk ve idaresindeki aracı ile seyri sırasında seyrine göre yolun solundan sağına doğru karşıdan karşıya geçmek isteyen yaya davacıya çarpması sonucu meydana gelen kazada davacının yaralandığını belirterek, davacıya ödenmesi gereken işgücü kaybından doğan ve belirsiz alacak niteliğinde açılan iş bu davada 100,00-TL daimi maluliyet (sakatlık), 100,00-TL geçici iş göremezlik ve 1,00-TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 201,00-TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili sunduğu cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, yapılan yargılama sonunda,kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsüne atfı kabil kusur bulunmadığı gerekçesiyle; "davanın reddine" karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf edilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davanın belirsiz alacak davası mahiyetinde olması nedeniyle mahkemece kesin olarak karar verilmesinin yerinde olmadığını, mahkemece alınan bilirkişi raporu ve taraflarınca dosyaya sunulan mütalaa raporu arasındaki çelişkiler giderilmeden karar verilmesinin yerinde olmadığını belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
İstinaf talebinde bulunan davacı vekilinin istinaf sebepleri doğrultusunda, kamu düzenine aykırılıklar resen gözetilerek, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;
Dava, trafik kazasıdan kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Somut olayda, kaza tespit tutanağı uyarınca, 24.10.2022 tarihinde sürücü ...’un sevk ve idaresindeki araçla seyri sırasında yaya ...’a çarpmasıyla meydana gelen kazada yayanın kural ihlali olduğu, sürücünün kural ihlali olmadığının belirlendiği, mahkemece Ankara Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı’ndan alınan rapor uyarınca, kazanın meydana sigortalı araç sürücüsü ...’un kusursuz olduğu, davacı yaya ...’un ise %100 oranında kusurlu olduğunun belirlendiği, Ankara CBS’nin 2023/14125 Soruşturma nolu dosyasında ‘Her ne kadar olay günü meydana gelen trafik kazasının ihbar alınması üzerine başlatılan soruşturmada alınan beyanında müşteki, şüpheliden şikayetçi olmuş ise de, müştekinin yaya geçidini tercih etmek yerine kırmızı ışıkta bekleyen araçların arasından geçmeye çalıştığı bu suretle Karayolları Trafik Kanunu'nun 68'inci maddesine aykırı davrandığı, şüphelinin kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusuruna rastlanmadığı anlaşıldığından, kamu adına kovuşturma yapılmasına yer olmadığına’ karar verildiği, anılan dosyada alınan 20.02.2023 tarihli kusur bilirkişi raporu uyarınca kazanın meydana gelmesinde sürücü ...’un kusursuz, davacı yaya ...’un ise asli kusurlu olduğunun belirlendiği, mahkemece anılan delillerin değerlendirilmesiyle yazılı şekilde karar verildiği anlaşılmıştır.
Dosya kapsamına, toplanan delillere ve mahkeme gerekçesine göre, mahkemece hükme esas alınan kusur raporunun, kaza tespit tutanağındaki belirlemeler, savcılık soruşturma dosyasında maddi vaka olarak belirlenen kusur durumu ve olayın oluşu ile uyumlu bulunmasına, buna göre kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsüne atfı kabil kusur bulunmadığı, davacının tam kusurlu olduğunun belirlenmesine, her ne kadar davacı vekili tarafından dosyaya sunulan mütalaa raporunda sigortalı araç sürücüsüne kusur izafe edilmiş ise de, anılan raporun tanık beyanları ve olası ihtimaller nazara alınarak tanzim edildiği, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmadığı gibi bu haliyle çelişki olarak da addedilemeyeceği, her ne kadar mahkemece kararın kesin olarak verildiği ibaresine hükümde yer verilmiş ise de, bunun sehven gerçekleştiği, nitekim istinaf incelemesi yapılmakla bu durumun sonuca da etkili olmadığının anlaşılmasına göre istinaf eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davacı vekilinin yerel mahkeme kararına yönelik istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2- İstinaf eden davacıdan alınması gereken 615,40 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 345,55 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-İstinaf eden tarafça yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,
4-İstinaf eden tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Kararın HMK'nın 359/4. maddesi gereğince taraflara tebliğine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK’nın 361/1 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 HAFTA İÇERİSİNDE TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 19/06/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.