T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/525 - 2025/840
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
35. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/525
KARAR NO : 2025/840
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 10/10/2023
NUMARASI : 2022/557 Esas 2023/695 Karar
DAVANIN KONUSU : Tazminat
KARAR TARİHİ : 19/06/2025
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 26/06/2025
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ile davalılar ... ve ... vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde; 10/02/2022 tarihinde davalı ...'in sürücü, davalı ...'in işleten, davalı sigortanın kasko sigortalısı araç ile davacının murisi ...'ın sürücüsü olduğu aracın karıştığı kaza nedeni ile murisin vefat ettiğini ve müvekkilinin destekten yoksun kaldığını, davalı yanın olayda tam kusurlu olduğunu, ZMMS poliçesi kapsamında yapılan ödemenin zararı karşılamadığını belirterek, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının ve 250.000,00 TL manevi tazminatın davalı sigortadan temerrüt tarihinden, diğer davalılardan olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, talep artırım dilekçesinde, 310.031,27-TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı sigortadan temerrüt tarihinden, diğer davalılardan olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline ve 250.000,00 TL manevi tazminatın davalı sigortadan temerrüt tarihinden, diğer davalılardan olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; destek şartlarının oluşmadığını, iddia edilen gelirin fahiş olduğunu, ceza dosyasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, sigorta ödemesi yapıldığını, kusur belirlemesinin yerinde olmadığını ve müvekkillerinin kusurunun bulunmadığını, murisin kaskının gereği gibi takılı olmadığından müterafik kusurunun bulunduğunu, avans faizi talebinin yerinde olmadığını, manevi tazminat talebinin fahiş olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı sigorta vekili cevap dilekçesinde; başvuru dava şartının yerine getirilmediğini, sigorta şirketi olarak sorumluluğun sigortalı araç sürücüsünün kusur oranı ve poliçe limiti ile sınırlı ve sıralı nitelikte olduğunu, ZMMS poliçesi kapsamında 250.000,00-TL ödeme yapıldığını, sigortalının kusuru bulunmadığını, müteveffanın kask ve koruyucu tertibat takmadığından müterafik kusurlu olduğunu, kazanın iş kazası niteliğinde olduğunu, müteveffanın gelirinin asgari ücret olduğunu, manevi tazminat talebinin fahiş olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, kazada müteveffanın kusurunun bulunmadığı, tüm kusurun davalı sürücü İbrahim’de olduğu, ancak müteveffanın kaskı ve koruyucu tertibatı bulunmadığından bilirkişi raporuyla hesaplanan bakiye destek tazminatından %20 müterafık kusur indirimi yapılması gerektiği ve bu kapsamda bir miktar manevi tazminata karar verilmesi gerektiği anlaşıldığından; “DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE, 248.025,02 TL destekten yoksun kalma tazminatının, sigorta yönünden 119.774,99 TL poliçe limitlerinde sorumlu olmak ve 03/03/2022 temerrüt tarihinden, diğer davalılar yönünden 10/02/2022 kaza tarihinden işleyecek yasal faizi ile müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
50.000,00 TL manevi tazminatın sigorta yönünden 125.000,00 TL poliçe limitlerinde sorumlu olmak ve 17/03/2022 temerrüt tarihinden, diğer davalılar yönünden 10/02/2022 kaza tarihinden işleyecek yasal faizi ile müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine” karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ile davalılar ... ve ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; kazanın meydana gelişinde araç sürücüsünün asli ve tam kusurlu olduğunu, davalının tam kusurlu ve maktulün kusursuz olması da göz önüne alınarak ve sigorta şirketi açısından sorumluluk limiti ile sınırlı olarak 250.000,00-TL manevi tazminat talebinin kabulü gerektiğini, sigorta dışındaki davalılar yönünden maddi tazminatı da istinaf ettiklerini, gelirin çok daha yüksek esas alınması gerektiğini belirterek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın tam kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar ... ve ... vekili istinaf dilekçesinde; davacı babanın müteveffayı 15 yıl önce terkettiğini, dolayısıyla destek tazminatı talebinin ve manevi tazminat talebinin reddi gerektiğini, davalılara verilen kusur durumunu kabul etmediklerini, kaldı ki müteveffanın beyin kanamasından öldüğünü, dolayısıyla kask takmadığının ve müterafık kusuru olduğunun sabit bulunduğunu, hükmedilen manevi tazminatın fahiş olduğunu, sigorta şirketi ile arabuluculuk görüşmelerinde davacının sigorta şirketinden aldığı 250.000,00 TL ile zararın karşılandığını, bu dava ile mükerrer tahsilat talep edildiğini belirterek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
İstinaf talebinde bulunan davacı vekili ile davalılar ... ve ... vekilinin istinaf sebepleri doğrultusunda, kamu düzenine aykırılıklar resen gözetilerek, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;
Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
Yerel Mahkeme tarafından davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, davacı vekili ile davalılar ... ve ... vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler ile olayla ilgili Ankara 64. Asliye Ceza Mahkemesi dosyası kapsamından; 10/02/2022 tarihinde davalı-sürücü ...'in yönetimindeki özel aracıyla seyir halinde iken direksiyon hakimiyetini kaybederek olay yerinde bulunan ...direğine çarptığı, daha sonra çarpmanın etkisiyle yine kontrolsüz bir şekilde yaklaşık 1 km uzakta kavşakta hareket halinde bulunan davacı desteği ...'ın idaresindeki motosiklete arkasından çarptığı, olay sebebiyle ...'ın hayatını kaybettiği, ceza mahkemesi tarafından davalı-sürücü/sanığın tam kusurlu olduğu kabul edilerek verilen mahkumiyet kararının UYAP ortamında Dairemizce yapılan incelemede, Ankara BAM 26. CD tarafından 24/10/2024 tarihinde esastan ret kararı ile kesinleştiğinin anlaşıldığı, bu kapsamda mahkemece davalı tarafın tam kusurlu kabul edilmesinin oluşa ve dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılmıştır.
Sair istinaflar yönünden;
Haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında, ortaya çıkan zararın tayininde zarar görenin elde ettiği gelirinin doğru biçimde belirlenmesi, tazminatın doğru tespitinde önemli yer tutmaktadır. Zarar görenin/desteğin, asgari ücret üzerinde bir gelir elde ettiği iddia ediliyorsa bunun ispat edilmesi gerekmekte olup, yerel mahkeme de zarar görenin zararını resen belirlemek durumundadır. Kaza tarihinde, müteveffa/desteğin kazanç getiren bir faaliyetinin bulunması halinde kural olarak talep edebileceği gelir emsal ücrete göre değil, fiilen elde ettiği veya belirli bir işletmesi var ise bu işletmedeki bedeni çalışması ile elde edebileceği gelire göre belirlenmelidir. Müteveffa/desteğin işletmesinde elde ettiği gelirin hayatın olağan akışına uygun olmaması desteğin meslek sahibi olması ve gelirinin asgari ücret seviyesinin üzerinde olması gerektiği durumlarda, gelirin tam olarak ispatlanamaması halinde emsal ücretler de nazara alınarak hakkaniyet ölçüsünde gelir belirlenmelidir.
Somut olayda desteğin kazancı, gelir vergisi beyannamesi esas alınarak asgari ücretin 1,93 katı olarak kabul edilmişse de, son gelir vergisi beyannamesinin desteğin ölümünden sonra verildiği ve beyannamedeki “sair gelirler” açıklamasıyla belirlenen gelirin önceki beyannamelerde bulunmadığı anlaşıldığından, bu durumda desteğin sabit ve düzenli geliri belirlenerek bu kapsamda destekten yoksunluk tazminatı hesaplanması gerekirken bu hususa riayet edilmeden ve Yargıtay içtihat değişikliği nedeniyle artık yerleşik Yargıtay uygulaması gereğince zararın belirlenmesinde hesap yöntemi olarak TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi esas alınarak hesap yapılması gerekirken ZMMS genel şartlarına göre yapılan hesap kapsamında karar verilmesi doğru olmadığından istinaf eden tarafların bu hususlara yönelik istinafının kabulü gerekmiştir.
Açıklanan nedenlerle; davacı vekili ile davalılar ... ve ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, mahkemece yukarıda açıklanan şekilde desteğin net geliri belirlenip TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi esas alınarak yapılacak hesap sonucuna göre (istinaf etmeyen taraf ve istinaf sebeplerine göre usuli kazanılmış haklar da gözetilerek) karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
I-Davacı vekili ile davalılar ... ve ... vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 10/10/2023 tarihli, 2022/557 Esas – 2023/695 Karar sayılı kararının, HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
Kararın kaldırılma sebebine göre, sair istinaf sebeplerinin İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA,
2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3-İstinaf edenler tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde yatıran tarafa iadesine,
4-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine,
5-İİK'nın 36.maddesi gereğince, Ankara 5. Genel İcra Dairesinin 2023/226693 Esas sayılı dosyasına yatırılan 500.000,00 TL bedelli teminat mektubunun yatıran tarafa iadesine,
5-Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 19/06/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.