T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
35. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
BAŞKAN :.....
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 21/03/2023
NUMARASI :.....
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan Rücuen)
KARAR TARİHİ : 22/05/2025
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 02/07/2025
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ...ya ait aracın müvekkil Sigorta Şirketi tarafından sigortalandığını, sigortalı araç sürücüsünün ağır kusuru ile meydana gelen kaza nedeniyle ZMMS kapsamında zarar görene ödemede bulunduklarını, araç sürücüsünün ağır kusurlu olması nedeniyle, müvekkilinin sigortalısına rücu hakkı bulunduğundan Eskişehir 2. İcra Müdürlüğü'nün 2020/4374 E. sayılı dosyası ile davalı hakkında icra takibi başlatıldığını, davalının borcun tamamına ve ferilerine itirazı üzerine takibin durduğunu, itirazın haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile icra takibinin devamına, alacağın likit olması nedeni ile %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde: rücu koşullarının oluşmadığını, Zorunlu Trafik Sigortası teminatları kapsamındaki bir ödemenin müvekkiline, alkollü araç kullanma, ehliyetsiz veya yetersiz ehliyetle araç kullanma, kırmızı ışıkta geçme, arkadan çarpma vs. gibi durumda rücuunun olabileceğini, somut olayda ve eldeki davada kesinlikle böyle bir durum olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ......yargılama sırasında 31/08/2022 tarihinde vefatı nedeniyle, mirasçıları davaya dahil edilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; davanın, davalı Sigortaya sigortalı aracın meydana gelen kazada istiap haddini aştığı, dolayısıyla meydana gelen zararın sigorta teminatı dışında kalması nedeniyle rücu amacıyla başlatılan itirazın iptali davası olduğu, bilirkişiden alınan raporda, kazanın araç sürücüsünün sola viraja hızlı girmesi ve yol sathında gevşek malzeme olmasından dolayı direksiyon hakimiyetini kaybetmesi ve gidiş yönüne göre yolun sağında bulunan tehlikeli viraj yön levhasına çarpması neticesinde, yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, dava konusu aracın, ...... yanları camlı, çift sıra koltuklu, kapalı kasa ... kamyonet olduğu değerlendirildiğinde, dava konusu araçta yolcu olarak bulunan kişilerin 1 tanesi hariç çocuk yaşta oldukları, aracın istiap haddi kg olarak değerlendirildiğinde, araçta bulunan yolcuların ağırlıkları bakımından kazanın oluşumuna bir etkileri olamayacağı, belirtildiği, araçta sürücüsü dahil 6 kişi bulunmakta ise de bu durumda da 6 kişinin toplam ağırlığının 705 kiloluk istiap haddini aşmadığının belirtildiği, alınan bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun, hüküm vermeye yeterli ve elverişli görüldüğü, raporda açıklandığı üzere, araçta sürücü + 5 yolcu bulunduğu esnada meydana gelen kazanın 4+1 (sürücü + 4 yolcu) olan istiap haddini aşan taşımaya bağlı olmadığı, kazanın araç sürücüsünün kusurlu davranışından kaynaklandığı, dolayısıyla hasarın davacıya ait trafik sigortası poliçesi teminatı kapsamında bulunduğu anlaşıldığı gerekçesiyle; “davanın reddine” karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; kararın hatalı olduğunu, kaza tespit tutanağında, araç sürücüsünün sola viraja hızlı girmesi ve yol sathında gevşek malzeme olmasından dolayı direksiyon hakimiyetini kaybederek, gidiş istikametine göre yolun sağında bulunan tehlikeli viraj yön levhasına çarpması neticesinde kazanın meydana geldiğinin tespit edildiğini, kazaya davalı sürücüsün tam kusuru ile neden olduğunu, araç sürücüsünün kasti ya da ağır kusuru ile meydana gelen kazalar ile istiap haddinin aşılması durumunda sigortanın sigortalısına rücu hakkı bulunduğunu, kazanın araç sürücüsünün yolcu kapasitesini aşarak 5 yolcu ile seyretmesi nedeniyle meydana geldiğini, ayrıca mahkemece varsayım olarak yolcuların kilolarını değerlendirerek eksik inceleme yaptığını, kaldı ki 5 yolcu+sürücü dışında bagajda olabilecek yükün dikkate alınmadığını, bu nedenle kararın hatalı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Mahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılık görülmediğinden, HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
Dava, trafik kazası nedeniyle, zarara görene ZMMS kapsamında yapılan ödemenin, kaza anında araçta istiap haddinin aşılması ve ağır kusur nedeniyle rücuen sigortalıdan tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemidir. Mahkemece, kazaya istiap haddinin aşılmasının neden olduğu kanıtlanamadığından davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Olay tarihinde, davacıya sigortalı araç sürücüsünün sevk ve idaresindeki araç ile seyri sırasında, olay yerinde sola viraja hızlı girmesi ve yol sathında gevşek malzeme olması nedeniyle direksiyon hakimiyetini kaybederek gidiş yönüne göre yolun sağında bulunan tehlikeli viraj yön levhasına çarpması neticesinde yaralamalı ve maddi hasarlı kaza geldiği, kaza anında araçta yolcu olarak 3 yaşındaki ....bulunduğu, Kaza Tespit Tutanağı, kolluk beyanları ve tüm dosya kapsamından anlaşılmıştır.
Kaza tespit tutanağında, viraja hızlı giren araç sürücüsünü kazanın meydana gelmesinde kusurlu olduğu tespit edilmiş, istiap hadinin kazaya etkisine yönelik tespit olmadığı görülmüştür.
Mahkemece alınan raporda da, kazaya istiap haddinin aşılmasının neden olmadığının belirlendiği görülmüştür.
ZMMS Genel Şartları B.4 maddesinde, sigortanın yapmış olduğu ödeme nedeniyle rücu hakkı düzenlenmiş maddenin 'a' bendinde; "Tazminatı gerektiren olay, sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasti bir hareketi veya ağır kusuru sonucunda meydana gelmiş ise", ç bendinde; "Tazminatı gerektiren olay, yolcu taşımaya ruhsatlı olmayan araçlarda yolcu taşınması veya yetkili makamlarca tespit edilmiş olan istiap haddinden fazla yolcu veya yük taşınması veya patlayıcı, parlayıcı ve tehlikeli maddeleri taşıma ruhsatı bulunmayan araçlarda, bu maddelerin parlama, tutuşma ve infilakı yüzünden meydana gelmiş ise," denilerek, belirtilen durumlarda sigortanın sigortalısına rücu edebileceği kabul edilmiştir.
İlgili maddeler çerçevesinde rücu hakkının ileri sürülmesi durumunda, sigortanın "a" bendine dayanması durumunda olayın kasten işlendiğini yahut kasta yakınlıkta bir kusur ile meydan geldiğini; "ç" bendine dayanmış ise, istiap haddinin aşılmış yahut yolcu yolcu taşıma ruhsatlı olmayan araçla taşıma yapıldığının yanı sıra olayın da bu sebepten meydana geldiğini kanıtlamakla yükümlüdür. Gerek kaza tespit tutanağındaki tespite göre, gerekse de mahkemece alınan rapora göre davacı kazanın ağır kusur ile meydana geldiğini kanıtlayamadığı gibi, kazanın da istiap haddinin aşılması nedeniyle meydana geldiğini kanıtlayamamıştır. Bu durumda mahkemece davanın rücu koşulları oluşmadığından reddine karar verilmiş olmasında isabetsizlik görülmemiştir.
Buna göre; dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olmasının ağır kusurun ispatı açısından yeterli olmamasına, istiap haddinin aşılmasının zarara etkisi olsa bile, kazanın meydana gelmesindeki kusura etkisinin kanıtlanamamasına, bu itibarla davacı tarafından rücu şartlarının bulunduğunun kanıtlanamamış olmasına göre, davacı vekilinin tüm istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş, aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davacı vekilinin yerel mahkeme kararına yönelik istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Davacıdan alınması gereken 615,40 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Kararın tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
5-HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 22/05/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.