T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
35. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/552
KARAR NO : 2025/728
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : Dr.... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 28/11/2023
NUMARASI : 2022/615 Esas 2023/885 Karar
DAVANIN KONUSU : Tazminat
KARAR TARİHİ : 22/05/2025
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 23/05/2025
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde; 01/11/2019 tarihinde, davalının sigortalısı olan araçta yolcu olarak bulunan müvekkilinin çift taraflı trafik kazasında yaralandığını, kazaya kusuru ile sebebiyet veren aracın kaza tarihi itibariyle zorunlu mali mesuliyet sigortasının davalı şirket tarafından yapıldığını, maluliyet tazminatının ödenmesine ilişkin başvurusunun haksız olarak reddedildiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL geçici iş göremezlik, 100,00 TL bakıcı gideri ve 9.800,00 TL daimi iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; hak düşürücü süre ve zamanaşımının dolduğunu, başvuru dava şartının usulüne uygun olarak yerine getirilmediğini, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkil şirket sorumluluğunun sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, davacının araçtan indikten sonra kazaya uğramış olması nedeni ile sorumluluklarının bulunmadığını, maluliyetin, kusurun ve davacının gerçek gelir durumunun usulüne uygun delillerle ispatlanması gerektiğini, hatır taşıması ve müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini bildirerek, davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, Hacettepe Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 01/10/2020 tarihli maluliyete ilişkin raporda, davacının %8 oranında malül olduğu, tedavi süresinin 4 aya kadar uzayabileceği, bakıcı ihtiyacının 1 ay olabileceğinin bildirildiği, davacı tarafça Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvuru neticesinde alınan 21/02/2021 tarihli raporda, davalı sigortalısının %50, davacının %15 kusurlunun olduğu belirtildiği, Ankara Adli Tıp Kurumu'nun 10/02/2023 tarihli raporunda, tarafların kusurları ile kusur oranlarının değerlendirildiği, davalı sigortalısının kusursuz olduğuna ilişkin kanaat bildirildiği, davacı yanın itirazı üzerine Karayolları Trafik Heyeti'nden seçilen üç kişilik bilirkişi tarafından düzenlenen 18/07/2023 tarihli bilirkişi raporunda, davalı sigortalısının %25 kusurlu, davacının kusursuz olduğunun bildirildiği, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için Ankara ATK Genişletilmiş Uzmanlar Komisyonu'ndan alınan 09/10/2023 tarihli raporda, tüm raporlar değerlendirilerek davalı sigortalısının kusursuz olduğunun belirlendiği, TBK'nın 49. maddesi uyarınca ancak kusuruyla hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren kişinin tazmin zorunluluğu bulunduğu, davalının da sigortalısının kusuru oranında bu zarardan sorumlu olacağı, mahkemece itibar edilen rapor uyarınca davalı sigortalısının kusuru bulunmadığından davalının da zarardan sorumluluğu bulunduğundan söz edilemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; dosyada 4 adet çelişkili raporun bulunduğunu, bilirkişi heyeti raporundaki kusur tespitinin somut olayın özelliklerine uygun olmadığını, mahallinde keşif de yapılmak suretiyle kaza mahallinin ve kazanın oluş şeklinin netleştirilmesinden sonra, İTÜ ya da Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyeti gibi kuruluşların konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınması gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
Mahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılık görülmediğinden, HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Kusura ilişkin olarak, Ankara Trafik İhtisas Dairesi’nce mahkemeye sunulmuş olan 10.02.2023 tarihli raporda; davacı yolcu ... kusurunun bulunmadığı, sürücü ...'ın kusurunun bulunmadığı, sürücü ...'ın %100(Yüzde Yüz) oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, Uyuşmazlık Başvurusu Bilirkişi Raporu başlıklı ve 21.02.2021 tarihli kusur raporunda; sürücü ...’ın zamanı olmasına rağmen işaretleme yapmayarak karayollarına bağlı yönetmeliğin 135. maddesini ihlal ettiğinden %50 (yüzde elli) oranında kusurlu olduğu, sürücü ...’in kavşağa yaklaşımında zamanında hızını azaltmadığından KTK’nın 52/1a maddesini ihlalle %35 (yüzde otuzbeş) oranında kusurlu olduğu, ...’ın taşıt yolu içine girmekle aynı Kanun'un 68/1b-2 maddesini ihlalle %15(yüzde onbeş) oranında kusurlu olduğunun ifade edildiği, 18.07.2023 tarihli, Bilirkişi Kurulu başlıklı raporda; sürücü ...’ın yaptığı kaza sonrası işaretleme yapmamakla KTK.’nın 81/a ve 152/a, 135/a 1,2 kurallarına uygun davranmayarak %25 (yüzde yirmibeş) oranında kusurlu olduğu, sürücü ...’in kavşak yaklaşımında trafik işaret levhaları, yol ve hava durumu ile aracının teknik özelliğini dikkate almayıp arkadan çarpma kusurunu işlemekle KTK.’nın 47/c-d, 52/a-b ve 84/d maddelerini ihlal ettiğinden %75 (yüzde yetmişbeş) oranında kusurlu olduğu, ...’ın kusurunun olmayacağının belirtildiği, Adli Tıp Genişletilmiş Uzmanlar Kurulundan alınan raporda ise, sürücü ...’in %100(Yüzde Yüz) oranında kusurlu olduğunun, sürücü ...’ın kusursuz olduğunun, davacı yaya ...’ın kusursuz olduğunu belirtildiği, ilk ve son raporun birbirini teyit ettiği ve çelişkinin giderildiği anlaşılmakla raporun hükme esas alınmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası sigortalısının, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında 3. şahısların ölümüne, yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı KTK'ya göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde genel şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri kaza tarihi itibariyle geçerli, zorunlu sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Sigortanın kapsamı 3. şahısların, sigortalının KTK çerçevesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortalıdan talep edebilecekleri tazminat talepleri ile sınırlıdır.
Dosyadaki yazılara, kanuni gerektirici sebeplere, yukarıda belirtilen hukuki ve fiili durumlar ışığında sigorta şirketinin sigortalının kusuru oranında sorumlu olacağının, davalı sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığının anlaşılmasına göre, davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından, peşin yatırılan 427,60 TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubuyla, bakiye 187,80 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
3-İstinaf kanun yoluna müracaat eden davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Gider avansından artan kısım varsa karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
5-Kararın taraflara HMK'nın 359/4 maddesi gereğince usulüne uygun şekilde tebliğine,
Dair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 361/1 maddesi uyarınca kararın usulen tebliğinden itibaren 2 HAFTA İÇERİSİNDE TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 22/05/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan ...
Üye ...
Üye ...
Katip ...
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.