T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/504 - 2025/794
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
35. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/504
KARAR NO : 2025/794
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 13/12/2023
NUMARASI : 2021/264 Esas - 2023/939 Karar
DAVANIN KONUSU : Tazminat
KARAR TARİHİ : 29/05/2025
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 03/06/2025
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ile davalı Sigorta vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde; 23.08.2017 tarihinde, davalıya sigortalı araç ile davacının içinde yolcu olarak bulunduğu aracın çarpışması sonucunda davacının malul kalacak şekilde yaralandığını, kazada davacının kusurunun bulunmadığını, sigortaya başvurularına rağmen ödeme yapılmadığını belirterek, belirsiz alacak olarak sürekli işgöremezlik tazminatı ve geçici bakıcı gideri talep etmiş, talep artırım/ıslah dilekçesi ile 172.086,29 TL sürekli işgöremezlik, 3.555,00 TL geçici bakıcı giderinin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı Şirketin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, soruşturma aşamasında, davacı şikâyetçi olmadığından hukuk davası açma hakkının bulunmadığını, kusur raporunun ATK Trafik İhtisas Dairesi'nden alınması gerektiğini, maluliyet ile kaza arasında illiyet bağının tespiti gerektiğini, hesabın asgari ücret baz alınarak TRH 2010 Yaşam Tablosu ve 1,8 Teknik Faize göre yapılması gerektiğini, davacının kazanç kaybı taleplerinin teminat dışı olduğunu, yine bakıcı gideri talebinin de teminat dışı olduğunu, maluliyetin de ATK 3. İhtisas Dairesi'nden alınacak raporla tespitinin gerektiğini, Şirkete gerekli belgelerle başvuru yapılmadığından kabul anlamına gelmemek üzere faizin dava tarihinden itibaren yasal faiz olması gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; dava konusu kazada davalıya Sigorta araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu, maluliyet raporları arasındaki çelişkiyi giderecek şekilde düzenlenen ATK 2. Üst Kurulu tarafından 17.08.2023 tarihli düzenlenen maluliyet raporuna göre, kaza nedeniyle davacının %2 malul kaldığı ve 2 ay iyileşme süresinin bulunduğu, geçici işgöremezlikten kaynaklanan tazminat miktarının 2.541,52 TL, sürekli işgöremezlikten kaynaklanan bakiye tazminat tutarının 49.351,95 TL, geçici bakıcı gideri zararının 3.555,00 TL olduğu, davalı Sigorta Şirketinin 16.11.2018 tarihinde temerrüde düştüğü anlaşıldığından yapılan ıslah da dikkate alınarak; “Davanın kısmen kabulü ile; sürekli iş göremezlik tazminatı olarak 49.351,95 TL, geçici bakıcı gideri 3.555,00 TL olmak üzere toplam 52.906,95 TL maddi tazminatın (sigorta poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) davalı Sigorta Şirketinden temerrüt tarihi olan 16/11/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş.” karar verilmiş; karara karşı davacı ve davalı vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; maluliyet raporunun eksik inceleme ile düzenlendiğini, rapora itirazlarının reddedilmesinin doğru olmadığını, davacının %2’den daha yüksek oranda maluliyetinin bulunduğunu, hükme esas alınan raporda çene kemiğindeki hareket kısıtlılığının, lomber omurga hareket kısıtlılığı ve yükseklik kaybı ile işitme kaybının ve yüzündeki sinir hasarı ve yara izlerinin değerlendirilmediğini, aktüer raporunun yetersiz olduğunu, asgari ücretin esas alınmasının doğru olmadığını, zira emekli aylığının asgari ücretin üzerinde olduğunu, geçici işgöremezlik süresinin sürekli işgöremezliğe dahil edilerek hesaplama yapılması gerektiğini, mahkemece avans faizine karar verilmesi gerekirken yasal faize karar verilmesinin ve faiz başlangıç tarihinin kaza tarihi olarak kabul edilmemesinin de doğru olmadığını, yine hüküm kısmında 566,00 TL tamamlama harcının nazara alınmadığını, arabuluculuk ücretinin bir kısmında davacının sorumlu tutulmasının doğru olmadığını, yeniden maluliyet ve aktüer raporu alınması gerektiğini belirterek, istinaf incelemesi sonucu kararın kaldırılmasını ve davanın tam kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; mahkemece müterafik kusur indirimi yapılıp yapılmadığı, yapılması gerekip gerekmediğinin değerlendirilmemesinin doğru olmadığını, zira davacının yaralanması yüz bölümünden olup emniyet kemeri kullansaydı bu zararın oluşmayacağını, maluliyet raporları arasındaki çelişkinin giderilmediğini, hesap raporunun 1,8 veya 1,65 teknik faize göre düzenlenmesi gerektiğini, geçici işgöremezlik ve geçici bakıcı giderinden poliçe kapsamında sorumlulukları olmadığını, aktüer bilirkişinin de aktüerler listesine kayıtlı olması gerektiğini belirterek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
İstinaf talebinde bulunan davacı vekili ile davalı vekilinin istinaf sebepleri doğrultusunda, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;
Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Yerel mahkeme tarafından davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, davacı ve davalı vekilleri tarafından istinaf edilmiştir.
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden, 23.08.2017 tarihinde davacının içinde yolcu olarak bulunduğu araç ile davalıya ZMMS ile sigortalı aracın karıştığı kazada, ATK 2. Üst Kurulu'ndan dosyadaki tüm maluliyet raporları arasındaki çelişkiyi giderecek mahiyette, kaza tarihindeki yönetmelik hükümlerinin esas alınarak, tarafların tüm itirazlarının ve dosyadaki tüm maluliyet ve son durum raporlarının değerlendirildiği raporda, davacının kaza nedeniyle fiziksel görünümünü bozan burun eğriliği nedeniyle %2 maluliyetinin ve 2 ay iyileşme süresinin bulunduğu, bu raporun hükme esas alınmasında bir isabetsizlik görülmediği, davacının %2 maluliyetine göre ve kaza tarihinde emekli olup, pasif dönemde olması gözetilerek yerleşik içtihatlara uygun şekilde asgari ücret esas alınarak düzenlenen aktüer bilirkişi ek raporu ile usulüne uygun olarak gerçek zararın belirlendiği, davalı Sigortanın geçici bakıcı giderinden de poliçe kapsamında sorumlu olduğu, sigortalı aracın özel araç olması nazara alındığında yasal faize hükmedilmesinde ve sigorta yönünden temerrüt tarihinden itibaren faize hükmedilmesinde, yine kabul ve ret oranı nazara alındığında arabuluculuk ücretinden davacının da sorumlu tutulmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin bu hususlara yönelik istinaf sebeplerine itibar edilmemiştir.
Ancak, harçtan davalının sorumlu olması gerektiği gözetilerek davacı tarafından peşin yatırılan harçların alınması gereken harçtan mahsubu doğru ise de 566,00 TL tamamlama harcının yargılama gideri kapsamında davalı taraftan alınması gerekirken hüküm fıkrasının 5. maddesinde bu hususun gözetilmemesi doğru olmadığından davacı vekilinin buna yönelik istinafının kabulü ile hükmün düzeltilmesi gerekmiştir.
Öte yandan, mahkemenin hüküm fıkrasının 7. maddesinde davalı olarak ... Sigorta yazılacakken ... Sigorta (... Sigorta) yazılmış olup, bu maddi hatanın da düzeltilmesi gerekmiştir.
Açıklanan nedenlerle; davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun ise HMK’nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve kararın düzeltilmesine, esasa yönelik düzeltme yapılmadığından vekalet ücretlerinin ilk karar tarihindeki haliyle bırakılmasına dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
I- İstinaf eden davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
II- Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 13/12/2023 tarihli, 2021/264 Esas - 2023/939 Karar sayılı kararın KALDIRILMASINA,
HMK'nın 353/1-b-2.maddesi uyarınca esas hakkında yeniden karar verilmesine, buna göre;
1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE;
2-Sürekli iş göremezlik tazminatı olarak 49.351,95 TL, geçici bakıcı gideri 3.555,00 TL olmak üzere toplam 52.906,95 TL maddi tazminatın (sigorta poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) davalı Sigorta Şirketinden temerrüt tarihi olan 16/11/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
3-Alınması gerekli olan 3.614,07TL harçtan peşin alınan 59,30TL ile 566,00TL tamamlama harcı toplamı olan 625,30TL'nin düşümü ile eksik alınan 2.988,07TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4- 6102 sayılı TTK 5/A maddesi ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11, 13, 14. maddeleri ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife Hükümleri Uyarınca Hesaplanan Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL zorunlu arabuluculuk giderinin davanın kısmen kabul oranına göre hesaplanan 396,00TL'nin davalıdan, reddolunan kısım üzerinden hesaplanan 924,00TL'nin ise davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
5-Davacı tarafından yatırılan başvuru harcı:59,30TL, Peşin harç: 59,30TL, Tamamlama harcı: 566,00 TL ve Vekalet harcı:8,50TL olmak üzere toplam 693,10 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı taraf vekil ile temsil edildiğinden karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan ve takdir olunan 17.900,00TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7- Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 13/3. maddesi gereğince gereğince davalı lehine hükmedilecek olan maddi tazminat vekalet ücreti davacı vekiline hükmedilen vekalet ücretini geçemeyeceğinden reddolunan miktar bakımından davalı ... Sigorta AŞ. kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Karar Tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/3. maddeleri gereğince hesap ve takdir olunan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... Sigorta AŞ.'ye verilmesine,
8-Davacı tarafından yapılan bilirkişi ücreti: 2.100,00TL, ATK Masrafı: 2.885,00TL, davetiye ve müzekkere tebligat gideri:485,60 TL olmak üzere toplam 5.208,75TL yargılama giderinin kabul oranına göre 1.641,18TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
9-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırına iadesine,
İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN
III-İstinaf talebi reddedilen ... Sigorta Şirketi tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
IV-Davalıdan alınması gerekli 3.617,07 TL istinaf karar harcından peşin alınan 427,60TL'nin mahsubu ile bakiye 3.189,47TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
V-İstinaf talebi kabul edilen davacıdan alınan istinaf karar harcının isteği halinde davacıya iadesine,
VI-İstinaf talebi kabul edilen davacı vekili tarafından istinaf başvurusu nedeniyle yapılan 1.169,40 TL istinaf başvuru harcı ve 478,00TL tebligat ve posta giderleri olmak üzere toplam 1.647,40TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
VII-HMK'nın 333.maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
VIII-Kararın tebliği ve harç iadesi işlemlerinin ilk derece Mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 29/05/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.