T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/492 - 2025/790
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
35. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/492
KARAR NO : 2025/790
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 16/02/2024
NUMARASI : 2023/229 Esas 2024/113 Karar
DAVANIN KONUSU : Tazminat
KARAR TARİHİ : 29/05/2025
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 03/06/2025
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı adına kayıtlı ... plaka sayılı 2015 Model ... araç kaza tutanağına göre sürücü ... sevk ve idaresindeyken 04.04.2021 tarih ve saat 23.20 de Manisa Saruhanlı ilçesinden, İzmir-İstanbul istikametine giderken KM 352’e geldiğinde E-881 davalı şirketin kontrolünde bulunan otoyolda seyir halinde iken, yola aniden başı boş sahipsiz bir hayvanın çıkması sonucu, hayvana çarpmak sureti ile neticelenen tek araçlı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, meydana gelen kazada karayolunda başı boş/sahipsiz hayvanın varlığı nedeniyle davalı şirketin tam kusurlu olduğunu, davalının sorumluluğunda bulunan otoyolda, davalının kusurundan kaynaklı olarak meydana gelmiş olan trafik kazasında davacı şirkete ait araçta meydana gelmiş olan gerçek hasarın davacıya ödenmesi gerektiğini belirterek, davacının maddi kaybının fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik toplam 300,00 TL'nin (HMK 107/2 gereği dava değeri belirli hale geldiğinde arttırılmak üzere) kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, talep artırımı ile 160.576,05 TL hasar bedeli, 20.000,00 TL değer kaybı, 6.291,00 TL araç mahrumiyeti zararına karar verilmesi talep edilmiştir.
Davalı vekili dava dilekçesinde; davaya konu edilen alacakların niteliği itibari ile belirsiz alacak davasına konu edilemeyeceğini, bu sebeple davanın hukuki yarar yokluğu nedeni ile reddine karar verilmesi gerektiğini, şirketin işlettiği Otoyol'daki her türlü projelendirme, yapım, bakım ve onarım çalışmasında Karayolları Genel Müdürlüğü Teknik Şartnamesinde belirtilen standartlara uygun olarak hareket edildiğini, devriye ekipleri, devriye turları sırasında tespit ettikleri ya da 161 Otoyol Çağrı Merkezi’ne bildirilen kazalara ve sair olaylara müdahale etmekte, olay yerinin güvenliğini sağlayıp yol yüzeyinin temizliğini gerçekleştirdiklerini, Hayvanların Otoyola girişini engellemek için KGM standartlarına uygun olarak yapılmış olan tel çitlerin kontrolünün belirli periyotlarla sağlandığını, kazadan önce ve sonra kazanın meydana geldiği bölgede düzenli kontroller yapıldığını, devriye ekiplerinin kazanın meydana geldiği gün de kazadan önce ve sonra olmak üzere toplam 5 defa bölgeden geçiş yaptıklarını ve herhangi bir olumsuzluk ile karşılaşmadıklarını, kaza günü Otoyol'da hayvan bulunduğuna ilişkin Otoyol Çağrı Merkezine yapılmış bir ihbar da bulunmadığını, araç sürücüsünün kaza akabinde olay yerine çekici çağırarak aracını Saruhanlı gişelere çektirerek ve daha sonra kazayı haber verdiğini, bu sebeple polisin kaza mahallinde değil Saruhanlı Gişelerde sürücünün beyanına göre tutanak düzenlediğini, kazanın oluşumunda dava dışı sürücünün kusurunun bulunup bulunmadığının tespiti gerektiğini, kaza ile zarar arasında illiyet bağı bulunmadığını, talep edilen zararın fahiş olduğunu belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; yapılan ıslah da dikkate alınarak “1-Davanın kabulü ile 160.576,05 TL hasar bedeli, 20.000,00 TL değer kaybı, 6.291,00 TL araç mahrumiyeti tazminat toplamı olan 186.867,05 TL tazminatın 04/04/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine” karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davanın belirsiz alacak davası olarak ikame edilmesinde hukuki yarar yokluğu nedeni ile davanın reddi gerektiğini, zira davaya konu alacakların niteliği itibari ile belirsiz alacak davasına konu edilemeyeceğini, bir alacağın belirsiz alacak davasına konu edilebilmesi için zarar görenin, dava açıldığı tarihte uğradığı zarar miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirlemesinin imkansız olduğunu, davaya konu kaza sonucu davacının aracında meydana gelen hasarın onarımı için gereken maliyetin ne kadar olacağı belirlenebilir nitelikte bir alacak olduğunu, dava dilekçesi ekinde sunulan ekspertiz raporunda da aracın tamiri için gereken maliyetin belirlendiğini, davaya konu kazanın meydana gelmesinde araç sürücüsünün asli, %100 oranında kusurlu olduğunu, müvekkil Şirket'in kazanın oluşumuna etki eden herhangi bir kusuru ya da ihmali bulunmadığını, dava dışı araç sürücüsünün kazanın ve hasarın oluşumunda asli kusurlu olduğunu, aksi yöndeki tespitlerin hatalı olduğunu, sahipsiz hayvanların barınmasının sorumluluğu valilik ile il belediyelerinde olması nedeni ile ilk olarak davanın husumet yokluğu nedeni ile reddine, belirsiz alacak davası açılmasında hukuki yarar bulunmadığı için dava şartı yokluğu nedeni ile davanın reddine, Karayolları Teknik Şartnamesi'nde yer alan yükümlülükleri tümüyle yerine getiren Müvekkil Şirket'in kusurunun bulunmaması, dava dışı araç sürücüsünün asli kusurlu olması nedeni ile davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
İstinaf talebinde bulunan davalı vekilinin istinaf sebepleri doğrultusunda, HMK’nın 355. maddesi kapsamında, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;
Dava, davalı şirket tarafından işletilen otoyolda davalının kusurlu davranışı (otoyola giren sahipsiz başıboş köpek) nedeniyle meydana gelen kazadan kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Yerel Mahkeme tarafından davanın kabulüne dair verilen karar, davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
2004 sayılı İİK 191. madde; ''Borçlunun iflas açıldıktan sonra masaya ait mallar üzerinde her türlü tasarrufu alacaklılara karşı hükümsüzdür.'' hükmü uyarınca, iflasın açılmasından sonra iflasına karar verilen şirketin iflas masasına ait mallar üzerinde tasarruf ehliyeti bulunmamaktadır.
İİK'nın 194'üncü maddesine göre iflasın açılması, iflas masasına giren mal ve haklarla ilgili bilumum hukuk davalarını acele olanlar istisna olmak üzere ikinci alacaklılar toplanmasından 10 gün sonraya kadar durdurur. Bu hükmün amacı, iflasın açılması ile tasarruf yetkisi kısıtlanıp yerini iflas idaresi alan alacaklının açtığı davaları devam ettirmekte fayda olup olmadığını tespit bakımından iflas idaresine imkan sağlamaktır. İflas idaresinin bu dava takip yetkisini kullanıp kullanmayacağını tespit edebilmek için, ilk önce iflas organlarının teşekkül etmesi ve her dava hakkında esaslı bilgi sahibi olunması gerekir. İflas masası ile ilgili davalarda taraf müflis değil iflas masası olduğundan, müflise karşı açılmış olan hukuk davalarına iflas masası tarafından devam edilmesine karar verildiğinde müflisin bu davalardaki taraf sıfatı son bulmaktadır. Adi tasfiye usulünün (İİK. md 219) uygulanması halinde İİK'nın 226-229. madde hükümleri uyarınca iflas masasını temsil yetkisi iflas idare memurlarına; İİK'nın 218. madde hükmü uyarınca basit tasfiye usulü uygulanması halinde ise, bu yetki iflas dairesine aittir ve tebligatın adi tasfiye usulünde iflas idare memurlarına, basit tasfiye usulünde ise iflas dairesine yapılması gerekmektedir.
Bilindiği üzere taraf teşkili kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında re'sen göz önünde bulundurulması gerekir. Savunma hakkı, Anayasanın 36. maddesi ile güvence altına alınmış olup, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 27. maddesinde de “Hukuki dinlenilme hakkı” başlığı altında ayrıca düzenlenmiştir. Hakim, tarafları dinlemeden veya iddia ve savunmalarını bildirmeleri için kanuna uygun biçimde davet etmeden hükmünü veremez. Buna göre hakim iddia ve savunma haklarını kullanabilmeleri için tarafları duruşmaya çağırmak zorundadır.
Somut olayda, davacı vekili Av ...’ya davacı şirket yetkilisi olarak ... tarafından 06/07/2021 tarihinde verilen vekaletname ile dava açıldığı görülmüşse de; UYAP üzerinden Ticaret Sicil Müdürlüğü kayıtlarının incelenmesinde davadan önce davacı şirketin iflasına karar verilerek (Batman 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin(Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) 27/12/2022 gün ve 2022/148 E. 2022/681 K.) iflas işlemlerinin Batman İcra Dairesi’nin 2024/2 İflas sayılı dosyası üzerinden yürütüldüğü anlaşıldığından, yukarıda açıklanan ilkeler ışığında mahkemece, Batman İcra Dairesi’nin 2024/2 İflas sayılı dosyasına müzekkere yazılarak, davacı şirket hakkında iflas kararı olup olmadığı, varsa tasfiyenin ne şekilde yapıldığı, ikinci alacaklılar toplantısı yapılıp iflas idare memurları belirlendi ise isim ve adresleri iflas müdürlüğünden yazı ile sorulup tespit olunarak iflas tasfiyesine göre iflas idare memurları ve/veya vekillerine (atanmamışlarsa İflas Müdürlüğü’ne) İflas İdaresi oluşturulmuş ise iflas idaresine, İflas İdaresi oluşamamış ise (İİK'nın m. 222) İflas Müdürlüğü'ne (İflas Dairesine) duruşma davetiyesi gönderilerek davanın, davacı şirketin iflasından sonra açılmış olması nedeniyle, şirket temsilcisinin, temsil yetkisinin sona erdiği gözetilerek, iflas idaresi tarafından, temsil yetkisi sona eren temsilci tarafından verilen vekaletnameye istinaden açılan dava nedeniyle davanın takibi hususunda mahkemeye başvurulmaması halinde HMK'nın 54. md. gereğince davanın açılmamış sayılmasına, aksi durumda usulüne uygun taraf teşkili sağlanmasından sonra davanın esası incelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken davacı şirket yönünden yetkisi sona eren vekil huzuruyla davaya devam edilip savunma ve hukuki dinlenilme hakkı ihlal edilerek karar verilmesi yerinde görülmediğinden kararın kaldırılmasına, kararın kaldırılma sebebine göre davalı vekilinin istinaf taleplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; Ankara 13.Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 16/02/2024 tarihli 2023/229 Esas - 2024/113 Karar sayılı kararın HMK’nın 353/1-a-4. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
Kararın kaldırılma sebebine göre istinaf eden davalı vekilinin istinaf sebeplerinin İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA,
2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3-İstinaf eden tarafça yatırılan istinaf karar ve başvuru harcının yatırana iadesine,
4-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine,
5-İİK'nın 36.maddesi gereğince, Batman İcra Dairesinin 2024/5755 Esas sayılı dosyasına yatırılan 335.995,62 TL nakit teminatın yatıran tarafa iadesine,
6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirilmesi, bakiye harç tahsili ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 29/05/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.