T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
35. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
35. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 19/06/2023
NUMARASI : 2022/19 Esas 2023/476 Karar
EK KARAR TARİHİ : ....
DAVANIN KONUSU : Tazminat
KARAR TARİHİ : 29/05/2025
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 02/07/2025
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacılar vekili, davalı ... vekili ve davalı ... ... A.Ş. vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde; 24.10.2021 günü davalı .. kullandığı araç ile seyir halindeyken, davacı ...sevk ve idaresindeki, ... ..... yolcu olarak bulunduğu araca çarptığını, iş bu çarpışma sonucu .. yaralandığı ve eşi .... hayatını kaybettiğini, kazadan önce vefat eden ... kızı olan davacı . maddi ve manevi olarak destekte bulunduğunu, dolayısıyla maddi olarak tazminat talep etme haklarının olduğunu, ... şirketine başvuru yapıldığını ancak taraflarına ödeme yapılmayacağının bildirildiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00-TL maddi ve ayrı ayrı 150.000,00-'er TL manevi tazminatın ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılardan ortaklaşa ve zincirleme alınarak davacılara ödenmesine karar verilmesini talep etmiş, yargılamanın devamı sırasında vermiş olduğu 31.03.2023 havale tarihli dilekçesi ile, 02.01.2023 tarihli bilirkişi raporunda belirtilen hesaplamaları da göz önüne alarak müvekkilleri için talep etmiş oldukları toplamda 1.000,00 TL maddi tazminat alacaklarını, müvekkil ... yönünden destekten yoksun kalma alacağı olarak 59.636,55-TL, müvekkil .... ... ... yönünden destekten yoksun kalma alacağı olarak 217.877,75-TL, müvekkillerinin müşterek alacağı noktasında cenaze-defin (mezarlık) alacağı 700,00 TL olarak kabul edilmesini, dava başlangıcında toplamda 1.000,00 TL olarak edilen maddi tazminat alacak miktarlarını toplamda 278.214,30 TL olarak ıslah ettiklerini belirterek, olay tarihinden itibaren avans faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; kazanın çift taraflı trafik kazası olduğunu, davacı ... karşı aracın sürücüsü olmakla öncelikli olarak kusur oranlarının tespit edilmesi gerektiğini, ...kendi kusurundan yararlanmasının mümkün olmadığını, müteveffanın emniyet kemeri takmadığı kazanın meydana geliş ve sonuç şeklinden anlaşılmakla hesaplanan tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, ayrıca karşı araç sürücüsü davacının alkol durumu tespit edilmemekle, alkollü olması halinde yine müterafik kusurun değerlendirilmesi gerektiğini, davacının sair taleplerini ve iddialarını da kabul etmediklerini, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olarak açılan davanın reddini, istemiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davaya konu kazanın meydana gelmesine, davacı .....asli ve ağır kusuru ile sebep olduğundan, üçüncü kişinin ağır kusuru sonucu müvekkilin sorumluluğunun bulunmadığını, davacılar adına talep edilen manevi tazminat miktarlarının (avans faiz istenmesinin de yasal olmadığı gözetilerek) oldukça fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davanın, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma, cenaze defin gideri ve manevi tazminat talebine ilişkin olduğu, Ankara 3.Ağır Ceza Mahkemesinin 2022/211 E., sayılı dosyası incelendiğinde, maktul .. trafik kazasında vefat etmesinden kaynaklı taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma suçundan müşteki sanık ... ve müşteki sanık .... yargılanmasına devam edildiğinin anlaşıldığı, Ankara Adli Tıp Kurumundan alınan kusur raporunda, davalı sürücü ..., sevk ve idaresindeki otomobili ile olay mahalline yaklaşımı esnasında seyir yönüne bulunan tali yol kavşak levhasını dikkate alarak seyrini kontrollü ve müteyakkız hızda sürdürmesi gerekirken belirtilen hususlara riayet etmediği, seyir istikametine göre yolun solundan kavşağa giriş yapan otomobile fren tedbirinde yetersiz kalarak sağ yan kısmından çarptığı kazada alt düzeyde tali %15 oranında kusurlu olduğu, davacı sürücü ... sevk ve idaresindeki otomobili ile meskun mahal dışındaki bölünmüş ... .... çıkış yapmadan önce bölünmüş yolun sağını kontrol edip yaklaşmakta olan otomobilin hız ve mesafesini dikkate alması, doğru seyretmekte olan bu otomobil sürücüsüne ilk geçiş hakkını vermesi gerekirken belirtilen hususlara riayet etmeden kavşağa giriş yapması ile ilk geçiş hakkını bırakmadığı aracın otomobiline sağ yan kısmından çarpması ile meydana gelen kazada asli %85 oranında kusurlu olduğunun bildirildiği, Gölbaşı Cumhuriyet Başsavcılığının 2021/5388 soruşturma sayılı dosyasında alınan raporlar ile aynı mahiyette olan adli tıp raporuna itibar edildiği, aktüerya bilirkişisi tarafından düzenlenen 04/01/2023 tarihli raporda, 2023 yılı güncel asgari ücrete göre yapılan hesaplama sonucunda, Eş ... ve çocuk ... ... .... destek ihtiyaçlısı olduğunun kabul edilmesi durumunda, davacı eş .... destekten yoksun kalma tazminat tutarının 59.636,55 TL olduğu, davacı çocuk ........ destekten yoksun kalma tazminat tutarının 217.877,75 TL olduğu, cenaze-defin (mezarlık) ücretinin 700,00 TL olduğunun, sadece eş .... destek ihtiyaçlısı olduğunun kabul edilmesi durumunda, davacı eş ... destekten yoksun kalma tazminat tutarının 74.545,68 TL olduğunun bildirildiği, rapor oluşa ve dosya kapsamına uygun bulunarak hükme esas alındığı, toplanan delillere göre, maddi tazminat yönünden, davada vefat eden ... de destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulunduğu, Yargıtay'ın yerleşik içtihatları uyarınca normal şartlarda erkek çocukların 18, kız çocuklarının 22 yaşına kadar, kız çocuklarının yüksekokul okuyor olması ya da okuması ihtimali varsa 25 yaşına kadar destek tazminatı alabileceği, davacının annesi olan ... kaza tarihinde 73 yaşında olup, müteveffanın ölmeyip yaşaması halinde evli olan kızına düzenli olarak mali ve eylemli destek olacağının ispatlanamadığı kanaatine varıldığından davacı ... ... maddi tazminat taleplerinin reddine karar verilmesi gerektiği, cenaze ve defin gideri istemine yönelik yapılan yargılama sonucunda, 6098 sayılı TBK 53.maddesi gereğince "cenaze ve defin giderleri" ölüm halinde uğranılan zararlar arasında sayılarak talep edilebileceğinin belirtildiği, cenaze ve defin giderlerime ilişkin Ankara Büyük Şehir Belediyesi Başkanlığına yazılan müzekkereye cevap verildiği olay tarihinde 2021 yılında bir cenazenin defin giderinin toplam 700,00-TL olduğunun bildirildiği, cenaze giderini davalılardan müteselsilen tahsiline karar vermek gerektiği, davacı eş ...'in destek tazminatına ilişkin olarak, bilirkişi raporunda sadece vefat edenin eşinin destek zararına uğramasına ilişkin hesaplamanın, oluşa uygun olduğu, talep edilen miktarda davacının destek tazminatı talep etmekte haklı olduğu, davacının destek tazminatı talebine taleple bağlı kalınarak 59.636,55-TL üzerinden kabulüne karar vermek gerektiği, manevi tazminata ilişkin talebin değerlendirilmesinde ise, davacıların kaybı, olay tarihi, oluş biçimi, olayın özellikleri, ekonomik ve sosyal olgular ile olaydaki kusur durumu, dikkate alındığında davacıların manevi tazminat davasının kısmen kabulüne karar vermek gerektiği gerekçesiyle; "A-Maddi tazminat yönünden; davanın kısmen kabulü ile,1-Davacı ....davasının reddine, 2-Davacı ....59.636,55-TL destekten yoksun kalma tazminatının, davalı ... ... A.Ş. yönünden dava tarihi olan 13/01/2022 tarihinden itibaren, diğer davalı ... yönünden ise kaza tarihi olan 24/10/2021 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacıya ödenmesine, 3-700,00-TL cenaze ve defin giderinden ibaret maddi tazminatın dava tarihi olan 13/01/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine, B-Manevi Tazminat yönünden; davanın kısmen kabulü ile,1-Davacı ... için 15.000,00-TL, 2-Davacı ... için 15.000,00-TL, manevi tazminatların davalı ... kaza tarihi olan 24/10/2021 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin istemlerinin reddine," karar verilmiş, karar davacılar vekili ve davalılar vekilleri tarafından ayrı ayrı istinaf edilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde; kaza neticesinde, müvekkili .... eşi, müvekkili .... annesinin vefat ettiğini, tanık beyanları ile vefat edenin kızı .... destekliğinin kanıtlandığını, vefat edenin kızına maddi ve manevi destek olduğunu, bu nedenle bilirkişi raporunda vefat edenin kızına desteklik durumuna göre yapılan hesaplamaya göre karar verilmesi gerekirken, davacı ... talebinin reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, manevi tazminatın ise yetersiz olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde; kazaya davacının kendi ağır kusuru ile neden olduğundan, menfaat elde etmesinin iyiniyet, dürüstlük ve hakkaniyet ilkelerine açıkça aykırı olduğunu, olayın oluş şekline göre müvekkilinin sorumluluğu ortadan kalktığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulünün hatalı olduğunu, Ceza Mahkemesi dosyasında, davacının asli ve ağır kusurlu olduğunun belirlendiğini, bu nedenle ağır kusurundan yararlanmasının kabul edilemeyeceğini, ayrıca müvekkilinin sosyal ekonomik durumuna göre takdir edilen maddi ve manevi tazminatı ödemekte güçlük çekeceğinin ortada olduğunu, takdir edilen manevi tazminatın fahiş olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
Davalı ... ... A.Ş vekili istinaf başvuru dilekçesinde; kararın hatalı olduğunu, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığını, davanın reddi yerine kısmen kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, davayı kabul etmemekle birlikte, hesaplamanın Genel Şartlar gereğince yapılması gerektiğini, bu nedenle hesaplamanın da uygun olmadığını belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Mahkemece, verilen kararda kamu düzenine aykırılık görülmediğinden, HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
Dava, trafik kazasından kaynaklanan ölüm sebebiyle destekten yoksun kalma ve cenaze def'in giderinden kaynaklanan maddi tazminat ve ölüm nedeniyle TBK'nın 56/2 maddesi gereğince manevi tazminat istemidir. Mahkemece, cenaze defin gideri ve davacı .....destek tazminatı talebinin kabulüne, davalı ...'in destekten yoksun kalma talebinin reddine, manevi tazminat taleplerinin ise kısmen kabulüne karar verilmiş, karar taraflarca istinaf edilmiştir.
Olay tarihinde, davalı .....sevk ve idaresindeki araç ile olay yerindeki tali yol-ana yol kavşağına geldiğinde, aracın ön kısmı ile yolun solundaki tali yoldan ana yola giriş yapan davacı ...'in idaresindeki aracın sağ yan kısmına çarpması ile trafik kazasının meydana geldiği, ceza dosyası, Kaza Tespit Tutanağı ve dosya kapsamında anlaşılmıştır.
Kazanın bu oluş şekline göre, gerek Kaza Tespit Tutanağında, gerek ceza dosyasında alınan kusur raporunda, gerekse de ilk derece mahkemesi tarafından alınan kusur raporunda kazanın meydana gelmesinde davacı ... asli kusurlu olduğu, davalı sürücünün ise tali kusurlu olduğunun tespit edildiği görülmüştür.
Mahkemece alınan kusur raporu ve aktüer raporu çerçevesinde davanın esası hakkında karar verildiği anlaşılmıştır.
1-Davalılar tarafından kusur raporunun uygun olmadığı ileri sürülmüş ise de, olay yerindeki kavşakta davalının geçiş önceliği mevcut ise de, kazanın, davacı idaresindeki aracın yolun solundaki kavşaktan taşıt yoluna girişi ile davalıya ait aracın bu araca sağ yan kısmından çarpması ile meydana gelmiş olmasına ve meydana gelen zarar ve kara yolu üzerinde davacının kat ettiği mesafe nazara alındığında, davalının kendi yönüne ana yol-tali yol uyarı lehvasına rağmen kavşaklara giriş yaparken hızını azaltmadığı ve kazanın meydana gelmesi için yeterli tedbiri almadığı anlaşıldığından, tali alt düzeyde kusurlu kabul edilmiş olmasının ve %15 kusur oranı oluşa uygun olduğundan, davalıların kusura yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.
2-Davalılar destek tazminatına ilişkin olarak maddi tazminat miktarı ve hesaplama yöntemine itiraz etmişlerse de, destek tazminatının hesaplamasında ilk derece mahkemesi tarafından, gerçek zarar hesaplanmasında Yargıtay 4. Hukuk Dairesi tarafından kabul edilen ilke ve yöntemler çerçevesinde tanzim edilen rapora göre karar verilmiş olmasına, tazminat miktarının belirlenmesinde, kazanın meydana gelmesindeki kusur oranının da gözetilmiş olmasına, destek tazminatına yönelik hesaplamada hata bulunmamasına göre, davalıların destek tazminatına yönelik istinaf sebepleri de yerinde görülmemiştir.
3-Davacılar vekili, davacı ... destek tazminatı talebinin de kabulü gerektiğini ileri sürmüş ise de, davacı ... kaza tarihinde 32 yaşında evli ve çocuklu olup, annesinin yasal olarak bakım yükümlülüğü altında bulunmamasına, kaza tarihinde 73 yaşında vefat eden annesinin, küçük miktarlarda düzensiz olarak ve ne için yapıldığı anlaşılmayan ödemelere ilişkin banka dekontlarının yakınlıkları da gözetildiğinde düzenli destekliği kanıtlamaya elverişli olmamasına göre, ilk derece mahkemesinin ret gerekçesinde isabetsizlik görülmemiştir.
4-Davacılar vekili tarafından manevi tazminat miktarının yetersiz olduğu, davalı ... tarafından fahiş olduğu ileri sürülerek karar istinaf edilmiş ise de, eldeki davanın kusura dayalı olarak açılmış olması ve kazanın meydana gelmesinde, davacı ... asli %85 oranında, davalının da %15 oranında kusurlu olduğu nazara alındığında, manevi tazminatın amacı, kaza tarihindeki paranın satın alma gücü, olayın oluş şekli nazara alındığında takdir edilen manevi tazminat miktarının TMK'nın 4. maddesine uygun, hak ve nesafet ölçüsünde takdir edilmiş olmasına göre, davacılar vekilinin ve davalı ... vekilinin manevi tazminat miktarına yönelik istinaf sebepleri de yerinde görülmemiştir.
Buna göre; dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına göre, davacılar vekilinin, davalı ... ... A.Ş. vekilinin ve davalı ... vekilinin tüm istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş, aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davacılar vekili, davalı ... vekili ve davalı ... ... A.Ş. vekilinin yerel mahkeme kararına yönelik istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-İstinaf eden davacılardan alınması gereken 615,40 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 269,85 TL'nin mahsubu ile bakiye 345,55 TL'nin davacılardan alınarak, Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf eden davalılardan alınması gereken 6.170,89 TL (... şirketi yönünden 4.121,59 TL ile sınırlı müteselsilen sorumlu olacak şekilde) karar ilam harcından, peşin alınan (1.542,72 TL + 1.030,40 TL ) 2.573,12 TL'nin mahsubu ile (sigortanın sorumlu olduğu miktardan 2.060,80 TL mahsup olacak şekilde), bakiye 3.597,77 TL'nin (... şirketi yönünden 2.060,79 TL ile sınırlı müteselsil sorumlu olacak şekilde) davalılardan alınarak hazineye irat kaydına,
4-İstinaf edenler tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Kararın taraflara usulüne uygun şekilde tebliğine,
6-HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 361/1 maddesi uyarınca kararın usulen tebliğinden itibaren 2 HAFTA İÇERİSİNDE TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 29/05/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan ...
Üye ...
Üye ...
Katip ...
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.