T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
35. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
BAŞKAN : ....
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 01/03/2024
NUMARASI : ...
DAVANIN KONUSU : Tazminat
KARAR TARİHİ : 13/05/2025
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 30/06/2025
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde; 06/10/2020 tarihinde dava dışı sürücü ... sevk ve idaresindeki, davacının yolcu olarak bulunduğu, pat pat isimli tarım aracı ile seyir halinde iken, davalı tarafından ZMMS ile sigortalı aracın çarpışması ile meydana gelen kazada müvekkilinin yaralandığını, geçici ve kalıcı iş göremezliğe maruz kaldığını, bakım ihtiyacı doğduğunu, müvekkilinin kazanın oluşumunda herhangi bir kusurunun bulunmadığını, zararlarından davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek, talep artırım hakkı saklı olmak üzere davacının geçici iş göremezliği sebebiyle 250,00 TL, kalıcı iş göremezliği sebebiyle 6.500,00 TL, bakıcı gideri sebebiyle 250,00 TL olmak üzere toplam 7.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Davacı vekili 21/02/2024 tarihli ıslah dilekçesinde dava dilekçesinde 6.500,00 TL olan sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 101.533,32 TL'ye, 250,00 TL olan geçici iş göremezlik talebini 5.437,04 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından hiçbir delil ibraz edilmeden ve başvuru yapılmadan davanın açıldığını, dava konusu kazanın karayollarında gerçekleşmediğini, zararın poliçe teminatı dışında olduğunu, davacının seyahate elverişli olmayan pat pat'la seyahat etmesi sebebiyle müterafik kusuru ile zarara uğradığını, davacının geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri zararına ilişkin taleplerinin tedavi gideri kapsamında olduğunu ve yeni trafik sigortası genel şartları uyarınca teminat dışı kaldığını, davacı tarafın Sigortalının kusurunu ve zararı usulen ispat etmesi gerektiğini, davanın kabulü anlamına gelmemek üzere ancak dava tarihinden itibaren yasal faizle sorumlu tutulabileceklerini bildirerek, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; davanın, trafik kazası nedeniyle geçici iş göremezlik, sürekli iş görmezlik ve bakıcı gideri zararının tazmini istemine ilişkin olduğu, tarafların gösterdiği delillerin toplanmasından sonra bilirkişi incelemesine başvurulduğu, 23/02/2022 tarihli ... ... raporunda, kişinin iyileşme süresinin 06/10/2020 tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği ve bu süre boyunca %100 (yüzde yüz) oranında geçici iş görmezlik/meslekte kazanma gücünü kaybetmiş sayılması gerektiği, kişinin engellilik oranının sürekli ve %17 (yüzdeonyedi) olduğunun bildirildiği, 14/04/2022 tarihli bilirkişi kurulu raporunda, 06/10/2020 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu %17 oranında malul olan davacı ... geçici iş gücü kaybı yönünden maddi zararının 21.748,19 TL, sürekli işgücü kaybı yönünden maddi zararının ise 113.277,52 TL olarak hesaplandığı, dosya içerisinde davacının bakım ihtiyacı olduğunu gösterir bir rapor bulunmadığı, davalı ... ... ....Zorunlu Mali Mesuliyet ... poliçesiyle sigortalı ... plakalı araç sürücüsü ...kazanın oluşumunda herhangi bir kusuru olmadığı, açıklanan sebeple davalı ... Şirketinin tazminat sorumluluğu da bulunmadığının belirtildiği, 03/10/2022 tarihli bilirkişi kurulu raporunda, patpat tarım aracının dava dışı sürücüsü, ...'in, meydana gelen olayda %100 (yüzdeyüz) oranında kusurlu olduğu, ... plakalı aracın dava dışı sürücüsü ...'ın meydana gelen olayda kusursuz olduğu, davacı yolcu ...'in olayda müterafik kusuru bulunduğunun belirtildiği, 24/11/2022 tarihli Bilirkişi Kurulu Raporunda, dava dışı motorlu tarım aracı sürücüsü ...'in olayda %75 oranında kusurlu olduğu, davalıya sigortalı ... plakalı kamyonet sürücüsü ...'ın olayda %25 oranında kusurlu olduğu, dava dışı sürücü ... idaresindeki motorlu tarım aracında yolcu olarak bulunan davacı ...'in zararın doğmasında ve artmasında %20 oranında müterafik kusuru bulunduğu, hatır taşıması hususunun Mahkemenin takdirinde olduğu, somut olayda bahsi geçenlerin dışında herhangi bir kimseye atfı kabil kusur imkanının bulunmadığının belirtildiği, 12/01/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda, mahkemenin 08/12/2023 tarihli ara kararı ile raporun mahsus bölümünde yapılan açıklamalar doğrultusunda yeniden değerlendirme yapıldığı, 06/10/2020 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu %17 oranında malul olan davacı ... için 4.349,63 TL geçici tam iş gücü kaybı, 81.226,65 TL sürekli kısmi iş gücü kaybı yönünden maddi tazminat hesaplandığı, dosya içerisinde davacının bakım ihtiyacı olduğunu gösterir bir rapor bulunmadığı, kazaya karışan ... plakalı hususi aracın davalı ... ... ... A.Ş'ye 13/02/2020 başlangıç, 13/02/2021 bitiş tarihli .... no'lu Zorunlu Mali Sorumluluk ... Poliçesiyle sigortalı olduğu, davacı tarafından poliçe teminatının ödenmesi konusunda 04/08/2021 tarihinde davalı ... ... ... A.Ş'ye e-posta ile başvuruda bulunulduğu, engelli raporu dahil gerekli evrakların iletildiğinin bildirildiği, ancak ödeme yapılmadığı, mahkemece gerekli belgelerle usulüne uygun başvuruda bulunulduğunun tespiti halinde, Karayolları Trafik Kanunu'nun 99. maddesi uyarınca başvuruyu takip eden 8 iş günü sonunda davalının temerrüde düşürüldüğü kabul edilerek, hükmedilecek tazminata 17/08/2020 tarihi itibariyle yasal faiz takdir edilmesinin uygun olacağının belirtildiği, toplanan delillere göre, 06/10/2020 tarihinde davalı ... Şirketi tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracın, davacının içerisinde yolcu olarak bulunduğu pat pat isimli tarım aracına çarpması sonucunda meydana gelen trafik kazasında, 23/02/2022 tarihli ... ... raporuna göre davacının iyileşme süresi 9 aya kadar uzayabilecek ve engellilik oranının sürekli ve %17 olacak şekilde yaralandığı, 24/11/2022 tarihli bilirkişi kurulu raporuna göre dava dışı motorlu tarım aracı sürücüsü ... olayda %75 oranında, davalı tarafında sigortalanan .... plakalı kamyonet sürücüsü ...%25 oranında kusurlu olduğu, pat pat adı verilen motorlu tarım aracında yolcu olarak bulunan davacının, römorkta yolcu taşınmasının yasak olması, yolcu taşımasına müsait olmayan tarım aracına rızası ile binmesi nedeniyle zararın doğmasında ve artmasında %20 oranında müterafik kusurunun bulunduğu, dosya kapsamına uygun, ayrıntılı ve gerekçeli görülerek benimsenen 12/01/2024 tarihli bilirkişi ek raporuna göre, trafik kazası sonucu %17 oranında malul olan davacının, sigortalı araç sürücüsünün %25 olan kusur oranına göre 5,437,04 TL geçici iş görmezlik, 101,533,32 TL sürekli iş görmezlik zararının bulunduğu, davacının %20 oranında müterafık kusurunun düşülmesinden sonra ise 81.226,65 TL sürekli iş göremezlik ve 4.349,63 TL geçici iş göremezlik zararının bulunduğu, davalı ... Şirketinin bu zarardan sorumlu olduğu gerekçesiyle; “1-Davanın kısmen kabulü ile, 81.226,65 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 4.349,63 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 85.576,28 TL tazminatın 17/08/2020 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talep ile bakıcı giderleri tazminatı talebinin reddine," karar verilmiş, karar davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; müvekkilinin pat pat tabir edilen araca binmesinin zarar artırıcı bir niteliği bulunmadığını, bu nedenle müterafik kusur indirimin hatalı olduğunu, kaza nedeniyle davacıda çoklu kemik kırığı meydana geldiğini, bu nedenle meydana gelen zararın pat pat denilen araca binmesinin etkisi olduğuna ilişkin Adli Tıp Kurumundan rapor alınması gerektiğini, ayrıca müterafik kusur nedeniyle tazminattan indirim yapılması nedeniyle verilen ret kararı nedeniyle, davalı lehine vekalet ücreti takdirinin hatalı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; kazanın meydana gelmesinde, araç sürücüsünün kusuru bulunmadığını, bu nedenle davanın reddi yerine kısmen kabulüne karar verilmiş olmasının hatalı olduğunu, kazanın karayolunda gerçekleşmediğini, bu nedenle zararın sigortanın sorumluluğunda olmadığını, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, tedavi evraklarında el kırığı olmadığından hesaplamaya dahil edilmemesi gerektiğini, bu durumda kalça eklem ve omuz hareketleri nedeniyle verilen oranın %14 olması gerektiğini, %17 maluliyet oranını kabul etmediklerini, Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alınması gerektiğini, bu yönde itirazları değerlendirmeden karar verilmesinin hatalı olduğunu, davayı kabul etmemekle birlikte hesaplamanın Genel Şartlar'a göre yapılması gerektiğini, teknik faiz uygulanmadan yapılan hesaplamanın hatalı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Mahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılık görülmediğinden, istinaf edenlerin sıfatlarına göre, istinaf sebepleri sınırlı olarak HMK'nın 355. maddesi gereğince yapılan inceleme neticesinde;
Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemidir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
06/10/2020 tarihinde saat 16.30 sıralarında, davacının eşinin kullanımda olan ve 2918 sayılı Yasa'da sayılan motorlu ya da motorsuz taşıtlar arasında yer almayan, "pat pat" olarak tabir edilen tarım aracı ile stabilize köy yoluna çıkış yapması üzerine, stabilize köy yolunda seyreden, davalı tarafından ZMMS ile sigortalı aracın çarpması neticesinde meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığı, Kaza Tespit Tutanağı ve dosya kapsamından anlaşılmıştır.
Davacının eşi olan araç sürücüsü kolluk ifadesinde; "olay günü, saat: 17.00 sıralarında elma bahçesinden başka bir elma bahçesine gitmek için bahçe yolunda seyir halinde olduğunu, olayın meydana geldiği asfalt yola çıkacağı sırada sol tarafını kontrol ettiğini, 150-200 metre ileriden bir aracın geldiğini gördüğünü, yoldan geçebileceğini düşündüğü için yola çıktığını, ancak bu aracın kendi aracına çarptığını" beyan ettiği, davalı tarafından sigortalı araç sürücüsü .... ifadesinde; "olay günü saat 16.30 sıralarında, yönetimindeki ... plakalı aracıyla, Büyükkabaca kasabasından, ... ... deposunun yakınında bulunan kantarına gittiğini, ... ... deposunu geçtikten sonra patpat denilen tarım aracı birden sağ taraflarında bulunan bahçe yolundan yola çıktığını, sonrasını hatırlamadığını," beyan ederek, kazanın oluş şeklini açıkladığı görülmüştür.
Davacının, yolcu bulunduğu aracın, tarım aleti olduğu, 2918 sayılı Yasa'nın 3. maddesinde sayılan motorlu ya da motorsuz araçlardan olmadığı, kara yolunda kullanılmak üzere oluşturulmadığı anlaşılmaktadır.
1-Davalı vekili tarafından, kazanın kara yolu üzerinde olmadığından, zararın ... teminatı kapsamında olmadığı ileri sürülmüş ise de, kazanın kara yolu üzerinde meydana geldiği, soruşturma dosyasında alınan beyanlar ve tutanaklardan da anlaşılmış olmasına göre, davalı vekilinin kazanın kara yolu üzerinde olmadığına yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.
2- Davalı vekili tarafından kusur raporuna da itiraz edilmiş ise de, kazanın oluş şekli, yol durumu, soruşturma dosyasındaki beyanlar nazara alındığında, mahkemece hükme esas alınan kusur raporunun kazanın oluş şekline uygun olmasına göre, davalının kusur raporuna yönelik istinaf sebepleri de yerinde görülmemiştir.
3-Davalı tarafından, hükme esas alınan maluliyet raporuna itiraz edilerek, %17 olarak belirlenen engel oranında, el kırığının kaza ile illiyeti olmadığı, kazaya bağlı engel oranının eklenmemesi gerektiği ileri sürülmüş ise de, dosyada mevcut tedavi evraklarında, davacının kazaya bağlı elinden yaralanmasının da tespit edilmiş olmasına göre mevcut yaralanmasının kaza ile illiyetinin saptanmış ve raporda değerlendirilmiş olmasına göre davalının buna yönelik istinaf sebepleri de yerinde görülmemiştir.
4-Davalı vekili tarafından hesaplama yöntemine itiraz edilmiş ise de, davalının Yargıtay 4. Hukuk Dairesi tarafından "gerçek zarar" hesabında benimsediği ilke ve yöntemeler çerçevesinde hesaplanacak zarardan ... limiti ile sorumlu olmasına, yapılan hesaplamanın da buna göre yapılmış olmasına göre davalının buna yönelik istinaf sebepleri de yerinde görülmemiştir.
5- Davacı vekili müterafik kusura yönelik olarak itirazda bulunmuş ise de, davacının, bahçe işlerinde kullanılma için zirai amaçla üretilmiş ve yolcu taşımaya elverişli olmayan, 2918 sayılı Yasa'nın 3. maddesi kapsamında karayolunda kullanılan araçlardan sayılmayan, manevra kabiliyeti, güvenlik önlemleri idare tarafından denetime de tabi olmayan araca binmesi ile zararın meydana gelmesinde etkisi bulunduğundan, müterafik kusur nedeniyle indirim yapılmasında isabetsilik görülmemiştir.
Buna göre; dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.
6-Davacı vekilinin yargılama gideri ve vekalet ücretine yönelik istinaf sebeplerinin incelenmesinde; davanın kısmen reddine karar verilmiş olması durumunda, ret sebebinin tamamının takdiri indirimden kaynaklanması durumunda, reddedilen kısmın tamamı üzerinden, ret sebebin kısmen takdiri nedenden kaynaklanması durumunda ise, takdiri nedenle reddedilen kısım üzerinden, karşı taraf lehine vekalet ücreti takdir edilmeyeceği gibi, bu kısım üzerinden yargılama giderinden de, davacının sorumlu olmayacağı Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin içtihatları ile kabul edilmiştir. İlk derece mahkemesi tarafından, davacının taleplerinin bir kısmının müterafik kusur indirimi nedeniyle, bir kısmının ise ispatlanamadığından reddediliği anlaşılmaktadır. Bu durumda, takdiri indirim sebebiyle reddedilen kısım üzerinden yargılama gideri ve vekalet ücretinden davacının sorumlu olmayacağı gözetilerek, sadece kanıtlanmadığından reddedilen kısım üzerinden yargılama gideri ve davalı lehine vekalet ücreti takdiri ile yetinilmesi gerekirken, reddedilen kısmın tamamı üzerinden yargılama gideri ve vekalet ücreti takdir edilmiş olması doğru olmadığından, davacının buna yönelik istinaf sebeplerinin kabulü gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalının tüm, davacı vekilinin sair istinaf sebeplerinin esastan reddine, davacı vekilinin 6 nolu bentte yazılı nedenlerle istinaf talebinin kabulüne, mahkemece yapılan yargılamada eksiklik bulunmamasına, yapılan hata nedeniyle yeniden yargılamaya ihtiyaç duyulmamasına göre kararın HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kaldırılmasına, ilk derece mahkemesi kararındaki yargılama giderleri ve vekalet ücreti düzeltilerek, davacının esastan reddedilen bakıcı gideri çerçevesinde yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumluluğuna karar verilerek, ilk derece mahkemesi kararında kesinleşen yönler korunarak aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
I-Davalı vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
II-Davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile; Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 01/03/2024 tarihli, 2021/614 Esas - 2024/120 Karar sayılı kararın KALDIRILMASINA,
HMK'nın 353/1-b-2.maddesi uyarınca esas hakkında yeniden karar verilmesine, buna göre;
1-Davanın kısmen kabulü ile, 81.226,65 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 4.349,63 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 85.576,28 TL tazminatın 17/08/2020 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talep ile bakıcı giderleri tazminatı talebinin reddine,
2-Kabul edilen 85.576,28 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 5.845,72 TL karar ve ilam harcından 59,30 TL peşin harç, 343,00 TL ıslah harcı toplamı olan 402,30 TL harcın düşümü ile eksik kalan 5.443,42 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 59,30 TL başvuru harcı, 59,30 TL peşin harç, 343,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 461,60 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacının karşıladığı 334,10 TL tebligat gideri, 8.470,00 TL bilirkişi ücreti, 2.242,00 TL ATK rapor ücreti olmak üzere toplam 11.046,10 TL yargılama giderinin, kabul / talep oranına göre (250,00 TL bakıcı giderinin reddedilmiş olmasına göre) hesaplanan 11.020,34 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, geri kalan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin, kabul / talep oranına göre (250,00 TL bakıcı giderinin reddedilmiş olmasına göre) hesaplanan1.316,92 TL'sinin davalıdan, 3,08 TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 85.576,28 TL üzerinden takdir edilen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen 250,00 TL bakıcı gideri üzerinden takdir edilen 250,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,
İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN:
III-Davacı tarafça yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine,
IV-İstinaf talebi reddedilen davalıdan alınması gerekli 5.845,72 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 1.461,43 TL'nin mahsubu ile bakiye 4.384,29 TL'nin davalı ... ... ... A.Ş'den alınarak hazineye irat kaydına,
V-İstinaf talebi reddedilen davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
VI-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan 1.169,40 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 214,00 TL tebligat gideri olmak üzere toplam 1.383,40 TL istinaf yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
VII-HMK'nın 333.maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
VIII-Kararın tebliği ve harç iadesi işlemlerinin ilk derece Mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 13/05/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.