T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/450 - 2025/654
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
35. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2024/450
KARAR NO : 2025/654
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 15/02/2024
NUMARASI : 2023/1083 Esas 2024/145 Karar
DAVANIN KONUSU : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 06/05/2025
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 17/06/2025
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı ... vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde; 20.06.2023 tarihinde, davalı sigorta şirketine sigortalı araç sürücüsü ve aynı zamanda araç maliki davalı ...'nun tamamen kusurlu olarak davacıya ait araca çarpması sonucu meydana gelen kazada, davacıya ait araçta 62.749,33 TL hasar meydana geldiğini, bu hasarın da davacıya ait kasko sigorta şirketi olan dava dışı ... Sigorta A.Ş. tarafından karşılandığını, ancak araçta oluşan hasar nedeniyle değer kaybı meydana geldiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 100,00 TL değer kaybı tazminatının davalı ... yönünden haksız fiil tarihi olan 20.06.2023 tarihinden, diğer davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden ise, poliçe limitleri dahilinde, davalı sigorta şirketinin temerrüt tarihi olan 25.08.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davacı vekili talep artırım dilekçesi ile, dava değerini 50.000,00 TL belirleyerek davalılardan tahsilini istemiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; dava konusu kazaya karışan aracın davalı sigorta şirketine ZMSS poliçesiyle sigortalı olduğunu ve sorumluluklarının, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında 120.000,00 TL poliçe limitiyle sınırlı olduğunu, dolayısıyla da kazanın meydana gelmesindeki kusur oranlarının belirlenmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle kaydıyla davacıya ait araç değer kaybının da genel şartlar hesaplama yöntemine göre belirlenmesi gerektiğini, yine kabul anlamına gelmemek kaydıyla reel piyasa koşullarına göre hesaplama yapıldığında reel değer kaybının en fazla 45.500,00 TL olacağının hesaplandığını, davaya konu kaza nedeniyle taraflarına yapılan başvuru üzerine 62.749,33 TL hasar bedelinin davacı yanın Kasko Sigorta Şirketi olan ... Sigorta A.Ş.ye rücuen ödendiğini, dolayısıyla bakiye poliçe limitinin dikkate alınması gerektiğini bildirerek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ...; yasal süresi içerisinde cevap dilekçesi sunmamış, davalı vekil duruşmalara katılarak davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; davanın, trafik kazası nedeniyle oluşan değer kaybı tazminatı talebine ilişkin olduğu, davaya konu trafik kazasındaki kusur oranlarının tespiti amacıyla dosyaya kazandırılan bilirkişi raporunda, kazanın meydana gelmesinde davalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu, davacıya araç sürücüsü ...'in meydana gelen kazanın oluşumunda izafe edilecek herhangi bir kural ihlali görülmemekle kusursuz olduğu, davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybının reel piyasa koşullarına göre 50.000,00 TL olacağı, davalıların da davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybından 2918 Sayılı KTK.nın 85. ve 91. maddeleri gereği sorumluluklarının olacağının bildirildiği, bilirkişi raporunun karar vermeye elverişli olduğu, davacının, davalının kusuru ile meydana gelen kaza nedeniyle aracında oluşan 50.000,00 TL değer kaybını davalılardan talep edebileceği, gerekçesiyle; “1-Davanın kabulüne, 50.000,00 TL değer kaybı tazminatının davalı sigorta şirketi yönünden 25/08/2023 tarihinden itibaren, diğer davalı ... yönünden olay tarihi olan 20/06/2023 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen (davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limitleri dahilinde) tahsili ile davacıya verilmesine," karar verilmiş, karar davalı ... vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde; kararın hatalı olduğunu, müvekkilinin davacıya ait araç sürücüsünün ani fren yapması nedeniyle araca arkadan çarptığını, bu nedenle kusuru kabul etmediklerini, kazaya karışan dava dışı ...’nın beyanına göre, ... plakalı aracın önüne kırması ile yavaşlaması sonrasından arkasından gelen aracın çarpması sonucu kazanın meydana geldiği, bu durumda davacının aracının önüne kıran aracın kazanın meydana gelmesine neden olduğunu ve bu araç sürücüsünün trafik güvenliğini tehlikeye soktuğunu, hakkında da soruşturmanın devam ettiğini, davalının ZMMS kapsamında sigorta şirketine başvurarak eldeki davayı açtığını, müvekkilinin ayrıca İMMS sigortası olduğunu ve zararlarını karşılayacağını, bu nedenle davanın ihbar talep edilmesine rağmen ihbarın mahkemece yerine getirilmediğini, davacının İMMS kapsamında başvuru yapması halinde zararı karşılanacakken müvekkili hakkında dava açılmasının haksız olduğunu, davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini, öncelikle KTK’nın 97. maddesi gereğince sigorta şirketine müracaat edilmesi gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Mahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılık görülmediğinden, HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
Dava, trafik kazasından kaynaklanan araç hasarı nedeniyle, araçta oluşan değer kaybının tazmini istemidir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı ... vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Olay tarihinde saat 08.20 sıralarında, davalının sevk ve idaresindeki araç ile seyri sırasında, ön ilerisindeki araç trafiğinin durması üzerine, önünde seyreden davacının aracına arkadan çarptığı, davacıya ait aracın da çarpmanın etkisi ile önünden duran araca çarpması ile zincirleme trafik kazasının meydana geldiği, Kaza Tespit Tutanağı ve tüm dosya kapsamından anlaşılmıştır.
Kaza Tespit Tutanağında, kazanın bu oluş şekline göre, önündeki araç ile takip mesafesini korumayarak davacının aracına çarpan ve bu aracın da çarpmanın etkisi ile önündeki araca çarpmasına neden olan, davalı araç sürücüsünün kural ihlalinin olduğu, diğer araçların ise kural ihlallerinin olmadığının tespit edildiği görülmüştür.
İlk derece mahkemesi tarafından alınan bilirkişi raporunda da, kazanın Kaza Tespit Tutanağında belirlenen şekilde olduğu kabul edilerek, önündeki araçla takip mesafesini korumayarak, önünde duran araca çarpan ve bu aracın da çarpmanın etkisi ile önünde duran araca çarpmasına neden olan davalının asli ve tam kusurlu olduğunun belirtildiği, araç değer kaybına yönelik olarak ise kaza tarihi itibariyle davacı aracının değerinin 1.050.000 TL, olduğu kaza nedeniyle 62.749,33 TL hasar oluşan araçta, 50.000,00 TL değer kaybının oluşacağı tespit edilmiş, mahkemece rapor doğrultusunda davanın esası hakkında karar verildiği görülmüştür.
1-Davalı vekili tarafından davanın İMMS poliçesi tanzim eden şirkete ihbar edilmediğini ileri sürmüş ise de; hüküm altına alınan zararın, sigorta şirketlerinin sıralı sorumluluğu çerçevesinde, ZMMS sigortasını tanzim eden davalı sigorta şirketinin sorumluluğunu aşan miktarda bir zarar olmaması karşısında, davanın İMMS sigorta şirketine ihbar edilmemiş olmasının adli yargılanma hakkını ihlal edecek nitelikte olmaması yanı sıra, davalının sorumluluğu açısından bir etkisinin de bulunmamasına göre, davalının buna yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.
2-Davalı vekili tarafından kusur raporuna itiraz edilmiş ise de, olay tarihinde davacının duran trafikte önünde seyreden araçların durmasına rağmen, önündeki davacıya ait araç ile takip mesafesini korumayarak çarpması neticesinde zincirleme trafik kazasının meydana gelmiş olmasına, davacıya ait aracın, davalının aracı ile arkadan çarpması sonucunda önündeki araca çarptığının anlaşılmış olmasına göre, kazanın meydana gelmesinde davalının tam kusurlu kabul edilmiş olmasında isabetsizlik bulunmadığından, davalının kusur raporuna yönelik istinaf sebepleri de yerinde görülmemiştir.
Buna göre; dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, davacının, zarar verene karşı doğrudan, sigorta şirketine başvurmaksızın dava açma hakkının bulunmasına, aracın kaza tarihindeki değeri, kaza sonucunda oluşan hasarın niteliği ve aracın değerine etki eden özellikleri nazara alındığında mahkemece kabul edilen araç değer kaybının makul olmasına göre; davalı ... vekilinin tüm istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş, aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davalı ... vekilinin yerel mahkeme kararına yönelik istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Davalıdan alınması gereken 3.415,50 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 854,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.560,90 TL harcın davalı ...'ndan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-İstinaf eden davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Kararın tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
5-HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 06/05/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.