T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/324 - 2025/583
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
35. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/324
KARAR NO : 2025/583
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 09/10/2023
NUMARASI : 2023/254 Esas - 2023/555 Karar
ASIL DAVADA;
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLLERİ :
BİRLEŞEN NKARA 11. ASLİYE TİCARET MAH.'NİN 2023/122 ESAS SAYILI DOSYASINDA;
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLLERİ :
DAVANIN KONUSU : Tazminat|
KARAR TARİHİ : 29/04/2025
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 29/04/2025
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacı idaresindeki ... plakalı araç ile 22/02/2021 günü sürücü ... idaresindeki ...plakalı aracın çarpışması neticesinde çift taraflı maddi hasarlı trafik kazasının gerçekleştiğini, davacının meydana gelen kazada %25 oranında tali kusurlu olduğunu, ...plakalı araç sürücüsünün %75 oranında kusurlu olduğunu, ...plakalı aracın 21/01/2022 tarihine kadar ... AŞ’ye sigortalı olduğunu, müvekkiline ait aracın 26/07/2021 tarihine kadar ...A.Ş.'ye kasko poliçesi ile sigortalı olduğunu, müvekkiline ait ... plakalı araçta kaza neticesinde boyalı ve değişen parçalar oluştuğunu ve ekspertiz hizmetlerince 61.147,56-TL hasar oluştuğunun tespit edildiğini, arabuluculuk kanun yoluna başvurulduğunu ancak anlaşmanın sağlanamadığını belirterek, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile hasar bedeli yönünden şimdilik 340,12-TL ile eksper ücreti yönünden 659,88-TL toplam 1.000,00-TL'nin ...Şirketinden kaza tarihi olan 22/02/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesinde; davanın açılması gereken mahkemenin Beykoz Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, müvekkili şirketin merkezinin Beykoz ilçesinde olduğunu, davanın öncelikle yetkisizlik nedeni ile reddini talep ettiklerini, başvuranın daha önce Sigorta Tahkim Komisyonu'na aynı talep ile başvurusunun bulunduğunu ve başvurunun kabul edilmesi nedeni ile kesin karar ile sona erdiğini, dava şartı yokluğundan davanın reddinin gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte davacı tarafın KTK gereğince usulü yükümlülüğü olan başvuru şartını eksiksiz olarak yerine getirmeden davanın açıldığını, davacı tarafça müvekkili şirkete hasarın teminat kapsamında kalıp kalmadığını tespite yarar evraklar ibraz edilmediğinden öncelikle kazaya ilişkin tüm delilerin dosyaya kazandırılması ile kaza ile hasarın uyumu bakımından teknik inceleme yapılması taleplerinin bulunduğunu, kabul manasında olmamak üzere tarafların kusur oranlarının tespit edilmesi gerektiğini, davacının taleplerinin fahiş olduğunu, zararın tespiti için dosyanın bilirkişi marifeti ile incelemeye gönderilmesi gerektiğini bildirerek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkiline ait ... plakalı araçla ...plakalı aracın çarpışması sonucunda maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini müvekkiline ait aracın davalı Sigorta Şirketi nezdinden kasko poliçesi ile sigortalı olduğunu müvekkiline ait araçta 61.147,56TL hasar oluştuğunu, hasar nedeniyle meydana gelen zararın tanzimi için Sigorta Şirketine başvuruda bulunulduğunu ancak sonuç alınamadığını bildirerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla kaza tarihinden itibaren 19.535,56TL hasar bedelinin avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, Ankara 12 Tüketici Mahkemesi 2022/156 Esas - 2023/81 Karar, 22/02/2023 tarihli kararı ile görevsizlik kararı verilen dosyanın mahkemeye tevzi edildiği, Ankara 12 Tüketici Mahkemesi'nin 2022156 Esas sayılı dosyasına sunulan 12/09/2022 tarihli raporda, davacıya ait ... plakalı aracın 26.07.2020-26.07.2021 tarihleri arasındaki rizikolara karşı davalı tarafından ... nolu Genişletilmiş Artı Kasko Sigorta Poliçesi ile teminat altında alındığını, aracın 22.02.2021 tarihinde ve poliçe vadesi içinde trafik kazası geçirerek hasarlandığını, araçta oluşan hasar miktarının 20.875,68 TL olarak takdir edildiği, ancak Sigorta Tahkim Komisyonu kararında 340,12-TL bakımından hüküm kurulduğunu, bakiye davacı zararının 20.535,56-TL olarak hesaplandığı, davacının ayrıca 659,88-TL ekspertiz ücreti talep ettiği, tarifeye göre 313,14-TL olarak hesaplandığı, Sigorta Tahkim Kararında 481,15-TL kabul edilmekle, bu konuda bakiye alacak kalmadığının değerlendirildiği, davacının dava dilekçesi ile hasar bedeli karşılığı şimdilik 340,12-TL; eksper ücreti olarak 659,88-TL olmak üzere toplam 1.000-TL'nin kaza tarihinden itibaren avans faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ettiğinin rapor edildiği, mahkemece Ankara 12 Tüketici Mahkemesinin 2022/156 Esas sayılı dosyasında yapılan tüm usuli işlemlerin kabulüne karar verildiği, Ankara 11 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/122 Esas, 2023/451 Karar, 20/06/2023 tarihli kararı ile dosyanın birleştirilmesine karar verildiği, mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller ve alınan bilirkişi kök raporu ile ek raporun birlikte incelenip değerlendirilmesi neticesinde; davacı tarafından 22/02/2021 tarihli trafik kazası nedeni ile davacının asıl davada; hasar bedeli olarak 340,12-TL, eksper ücreti olarak 659,88-TL olmak üzere toplam 1.000,00-TL talep ettiği, Ankara 12. Tüketici Mahkemesinin 2022/156 Esas sayılı dosyasında 05/12/2022 tarihli bilirkişi raporunda hasar bedelinin 20.535,56-TL tespit edilmesi dikkate alınarak mahkemesince verilen görevsizlik kararı üzerine asıl davada açmış olduğu 1.000,00-TL mahsup edilmek sureti ile 19.535,56-TL üzerinden hasar bedeli istemine yönelik mahkeme dosyasına birleştirilen Ankara 11 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/122 Esas sayılı birleşen dava dosyasının açıldığı, Ankara 12 Tüketici Mahkemesinin 2022/156 Esas sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporu mahkemece hüküm kurmaya ve denetime elverişli kabul edildiği, davacının davalıdan toplamda 20.535,56-TL hasar bedeli alacağının bulunduğu kanaatine varıldığı, ancak asıl davada hasar bedeli miktarının 340,12-TL olduğu, kalan kısmın eksper ücretine ilişkin olduğu, eksper ücretinin yargılama gideri olarak talep edilebileceği, ancak Sigorta Tahkim 2021.E.101209 Esas sayılı dosyasında tarifeye göre eksper ücretinin 313,14-TL tespit edilmesine rağmen, Sigorta Tahkim Kararı'nda 481,15-TL eksper ücretine hükmedildiği anlaşılmakla bu yönden davacının alacağının kalmadığı dikkate alındığında hasar bedeli miktarı üzerinden asıl dava yönünden davanın kısmen kabulüne karar verildiği, birleşen dava yönünden ise; asıl davadaki hasar bedeli mahsup edildikten sonra, bakiye kalan 20.195,44-TL'nin davacı tarafından talep edilebileceği, ancak davacının talebinin 19.535,56-TL olduğu gözetilerek, taleple bağlı kalınmak sureti ile hüküm kurulması gerektiği gerekçesiyle; "Asıl dava yönünden; davanın kısmen kabulü ile, 340,12-TL hasar bedelinin davalı Sigorta Şirketinin temerrüde düştüğü tarih olan 14/04/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, birleşen dava yönünden; davanın kabulü ile, 19.535,56-TL hasar bedelinin davalı Sigorta Şirketinin temerrüde düştüğü tarih olan 14/04/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı ...A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde, huzurdaki davada kesin hüküm itirazı bulunduğunu, davacının daha önce Sigorta Tahkim Komisyonu'na asıl davadaki aynı talep ile 27.05.2021 tarihinde başvuruda bulunduğunu, bunun üzerine 2021.E.101209 sayılı dosyanın açıldığını, işbu başvurunun kabul edilmesi sebebiyle kesin karar ile başvurunun sona erdiğini, ancak davacı tarafından aynı talep ile mahkeme nezdinde ikinci defa başvuru yapıldığını, davanın kesin hüküm nedeniyle reddi gerektiğini, hiçbir şekilde dava konusu talepleri kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacı taraf Karayolları Trafik Kanunu gereğince usulü yükümlülüğü olan başvuru şartını eksiksiz olarak yerine getirmeksizin dava açtığından, davanın usulen reddi gerektiğini, davayı kabul manasında olmamak üzere davacı tarafın zararını ispat açısından ibraz edilen ekspertiz raporunun kabulünün mümkün olmadığını, kaldı ki konu rapor taraflar arasında akdedilen Kasko Poliçesi Genel ve Özel Şartları gözetilmeksizin düzenlenmiş olduğundan hükme esas alınamayacağını, kabul manasında olmamak üzere, davacının zararının teminat kapsamında kabul edilmesi halinde konu poliçe Genel ve Özel Şartları doğrultusunda kıymet kazanma tenzili uygulanması gerektiğini, ekte sunulan ruhsatta görüleceği üzere araç hususi olup aracın hususi araç olarak kullanması nedeniyle avans faize hükmedilmesinin mümkün olmadığını belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
Dava; kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
28/05/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunu'nun 3/k. maddesine göre; "Tüketici: ticari ve mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek ve tüzel kişiyi" ifade eder. Tüketici işlemi ise Kanun'un m.3/l.bendinde tanımlanmıştır. Buna göre; "Tüketici işlemi: Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari ve mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekalet, bankacılık, vb. sözleşmeler de dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi" kapsar. Tüketici işleminden kaynaklanan uyuşmazlığın veya sözleşmenin TTK'nın 4 ve 5. madde hükümleri kapsamında kalan Kanun'da özel olarak düzenlenen ve ticari dava sayılan bir sözleşmeden kaynaklanmasının herhangi bir önemi yoktur. Aynı Kanun'un 83/2. maddesinde; taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer konularda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanun'un görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği, aynı Kanun'un 73/1. maddesinde ise; tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda Tüketici Mahkemelerinin görevli olduğu düzenlemesi yer almaktadır.
Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nın 4/1-a maddesi uyarınca ise Sigorta Hukuku'ndan kaynaklanan davalar mutlak ticari davalardır. Anılan Kanun'un 5/2 maddesi uyarınca da tüm ticari davalara bakmakla görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesidir. Kanun'un 5/3 bendinde ise Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer Hukuk Mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu ve bu durumda göreve ilişkin usul hükümlerinin uygulanacağı şeklinde düzenleme yapılmıştır. Mahkemenin görevli olması da, HMK'nın 114/1.c maddesi uyarınca dava şartlarından olup, anılan Kanun'un 115. maddesi uyarınca davanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden araştırılır.
Yukarıda açıklanan kanun hükümleri karşısında somut olaya gelindiğinde, davalı Sigorta Şirketi tacirdir. Davacının tüketici sıfatına sahip olup olmadığı, sigortalı aracın ticari araç olup olmadığı saptanarak görevli mahkemenin tespit edilmesi gerekir. Bir başka anlatımla davacının tüketici olması, aracın hususi otomobil niteliği bulunması halinde uyuşmazlığın çözüm yeri tüketici mahkemesi iken davacının tüketici sıfatına sahip olmaması, aracın ticari araç olması halinde uyuşmazlığın çözüm yeri ticaret mahkemesi olacaktır. Davaya dayanak yapılan kasko sigorta poliçesinden ve araç ruhsatından sigortalı aracın otomobil olduğu, kullanım tarzının hususi olarak belirtildiği görülmüştür. Bu durumda davacı tüketici sıfatını haizdir.
O halde; taraflar arasındaki hukuki ilişkinin 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kalması nedeniyle, davaya bakma görevinin Tüketici Mahkemesine ait olması ve uyuşmazlığın tüketici mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiğinden, mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken davanın esasına girilerek karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-a-3 maddesi gereğince kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 09/10/2023 tarihli, 2023/254 Esas - 2023/555 Karar sayılı kararın, HMK’nın 353/1-a-3. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
Kararın kaldırılma sebebine göre, davalı vekilinin sair istinaf taleplerinin İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA,
2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3-İstinaf eden davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf edene iadesine,
4-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine,
5-İİK'nın 36.maddesi gereğince, Ankara Batı İcra Dairesinin 2023/60462 Esas sayılı dosyasına yatırılan 65.000,00 TL tutarlı teminat mektubunun yatıran tarafa iadesine,
6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirilmesi, bakiye harç tahsili ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 29/04/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.