T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
35. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/292
KARAR NO : 2025/610
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : Dr.... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 22/12/2023
NUMARASI : 2023/343 Esas 2023/812 Karar
DAVANIN KONUSU : Tazminat
KARAR TARİHİ : 29/04/2025
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 16/05/2025
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının maliki bulunduğu ve sürücüsü olay yerini terk eden sigortalı aracın 21.01.2021 tarihinde sebebiyet verdiği trafik kazası sonucunda zarar gören 3. kişilere ZMMS poliçesi kapsamında ödenen tazminatın, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Trafik Sigortası Genel Şartları B.4.f maddesi uyarınca, sürücünün olay yerini terk etmesi nedeniyle davalı sigortalıdan rücuen tazmini şartlarının oluştuğunu belirterek, ödenen 5.500,00 TL'nin 04.05.2021 tarihinden, 11.124,92 TL'nin 1401.2022 tarihinden, 44.015,73 TL'nin 30.06.2021 tarihinden,13.393,02 TL'nin 16.11.2021 tarihinden, 150.264,53-TL'nin 30.03.2022 tarihinden olmak üzere toplam 224.298,20 TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizleri ile davalıdan rücuen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, Ankara CBS’nin 2021/193075 Soruşturma sayılı dosyasında mevcut verilere göre davalının kaza anında alkollü olmadığı, kullandığı ve kazaya karışan aracı kullanma imkanı sağlayan nitelikte ehliyetinin mevcut olduğu, kaza yerinden kaçması için bir sebep olmadığının sabit olması ve olay yerinden ayrılmanın başlı başına bir rücu sebebi olması ile birlikte, davalının davaya konu kaza mahallinden kazanın meydana geldiğini fark etmediğinden ayrıldığının, yani kasti olarak kaza yerini terk etmediği hususundaki savunmasının aynı gün içerisinde ve kısa bir süre sonra karıştığı kaza akabinde kaza mahallinde durması ve akabinde tutulan kaza tespit tutanağı ile doğrulandığı, kazayı fark etmeyen dava dışı sürücünün olay yerini kasıtlı olarak terk ettiğinin kabulüne olanak bulunmadığı, bu durumda davacı lehine rücu şartları oluşmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; hükümde davalı lehine hükmedilen vekalet ücretinin hatalı olduğunu, davalı taraf lehine hükmedilebilecek maksimum vekalet ücreti miktarının tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde de yer alan maktu vekalet ücretini geçemeyeceğini, genel şartlardaki madde metninde açıkça görüleceği üzere zorunlu haller hariç olmak üzere olay yerinin terk edilmesinin rücu sebebi olarak düzenlendiğini, mülkiyeti davalı adına tescilli aracın sürücüsünün, kaza sonrası olay yerini terk ettiğinin sabit olduğunu, bir araca, bir motosiklete hasar veren, bir kişinin yaralanmasına sebep olunan böyle bir kazada sürücünün kazayı fark etmemesinin imkansız olduğunu, davalıya ait araç sürücüsünün olay yerini terk ettiğinin, kaza akabinde olay yerine gelen polis memurlarınca tutulan tutanakta "kaza sonrası ... plakalı aracın kaza mahallinden kaçtığı kazada 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre kaza mahallinden kaçan ... plakalı araç 57/1.a maddesi kural ihlali görüldüğü, ... plakalı sürücü ... ile park halinde bulunan ... plakalı aracın kusurunun olmadığı" ifadeleriyle açıkça belirtildiğini belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
İstinaf talebinde bulunan davacı vekilinin istinaf sebepleri doğrultusunda, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;
Dava, davacı tarafça ZMM sigortası yapılan davalıya ait aracın olay yerini terkeden sürücünün sevk ve idaresinde iken karıştığı kazada meydana gelen yaralanmaya bağlı olarak zarar görene yapılan ödemenin sigortalı davalıdan rücuen tazmini istemine ilişkindir.
Somut olayda, davacı ile davalı arasında tanzim edilen Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası 13/05/2020 tarihlidir. Bu nedenle rücu şartlarının belirlenmesinde 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının nazara alınması gereklidir.
Sigorta Genel Şartlarından Sigortanın, sigortalıya rücu hakkı "B.4. Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması ve Sigortanın Sigortalıya Rücu Hakkı" başlıklı maddesinde düzenlenmiş, ilgili maddede; "Sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez.
Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigortalıya rücu edebilir.
Sigortalıya başlıca şu nedenlerle rücu edilir:
a) Tazminatı gerektiren olay, sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasti bir hareketi veya ağır kusuru sonucunda meydana gelmiş ise,
b) Tazminatı gerektiren olay, aracın ilgili mevzuat hükümlerine göre gereken ehliyetnameye sahip olmayan veya geçerliliğini yitirmiş sürücü sertifikasına sahip ya da ehliyetine geçici/sürekli el konulmuş kimseler tarafından sevk edilmesi veya trafik kurallarının ihlali sonucunda meydana gelmiş ise,
c) Aracın, uyuşturucu madde veya ilgili mevzuatta belirlenen seviyenin üzerinde alkollü içki almış kişilerce veya aynı mevzuatta alkollü içki alamayacağı belirtilen kişilerce alkollü içki alınmak suretiyle kullanılması sırasında meydana gelen zararlar,
ç) Tazminatı gerektiren olay, yolcu taşımaya ruhsatlı olmayan araçlarda yolcu taşınması veya yetkili makamlarca tespit edilmiş olan istiap haddinden fazla yolcu veya yük taşınması veya patlayıcı, parlayıcı ve tehlikeli maddeleri taşıma ruhsatı bulunmayan araçlarda, bu maddelerin parlama, tutuşma ve infilakı yüzünden meydana gelmiş ise,
d) Sigortalının rizikonun gerçekleşmesi halinde bu genel şartların B.1. maddesinde belirtilen yükümlülükleri yerine getirmemesinden dolayı zarar ve ziyan miktarında bir artış olursa,
e) Tazminatı gerektiren olayın aracın çalınması veya gasp edilmesi sonucunda olması halinde, çalınma veya gasp edilme olayında sigortalının kendisinin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusurlu olduğu tespit edilirse,
f) Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde,
Sigortacı rücu sebeplerine dayanarak tazminat sürecini geciktiremez ve bu sebeplere dayalı bilgi ve belgeyi hak sahibinden talep edemez." denilerek, sigortacının sigortalıya rücu edebileceği durumlar belirlenmiştir. İlgili maddede sayılan rücu sebepleri birbirinden bağımsız sebepler olup, rücu sebeplerinden birinin bulunması halinde sigorta şirketi yapılan hasar ödemesinin rücuen tazminini sigortalısından talep edebilir.
Somut olayda. kaza tespit tutanağı uyarınca, olay tarihinde ... plakalı aracın ilk etapta kazaya karıştıktan sonra olay yerini terk etmesine bağlı kimliği tespit edilemeyen ancak kazanın akabinde aynı 21.01.2021 tarih ve saat 21,45 de diğer dava dışı 2. kazaya karışması nedeniyle kimliği öğrenilen ikinci kazaya bağlı trafik polis memurlarınca kazadan sonra 21.01.2021 tarih ve saat 22,38 de alkol metre ile yapılan ölçüme bağlı alkol raporuna göre alkolsüz ve sürücü belgeli sürücü ...’ın, olay mahalli kavşakta, 77 sokak içerisinden seyirle gelip caddeye giriş yaparak sürücü ...’ın yönetimindeki motosiklete çarparak kaldırıma savrulması sonucu kaldırım içinde park halinde bulunan ... Turizm şirketinin maliki ve işleteni olduğu aracın maddi hasar görüp motosiklet sürücüsünün yaralanmasına sebebiyet verdikten sonra kaza yerinde aracının plakasını düşürerek olay yerinden ayrılan dava dışı sürücü ...’ın kazanın akabinde olay mahalli olan kavşakta sola kontrolsüz dönüşe geçtiği sırada anayolu takiben sağından kavşağa giriş yapan ...’ın yönetimindeki motosikletle de çarpmasıyla meydana gelen kazada olay yerinden kaçan sürücü ...’ın tamamen asli kusurlu olduğu, dava dışı motosiklet sürücüsü ile park halinde bulunan aracın kusursuz olduğu, yine bu kazanın akabinde dava dışı 2. kazaya bağlı motosiklet sürücüsü ...’ın tamamen asli kusurlu olduğunun belirtildiği, sigortalı araç sürücüsü ...’ın kollukta verdiği ifadede ‘21.01.2021 günü saat 21.55 sıralarında kendi sevk ve idaremde olan ... plaka sayılı 2011 model beyaz renkli ... marka aracım ile Yukarı Bahçelievler Mahallesi 77. Sokak üzerinden Taşkent Caddesi istikametine doğru seyir halinde iken Taşkent Caddesi kesişimine geldiğinde tak diye bir ses duydum. Aracın müzik sesi yüksek sesle açık olduğundan kazanın farkına varamadım, kasise girdiğimi düşünerek 77. Sokak üzerinden yoluma devam ettim. Azerbaycan Caddesi kesişimine geldiğimde sola dönüş yaparak Azerbaycan Caddesine giriş yapacağım esnada Azerbaycan Caddesi üzerinde seyir halinde olan kurye motosikleti ile çarpıştık. Kaza ben sağıma bakmadan yola girdiğim için yaşandı. Ben kazada aracımdan inerek motorlu kurye ile ilgilendim. İkimizde de yaralanma olmadığı için trafik ekipleri gelerek maddi hasarlı kaza raporu tanzim ettiler. Ben orada 77. Sokak ile Taşkent Caddesi kesişiminde yaralamalı trafik kazası yaptığımı öğrendim. Taşkent Caddesi üzerinde ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı kurye motosikleti ile Taşkent Caddesi ile 77. sokak kesişiminde çarpışmışım. Çarpmanın etkisi ile kurye motosikleti savrularak Taşkent Caddesi üzerinde park halinde bulunan ... plaka sayılı araca çarpmış, ayrıca kazada ...'ın yaralanarak tedavisi için 112 ekipleri ile şehir hastanesine götürüldüğünü öğrendim. Benim kazada kaçmak gibi bir niyetim yoktu. Kaçacak olsam maddi hasarlı kazada da kaçardım. Ben Taşkent Caddesi ile 77. Sokak kavşağında kaza yaptığımın farkında olmadığım için durmadım. Kazanın nasıl olduğunu bilmiyorum, hatırlamıyorum. Trafik ekiplerinin bana yaptıkları alkol ölçümünde 0 promil çıktı. Herhangi madde de kullanmadım. Böyle bir olay yaşandığı çok pişmanım ve çok üzgünüm. Olay tamamen kazadan ve benim dalgınlığımdan ibarettir’ beyanında bulunduğu, adli kolluk Cumhuriyet savcısı görüşme tutanağında da ‘İdaremiz dahilinde meydana gelen taksirle yaralama olayı ile ilgili olarak; 21.01.2021 günü saat:21:55 sıralarında Yukarı Bahçelievler Mahallesi Taşkent Caddesi üzerinde seyir halinde olan ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı kurye motosikleti ile Yukarı Bahçelievler Mahallesi 77. Sokak üzerinde seyir halinde olan ... sevk ve idaresinde olan ... plaka sayılı aracın Taşkent Caddesi ile 77. Sokak kesişiminde çarpışması sonucu yaralamalı trafik kazası meydana gelmiş, kazada çarpmanın etkisi ile motosiklet savrularak Taşkent Caddesi üzerinde nizami olarak park halinde bulunan ... plaka sayılı araca çarpmış, kazada motosiklet sürücüsü ... yaralanarak olay yerine gelen 112 unsurları ile tedavisi için Ankara Şehir Hastanesine kaldırılmış, ayrıca ... sevk ve idaresindeki aracı ile kaza yerinde durmayarak 77. Sokak üzerinde yoluna devam etmiş Azerbaycan Caddesi kesişimine geldiğinde Azerbaycan Caddesi üzerindeki kurye motosikleti ile maddi hasarlı trafik kazasına karışmış, trafik ekipleri her iki kazada kaza raporu tanzim ettikten sonra ...”ın alkollü olmadığı tespit edilerek alınan beyanında Taşkent Caddesi ile 77. Sokak kesişiminde aracından bir gürültü duyduğunu ancak müzik sesinin yüksek olmasından dolayı kaza yaptığının farkına varmadığını, kaza yaptığının farkında olsa olay yerinden ayrılmayacağını, ikinci kaza esnasında kaza yaptığının farkına vardığını ve durduğunu beyanla kimseden şikayetçi olmamıştır.’ifadelerine yer verildiği, Ankara CBS’nin 2021/93075 soruşturma nolu dosyasında düzenlenen iddianamedede ‘21/01/2021 günü sürücülüğünü şüphelinin yaptığı ... plakalı araç ile Taşkent Caddesi kesişiminde ilerlediği sırada, sürücülüğünü müştekinin yaptığı ... plakalı motosiklete çarptığı ve plakasını olay yerinde düşüren şüphelinin kaza mahallini terk ettiği’nin belirtildiği nazara alındığında tüm dosya kapsamı itibarıyla sigortalı araç sürücüsünün kaza mahallini terkettiği açıkça anlaşıldığından mahkemece işin esasına girilerek tüm delillerin toplanmasıyla oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken mahkemece yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf talebinin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın yeninden görülerek, sigortalı araç sürücüsünün kaza mahallini terkettiği açıkça anlaşıldığından mahkemece işin esasına girilerek tüm delillerin toplanmasıyla oluşacak sonuca göre karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebebine göre davacı vekilinin sair istinaf sebeplerinin incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 22/12/2023 tarihli, 2023/343 Esas - 2023/812 Karar sayılı kararın, HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
Kararın kaldırılma sebebine göre, davacı vekilinin sair istinaf sebeplerinin İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA,
2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3-İstinaf eden davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf eden davacıya iadesine,
4-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine,
5-Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 29/04/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan ...
Üye ...
Üye ...
Katip ...
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.