T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi Esas-Karar No: 2024/91 - 2025/415
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
35. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/91
KARAR NO : 2025/415
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 17/10/2023
NUMARASI : 2022/831 Esas 2023/651 Karar
DAVANIN KONUSU : Tazminat
KARAR TARİHİ : 20/03/2025
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 24/03/2025
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı taraf vekilleri tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde; 12.11.2021 tarihinde, davacı ...'in idaresindeki elektrikli motorlu bisiklet ile seyir halindeyken, davalıya ZMMS ile sigortalı olup, dava dışı ...'nın, idaresindeki park halindeki otomobili trafik güvenliğini tehlikeye sokacak şekilde tedbirsiz ve özensiz bir biçimde yola çıkarması neticesinde davaya konu yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, davacının kazada ağır şekilde yaralandığını, kazanın dava dışı sürücü ...'nın kusuruyla meydana geldiğini, zararlarının tazmini için dilekçe ve eklerini 01/02/2022 tarihinde davalıya teslim ettiklerini, hasar dosyası oluşturulduğunu, fakat herhangi bir ödeme yapılmadığını, arabuluculuk başvurusunda da anlaşma sağlanamadığını belirterek, belirsiz alacak olarak 49.800TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 100TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 100TL bakıcı gideri tazminatı olmakla toplam 50.000 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, talep artırımı ile sürekli iş göremezlik zararını 264.725,36 TL, geçici iş göremezlik zararını 10.476,20 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı Sigorta vekili cevap dilekçesinde; dava şartının yerine getirilmediğini, maluliyet ve kusurun varlığı ve oranının belirlenmesi gerektiğini, eksik evraklar ibraz edilmeden dava açıldığını, davanın açılmasında hukuki yararın bulunmadığını, geçici bakıcı gideri, tedavi gideri ve geçici iş göremezlik tazminatının teminat dışında olduğunu, kaza sırasında davacının kaskının takılı olmadığı ve alkollü olduğunu, müterafik kusuru bulunduğunu, sorumluluğun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında olduğunu, faiz talebinin haksız olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; sigortalı araç sürücüsünün tam kusuru ile meydana gelen kazada davacının %4 malul kalacak ve üç ayda iyileşebilecek şekilde yaralandığı, davacının kask takmaması ile yaralanması arasında illiyet bağı bulunmadığından müterafık kusur indirimi yapılmasına gerek olmadığı, usulüne uygun alınan raporla zararların belirlendiği ve bu miktara talebin artırıldığı, bakıcı ihtiyacı bulunduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle; “Davanın KISMEN KABULÜ ile; sürekli iş göremezlik zararı olarak 264.725,36 TL, geçici iş göremezlik zararı olarak 10.476,20 TL olmak üzere toplam 275.201,56 TL maddi tazminatın, temerrüt tarihi olan 12/02/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin (100,00TL'lik bakıcı gideri tazminatı) istemin REDDİNE,” karar verilmiş, karara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davalının istinaf başvurusunun reddi gerektiğini, dosya kapsamında hükme esas alınan maluliyet ve kusur raporlarında yer alan aleyhe hususları kabul etmediklerini, tüm yasal hakları saklı kalmak kaydıyla, dava dosyası kapsamında maluliyet ve kusur oranları, hesaplama yöntemi, hesaplamaya esas alınan hayat tablosu vs. hususlarında değişiklik olması ya da davalı yanın ya da taraflarının istinaf taleplerinin kabulü ile yeniden yargılama yapılacak olması halinde, kamu düzeni niteliğinde sayılan güncel asgari ücrette meydana gelecek artışların da dikkate alınması gerekeceğinden yeniden yapılacak yargılama kapsamında haklarını saklı tuttuklarını belirterek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının davalının aleyhine kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; ... Kurumsal Sağlık Yönetim ve Danışmanlık Hizmetleri tarafından davacının maluliyet oranının %0 bulunduğunu, maluliyet raporuna itirazlarının değerlendirilmediğini, çelişki giderilmeden karar verilmesinin doğru olmadığını, geçici işgöremezlik ve bakıcı giderinden sigortanın sorumlu olmadığını, davacının kaza anında 1 promil alkollü olduğunu ve kaskının bulunmadığını, müterafık kusur indirimi yapılması gerektiğini, hesaplamanın da fahiş olduğunu, davacının bakiye ömrünün kaza tarihindeki yaşına göre belirlenmesinin doğru olmadığını, aynı dönem için hem geçici, hem de sürekli işgöremezik tazminatı hesaplandığını belirterek, istinaf isteminin kabulü ile, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
İstinaf talebinde bulunan taraf vekilleri istinaf sebepleri doğrultusunda, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;
Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Yerel Mahkeme tarafından davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, taraf vekilleri tarafından istinaf edilmiştir.
Haksız fiilden kaynaklanan cismani zarar nedeniyle geçici ve sürekli iş göremezlik zararlarına dayalı maddi tazminat davasında, maluliyet durumunun doğru şekilde tespit edilmiş olması önemlidir. Zarar görenin maluliyet durumunun tespitinde; mahkemece alınan raporlar arasında çelişki bulunması halinde ve taraflarca rapora itiraz edilmesi durumunda raporlar arasında çelişki giderilmeden karar verilmez.
Eldeki davada, Süleyman Demirel Üniversitesinden alınan raporda, “Erişkinler için Engellilik…. Yönetmelik” esas alınmak kaydıyla bedensel özür oranı hesaplandığında, -Ulna styloid kırığına bağlı sol el bileğinde EHA kısıtlılığı arızası ve Sol omuzda EHA kısıtlılığı arızası nedeniyle toplamda %4 maluliyetin bulunduğunun tespit edildiği, rapor içeriğindeki “…Özel Isparta Hastanesinin 30.12.2021 tarihli, 252074 dosya no.lu Sol Omuz MR raporunda; “(…) Anterior superior labrum komşuluğunda 5x3 mm ebadında perilabral küçük kist saptandı. (Geçirilmiş travma öyküsü pozitif, travmaya sekonder?) Scapula üst kesimde humerus başında fokal bir alanda çok silik görünümde hafif T2 sinyal artışları görülmektedir. (Travma öyküsü olduğu öğrenilen hastada travmaya sekonder değişiklik?) (…)” şeklinde kayıtlıdır. ..” şeklindeki ifade ile , davalı tarafından bu rapora itiraz için sunulan bağımsız medikal firma raporundaki “ ,,,incelemeye konu raporda omuz eklem hareket kısıtlılığı ile kaza arasında nedensellik bağı bulunmadığı gibi dosyadaki belgelerle de çelişki olduğu” yönündeki görüşle aynı arızalar nedeniyle davacının maluliyet oranının %0 olduğunun belirtilmesi birlikte değerlendirildiğinde, iki rapor arasında, trafik kazasına ilişkin benzer yaralanmalar tespit edilmişken, raporlar arasında tespit edilen özür oranları arasında fark bulunduğu gibi tespit edilen özürün kazayla illiyetinin de denetime elverişli şekilde tespit edilmediği anlaşılmaktadır.
Bu durumda davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin de rapora itirazı bulunması karşısında, raporlar arasındaki çelişkiyi giderecek ve davacının hali hazırda, özürü var ise, kazayla illiyetini değerlendirecek buna göre davacının TBK'nın 54. maddesi kapsamında çalışma gücünün azalmasının yahut yitirilmesinin tespitine yönelik olarak kaza tarihinde yürürlükte bulunan yönetmelik hükümleri çerçevesinde davacının maluliyet/özür oranı, iyileşme süresi, hususlarının değerlendirildiği, Adli Tıp Kurumundan rapor alınarak çelişkinin giderilmesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin istinaf talebinin kabulüne, kararın uyuşmazlığın çözümünde etkili deliller toplanılmadan ve değerlendirilmeden karar verilmiş olması nedeniyle HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın yeniden görülerek, yukarıda açıklanan hususlardaki değerlendirmeler yapılarak, davanın esası hakkında olumlu olumsuz bir karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebebine göre sair istinaf sebeplerinin incelenmesine yer olmadığına dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davacı vekili ile davalı ... Sigorta AŞ. vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen, 17/10/2023 tarihli 2022/831 Esas 2023/651 Karar sayılı kararın, HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
Kararın kaldırılma sebebine göre sair istinaf taleplerinin İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA,
2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3-İstinaf edenler tarafından yatırılan istinaf karar harcının isteği halinde yatıran tarafa iadesine,
4-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine,
5-İİK'nın 36. maddesi gereğince, Ankara 3. Genel İcra Dairesinin 2023/263503 E. sayılı dosyasına depo edilen 454.023,22- TL nakit teminatın yatırana iadesine,
6-Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 20/03/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.