T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi Esas-Karar No: 2024/138 - 2025/351
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
35. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/138
KARAR NO : 2025/351
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 13/12/2023
NUMARASI : 2023/616 Esas 2023/864 Karar
DAVANIN KONUSU : Tazminat
KARAR TARİHİ : 13/03/2025
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 13/03/2025
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde, 11/02/2018 tarihinde müvekkilinin trafik kazası ile yaralandığını uğranılan maddi zararlar için Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/405 Esas sayılı dosyası ile yargılama yapıldığını, mahkeme kararında müvekkilinin uğradığı zararlar için 114.019,67-TL sürekli iş göremezlik zararının 22/05/2018 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla davalıdan alınarak davacıya verilmesine kararı verildiğini, kararın istinaf edildiğini ve istinaf mahkemesinin kararı ile davanın kabulü ile 89.356,95-TL sürekli iş göremezlik tazminatının 22/05/2018 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla davalıdan alınarak davacıya verilmesine kararı verildiğini ancak müvekkilinin bakiye alacak için ek dava açma hakkının bulunması nedeniyle huzurdaki davayı açtıklarını belirterek, müvekkili ...'ün maluliyeti nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla sürekli iş göremezlik tazminatı olan 24.662,72-TL tazminatın davalının temerrüde düştüğü tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, öncelikle zaman aşımı itirazında bulunduklarını ve davanın reddine karar verilmesini, kaza yapan aracın kaza tarihinde müvekkili tarafından ZMM Sigortası ile sigortalı olduğunu, sorumluluklarının sigorta limiti kusur ve zarar ile sınırlı olduğunu, davacının kusuru, zararı ve maluliyet durumunu kanıtlaması gerektiğini, davalının usulüne uygun müracaatta bulunmadığını, eksik belge ile müracaat ettiğinden davanın bu nedenle reddine karar verilmesini, davacının maluliyetini kanıtlaması gerektiğini, ayrıca tazminatın belirlenmesinde sigorta genel şartlarının uygulanması gerektiğini, davacının yaralanması ile kaza arasında illiyet bağının kanıtlanması gerektiğini, yine davacının davadan önce faiz talep edemeyeceği gibi, davacıya rücuya tabi ödeme yapılmış ise indirilmesi gerektiğini bildirerek, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, 11/02/2018 tarihinde ... plakalı aracın yaya olan davacıya çarpması ile oluşan kazada kavşağa yaklaşırken hızını azaltmayan, karşıdan karşıya geçmekte olan yaya davacıya ilk geçiş üstünlüğünü tanımayan sigortalı araç sürücüsünün %75 oranında, karşıdan karşıya geçerken seyreden araçların hız ve mesafesine dikkat etmeksizin karşıya geçmeye çalışan davacının ise %25 oranında kusurlu bulundukları, davacının kaza nedeniyle davacının daimi maluliyetinin % 8 olduğu, aktüer bilirkişi raporu, Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/405 Esas, 2020/550 Karar sayılı ve Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesinin 2023/510 E, 2023/689 K sayılı ilamları uyarınca davacının daimi maluliyeti nedeniyle 114.019,67 TL tazminata hak kazandığı, Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/405 Esas, 2020/550 Karar sayılı ve Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesinin 2023/510 Esas 2023/689 K sayılı ilamları ile davacının zararının 89.356,95 TL kısmının hüküm altına alındığı, davacının bakiye 24.662,72-TL daimi iş göremezlik zararının daha bulunduğu tüm dosya içeriği, Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/405 Esas ,2020/550 Karar sayılı ve Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesinin 2023/510 E, 2023/689 K sayılı ilamları ile anlaşılmış olmakla kazada uzamış zaman aşımı ve davanın belirsiz alacak davası olması TCK 85/1, 68. maddeleri, HMK 107 m gereği davalının yerinde görülmeyen zaman aşımı itirazı yönünden gözetildiği gerekçesiyle; " Davacının davasının kabulüne, 24.662,72-TL daimi iş göremezlik zararının temerrüt tarihi olan 22/05/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde, Motorlu araç kazalarından doğan maddi tazminat taleplerine ilişkin olarak zamanaşımı konusu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 109. maddesinde düzenlenmiş olup, anılan maddede; “ Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar." denilmek suretiyle bu durum açıklığa kavuşturulduğunu, huzurdaki dava anılan zamanaşımı süreleri geçtikten sonra açılmış olduğundan zamanaşımı itirazlar doğrultusunda işbu davanın reddi gerekeceğini, iş görmezlik raporunun hatalı olduğunu, davacının kaza sebebiyle elde ettiği gelir ve tazminatlar tespit edilerek, müvekkili şirket aleyhine hükmedilecek olası bir tazminattan mahsup edilmesi gerektiğini, kusur raporunu kabul etmediklerini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
Dava, bakiye iş göremezlik tazminatının tahsili istemine ilişkindir.
Öncelikle zamanaşımı definin incelenmesi gerekmiştir.
2918 sayılı KTK'nun 109/1 inci maddesi "motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve her halde, kaza gününden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar." hükmünü öngörmektedir. Aynı Kanun'un 109/2 nci maddesinde ise; "dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve Ceza Kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş ise, bu süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir." hükmüne yer verilmiştir.
Kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan Ceza Kanunu 5237 Sayılı TCK’dır. Davaya konu kazada bir kişinin yaralanmış olmasına göre, eylem için kaza tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK da öngörülen 8 yıllık dava zamanaşımı süresi geçerlidir. Kaza tarihi 11/02/2018 olup, dava tarihi olan 15/09/2023 tarihi itibarıyla zamanaşımı süresinin dolmadığı belirgin olup, her ne kadar kısmi dava olarak açılan ilk davanın belirsiz alacak davası olarak nitelendirilmesi isabetsizse de bu husus sonuca etkili olmadığından eleştirilmekle yetinilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kanuni gerektirici sebeplere, Mahkemece kesinleşen dosyada hesaplanan bakiye tazminat miktarına hükmedilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı Sigorta vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması gereken 1.684,71 TL istinaf karar harcından peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.257,11 TL harcın davalı sigorta şirketinden alınarak hazineye gelir kaydına,
3- İstinaf eden tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Gider avansından artan kısım varsa karar kesinleştiğinde davalıya iadesine,
5-Karar tebliği, kesinleştirme, harç tahsil ve gider avansı iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 13/03/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.