T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1493 - 2025/275
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
35. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/1493
KARAR NO : 2025/275
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 26/09/2023
NUMARASI : 2023/117 Esas 2023/527 Karar
DAVANIN KONUSU : Tazminat (Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
KARAR TARİHİ : 27/02/2025
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 18/03/2025
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde; 25/07/2022 tarihinde davalı sigorta şirketi nezdinde ZMMS ile sigortalı aracın, yaya halindeki davacıya çarparak yaralanmasına sebep olduğunu, müvekkilinin gördüğü tedaviye rağmen tam iyileşemeyerek kalıcı maluliyete uğradığını, zararlarından davalının sorumlu olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100,00 TL sürekli iş göremezlik, 100,00 TL geçici bakıcı tazminatının ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının usulüne uygun başvuru yapmadığını, davanın usulden reddine karar verilmesini, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde ise davayı kabul anlamına gelmemek üzere müvekkilinin sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limiti kadar zararlardan sorumlu olduğunu, davacının kusuru ve zararı kanıtlaması gerektiğini bildirerek, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; dava, temelinde haksız fiile dayanmakta olup, kaza nedeniyle uğranılan maddi zararın sigorta hukuku hükümlerine göre sigortacıdan tazminine ilişkin olduğu, dosyaya sunulan kusur raporunda, kazanın davacının koşarak yolun karşısına geçmeye çalışmasıyla meydana geldiği, kazada 6 yaşında olan davacının gerekli muhakemeyi yapacak yaşta olmaması sebebiyle kusursuz, küçüğü korumak ve gözetmekle yükümlü olan ebeveyn ailesinin %70 oranında asli kusurlu olduğu, sigortalı araç sürücüsünün 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 52/1-a-b maddesine aykırı hareket ettiği, kazada %30 oranında tali kusurlu olduğu yönünde görüş bildirildiği, alınan rapor ile kaza neticesinde ilgili kolluk birimi tarafından düzenlenen kaza tespit tutanağındaki tespitler ile çelişmesi üzerine mahkemece Karayolları Fen Heyeti'nden alınan raporda, kazanın davacı yayanın park halindeki araçların arasından aniden ve kontrolsüzce yola çıkmasıyla meydana geldiği, sigortalı araç sürücüsünün kazayı önlemek için alacağı tedbir bulunmadığı, çocuğu görme imkanının olmadığı, sürücüye atfedilebilecek kusur bulunmadığı, davacının kazada %100 oranında kusurlu olduğu yönünde görüş ve tespit bildirildiği, düzenlenen bu raporun kaza tutanağı ile aynı doğrultuda olup çelişkinin bu şekilde giderildiği, dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde davanın sübut bulmadığı gerekçesiyle; “Davanın reddine,” karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; kararın hatalı olduğunu, kazanın AVM yakınlarında meydana gelmesi nedeniyle davalı araç sürücüsünün başlı başına kusurlu olduğunu, KTK’nın 52/a maddesine aykırı davrandığını, buna rağmen mahkemece alınan ve kendileri tarafından da itiraz edilen raporda, araç sürücüsünün %30 kusurlu olduğunun belirtildiğini, davalı tarafından sigortalı aracın hem yaya geçidine hem de kavşağa yaklaşmasına rağmen hızını düşürmediğini, sonrasında Karayolları Fen Heyetinden alınan raporda ise sürücüye kusur verilmediğini, her iki rapor arasında çelişki oluştuğunu, çelişki giderilmeden karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Mahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılıklar gözetilerek, istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde;
Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemidir. Mahkemece, kazanın meydan gelmesinde, sigortalı araç sürücüsünün kusuru kanıtlanamadığından davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Davacı vekilinin kazanın oluş şekline ve kusur durumuna yönelik istinaf sebeplerinin incelenmesinde; 25/07/2022 tarihinde, 6 yaşında olan davacının, taşıt yolunun karşısına geçmek için, taşıt yoluna girdiği sırada, davalı tarafından ZMMS ile sigortalı aracın çarpması ile trafik kazasının meydana geldiği kaza tespit tutanağından anlaşılmıştır. Kaza Tespit Tutanağında, davacının annesinin elini bırakarak, koşarak yola girmesi ve davalı tarafından sigortalı aracın yola giren yayaya çarpması ile trafik kazasının meydana geldiği kabul edilerek, sürücü ve davacının annesinin beyanı ve ... isimli işletmeye ait kamera kayıtları incelenerek kazanın meydan gelmesinde araç sürücüsünün kusuru olmadığının tespit edildiğinin belirtildiği görülmüştür.
Davacı, Kaza Tespit Tutanağının aksine kazanın meydana gelmesinde araç sürücüsünün kusurlu olduğu iddiası ile eldeki davayı açmış olup, her ne kadar yerel mahkemece Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığına yazı yazarak, kazaya ilişkin soruşturma dosyası istenilmiş ve temin edilmemesi sonrasında, Kaza Tespit Tutanağına istinaden kusurun belirlenmesi yoluna gidilmiş ise de, UYAP sisteminden yapılan kontrolde olaya ilişkin olarak Şanlıurfa 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 2024/136 Esas sayılı dosyası ile ceza davası açıldığı anlaşılmaktadır.
Kaza Tespit Tutanağı kazanın oluş şekline yönelik delil niteliğinde ise de, aksinin taraflarca ispatlanması durumunda, kanıtlanan oluş şekli nazara alınarak kusur durumunun tespit edilmesi gerekir. Somut olayda, davacı tarafından kabul edilmeyen Kaza Tespit Tutanağında, ... isimli işletmeye ait kamera kayıtları ve davacının annesinin kolluk beyanına göre davacının yola koşarak girdiği kabul edilerek, sürücünün alabileceği tedbir olmadığından kusur verilmediği anlaşılmaktadır. Davacının HMK'nın 27. maddesindeki hukuki dinlenilme hakkı çerçevesinde davasını “açıklama ve ispat hakkı” olup, bu kapsamda meydana gelen trafik kazasına yönelik, Şanlıurfa 8. Asliye Ceza Mahkemesinde görülmekte olan 2024/136 E. sayılı dava dosyasındaki deliller (varsa Kaza Tespit Tutanağında izlenildiği belirtilen kamera kayıtları) dosya içerisine kazandırılarak, ayrıca mahkemesince kesinleşmiş mahkumiyet kararı olması halinde, haksız fiil sübuta ereceğinden, sigortalı araç sürücüsünün az da olsa kusurlu olabileceği gözetilerek, sanık hakkında kesinleşmiş mahkumiyet kararı olup olmadığı da gözetilerek, ceza dosyasındaki deliller çerçevesinde, davacının itirazlarının da değerlendirildiği, daha önce rapor alınan bilirkişi heyetinden ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, davacıya Kaza Tespit Tutanağının aksini kanıtlama hakkı tanınmadan, Cumhuriyet Başsavcılığına yazılan dosya isteme yazısına verilen olumsuz cevabi yazı üzerine alınan rapora göre davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf talebinin kabulüne, uyuşmazlığın çözümünde etkili deliller toplanılmadan ve değerlendirmeden karar verilmiş olması nedeniyle ilk derece mahkemesinin kararının HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın yeninden görülerek öncelikle olaya ilişkin ceza dosyasının tamamı dosyaya kazandırılarak, varsa olaya ilişkin kamera kayıtları da getirtilmek suretiyle, kazanın oluş şekli tespit edilerek, ayrıca ceza dosyasında verilen kesinleşmiş mahkumiyet kararı var ise az da olsa sürücünün de kusurlu olacağının nazara alındığı, davacının hükme esas alınan rapora itirazlarının da değerlendirildiği ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile, Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 26/09/2023 tarihli, 2023/117 Esas - 2023/527 Karar sayılı kararın, HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
Kararın kaldırılma sebebine göre, davacı vekilinin sair istinaf sebeplerinin İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA,
2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3-İstinaf eden davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf eden davacıya iadesine,
4-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine,
5-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 27/02/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.