T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1364 - 2025/225
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
35. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/1364
KARAR NO : 2025/225
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 05/09/2023
NUMARASI : 2022/728 Esas - 2023/851 Karar
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
DAVANIN KONUSU : Tazminat
KARAR TARİHİ : 21/02/2025
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 21/02/2025
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı ... Sigorta AŞ. vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde; 27 02.2022 tarihinde, davalı ... Sigorta A.Ş.ye Trafik Sigorta Poliçesiyle sigortalı olup diğer davalı ...'nın da işleteni olduğu ... plakalı araç sürücüsünün geriden gelerek davacıya ait ... plakalı araca çarpmak suretiyle meydana gelen kazada, davacıya ait aracın 19.950,00 TL tutarında hasarlanmasına neden olduğunu ve daha önce hiç kazaya karışmayan müvekkilinin aracında değer kaybı oluşmasına sebebiyet verdiğini, davalı araç sürücüsünün kaza sonrası olay yerinden kaçtığını, müvekkilinin taksici olduğunu ve aracın tamiri süresince aracı kullanamadığından dolayı kazanç kaybına uğradığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 200,00 TL hasar bedeli, 200,00 TL değer kaybı bedeli ve 100,00 TL kazanç kaybı bedelinin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesinde; dava konusu kazaya karışan ... plakalı aracın davalı Sigorta Şirketine ZMS(Trafik) Sigorta poliçesiyle sigortalı olduğunu, dava öncesi müvekkili şirkete usulüne uygun yapılmış bir başvuru bulunmadığından davanın usulden reddi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla sorumluluklarının sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında 43.000,00 TL poliçe limitiyle sınırlı olduğunu, alanında uzman bilirkişilerden kusura ilişkin rapor alınması gerektiğini, kazanç kaybı talebinin teminat kapsamında olmadığını bildirerek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ..., davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, dosyaya kazandırılan 20/03/2023 tarihli raporda; "...Davalı Sigorta Şirketine sigortalı ... plakalı aracın kaza yeri terk sürücüsünün meydana gelen kazanın oluşumunda, 2918 sayılı KTK.nın 52/b-c, 56/c. Ve 84/d. maddeleri kural ihlallerini işlemiş olmakla %100 oranında kusurlu olduğu, davacıya ait ... plakalı araç sürücüsü ...'ın meydana gelen kazanın oluşumunda izafe edilecek herhangi bir kural ihlali görülmemekle kusursuz olduğu, davacıya ait dava konusu ... plakalı araç hasar tutarının KDV dahil toplam 19.950,00 TL. olduğu, değer kaybının ise reel piyasa koşullarına göre 7.000,00 TL, sigorta genel şartlar hesaplama yöntemine göre ise 10.952,00 TL olacağı, davalı Sigorta Şirketinin sigortalısı ... plakalı araç sürücüsünün kazanın oluşumundaki %100 kusuru oranında davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybından 2918 sayılı KTK.nın 91 maddesi gereği 43.000,00 TL poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere sorumluluğu olmakla, davalı Sigorta Şirketinin bu bağlamda diğer davalı ile birlikte; reel piyasa koşullarına göre sorumluluğunun müştereken ve müteselsilen 7.000,00TL olacağı, Sigorta Genel Şartları hesaplama yöntemine göre ise değer kaybı sorumluluğunun diğer davalı ile birlikte müştereken ve müteselsilen 10.952,00 TL olacağı, hangi değerin esas alınması gerektiği hususunun ise sayın mahkemenin takdirinde olduğu, kaza nedeniyle oluşan kazanç kaybının ise kaza tarihinde toplam 3.720,00 TL olacağı ve bundan da sadece davalı ...'nın sorumlu olacağı..." yönünde görüş bildirildiği, davacı vekilinin 16/05/2023 tarihli ıslah dilekçesi ile; 200,00 TL olan hasar bedeli taleplerini 19.950,00 TL'ye, 200,00 TL olan değer kaybı taleplerini 7.000,00 TL'ye ve 100,00 TL olan kazanç kaybı taleplerini ise 3.720,00 TL'ye yükselttiği, davalının %100 oranda kusuru ile gerçekleşen kaza nedeniyle, kusur oranına göre hesaplanan ve karşılanmayan hasar bedeli ve değer kaybı zararından tüm davalıların müşterek ve müteselsilen, dolaylı zarar olan araçtan mahrum kalınan süre için belirlenen bedelden ise araç malikinin sorumlu olduğu anlaşıldığından ıslah dilekçesi gözetilerek davanın kabulüne, kazaya sebep olan araç ticari araç olmadığından yasal faiz işletilmesi, Sigorta Şirketi yönünden başvuru tarihinden itibaren itibaren 8 iş günü, araç maliki yönünden kaza tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiği gerekçesiyle; "Davanın kabulüne, 19.950,00 TL hasar bedeli, 7.000,00 TL değer kaybı alacağı olmak üzere toplam 26.950,00 TL tazminatın davalı Sigorta Şirketi yönünden 20/04/2022 tarihinden itibaren, diğer davalı ... yönünden olay tarihi olan 27/02/2022 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen (davalı Sigorta Şirketi yönünden poliçe limitleri dahilinde) tahsili ile davacıya verilmesine, 3.720,00 TL araç mahrumiyeti nedeniyle belirlenen zararın davalı ...'dan olay tarihi olan 27/02/2022 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacıya verilmesine, faiz türü ve başlangıç tarihine ilişkin fazla talebin reddine" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde, araç hasarına ilişkin hazırlanan hükme esas bilirkişi raporunun hatalı ve fahiş olduğunu, araçta meydana gelen araç hasarı ve değer kaybı ücretinden müvekkil Şirketin sorumluluğu bulunmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkil Şirketin sigorta poliçesinden doğan sorumluluğu sigortalısının kusuru oranında olduğunu, dosyada mübrez ATK raporuna göre müvekkil Şirket sigortalısının kusursuz olduğunu, en doğru ve geçerli tespitin yapılabilmesi için hem Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesinden, hem de Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyetinden seçilecek kusur konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınmasının zorunluluk arz ettiğini, değer kaybı hesaplamasının Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlar ekinde yer alan formüle göre yapılması gerektiğini, başvuru sahibinin aracında meydana gelen değer kaybı talebi ile ilgili müvekkil Sigorta Şirketine başvurusu üzerine açılan hasar dosyasından yapılan değerlendirmede, değer kaybı talebine başvurusu öncesinde 165.000 km. üzerinde olduğunun tespit edildiğini, şöyle ki; Trafik Sigortası Genel Şartları Ek-1’de yer alan hesaplama yöntemi uyarınca 165.000 km’nin üzerindeki araçlar için ayrı bir formül düzenlenmiş olup, bu formül uyarınca 165.000 km’nin üzerindeki araçlar için değer kaybı hesaplaması yapılmadığını, kabul anlamına gelmemekle beraber, bir an için huzurda görülen davanın haklı olduğu varsayılsa bile, müvekkil Şirket’in faizden sorumluluğunun sınırlı olduğunu, aleyhe hüküm kurulması halinde dava tarihinden itibaren ve ancak yasal faizle sınırlı olarak sorumlu tutulabileceklerini belirterek. kararın kaldırılmasını istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
Mahkemece verilen karardaki kamu düzenine aykırılıklar gözetilerek, istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, HMK'nın 355. maddesi gereğince yapılan inceleme sonucunda;
Dava, trafik kazasından kaynaklanan araç hasar bedelinin, değer kaybı bedelinin ve kazanç kaybı bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Dosyadaki yazılara Kanuni gerektirici sebeplere, değer kaybının hesaplama yöntemine ilişkin istinaf sebeplerinin incelenmesinde; kusura ilişkin olarak alınan bilirkişi raporunun oluşa ve dosya kapsamına uygun olduğunun anlaşılmasına, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi tarafından "araç değer kaybı" hesaplanmasında kabul edilen yöntem aracın kaza tarihindeki hasar görmemiş 2. el piyasa değeri ile kazadan sonra onarılmış haldeki 2. el piyasa değeri arasındaki fark kriteri olup, değer kaybına yönelik "gerçek zarar" bu yöntem ile belirlenmesinin, bu çerçevede inceleme yapılırken de öncelikle varsa kazaya ilişkin hasar dosyası getirtilerek, araçta oluşan değer kaybı konusunda davacı aracının modeli, markası, kaza tarihindeki yaşı, kilometresi, kazadan önce varsa hasarları vs. gibi hususlar göz önünde bulundurularak, kaza tarihi itibariyle serbest piyasadaki 2. el piyasa rayiç değeri (hasarsız mevcut haliyle) ile aracın hasarı onarıldıktan sonraki haline göre serbest piyasadaki 2. el piyasa değeri arasındaki farkın değer kaybı olarak kabul edilmesinin gerekmesine göre davalı ... Sigorta AŞ. vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davalı ... Sigorta AŞ. vekilinin yerel mahkeme kararına yönelik istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Davalı Sigorta Şirketi'nden alınması gereken 1.840,95 TL istinaf karar harcından peşin alınan 524,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.316,95 TL harcın davalı Sigorta Şirketi'nden alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yatırılan istinaf gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde davalıya iadesine,
5-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirilmesi, bakiye harç tahsili ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 21/02/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.