T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi Esas-Karar No: 2024/8 - 2025/327
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
35. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/8
KARAR NO : 2025/327
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 03/10/2023
NUMARASI : 2022/550 Esas 2023/997 Karar
DAVANIN KONUSU : Tazminat
KARAR TARİHİ : 06/03/2025
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 07/03/2025
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde; 09.05.2017 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazasında müvekkili şirketin aracında meydana gelen maddi zarar sebebiyle şimdilik 1.000,00TL çekici ve dorse niteliğindeki araçların tamir süresince kullanılmaması sebebiyle mahrum kalınan kazanç kaybının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ettiklerini, araçlarının onarımı, ... Plas. Mak. Ltd. Şti tarafından yapıldığını, onarımın 16 gün sürdüğünü, ödemesinin ... Sigorta A.Ş. tarafından yapıldığını, müvekkili şirketinin yurt içi ve yurtdışı kimyasal madde taşımacılığını yaptığını, müvekkili şirket araçlarının tamirde olduğu dönemde kazanç kaybına uğradığını, araçlarının onarımı sigorta eksperinin onayı ile sonuçlandığını, müvekkili şirketin hem aracını nakliye hizmetinde kullanamadığını, hem de şoförüne maaş ve sair tüm haklarını ödediğini, bu giderler sebebiyle zarara uğradığını, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle oluşan kazanç kaybı bedelinin kaza tarihi olan 09.05.2017 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz ile tahsiline karar verilmesini talep etmiş, talep artırım dilekçesi ile talebini 18.400TL'ye yükseltmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının haksız ve dayanaktan yoksun talebinin reddini istediklerini, araç değer kayıplarına ilişkin taleplerde zararın ve tazminatı yükümlüsünün öğrenildiği tarihten 2 yıl, kazanın meydana geldiği tarihten itibaren 10 yıl içerisinde zamanaşımına uğradığını, somut olayda kazanın 09.05.2017 tarihinde meydana geldiğini, dava tarihinin 09.05.2019 olduğunu, dolayısıyla 2 yıllık zamanaşımı süresi sona erdikten sonra açıldığını, aracın maddi hasarının ... Sigorta tarafından tanzim edilen 2017311096090 numaralı hasar dosyası kapsamında ödendiğini, davacının dilekçesinde aracının çalışmadığı dönemde dahi sürücü maaşını ve sair haklarını ödediği iddiasının dava konusu dışında olduğunu, davacının kazaya karışan aracının kazanç kaybını talep edebilmesi için ispat yükü altında olduğunu ve sunulan ekspertiz raporunda yer alan hasar kalemlerinin öncelikle sigorta şirketine karşı ileri sürülmesi gerektiğini, davacının dava konusu olayda aracını kullanamadığından kaynaklı oluştuğunu iddia ettiği kazanç kaybına dair hiçbir delil sunmadığını bildirerek, açılan davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davacıya ait aracın makul tamir sürenin 16 gün olduğu, bu süre içerisinde davacının 18.400,00 TL kazanç kaybından mahrum kaldığı, kazada davalı şirkete ait araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu, oluşan zarardan davalı şirketin işleten sıfatıyla sorumlu olduğu gerekçesiyle; “DAVANIN KABULÜ İLE, 18.400,00TL kazanç kaybının olay tarihi olan 09/05/2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine” karar verilmiş, karara karşı davalı vekili istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; zamanaşımı itirazlarının nazara alınmamasının doğru olmadığını, dava tarihi ile kaza tarihi arasında yine arabulucuya başvuru tarihi ile dava tarihi arasında 2 yıllık zamanaşımı süresinin geçtiğini, kusur raporuna itirazlarının nazara alınmamasının doğru olmadığını, hesap bilirkişi raporunda da içerikte tamir süresinin 7 gün olmasının belirtilmesine rağmen sonuçta 16 günlük süre üzerinden hesaplama yapılmasının doğru olmadığını, yine bilirkişilerin hesap yönteminin de yanlış olup davacının ticari defter ve kayıtlarına göre hesap yapılması gerekirken emsal kapsamında gelirin yüksek alınarak zarar belirlenmesinin de doğru olmadığını, gelirden yapılmayan giderlerin mahsubu gerektiğini belirterek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
İstinaf talebinde bulunan davalı vekilinin istinaf sebepleri doğrultusunda, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;
Dava, trafik kazasından kaynaklanan ticari aracın zarar görmesi nedeniyle çalışamamasından dolayı kazanç kaybının tazmini istemine ilişkindir.
Yerel Mahkeme tarafından davanın kabulüne dair verilen karar, davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Davacının uyuşmazlık kapsamında, 14/02/2019 tarihinde İstanbul Arabuluculuk başvurusunda bulunmasına, yetkisizlik kararı gereğince sürecin arabuluculuk son tutanağının 01/07/2019 tarihinde tamamlanmış olmasına ve 6925 sayılı yasanın 18/A maddesi 15.fıkrası nazara alındığında zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşılmıştır.
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden; 09/05/2017 tarihinde, davalı şirkete ait aracın lastiğinin patlaması sonucu iniş eğimli virajlı yolda sağa manevra yaparak sağında seyreden davacıya ait çekici ve yarı römorkun sol yan kısımlarına çarpması şeklinde meydana gelen kazada davacıya ait aracın hasar gördüğü, gerek kaza tutanağında, gerek mahkemece alınan ve usulüne uygun olan kusur raporlarında, davalı şirkete ait araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu, davalının kusura yönelik istinafının yerinde olmadığı, yine yerleşik ictihatlara uygun ve denetime elverişli bilirkişi raporlarında aracın makul tamir süresinin 16 gün olduğu ve usulüne uygun olarak bu süre için aracı kullanamamaktan kaynaklı kazanç kaybı zararı hesaplandığı anlaşıldığından davalının tüm istinaflarına itibar edilmemiştir.
Açıklanan nedenlerle usul ve yasaya uygun ilk derece mahkemesi kararına karşı davacı vekili ile davalı vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması gereken 1.256,90TL istinaf karar harcından peşin alınan 912,50- TL harcın mahsubu ile bakiye 344,4-TL harcın istinaf eden davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-İstinaf edence yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Gider avansından artan kısım varsa karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
5-Karar tebliği, kesinleştirme, harç tahsil ve gider avansı iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 06/03/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.