T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1499 - 2025/229
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
35. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/1499
KARAR NO : 2025/229
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 16/03/2023
NUMARASI : 2020/511 Esas - 2023/216 Karar
DAVACI :
DAVALI :
DAVANIN KONUSU : Tazminat
KARAR TARİHİ : 21/02/2025
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 21/02/2025
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalılar vekilleri tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı Sigorta Şirketi nezdinde Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası olan ... plakalı aracın, müvekkilin kullanmış olduğu ... plakalı araç ile 22.07.2019 tarihinde trafik kazasına karıştığını, müvekkil ...’in, trafik kazasının meydana geldiği tarihte nizami bir şekilde seyir halindeyken karşı yönden gelmekte olan davalı ... yönetimindeki aracın müvekkilin şeridine girerek müvekkilin aracına çarpması neticesinde kazanın gerçekleştiğini, kaza neticesinde müvekkilinin yaralandığını belirterek, fazlaya ve artırıma dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik, geçici efor kaybı(geçici iş göremezlik) sebebiyle 100,00 TL, sürekli güç kaybı(efor kaybı) sebebiyle 100,00 TL, bakıcı gideri olarak 100,00 TL, tedavi giderleri olarak 100,00 TL, yol gideri olarak 100,00 TL olmak üzere toplamda 500,00 TL maddi tazminatın 02.06.2020 tarihinden(arabuluculuğa başvuru tarihi) itibaren işleyecek yasal faiziyle davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline (sigorta şirketi için poliçe limiti dahilinde olmak kaydıyla), manevi tazminat olarak 20.000,00 TL'nin, kaza tarihi olan 22.07.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'dan tahsilini talep etmiştir.
Davalı Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesinde; başvuru şartının usulüne uygun gerçekleştirilmediğini, kusur durumunun ceza dosyası getirtilerek belirlenmesi gerektiğini, davacının maluliyetini raporlarla belgelendirmesi gerektiğini, davacının emniyet kemeri takmamış olması nedeniyle müterafik indirim yapılması gerektiğini, müvekkil şirketin sorumluluğunun kusur oranında olduğunu bildirerek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili, zamanaşımı definde bulunduklarını, görev ve yetki itirazlarının olduğunu, kazanın davacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmediğini, davacının kusurlu olduğunu bildirerek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, aktüer hesap bilirkişisi ve tedavi gideri talebi nedeniyle doktor bilirkişiden alınan raporda, davacı ...'in dosya kapsamına göre yol ücretleri olarak 1.041,30-TL hesaplama yapıldığı, davacı lehine 2.814,82 TL geçici iş göremezlik tazminatı hesaplandığı,% 3 maluliyet oranına göre, davacı ... lehine 63.776,11 TL sürekli iş göremezlik tazminatı hesaplandığı, davacı lehine 2.558,40 TL geçici bakıcı gideri tazminatı hesaplandığı, 2023 yılı asgari ücreti de dikkate alınarak yeniden hesaplama yapılması için 22.3.2023 tarihinde bilirkişi heyetinden alınan raporda ise, davacı ...'in dosya kapsamına göre yol ücretleri olarak 1.041,30 TL hesaplama yapıldığı, davacı lehine 2.814,82 TL geçici iş göremezlik tazminatı hesaplandığı, %3 maluliyet oranına göre, davacı ... lehine 97.032,24 TL sürekli iş göremezlik tazminatı hesaplandığı, davacı lehine 2.558,40 TL geçici bakıcı gideri tazminatı hesaplandığı, davacının 23.02.2023 tarihli bedel artırım dilekçesi ile sürekli iş göremezlik tazminatını 97.032,24-TL, geçici maluliyet tazminatını 2.814,82-TL, geçici bakıcı gideri tazminatını 2.558,40-TL, tedavi gideri ve yol masrafını ise 1.041,30-TL olarak belirlediğini, toplam 103.446,76-TL sürekli maluliyet, geçici maluliyet, bakıcı gideri, tedavi gideri ve yol masraf tazminatı ve 20.000-TL manevi tazminat olmak üzere toplam 123.446,76-TL tazminatın avans faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ettiği, dosya kapsamına sunulan tebliğ belgesine göre, davalı Sigorta Şirketine davadan önce yapılan başvuruya ait dilekçenin tebliğ tarihini izleyen 8 iş günü sonrasında davalı Sigorta Şirketi yönünden 14/02/2020 tarihinde temerrüt olgusunun gerçekleşmiş olmakla birlikte davacının dava dilekçesinde 02.06.2020 tarihinden (arabuluculuğa başvuru tarihi) itibaren faiz talebi olması nedeniyle taleple bağlı kalınarak 02.06.2020 tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verildiği, manevi, tazminat koşullarının oluştuğu gerekçesiyle; "Maddi tazminat talepleri yönünden; davanın kabulü ile, 2.814,82-TL geçici iş göremezlik tazminatı, 97.032,24-TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 2.558,40-TL geçici bakıcı gideri tazminatı, 1.041,30 TL tedavi gideri tazminatı olmak üzere toplam 103.446,76-TL maddi tazminatın 02/06/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, manevi tazminat talebi yönünden; davanın kısmen kabulü ile;10.000,00-TL manevi tazminatın 22/07/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...’dan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde, müvekkiline dava konusu trafik kazasında isnad edilen %100 kusur oranının haksız ve Kanun'a aykırı şekilde tespit edilmiş olup kazanın meydana geliş şekline uygun şekilde değerlendirme yapılmadığını, davacının maluliyet oranının ve maddi zararının tespitinde usul ve yasaya, konu ile ilgili yerleşik Yargıtay içtihatlarına aykırı davranıldığını, maddi tazminatın ödenmesi hususunda trafik sigortası poliçesini düzenleyen diğer davalı ... Sigorta Şirketi ile müvekkilin müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu, davacının talepleri arasında yol giderleri ile tedavi giderleri ayrı ayrı olmasına karşın ve bilirkişilerce tedavi giderleri hakkında bir hesaplama yapılmamasına karşın mahkemece tedavi giderleri hakkında ret vermesi gerekirken kabul yönünde hüküm kurulması ve de davacı bu iki kalem için bedel arttırım talebini tek kalem olarak gösterip o şekilde bedel artırım yapmış ve mahkemece karar öncesinde bunların ayrıştırılmasının istenmemiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, maddi tazminatta faiz başlangıç tarihinin, dava tarihi yerine arabuluculuk başvuru tarihinin esas alınmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
Davalı ... ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde, davacının tazminata esas alınan maluliyet raporunun muayenesiz evrak üzerinden düzenlenmiş olup, bu şekilde hazırlanan raporun kabul edilmesinin mümkün olmadığını, dava dosyası kapsamında alınmış olan 06.06.2022 tarihli Kütahya Sağlık Bilimleri Üniversitesi Evliya Çelebi Eğitim Ve Araştırma Hastanesi raporunda davacının muayenesi yapılmaksızın rapor tarihinden aylar ve yıllar öncesine ait olan evraklar üzerinden maluliyet belirlendiğini, davacının güncel muayenesinin yapılmadığını müvekkil şirket tarafından mevcut evrakların medikale gönderildiğini ve maluliyet oranı belirlenemediğini, davacının maluliyetine ilişkin tanzim edilecek raporunun Trafik Sigortası Genel Şartları A.5-c maddesine göre, trafik kazasından kaynaklı daimi maluliyet oranının tespiti adına 20.02.2019 tarih 30692 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren ve tanzim edileceği tarih itibariyle yürürlükte bulunan “Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik” esasları çerçevesinde resmi ve yetkili bir hastaneden alınması ve hükmün bu doğrultuda kurulması gerektiğini, dosyanın İstanbul Adli Tıp Kurumu ilgili 3. İhtisas Dairesine sevkini güncel mevzuata uygun rapor düzenlenmesini ve davacının bizzat muayene edilmesini talep ettiklerini, davacının geçici iş göremezlik ödemesini SGK'dan almış olup muayenesiz maluliyet raporunda belirtilen 3 aylık geçici iş göremezlik süresinin afaki olduğunu, geçici iş göremezlik-bakıcı ve tedavi giderleri-yol masrafının sorumluluk kapsamında bulunmadığını belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
Dava, trafik kazasından kaynaklanan geçici iş göremezlik , sürekli iş göremezlik tazminatı, geçici bakıcı gideri ile tedavi ve yol masraflarının tahsili ile manevi tazminat istemine ilişkindir.
Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarına göre, haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybına uğranıldığı iddiası ve buna yönelik bir talebinin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi için Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Yerleşik Yargıtay uygulamasına göre, kaza tarihi olan 22.07.2019 tarihinde Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.
Mahkeme tarafından alınan maluliyet tespitine ilişkin raporun da belirlenen bu esaslara, oluşa, usul ve yasaya uygun olması, son durum muayenesinin de Tavşanlı Doç. Dr. Mustafa Kalemli Devlet Hastanesi Ortopedi Polikliniği tarafından yapılmış olması nedeni ile rapor doğrultusunda karar verilmiş olmasında bir usulsüzlük görülmemiştir.
Kusura ilişkin olarak, alınan kusur raporunun oluşa uygun olduğu, çarpma noktalarının değerlendirilmiş olduğu ve itirazların karşılanmış olduğu anlaşılmakla kusura ilişkin itiraz sebeplerine de itibar edilememiştir.
Faiz başlangıcına ilişkin olarak ise, Sigorta Şirketi hakkında, ZMMS kapsamında açılan sorumluluk davasında, KTK'nın 99. maddesinde sigorta şirketinin, zarar görenin Genel Şartlar'da sayılan evraklar ile kendisine müracaat etmesi halinde, 8 iş günü sonunda temerrüdünün gerçekleşeceği kabul edilmiştir. Zarar görenin eksik evrak ile müracaat etmesi halinde temerrüt başvuru ile gerçekleşmeyeceğinden, başvuru sonrasında bir şekilde temerrüt gerçekleşmiş ise bu tarihte, aksi takdirde ancak açılan dava tarihinden itibaren temerrüt faizi talep edilebilir. Alternatif çözüm yolu olan arabuluculuğa başvurunun dava şartı olduğu durumlarda, davacının davaya konu edilen tazminat talepleri bakımından, dava şartı arabuluculuğa başvuru tarihi itibariyle davalının temerrüde düştüğü Yargıtay 4. Hukuk Dairesi tarafından kabul edildiğinden, dava açılmadan önce dava şartı arabuluculuk yoluna gidilmesi gereken durumlarda, başvuru tarihi itibariyle temerrüdün gerçekleştiğinin kabulü gerekmektedir (Yargıtay 4. H.D. 2021/18933 E- 2021/4438 K.).
Sigorta Şirketi dışındaki kişiler yönünden ise, faiz başlangıcına ilişkin olarak, davacının talebi haksız fiil nedeniyle maddi tazminat olup, haksız fiil failinin temerrüdü haksız fiil hükümlerine göre, davalı Sigorta Şirketinin temerrüdü ise sigortanın temerrüdüne ilişkin hükümler çerçevesinde belirlenmelidir. Davaya konu kaza 6098 sayılı ... Borçlar Kanunu'nun yürürlükte olduğu dönemde gerçeklemiş olup, HGK'nın 2017/1015 E. - 2020/222 K. sayılı ilamında da değinildiği üzere, "Belirtilmelidir ki, haksız fiilde ve sebepsiz zenginleşmede temerrüt için ihtarın gerekmediği yolunda açık bir yasa hükmü yoktur. Ne var ki, müşterek hukukun “Gasp eden daima temerrüt hâlindedir” şeklindeki genel ilkesi, günümüzde de uygulama alanı bulmaktadır. Bu ilkeye göre, haksız fiilin faili ve sebepsiz zenginleşen daima temerrüt hâlinde bulunduğu için, zaten gerçekleşmiş olan temerrüdü sağlamak üzere alacaklının bunlara ayrıca bir ihtarda bulunması gerekmez.". Buna göre, kaza tarihinde haksız fiil sorumlusunun temerrüdü gerçekleştiğinden haksız fiil tarihinden itibaren, zarar gören zararının faizi ile karşılanmasını talep edebilir. Nitekim 6098 sayılı Yasa'nın 117/2. maddesinde, "Borcun ifa edileceği gün, birlikte belirlenmiş veya sözleşmede saklı tutulan bir hakka dayanarak taraflardan biri usulüne uygun bir bildirimde bulunmak suretiyle belirlemişse, bu günün geçmesiyle; haksız fiilde fiilin işlendiği, sebepsiz zenginleşmede ise zenginleşmenin gerçekleştiği tarihte borçlu temerrüde düşmüş olur. Ancak sebepsiz zenginleşenin iyiniyetli olduğu hâllerde temerrüt için bildirim şarttır." düzenlemesine yer verilerek, haksız fiilde temerrütte uygulamada düşülebilecek tereddütler giderilmiştir.
Somut olayda, davacı sigorta şirketi dışındaki davalı yönünden kaza tarihinden itibaren faiz talep edilebilecek olup, tazminatın 02.06.2020 tarihinden (arabuluculuğa başvuru tarihi) itibaren tahsilini talep etmekle, taleple bağlı olarak bu tarihten itibaren faize hükmedilmesi yerinde olup, davalı ... vekilinin bu yöne ilişkin istinafı da yerinde değildir.
Tedavi giderine gelince, davacı vekili dava dilekçesinde, tedavi giderleri olarak 100,00 TL, yol gideri olarak 100,00 TL talep etmiş, talep artırım dilekçesinde dava dilekçesinde tedavi gideri ve yol masrafı olarak 200 TL talep edildiği, bilirkişi tarafından 1.041,30 TL yol masrafı hesaplandığı belirtilerek talebin 841,30 TL daha artırıldığı belirtilmiştir.
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; yol ve tedavi giderlerinin ayrıştırılması gerektiğini ve tedavi giderine ilişkin olarak 100,00 TL yönünden davanın reddi gerektiğini belirtmiştir.
6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun 50. maddesinde; “Madde 50 - Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hakim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler.” denilmekte olup, faturalandırılamayan 100,00 TL tedavi giderine hükmedilmesinin makul olduğu anlaşılmakla, usul ve yasaya uygun ilk derece mahkemesi kararına karşı davalılar vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davalılar vekillerinin yerel mahkeme kararına yönelik istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince maddi tazminat nedeniyle davalılardan alınması gereken 7.066,45 -TL istinaf karar harcından peşin alınan 3.534,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.532,45 TL harcın istinaf eden davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına,
3-İstinaf eden taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,
4-İstinaf eden taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
5-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirilmesi, bakiye harç tahsili ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 21/02/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.