T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
35. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/1288
KARAR NO : 2025/222
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 22/06/2023
NUMARASI : 2021/692 Esas 2023/476 Karar
DAVACILAR
VEKİLLERİ
DAVALILAR
DAVANIN KONUSU : Tazminat
KARAR TARİHİ : 21/02/2025
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 21/02/2025
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacılar vekili ile davalılar ... ve ... tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacılar vekili dava dilekçesinde; 18.07.2021 tarihinde, davalı ...'nın sevk ve idaresindeki, davalı ...'a ait, davalı ... tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalı ... plakalı araç seyir halindeyken, park halindeki ... plakalı araca çarparak araçta hasara ve ardından da aracının yanında duran davacıların desteği ...'ya çarparak mağdurun çok ağır şekilde yaralanmasına ve uzun süren ameliyatlardan sonra 20.07.2021 tarihinde vefatına sebep olduğunu, Trafik Kazası Tespit Tutanağı'nda destek ...'nun aracının ve kendisinin yaya olarak kural ihlalinin olmadığının tespit edildiğini, ...'nun kazada tamamen kusursuz olduğunu, davalı ... hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 2021/148755 sayılı soruşturma evrakı ile adli süreç başlatıldığını ve dosyadan alınan bilirkişi raporu ile davalı ...'nın %100 kusurlu olduğunun tespit edildiğini, bu davanın şu an derdest olduğunu, müteveffa ...'nun 2010 yılında emekli olduğunu, en son aldığı aylık emekli maaşının yaklaşık 3.400,00-TL civarında olduğunu, ayrıca maliki olduğu taksiyle taksicilik yaptığını ve bundan dolayı ek gelirinin bulunduğunu, ailesinin geçimini tek başına temin ettiğini, vefat eden ...'nun maddi ve manevi desteğinden yoksun kalan müvekkilleri için kanun gereği kaza yapan aracın 286754919 nolu poliçe ile ... adına sigortalayan ... Sigorta A.Ş.'ye sigorta limiti olan 430.000,00-TL'nin müteveffanın destek sağladığı Remziye ve ...'ya ödenmesi için davacı müvekkiller adına 05.08.2021 tarihinde başvuru yapıldığını, başvuru sırasında sunulan resmi bilgi ve belgelere rağmen ... Sigorta A.Ş.'nin bunları dikkate almadığını, görüşmelerinin uzlaşma ile sonuçlanmadığını, davalı ...Ş.'nin 16.09.2021 tarihinde 241.602,53-TL destekten yoksun kalma tazminatı adı altında ödeme yaptığını, davacı tarafa avukatlık ücreti ödemediğini, davalı ...Ş.'nin, müteveffanın emekli aylığına ve kendi taksisinin aylık geliri olmasına rağmen, hesaplamayı aylık asgari ücret üzerinden yaptığını ve müvekkillerin istekleri dışında kısmi ödemede bulunduğunu belirterek, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik, ... Sigorta Şirketi'nden sigorta limitleri dahilinde ve 20.07.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizle birlikte ... için 10.000,00-TL destekten yoksun kalma tazminatı ve 50.000,00-TL manevi tazminat, ... için 10.000,00- TL destekten yoksun kalma tazminatı ve 50.000,00-TL manevi tazminat, müteveffanın çocukları ... ve ...'nun her biri için 40.000,00-TL manevi tazminatın davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, müvekkili şirketin sorumluluğunun, poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, poliçede ölüm/sakatlık halleri için kişi başına teminat limitinin azami 430.000,00-TL olarak sınırlandırıldığını, müvekkili şirketin asıl sorumluluğunun gerçek zarar üzerinden belirleneceğini, davacı tarafın dava açmadan önce müvekkil şirkete yapmış olduğu başvuru üzerinde müvekkil şirket tarafından hasar dosyası açıldığını, tüm hususlar dikkate alınarak aktüer rapor hazırlandığını ve söz konusu aktüer rapor doğrultusunda, sigortalı araç sürücüsünün %100 kusuru uyarınca 16.09.2021 tarihinde, ... için 204.360,88- TL ve ... için 37.241,65-TL olmak üzere toplam 241.602,53-TL tazminat ödemesi yapıldığını, söz konusu ödeme ile davalı müvekkil şirket nezdinde başkaca bir sorumluluk kalmadığını, her durumda, hesaplanacak tazminat tutarından müvekkil şirket tarafından yapılan ödemenin güncelleme yapılarak indirilmesi gerektiğini, davanın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla, esasa ilişkin olarak, davalı ... şirketinin sorumluluğunun, sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olması halinde söz konusu olduğunu, bu sebeple mahkeme dosyası özelinde öncelikle kusur tespiti yapılması gerektiğini, bu konuda da Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nden rapor aldırılması gerektiğini, davacıların destekten yoksun kalıp kalmadıklarının tespiti gerektiğini, destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmesi halinde dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğini bildirerek, davanın hakkaniyete ve hukuka aykırı olması sebebiyle reddini istemiştir.
Diğer davalılar cevap dilekçesi sunmamışlar, duruşmadaki beyanlarında, davanın reddini istemişlerdir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, dosyaya sunulan poliçeye göre Kazaya karışan ... plakalı araca ait, 286754919 poliçe numaralı, 04.02.2021-2022 tarihli ZMSS poliçesi olduğu, kişi başına ölüm-sakatlık limitinin 430.000,00 TL olduğu, davalı ...Ş. tarafından, 16.09.2021 tarihinde davacı/anne ... için 37.241,65 TL, davacı/eş ... için 204.360,88 TL olmak üzere toplam 241.602,53 TL ödeme yapıldığı , alınan kusur raporunda davalı sürücü ...'nın, meydana gelen olayda %100 (Yüzde Yüz) oranında tamamen kusurlu olduğunun, müteveffa yaya ...'nun, ... plakalı araç sürücüsü ile diğer araç ve gereçlerin kusuruz bulunduklarının belirtildiği, hükme esas alınan tarihli 26.09.2022 tarihli aktüerya raporunda; davacı anne ...'nun olay sebebi ile ortaya çıkan destekten yoksun kalma tazminatı miktarının 93.349,21 TL olduğu, yapılan ödemenin düşülmesi ile bakiye 56.107,56-TL zararının bulunduğu, davacı eş ...'nun olay sebebi ile ortaya çıkan destekten yoksun kalma tazminatı miktarının 477.717,85 TL olduğu, yapılan ödemenin düşülmesi ile bakiye 273.356,97 TL zararının bulunduğunun belirtildiği, manevi tazminat koşullarının oluştuğu gerekçesiyle; " 1)Davacıların maddi tazminat talepleri yönünden; a)Davanın KABULÜ ile; Davacı ... için 273.356,97 TL’nin, davacı ... için 56.107,56 TL’nin davalılardan müteselsilen tahsil edilerek davacılara ödenmesine, hükmedilen alacağa davalı ...Ş. yönünden temerrüt tarihi olan 16/09/2021, diğer davalılar yönünden taleple bağlı kalınarak 20/07/2021 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, 2)Davacıların manevi tazminat talepleri yönünden; a)Davanın KISMEN KABULÜ ile; Davacı ... için 40.000 TL, davacı ... için 40.000 TL, Davacı ... için 30.000 TL, Davacı ... için 30.000 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...’dan taleple bağlı kalınarak 20/07/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile müteselsilen tahsil edilerek davacılara ödenmesine, Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde, yerel mahkeme kararında davalılardan sigorta şirketinin poliçe limiti ile sorumlu olduğu gözardı edilerek, sürücü ve araç sahibinin sorumluluğundaki gibi hüküm verildiğini, kararın infaz edilemeyeceğini, dosya içerisinde mübrez sigorta poliçesinde, poliçenin limitinin 430.000 TL olduğu gayet açıkken, sigortanın sorumluluk limitinden bahsedilmeden kurulan hükümle, kararın bu haliyle infaz edilme imkanının ortadan kaldırıldığını, karar bu haliyle icraya konulsa dahi, sigorta şirketinin kararı, sigortanın poliçe limitleri dahilinde sorumluluğu olduğundan bahisle istinaf yoluna götüreceği ve kararın kaldırılmasını talep edeceğini, dosya kapsamında aldırılan 26.09.2022 tarihli bilirkişi raporundan sonra, dosyada 02.04.2023 tarihinde -ek- bilirkişi raporu alındığını ancak kararda ondan hiç bahsedilmediğini, 26.09.2022 tarihli bilirkişi heyet raporunda; davalılardan sürücü ve araç sahibinin sorumluluğu olarak; "Davacı anne ...’nun olay sebebi ile ortaya çıkan destekten yoksun kalma tazminatı miktarının 93.349,21 TL olduğu, yapılan ödemenin düşülmesi ile bakiye 56.107,56 TL zararının bulunduğu, Davacı eş ...’nun olay sebebi ile ortaya çıkan destekten yoksun kalma tazminatı miktarının 477.717,85 TL olduğu, yapılan ödemenin düşülmesi ile bakiye 273.356,97 TL zararının bulunduğu", davalı ... Sigortanın poliçe limiti ile sorumlu olması ve ödeme yapmış olması sebebiyle, sadece sigorta şirketinin sorumluluğu, davacı anne ...’nun bakiye; - 33.048,10 TL destekten yoksun kalma tazminatı, davacı eş ...’nun bakiye; - 155.349,37 TL destekten yoksun kalma tazminatından poliçe limitleri dahilinde sınırlı sorumlu olduğunun hesaplandığını, 02.04.2023 tarihli bilirkişi ek raporunda, davalılardan sürücü ve araç sahibinin sorumluluğu olarak; "Davacı anne ...’nun olay sebebi ile ortaya çıkan destekten yoksun kalma tazminatı miktarının 135.121,64 TL olduğu, yapılan ödemenin düşülmesi ile bakiye 97.879,99 TL zararının bulunduğu, Davacı eş ...’nun olay sebebi ile ortaya çıkan destekten yoksun kalma tazminatı miktarının 727.794,03 TL olduğu, yapılan ödemenin düşülmesi ile bakiye 523.433,15 TL zararının bulunduğu", davalı ... Sigortanın poliçe limiti ile sorumlu olması ve ödeme yapmış olmasını da gözönüne alarak, sadece sigorta şirketinin sorumluluğu, TRH 2010 yaşam tablosu kullanılarak, %10 arttırım %10 eksiltim progresif rant yöntemi ile 1 Ocak 2023 asgari ücret değişikliği, ödeme ve garame gözetilerek yapılan hesaplamada, davacı anne ...’nun bakiye, 30.090,90 TL destekten yoksun kalma tazminatı, davacı eş ...’nun bakiye, 158.306,57 TL destekten yoksun kalma tazminatından davalı sigortanın poliçe limitleri dahilinde sınırlı sorumlu olduğunun hesaplandığını, her iki (ana ve ek) bilirkişi raporunda farklı hesaplama yapılması neticesinde bakiye alacaklara dair herhangi bir değerlendirme yapılmadığı gibi kararda bakiye alacaklarının saklı tutulmasına da karar verilmediğini, manevi tazminat miktarının yetersiz olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
Ek İstinaf Dilekçesinde ise, Mahkeme kararından sonra 08.09.2023 tarihinde, davalı ... şirketinin, anne ... için 33.048,10 TL destekten yoksun kalma tazminatı, eş ... için 155.349,37 TL destekten yoksun kalma tazminatı toplamı olan 188.397,47-TL ve ferileri (işlemiş faizi, dava vekalet ücreti, yargılama masrafları) için poliçe limiti dahilinde yaptığı ödeme neticesinde, toplam poliçe limiti kadar ibra ettiklerini belirterek, işbu ödeme ile ... Sigorta A.Ş.'yi, poliçe limiti kadar tutar yönünden ibra ettiklerinden, poliçe limiti üstünde kalan destekten yoksun kalma ve manevi tazminat taleplerine dair kısım için kararın kaldırılmasını istemiştir.
Davalı ... ve ... istinaf dilekçesinde, yetersiz kusur raporu ile karar verildiğini, davacıların müteveffanın desteğine muhtaç olup olmadıklarının araştırılmadığını, davacı eş için evlenme ihtimalinin AYİM tablosuna göre belirlenmediğini, aktüerya raporunun yetersiz olduğunu, manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, davalı ... şirketinin de manevi tazminattan sorumlu tutulması gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
İstinaf talebinde bulunan tarafların istinaf sebepleri doğrultusunda, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;
Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı ile manevi tazminat istemine ilişkindir.
Hâkim, önceki bilirkişi raporunu yetersiz bulduğu için yeniden bilirkişi incelemesi yaptırdığı takdirde, artık önceki bilirkişi raporuna dayanarak karar veremez. (Baki Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü, 6. Baskı, Cilt 2, 2001, s. 2767)
Mahkemece, ek rapor alındıktan sonra neden ek rapora itibar edilmediğinin karar gerekçesinde tartışılmaması isabetsizdir.
Diğer taraftan , davacılar vekili ek istinaf dilekçesinde poliçe limiti yönünden davalı ... şirketini ibra ettiğini belirtmiştir.
Müteselsil sorumlulukta, kural olarak borçlulardan her biri, 6098 sayılı TBK.nın 162 ve 163. maddelerine göre borcun tamamından sorumludur. Nitekim, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 88/1 maddesinde trafik olayı nedeniyle müteselsil sorumluluk öngörülmüştür. 6098 sayılı TBK.nın 167. maddesi uyarınca, sorumluların iç ilişkide kusur oranına göre, birbirlerine rücu hakları da mevcuttur. Trafik kazasından kaynaklanan cismani tazminat ve manevi tazminat istemli davada, sürücü, işleten ve sigorta şirketi arasında, müştereken ve müteselsilen sorumluluk bulunduğundan, davacı taraf zararını davalılardan müştereken ve müteselsilen talep edebilir. Zarar görenin sigortadan müştereken ve müteselsil talep edebileceği tazminat miktarı sigorta teminat limiti ile sınırlıdır. Müşterek ve müteselsil borçlulardan birisi tarafından yapılan ödemenin sonuçları ise TBK'nın 166. maddesinde düzenlenmiş ilgili madde de, "(1)Borçlulardan biri, ifa veya takasla borcun tamamını veya bir kısmını sona erdirmişse, bu oranda diğer borçluları da borçtan kurtarmış olur. (2)Borçlulardan biri, alacaklıya ifada bulunmaksızın borçtan kurtulmuşsa, diğer borçlular bundan, ancak durumun veya borcun niteliğinin elverdiği ölçüde yararlanabilirler. (3)Alacaklının borçlulardan biriyle yaptığı ibra sözleşmesi, diğer borçluları da ibra edilen borçlunun iç ilişkideki borca katılma payı oranında borçtan kurtarır." düzenlemesine yer verilmiştir.
Bu çerçevede, davacının zararlarından sürücü, işleten ve sigorta şirketi müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğundan yapılan ödeme kadar, diğer borçluların da borcundan kurtulması TBK'nın 166/1. maddesinin gereği olup, bu madde kapsamında diğer müteselsil borçluların ancak tazminat alacağına karşılık yapılan ödeme kadar borcundan kurtulacağı muhakkaktır. Yine TBK'nın 168. maddesinin 2.bendinde; "alacaklı diğerlerinin zararına olarak borçlulardan birinin durumunu iyileştirirse, bunun sonuçlarına katlanır" hükmü düzenlenmiştir.
Mahkemece, yapılması gereken iş, bu husus da değerlendirilerek infaza elverişli hüküm kurmaktan ibarettir.
Diğer taraftan, davadan önce ödeme yapılması halinde, ödemenin yetersiz olduğu anlaşılırsa, karar tarihine en yakın veriler dikkate alınarak tazminat hesaplanmalı ve zarar ile yararın denkleştirilmesi ilkesi gereğince, davacı yana yapılan ödemeye, hesaplama yapıldığı tarihe kadar geçen süre için yasal faiz uygulanarak (güncelleme), hesaplanan tutardan mahsup edilmelidir. Mahkemece alınan raporda, ödeme tarihi itibarıyla bir değerlendirme yapılmıştır. Ancak güncelleme yapılmadığı anlaşılmaktadır.
Ayrıca, yerleşmiş Yargıtay uygulamalarında, güncellenmiş ödemenin poliçe limitinden değil toplam tazminattan indirilmesi gerektiği benimsenmiştir. Davadan önce yapılan ödemelerin hesaplanan tazminattan güncellenerek düşülmesi esası, parayı önceden alan ve bu dönem zarfında parayı kullanan davacı tarafın sebepsiz zenginleşmesini önleme amacına yönelik olup, ödenen faizlerin poliçe limitinden mahsup edilmesi mümkün değildir. Çünkü aksinin kabulü de; zarar görenlere eksik ödeme yapan sigorta şirketinin sebepsiz zenginleşmesine yol açacaktır (Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 12/04/2016 tarih ve 2014/16471 Esas, 2016/4647 Karar sayılı ilamı).
Bilirkişi raporunda ise, bu hususlar gözden kaçırılarak “Davacıların zararının poliçe limitinin üzerinde olduğu anlaşılmakla, Yargıtay kararları gereği yapılan ödemeler güncellenmeden mahsup edilmelidir.” denilerek bu şekilde tazminat miktarının belirlenmesi isabetsiz bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle; davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, mahkemece yukarıda belirtilen eksikliklerin giderilmesinden sonra sonucuna göre karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebebine göre davacılar vekilinin sair , davalılar ... ve ...’ın tüm istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
I-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen, 22/06/2023 tarihli, 2021/692 Esas 2023/476 Karar sayılı kararının HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
Kararın kaldırılma sebebine göre, davacılar vekilinin sair, davalılar ... ve ...’ın tüm istinaf sebeplerinin İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA,
2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3-İstinaf edenler tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf edenlere iadesine,
4-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine,
5-Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 21/02/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
.
Başkan ...
Üye ...
Üye ...
Katip ...
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.