T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1320 - 2025/143
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
35. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/1320
KARAR NO : 2025/143
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 06/06/2023
NUMARASI : 2022/863 Esas 2023/405 Karar
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
DAVANIN KONUSU : Tazminat
KARAR TARİHİ : 06/02/2025
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 11/02/2025
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde; 25/10/2022 tarihinde sürücü ...'un sevk ve idaresindeki aracı ile seyir halinde olduğu sırada yaya geçidine geldiğinde yaya geçidi üzerinde karşıdan karşıya geçen yaya ...'na çarpması sonucu yaya ...'nun vefat ettiğini, kazanın oluşumunda ...'nun kusurunun olmadığını belirterek, müteveffanın babası olan davacı için 500.000,00 TL manevi tazminatın müteveffaya çarpan aracın ihtiyari mali mesuliyet sigortasını düzenleyen davalı şirketten temerrüt tarihi olan 24/11/2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt (avans) faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Yerel mahkemece; davanın kısmen kabulüne, 350.000,00 TL manevi tazminatın 24/11/2022 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından ayrı ayrı istinaf talebinde bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; mahkemece hükmedilen tazminat miktarlarının yetersiz olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; mahkemece kusur raporu alınmadığını, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığını, mahkemece hükmedilen tazminat miktarının fahiş olduğunu, hüküm verilirken davacının sosyo-ekonomik durumunun nazara alınmadığını, manevi tazminat miktarının kusur ve olayın niteliğine göre poliçe teminatından yüksek tespit edildiğini belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
Dava; ölümle ile sonuçlanan trafik kazasından kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkindir.
Somut olayda kaza tespit tutanağında, 25.10.2022 tarihinde sürücü ...’un sevk ve idaresinde olan araçla seyri sırasında yaya geçidinde karşıdan karşıya geçmekte olan yaya ...’na çarpmasıyla meydana gelen kazada sürücünün kural ihlali olduğu, yayanın kural ihlali olmadığının belirlendiği, kazaya ilişkin Kayseri CBS’nin 2022/65485 Soruşturma nolu dosyasında ATK Ankara Trafik İhtisas Dairesi'nden alınan(mahkemece HMK md. 318.maddede belirtilen meşruhat ile birlikte tebliğ edilip davalı tarafından itiraza da uğramayan) 03/11/2022 tarihli bilirkişi raporu uyarınca kazanın meydana gelmesinde araç sürücüsü ...'un asli kusurlu olduğu, müteveffa yaya ...'nun kusurunun bulunmadığının belirlendiği, Kayseri 18.ASCM’nin 2022/1129 Esas sayılı dosyasında yapılan yargılamada, soruşturma aşamasında alınan kusur raporunun esas alınmasıyla sanığın taksirle ölüme neden olma suçundan cezalandırılmasına karar verildiği, kararın kesinleştiği, kazaya neden olan aracın davalı sigorta şirketi tarafından 11/08/2022-2023 tarihleri arasında İMM sigorta poliçesi ile sigortalı olduğu ve poliçenin 25/10/2022 kaza tarihini kapsadığı, poliçenin manevi tazminat istemlerini karşıladığı, poliçe limitinin sınırsız olduğu, mahkemece anılan delillerin değerlendirilmesiyle yazılı şekilde karar verildiği anlaşılmıştır.
Dosya kapsamına, toplanan delillere ve mahkeme gerekçesine göre mahkemece hükme esas alınan kusur durumunun olayın oluşu, kaza tespit tutanağındaki belirlemeler ve ceza yargılamasında belirlenen kusur durumu ile uyumlu bulunduğu, buna göre kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu, müteveffa yayanın kusursuz oldukları, mahkemece hükme esas alınan kusur raporunun davalıya usulüne uygun şekilde tebliğ edilmesiyle yasal savunma hakkı tanınmış olduğu, davalı tarafından düzenlenen poliçenin manevi zararları kapsadığı ve limitsiz olduğu, bu kapsamda mahkemece verilen hükümle poliçe limit aşımının söz konusu olmadığı, 6098 TBK'nın 56/2. maddesi hükmüne göre; “Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.” hükmü ile aynı Yasanın 51. maddesinde yer alan; “Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler.” hükmüne göre, somut olayda olay tarihi, olayın oluş şekli, kazaya karışan tarafların kusur durumu, kazada davacının kızını kaybetmesi nedeniyle çektiği acı ve duymuş olduğu üzüntünün boyutu, ödenecek tazminat miktarı, hakkaniyet ve manevi tazminat miktarının bir taraf için zenginleşme aracı, diğer taraf için de yıkım olmaması ilkesi ve davacının uğradığı manevi zarar göz önüne alındığında hükmedilen manevi tazminat miktarının usul ve yasaya uygun bulunduğunun anlaşılmasına göre davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmesi gerekmiş aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davacı vekilinin ve davalı vekilinin yerel mahkeme kararına yönelik istinaf başvurularının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,
2-Davacı tarafından yatırılması gereken 615,40 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 345,55 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davalı tarafından yatırılması gereken 23.908,50 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 5.977,25 TL harcın mahsubu ile bakiye 17.931,25 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-İstinaf talebinde bulunan taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,
5-İstinaf eden taraflarca yatırılan gider avansından varsa, kullanılmayan kısmın yatıran tarafa iadesine,
6-Karar tebliği, kesinleştirme, harç tahsil ve gider avansı iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 06/02/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.