T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi Esas-Karar No: 2023/1167 - 2025/23
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
35. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/1167
KARAR NO : 2025/23
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 31/05/2023
NUMARASI : 2018/688 Esas - 2023/389 Karar
DAVACILAR
VEKİLİ :
DAVALI
DAVANIN KONUSU : Tazminat
KARAR TARİHİ : 15/01/2025
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 28/01/2025
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacılar vekili dava dilekçesinde,12/02/2018 tarihinde davalı sigorta şirketi nezdinde trafik sigortalı aracın sürücüsünün araçla seyri sırasında direksiyon hakimiyetini kaybetmesiyle meydana gelen tek taraflı kazada araçta yolcu olan ...'in hayatını kaybettiğini,davalı tarafından ölenin desteğinden yoksun kalan davacılara ödenen tazminatın yetersiz olduğunu ileri sürerek, davacı eş ... için 2.500,00 TL, oğulları ... için 100,00 TL, ... ve ... için 500,00'er TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile dava değerini davacı ... için 113.094,66 TL, davacı ... için 1.750,14 TL, davacı ... için 12.109,40-TL olarak artırmıştır.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, davacı ... için 113.094,66 TL,davacı ... için 1.750,14 TL, davacı ... için 12.109,40 TL destekten yoksun kalmak tazminatının 04.07.2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan alınarak davacılara ödenmesine, davacı ... için açılan davanın reddine karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf edilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde, poliçe limitinde kişi başına teminat limitinin sorumluluk limiti olarak esas alınması gerektiğini, mahkemece davalı şirket aleyhine hükmedilen tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, mahkeme kararında hatır taşımacılığı olgusu kabul görmesine rağmen nihai hükümde %20 hatır taşımacılığı indirimi yapılmadığını,tazminat hesaplamasında TRH 2010 Ölüm Tablosu esas alınarak %1,8 teknik faiz kullanılması gerektiğini,raporda müteveffanın gelirinin, 2022 yılına kadar AGİ dahil bekar net asgari ücret, 2022 yılı itibariyle ilgili dönemlerdeki net asgari ücret üzerinden hesaplandığını, halbuki müteveffanın gelirinin, 2022 yılına kadar ilgili dönemlerdeki medeni durumu gözetilerek, sırasıyla AGİ dahil evli eşi çalışmayan 3 çocuklu, evli eşi çalışmayan 2 çocuklu ve evli eşi çalışmayan 1 çocuklu net asgari ücretlerinin, 2022 yılı itibariyle ilgili dönemlerdeki net asgari ücret üzerinden tekrar hesaplanması gerektiğini,davacının sadece dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz talep edebileceğinin açık olmasına rağmen mahkemece hükmedilen tazminata avans faizi işletildiğini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
Dava, trafik kazası nedeniyle ölüme bağlı maddi tazminat istemine ilişkindir.
Somut olayda kaza tespit tutanağında, 12.02.2018 tarihinde sürücü ...’ın sevk ve idaresindeki araçla seyri sırasında sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesiyle meydana gelen tek taraflı kazada sürücünün kural ihlali olduğunun belirlendiği, Görele CBS’nin 2018/241 soruşturma nolu dosyasında alınan bilirkişi raporunda, uyarınca kazanım oluşumunda 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu madde 34 (Aracın Karayolları Fenni Muayenesini Yönetmelikte Belirtilen Süre (Kamyonet cinsi araçlarda Her Yıl) içerisinde yaptırmamak) kuralını ihlal ettiğinden dolayı, ayrıca bu maddeyle bağlantılı olarak madde 86 (İşleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur) maddesine istinaden bakımsız aracı kullandırmaktan dolayı araç sahibi ...’in tamamen kusurlu olduğu,araç sürücüsü ...’ın ise, aracı kullanmakta iken,bakımsızlığından dolayı aracın sol ön tekerleğinin bağlandığı rot başının çıkması,direksiyonun kilitlenmesi nedeniyle aracın sola çekmesini önleyememiş olup, hakimiyeti dışında aracın dereye yuvarlanmasına engel olamadığı için kusursuz olduğunun belirlendiği, kaza yapan aracın kaza tarihini kapsayan ZMM sigorta poliçesinin davalı sigorta şirketi tarafından tanzim edilmiş olduğu,kaza sonucu araçta yolcu olan davacılar murisi ...’in vefat ettiği,mahkemece aktüer bilirkişiden alınan 24/03/2023 tarihli rapor uyarınca hak sahipleri (eş,çocuklar ve dava dışı anne) adına asgari ücret üzerinden hesaplanan tazminat tutarının 1.457.416,31 + 848,32 + 17.663,27 + 122.173,32 + 76.803,72 TL olmak üzere toplam 1.674.904,94 TL olduğu,yapılan ödemelerin güncellenmiş değerinin mahsubu neticesinde; 1.674.904,94 – (316.230,65 + 4.367,95) = 1.354.306,34 TL olduğu,yapılan ödemeler toplamının 225.434,40 TL olduğu,kalan bakiye poliçe teminat limiti 360.000,00 olduğundan,poliçe teminat limitinden yapılan ödeme düşüldüğünde kalan poliçe teminat limitinin 134.565,60 TL olduğu,13.02.2018 tarihinde vefat eden ...’in geride kalan hak sahiplerinden eşi ve çocukları adına açılan destekten yoksun kalma tazminatı davasında sigorta poliçe teminat limiti (360.000,00 TL) nispetinde;müteveffanın gelirinin asgari ücret üzerinden bakiye poliçe teminat limiti uyarınca oranlanarak yapılan hesaplamaya göre;davacı çocuk ... adına bakiye tazminat alacağı bulunmadığı, davacı eş ... adına 113.094,66 TL bakiye tazminat alacağı,davacı çocuk ... adına 1.750,14 TL,davacı çocuk ... adına 12.109,40 TL destekten yoksun kalma tazminatı hesaplandığının belirtildiği,mahkemece anılan delillerin değerlendirilmesiyle yazılı şekilde karar verildiği anlaşılmıştır.
Dosya kapsamına, toplanan delillere ve mahkeme kararının gerekçesine göre mahkemece hükme esas alınan kusur durumunun kaza tespit tutanağındaki belirlemeler ve olayın oluşu ile uyumlu bulunduğunun anlaşılmasına,hükme esas alınan aktüer raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli bulunmasına,raporda Yargıtay’ın yerleşik uygulamaları doğrultusunda TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmamasına, paylara ilişkin hesaplamada bir isabetsizlik bulunmamasına, raporda, evli ve 3 çocuklu olup annesi de sağ olan müteveffanın gelirinin AGİ dahil bekar net asgari ücretten hesap edilmesi yerinde değil ise de bu durumun istinaf eden tarafın lehine sonuç doğurduğunun anlaşılmasına, araçta hatır için taşındığı ve kaza sonucu araçtan fırladığı anlaşılan müteveffanın zararın meydana gelmesinde/artmasında müterafık kusuru ve hatır taşıması unsuru mevcut ise de anılan indirimlerin yapılması halinde dahi davacılar lehine hesaplanan tazminatın poliçe limitinin üzerinde kalacak olması ve hükümde davalı sigorta şirketinin poliçe limitinin üstünde karar verilemeyeceği nazara alındığında anılan indirimin yapılmamış olmasının sonuca etkili olmadığı, sigorta şirketinin davanın açılmasından önce temerrüde düşürüldüğü ve sigortalı aracın ticari mahiyette olması nazara alındığında mahkemece hükmedilen tazminata temerrüt tarihinden itibaren avans faizi işletilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığının anlaşılmasına göre davalı vekilinin istinaf talebinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 3531-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Davalı tarafından yatırılması gereken 8.672,24 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 2168,07 TL harcın mahsubu ile bakiye 6.504,17 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-İstinaf talebinde bulunan davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yatırılan gider avansından varsa, kullanılmayan kısmın yatıran tarafa iadesine,
5-Karar tebliği, kesinleştirme, harç tahsil ve gider avansı iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 15/01/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.