T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
35. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
35. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/1239
KARAR NO : 2025/35
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 05/06/2023
NUMARASI : 2022/73 Esas - 2023/450 Karar
DAVACI :
VEKİLLERİ
DAVALI
DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Sebebiyle Açılan Tazminat)
KARAR TARİHİ : 15/01/2025
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 07/02/2025
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ve davalı ...Ş. vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde; 21.05.2020 tarihinde, davalı tarafından ZMMS ile sigortalı araç sürücüsü ...'un el frenini çekmemesi nedeniyle meydana gelen trafik kazası sonucunda, araçta yolcu olan ...'in baraja düşerek hayatını kaybettiği, aracı uygun park etmeyen sürücünün asli kusurlu olduğu, kazaya sebebiyet veren aracın ZMMS poliçesi ile davalı ... şirketine sigortalı olduğu, müteveffanın davacının kızı olduğu, kızının desteğinden mahrum kaldığını belirtilerek, davacı ... için 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... şirketinden tahsilini istemiştir.
Davacı vekili dava değerini bilirkişi raporuna itirazlarını da bildirerek ve fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 163.198,15 TL olarak artırarak, davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davadan önce usulüne uygun başvuru yapılmadığını, sigortalı aracın işletilme halinde olmadığını, kazanın karayolunda gerçekleşmediğini, müteveffanın davacıya destek olduğunu ispatlanması gerektiğini, TRH 2010 yaşam tablosu ve 1,8 teknik faizin kullanılması gerektiğini, SGK tarafından gelir bağlanıp bağlanmadığının araştırılması gerektiğini bildirerek, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; davanın, ZMMS'ye dayalı destekten yoksun kalma tazminatı davası olduğu, 21.05.2020 tarihinde meydana gelen kazada hayatını kaybeden ...'in vefatı nedeniyle davacının destekten yoksun kalma tazminatı talep ettiği, davalı ... şirketinden kaza nedeniyle ZMMS kapsamında poliçe teminatından ... adına 140.000,00 TL hasar ödemesi ve 7.542,37 TL vekalet ücreti ödemesi yapıldığının bildirildiği ve hasar dosyasının gönderildiği, aktüerya hesap bilirkişisinden alınan raporda, davacının desteği müteveffa ...'in yolcu konumunda kusursuz olduğu dikkate alınarak, davacı lehine hesaplanacak zarardan kusur indirimi yapılmadığı, TRH-2010 yaşam tablosu kullanılarak bakiye ömür belirlendiği, 1,8 teknik faiz kullanılmadan bilinmeyen devre gelirleri her yıl %10 arttırılıp %10 iskonto edilmek suretiyle, progresif rant yöntemine göre hesaplama yapıldığı, ...'in dava konusu trafik kazasında hayatını kaybetmesi sonucu, müteveffanın hak sahipleri lehine toplam 1.051.772,02 TL bakiye destekten yoksun kalma zararı hesaplandığı, davalı ...Ş. tarafından düzenlenen ZMMS Poliçesi limitinin 410.000,00 TL olduğunun anlaşıldığı, toplam zararın poliçe limitini aşması sonrasında, garameten dağıtım yapıldığında, davacı ... lehine 163.198,15 TL destekten yoksun kalma tazminatı hesaplandığı, raporun karar vermeye elverişli olduğu, davacının zararını talep edebileceği gerekçesiyle; “1-Davanın KABULÜNE,
163.198,15 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihi olan 06/11/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine,” karar verilmiş, karar davacı vekili ve davalı vekili tarafındna istinaf edilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; bilirkişi raporunda, yöntem ve hesaplamanın hatalı olduğunu belirterek itiraz ettiklerini, itirazları neticesinde oluşacak fazlaya ilişkin haklarını saklı tuttuklarını, garame hesabının hatalı yapıldığını, sigorta tarafından vefat edenin oğluna ödenen 140.000,00 TL limitten düşülerek, bakiye limite göre karar verilmesi gerektiğini, limit üzerinden garame hesabı yapılmasının hatalı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; hükme esas alınan raporun karar vermeye elverişli olmadığını, destek tazminatından, babanın vefatı halinde destek payının, sağ kalan eşe aktarılması gerektiğini, bilirkişi tarafından yapılan hata nedeniyle davacı babanın gareme hesabına göre payının daha yüksek hesaplandığını, ayrıca sigorta tarafından anne ve çocuk için ne miktarda ödeme yapıldığının anlaşılmadığını, buna göre her bir zarar görene yapılan ödemenin hesaplanması, söz konusu ödemelerin güncellenerek tazminattan tenzil edilmesi gerektiğini, hatır taşıması hususunun gözardı edildiğini, ceza dosyası kapsamında taraflar arasında arkadaşlık ilişkisinin görüldüğünü, bu nedenle tazminattan indirim yapılması gerektiğini, AYM'nin iptal kararı gereğince ödemenin hangi yöntemle yapılması gerektiğinin SSDK’ya sorulması gerektiğini, hesaplamanın Genel Şartlara göre yapılması gerektiğini, progresif rant yönteminin kabul edilebilir olmadığını belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Mahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılık görülmediğinden istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf edenlerin sıfatına göre HMK'nın 355. maddesi gereğince yapılan inceleme neticesinde;
Dava, trafik kazasından kaynaklanan ölüm nedeniyle maddi tazminat istemidir. Mahkemece, kaza neticesinde davacının kızını kaybetmesi nedeniyle desteğinden mahrum kaldığı kabul edilerek, zarar görenlerin sayısı ve hesaplanan zarar miktarının poliçe limitini aştığından bahisle garame (proporsiyon) hesaplamasına göre davanın kabulüne karar verilmiş, karar davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Olay tarihinde, davalı tarafından sigortalanan aracın gölet kenarında durduğu ve araç sürücüsünün ve davacının kızının da araç içerisinde bulunduğu esnada aracın kendiliğinden hareketi ile gölete düşmesi sonucunda, davacının kızının boğularak vefat ettiği ceza dosyası ve tüm dosya kapsamından anlaşılmıştır.
Haksız fiil neticesinde meydana gelen ölüm sebebiyle ölenin desteğinden mahrum kalanın destek tazminatının doğru şekilde hesaplanmış olması önemlidir. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin yerleşik içtihatlarına göre, trafik kazası sonucu destek ölmeseydi hayatın olağan akışı içinde eş ve çocuklarının yanında ana ve babaya destek olacağı varsayılmalıdır. Eş, çocuklar ile anne ve babanın desteklenen olduğu durumlarda destek paylarını belirlerken desteğin gelirinin bir miktarını kendisine, bir miktarını eşine, bir miktarını çocuklarına, bir miktarını da anne ve babasına ayıracağı kabul edilmektedir.
Desteğin bekar vefatı durumunda, hayatın olağan akışına göre desteğin ileride evleneceği ve en az iki çocuk sahibi olacağı kabul edilerek, desteğin evleninceye kadar gelirinin yarısını kendi ihtiyaçları, yarısını da anne ve babası için ayıracağı varsayılarak bu dönemde desteğe iki, anne ve babaya birer pay vermek suretiyle desteğin tüm gelirine oranlandığında evlenmeden önceki dönem içinde anne ve babanın her birine %25 pay verilmesi gerektiği, desteğin ileride evlenmesi ile birlikte desteğe iki, eşe iki, anne ve babaya birer pay verilerek, yine desteğin tüm gelirinin oranlanarak anne ve babaya %16'şar pay ayrılması, desteğin bir çocuğunun olması durumunda iki pay desteğe, iki pay eşe bir pay çocuğa ve birer pay anne ve babaya ayrılmak suretiyle desteğin tüm gelirine oranlandığında anne ve baba için %14'er pay verilmesi, daha sonra ikinci çocuğun doğacağı varsayılarak bu kez desteğe iki, eşe iki, çocukların her birine birer ve anne ve babaya birer pay verilerek desteğin tüm gelirine oranlanarak anne ve babaya 12,5'er pay verilmesinin uygun olacağı, daha sonra anne ve babadan yaşam tablosuna göre hangisi destekten çıkacaksa kalan kişiye diğerinin payının ilave edilerek destek tazminatlarının varsayımsal hesabının yapılması gerekeceği, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin yerleşik uygulaması gereğidir.
Bekar olan desteğin ölmeseydi evlenme ihtimalinin bulunduğu durumlarda, hiç evlenmemiş, yahut evlenip boşanmış olması arasında fark olmayacağından, mevcut yaşı da gözetilmek suretiyle evlenme ve çocuk sahibi olma ihtimali olay özelinde değerlendirilerek, tazminat miktarları belirlenmelidir.
Diğer yandan, KTK'nın 96. maddesinde; "Zarar görenlerin tazminat alacakları, sigorta sözleşmesinde öngörülen sigorta tutarından fazla ise zarar görenlerden her birinin sigortacıya karşı yöneltebileceği tazminat talebi, sigorta tutarının tazminat alacakları toplamına olan oranına göre indirime tabi tutulur." denildiğinden, zarar görenlerin toplam zararı sigorta limitini aşmakta ise garame (proporsiyon) hesabı yapılarak her bir zarar görene yapılacak ödeme belirlenmekte ise de, poliçe kapsamında zarar görenlerin bir kısmına ödeme yapılarak sigorta şirketinin bu kişiler açısından sorumluluğu sona ermiş ise, kural olarak bu kişilerin sigorta şirketinden tazminat alacağı kalmadığı durumlarda, gareme sadece zararı henüz karşılanmayan birden fazla kişi var ise bu kişiler arasında değerlendirilmeli, zarar görenin bir kişi kalması durumunda ise, sigorta şirketinin başkaca ödeme yapacağı kimse bulunmayacağından, ödeme ile sorumluğu biten diğer zarar görenlere de yeniden ödeme yapılmayacağından, kalan teminat açısından, zararları karşılanan kişiler (talep edilebilecek bakiye zarar yok ise) garame hesabına dahil edilmemeli, henüz zararı karşılanmayan zarar görenin zararı, istisnai durumlar hariç bakiye teminat ile sınırlı olarak karşılanmalıdır.
Somut olayda, vefat eden ...'in, anne ve oğlu için sigorta şirketi tarafından 140.000,00 TL tazminat ödemesi yapıldığı ve 410.000,00 TL teminat limitinden bakiye 270.000,00 TL bakiye limit kaldığının belirtildiği görülmüştür. Mahkemece aktüer hesap bilirkişisinden alınan raporda da, davacı babanın destek zararı 418.651,83 TL olarak hesaplanmış, daha önce destek zararı sigorta şirketi tarafından karşılanan desteğin annesi ve oğlunun destek tazminatı 792.106,49 TL olarak hesaplandıktan sonra, bu miktardan yapılan ödemenin güncellenmiş miktarı 158.986,30 TL olarak hesaplanarak mahsup edilmek suretiyle bakiye tazminat alacakları 633.120,19 TL olduğu kabul edilerek, toplam teminat miktarı üzerinden (teminat miktarından "ödeme yapıldığı ve tazminat hesabında bu ödeme nazara alındığı halde" 410.000,00 TL üzerinden) garame hesabı ile bulunan 163.198,15 TL tazminatı davacının talep edebileceği belirtilmiştir. Vefat edenin anne ve oğlu'nun hali hazırda bakiye tazminat talep etme hakkı olduğuna dair dosyada bilgi bulunmadığı gibi, daha önce ödeme yapılan anne ve çocuk dışında destek zararı olan kişilerin olduğuna yönelik de bilgi, belge bulunmamaktadır. Sigorta şirketi tarafından daha önce ödeme yapılan anne ve çocuğun bakiye tazminat talep etme hakkı bulunmadığı durumlarda, ödeme tarihi itibariyle bu kişilere karşı sigorta şirketinin sorumluluğu sona ermiş ise sonrasında asgari ücret artışı ve sair nedenlerle bakiye zararı oluşsa dahi sigorta şirketinden bu zararlar talep edilemeyeceğinden, bu kapsamda yapılan hesaplama garame hesabına dahil edilemeyeceğinden, öncelikle Sigorta şirketinden hasar dosyasının tamamı getirtilmek suretiyle, ayrıca anne ve çocuk için ayrı ayrı ne miktarda ödeme yapıldığı, neye istinaden (mahkeme kararı, hakem kararı yahut başvuru üzerine) ödeme yapıldığı hususları ile söz konusu ödemeden sonra yetersiz ödemeye dayalı başvuruları yahut açtıkları dava olup olmadığı açıklatılarak, bu şekilde kendilerine yapılan ödeme ile bu kişiler yönünden sorumluluğu sona erip ermediği değerlendirilerek, yapılan ödeme ile bu kişilere (anne ve oğluna) sigortanın sorumluluğu sona ermiş ise bakiye teminattan bu kişilere pay ayrılmaksızın, aksi durumda ise bakiye limitten pay ayrılabileceği gözetilerek karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmiş olması doğru olmamıştır.
2-Aktüer hesaplama yönünden ise, desteğin kaza tarihinde çocuklu olmakla birlikte kayden bekar olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda yeniden evlenme ihtimali ve çocuk sahibi olma ihtimali bulunup bulunmadığı da değerlendirmek suretiyle yukarıda açıklanan yöntem ve ilkeler çerçevesinde hesaplama yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, desteğin yeninden evlenme ihtimaline yönelik bir değerlendirme yapılmaksızın tanzim edilen rapora göre karar verilmesi de doğru görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf talebinin kabulüne, uyuşmazlığın çözümünde etkili deliller toplanılmadan ve değerlendirmeden karar verilmiş olması nedeniyle ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın yeniden görülerek, öncelikle sigorta şirketinin, desteğin anne ve oğluna yapmış olduğu ödeme ile sorumluluğunun tamamen sona erip ermediği araştırılarak, bu kapsamda hasar dosyası, ödemeye esas belgeler, anne ve çocuk için ayrı ayrı ne miktarda ödeme yapıldığına ilişkin kayıtlar getirtilerek, akabinde bilirkişiden ek rapor yahut yeni bir bilirkişiden yukarıda açıklanan hususların da gözetildiği yeni bir rapor alınarak, sigortanın dava dışı anne ve çocuk yönünden sorumluluğunun sona erdiğinin kabulü ve başkaca destek alacaklısı olmadığının kabulü halinde davacının talebi ve bakiye teminat limiti gözetilerek davanın esası hakkında karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebebine göre sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının KABULÜ ile, Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 05/06/2023 tarihli, 2022/73 Esas - 2023/450 Karar sayılı kararın, HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
Kararın kaldırılma sebebine göre, davacı vekilinin ve davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA,
2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3-İstinaf edenler tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf edenlere iadesine,
4-İİK'nın 36. maddesi gereğince Ankara 11. İcra Dairesi'nin 2023/17571 Esas sayılı dosyasına depo edilen 285.000,00 TL bedelli teminat mektubunun yatıran tarafa iadesine,
5-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine,
6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 15/01/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan ...
Üye ...
Üye ...
Katip ...
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.