T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1046 - 2024/1572
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
35. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/1046
KARAR NO : 2024/1572
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 16/05/2023
NUMARASI : 2022/228 Esas - 2023/320 Karar
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALILAR :
VEKİLİ :
DAVANIN KONUSU : Tazminat
KARAR TARİHİ : 05/12/2024
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 27/12/2024
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalılar ... ve ...Anonim Şirketi vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde; 01.11.2021 tarihinde davacıya ait araç ile davalılardan ...Anonim Şirketi adına kayıtlı olup, davalı ... Şirketi nezdinde ZMSS ile sigortalı ...’ın kullanımında olan aracın karıştığı çift taraflı kaza neticesinde müvekkilinin aracının davalının kusuru ile hasara uğradığını, zararlarından davalıların sorumlu olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla 100,00 TL hasar bedelinin tüm davalılardan, 100,00 TL araçtan yoksun kalma tazminatının ise davalılar ... A.Ş’den tahsiline karar verilmesini istemiş, 02.03.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile, hasar bedeli talebini 35.059,55 TL’ye, araçtan yoksun kalma istemini ise 12.000,00 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı ...A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
Davalılar ... ve ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; taraflardan her ikisinin de yeşil ışıkta geçtiğini beyan ettiğini, bu nedenle müvekkillerine kusur atfedilemeyeceğini, davacının iddialarını ispat etmesi gerektiğini bildirerek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; davanın, trafik kazası sonucunda meydana gelen hasar bedelinin ve araç mahrumiyet zararının tazmini istemine ilişkin olduğu, olay sonrasında düzenlenen kaza tespit tutanağında, her iki araç sürücüsünün de yeşil ışıkta geçtiğini belirtmesi nedeni ile kusur tespiti yapılamadığı, gerekli kamera tespitlerinin yapılması için bölge mıntıka ekibine sevkin sağlandığının belirtildiği, makine mühendisi tarafından ekspertiz çalışmaları ile aracın fotoğrafları incelenerek düzenlenen 02.02.2023 tarihli bilirkişi raporunda, araçta yapılan onarıma ilişkin malzeme ve işçilik işlemleri dikkate alınarak KDV dahil 35.059,55 TL tutarında hasar oluştuğu, dava konusu aracın onarıma hazırlanması, ekspertiz süresi, parçaların tedariki, onarımların yapılması için gereken sürenin 60 gün olduğu, emsal bir aracın kiralama değerinin günlük 200,00 TL olduğu, dolayısıyla 12.000,00 TL tutarında araç mahrumiyet zararının oluştuğu yönünde görüş belirtildiği, karayolları fen heyeti üçlü bilirkişi tarafından düzenlenen 01.12.2022 günlü raporda, tarafların her ikisinin de yeşil ışıkta geçtiğini beyan ettiği, kaza zamanının net olarak bilinmemesinden dolayı yalnızca faz diyagramının incelenmesi ile hangi aracın kırmızı ışık ihlali yaptığının belirlenme imkanının bulunmadığı, trafik kazasına karışan araçlarda sürücü veya yolcu konumunda olmayan tanık ...’nun davalı ...’nin kırmızı ışıkta geçerek kazaya sebebiyet verdiği yönündeki ifadesi dikkate alındığında, ...’ın %100 kusurlu olduğu şeklinde görüş belirtildiği, heyetin 12.10.2022 günlü kök raporunun da aynı yönde olduğunun görüldüğü, yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davalılardan ...A.Ş. tarafından yaptırılan ZMMS sigortasının kaza tarihini kapsadığı, kaza tespit tutanağında, araç sürücülerinin her ikisinin de yeşil ışıkta geçtiklerini belirtmeleri nedeni ile kusur tespiti yapılamadığının tutanak altına alındığı, olayı bizzat gören tanık ... ...’nun beyanlarından, davalı sürücünün kırmızı ışıkta geçerek kazaya sebebiyet verdiğinin anlaşıldığı, kusur raporunun bu beyan doğrultusunda düzenlendiği, aksini gösteren delilin bulunmadığı, davacının hiçbir kusurunun olmadığı yönündeki kabulden hareketle davacıya ait araçtaki hasar doğrultusunda yapılan tazminat hesabı sonucunda belirlenen 34.959,55 TL hasar bedelinin, ... A.Ş. ve ...’dan 01.10.2021 tarihinden, davalı ...A.Ş.'den ise temerrüt tarihi olan 08.12.2021 gününden itibaren işleyecek yasal faizi ile talep edebileceği, dava konusu aracın hasarları göz önüne alınarak 60 günlük makul tamir süresine göre yapılan hesaplamada, günlük kira bedelinin ortalama 200,00 TL/gün olması nedeni ile davacının isteyebileceği araç mahrumiyet tutarının 12.000,00 TL olduğu, bu tutarın da işleten ile davalı araç sürücüsünden tahsilini talep etmekte haklı olduğu gerekçesiyle; “1-Davanın KABULÜ ile, 34.959,55 TL olarak hesaplanan hasar bedeli tazminatının, davalılar ... A.Ş’den ve ...’dan 01.10.2021 tarihinden, davalı ...A.Ş.’den ise temerrüt tarihi olan 08.12.2021’den itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline, araçtan yoksun kalma bedeli olarak hesaplanan 12.000,00 TL’nin 01.10.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ...A.Ş’den ve ...’dan tahsiline," karar verilmiş, karar davalılar ... ve ... A.Ş. vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalılar ... ve ... Şirketi vekili istinaf başvuru dilekçesinde; kararın hatalı olduğunu, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağından davanın usulden reddi yerine esastan karar verilmesinin hatalı olduğunu, kusur yönünden de her iki aracın yeşil ışıkta geçtiğinin açıkça görüldüğünü, bu nedenle kusur oranı dahi tespit edilmediğini, kusuru belirlemeye esas bilgi ve belge de mevcut olmadığını, kusura ilişkin itirazlarının kabul edilmemesi halinde bilirkişiden yeniden rapor alınması gerektiğini, müvekkilinin kusurlu olduğuna dair hiçbir delil yok iken sorumluluğuna karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Mahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılık görülmediğinden, HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
Dava trafik kazasından kaynaklanan araç hasarı nedeniyle maddi tazminat istemidir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalılar ... ve ... Şirketi vekili tarafından istinaf edilmiştir.
1-Davalılar tarafından, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağı ileri sürülmüş ise de, haksız fiil neticesinde meydana gelen davanın belirsiz alacak davası olarak açılabileceğinin Yargıtay 4. Hukuk Dairesi tarafından kabul edilmiş olmasına, sorumlu olunan zararın yapılan yargılama neticesince belirlenebilecek olmasına göre, davanın usulden reddine karar verilmesine yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmemiş, esas ilişkin istinaf sebeplerinin incelenmesine geçilmiştir.
2-Davalılar vekili, kazanın oluş şekline itiraz edilerek, kavşak içerisinde hangi aracın ışık ihlalinde bulunduğu tespit edilemediğinden müvekkilinin kusurlu kabul edilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüş ise de, ilk derece mahkemesi tarafından olaya ilişkin olarak yapılan ceza soruşturması sırasında ifadesine başvurulan ... ...'nun ifadesine istinaden ışık ihlalinde bulunan aracın davalıya ait olduğunun tespit edildiği anlaşılmaktadır. Ceza soruşturmasında dinlenen tanığın taraflar ile yakınlığının bulunmamasına ve olaydan hemen sonra kollukta olaya ilişkin beyanda bulunmasına, beyanlarının kaza tespit tutanağındaki tespitler ile uyumlu olmasına göre, kaza tespit tutanağında belirlenemeyen ışık ihlali yapan tarafın tanık beyanı ile tespit edilmiş olmasına, bu şekilde tespit edilen oluşa göre de kazanın meydan gelmesinde davalı sürücünün %100 kusurlu kabul edilmiş olmasında isabetsizlik bulunmamasına göre, davalıların kusur raporuna yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.
Buna göre; dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına göre, davalılar vekilinin tüm istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş, aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davalılar ... ve ... Şirketi vekilinin yerel mahkeme kararına yönelik istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf edenlerden alınması gereken 3.207,81 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 1.145,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.062,81 TL harcın davalılar ... ve ...A.Ş.'den tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-İstinaf edenler tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,
4-Kararın tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
5-HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 05/12/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.