T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
35. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/1006
KARAR NO : 2024/1560
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 13/12/2022
NUMARASI : 2020/358 Esas - 2022/980 Karar
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
KARAR TARİHİ : 05/12/2024
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 09/12/2024
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde; 16/03/2019 tarihinde davalı ... şirketine ZMMS poliçesi ile sigortalı aracın yapmış olduğu tek taraflı kazada, araçta yolcu olarak bulunan davacının yaralandığını, geçici ve sürekli işgöremezliğinin oluştuğunu, bakıcıya ihtiyaç duyduğunu belirterek, fazlaya ilişkin talep hakları saklı kalmak kaydıyla 7000,00 TL daimi iş göremezlik tazminatının ve 3000,00 TL geçici iş göremezlik tazminatının ve 1000,00 TL bakıcı giderinin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 14/01/2022 tarihli bedel artırım dilekçesiyle kalıcı iş göremezlik talebini 360.000TL, geçici iş göremezlik talebini 18.188,19TL, bakıcı gideri talebini de 3837,60TL olarak yükseltmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya konu kazanın resmi zabıtlarca maddi hasarlı trafik kazası olduğunun tespit edildiğini, verilen ifadelerin ve tutulan zabıtların kazanın tarih ve saati dahil her açıdan çelişkiler içerdiğini, davaya konu sigortalı aracın davacının dava dilekçesinde 16.03.2019 tarihinde Saat: 23:00'da kazaya karıştığının beyan edildiğini, Ankara Trafik Denetleme Şube Müdürlüğünce düzenlenen tutanakta 17.03.2019 tarihinde Saat:11:09'da kazaya karıştığının belirtildiğini, davacının, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına verdiği 11.07.2019 tarihli ifadesinde, kazanın 18.03.2019 tarihinde Saat: 02:30'da vuku bulduğunun beyan edildiği, davacının ilk şikayetini yaptıktan 3 ay sonra ilgili savcılık tarafından detaylı ifadeye çağrıldığını, 10.10.2019 tarihli ifadesinde kazanın 16.03.2019 tarihinde Saat: 23:00'da meydana geldiğinin belirtildiğini, işbu hususların aydınlatılması gerektiğini, Ankara Trafik Denetleme Şube Müdürlüğünce düzenlenen kaza tespit tutanağında kazanın maddi hasarlı kaza olarak zapta geçtiğini, kaza sonrası alınan ifadelerde de olayda yaralanmaya ilişkin herhangi bir hususun tespit edilmediğini, davacının meydana gelen kazadan 4 ay sonra 16.07.2019 tarihinde kazaya ilişkin şikayette bulunduğunu ve sigortalı aracın içinde yolcu olduğunu ve yaralandığını beyan ettiğini, davacının davaya konu kazaya karıştığını belirttiği, bu sebeple boynunun kırıldığını ve kaburgalarında dahi kırık olduğunu bildiği halde hayatın olağan akışına aykırı şekilde 4 ay sonra kazaya karıştığını beyan etmesinin anlaşılamadığını, kaza sonrası tutulan resmi zabıtların ve ifade tutanaklarının tamamen aksine ... plakalı sigortalı araç sürücüsünün kaza tarihinde ... isimli şahsın olduğunu beyan etmesi ve sigortalı araç sürücüsü olarak şoförlerin sonradan değiştirildiğini beyan eder şekilde ...'in kaza sırasında alkollü olması sebebiyle olay yerinden kaçtığını ve sonrasında sigortalı araç sürücüsü olarak kazaya karışmayan başka bir şahsın işlemleri gerçekleştiğini belirttiğini, Ankara Trafik Denetleme Şube Müdürlüğünce düzenlenen kaza tespit tutanağında kaza tarihinde sürücünün ...'nun sigortalı aracın sürücüsü olarak zapta geçirildiğini, fakat işbu hususun gerçeklikten yoksun ve hakkaniyet içermediğini, kazanın ya da bu kazaya karışan şahısların tam ve net bir şekilde tespit edilmeleri gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; dava konusu kaza ile oluşan zarar arasında illiyet bağının bulunduğu, poliçede ayrıca sağlık giderlerine ilişkin klozun da bulunduğu, her ne kadar davalı vekili, müterafik kusur savunmasında bulunmuş ve sürücünün alkollü olduğunu belirtmiş ve davacının savcılık aşamasındaki beyanlarında emniyet kemerinin takılı olmadığı ve davacının yaralanmasının biçiminin buna işaret ettiği belirlenmişse de yapılacak %20 indirimin, 615.480,07TL olarak belirlenen davacı zararına uygulanması sonucunda da elde edilecek tutarın poliçe limiti olan 360.000TL’nin yine üzerinde olacağı anlaşıldığından usulüne uygun alınan aktüer bilirkişi raporu doğrultusunda haklılığı sabit olan davanın değer artırım talebi gibi kabulü gerektiği, sigorta şirketine yapılan başvuruda maluliyet raporu bulunmadığından dava tarihi olan 05/08/2020 tarihinde temerrüdün oluştuğu, aracın hususi araç olması sebebiyle yasal faiz işletilmesi gerektiği gerekçesiyle; “Davanın KABULÜ İLE; 360.000,00-TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 18.188,19-TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 3.837,60-TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 382.025,79-TL maddi tazminatı 05/08/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,” karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; maluliyet raporunun hatalı olduğunu, kaza tarihindeki Erişkinler İçin Engellilik… Yönetmeliğine uygun düzenlenmesi gerektiğini, poliçe limitleri nazara alınmadan karar verildiğini, geçici işgöremezlik ve bakıcı gideri için ayrı limit olduğunun kabul edilmesinin doğru olmadığını, kaldı ki bu tazminatların sigortanın sorumluluğunda olmadığını, olayda hatır taşıması koşullarının bulunduğunu, tazminatlardan hatır taşıması ve müterafik kusur indirimi yapılmadan ve hesap raporunda teknik faiz esas alınmadan yapılan hesaba göre karar verilmesinin doğru olmadığını belirterek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
İstinaf talebinde bulunan davalı vekilinin istinaf sebepleri doğrultusunda, kamu düzenine aykırılıklar resen gözetilerek, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;
Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Yerel Mahkeme tarafından davanın kabulüne dair verilen karar, davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Davalının süresinde cevap dilekçesi sunmadığı, bu durumda süresinde sunulmayan cevap dilekçesinin ıslahı yoluyla hatır taşıması savunmasında bulunulamayacağından, davalının buna yönelik istinafına itibar edilmemiştir.
16/03/2019 tarihinde davalıya ZMMS ile sigortalı aracın karıştığı trafik kazasında, sigortalı araç içinde yolcu olarak bulunan davacının, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi tarafından yargılama sırasında muayenesi de yapılarak, usulüne uygun olarak düzenlenen raporuna göre C5-7, T2 vertebra fraktürü oluşacak şekilde yaralanması nedeniyle kaza tarihindeki yönetmelik hükümleri gereğince %42 malul kalacak, 9 ayda iyileşebilecek ve 45 gün bakıcı ihtiyacı olacak şekilde yaralandığı, kaza yapan aracın ZMMS poliçesinde sağlık giderleri için 360.000TL, sağlık giderleri dışındaki tazminat talepleri için 360.000TL olmak üzere çift limit düzenlendiği, geçici iş görmezlik ve geçici bakıcı gideri zararının TBK'nın 54 ve KTK'nın 91. maddesi gereğince ZMMS poliçesindeki sağlık giderleri limiti kapsamında bulunması nedeniyle davalı ZMM sigortacısının tüm zararlardan limit kapsamında sorumluluğunun bulunduğu, hükme esas alınan hesap raporunun, yerleşik içtihatlar kapsamında TRH 2010 tablosu ve prograsif rant yöntemine göre düzenlendiği, bu raporlar esas alınarak karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak, davacının zararı belirlenirken kazada müterafik kusuru nazara alınarak sadece geçici işgöremezlik zararından indirim yapılarak karar verilmişse de, diğer zararlardan da aynı oranda indirim yapılması gerekirken bu hususun gözetilmemesi doğru görülmemiş, bu yöndeki eksiklik için yeniden yargılama yapılmasına gerek görülmediğinden tazminat miktarının Dairemizce düzeltilmesi gerekmiştir.
Buna göre davacının %42 maluliyeti, 9 ayda iyileşme süresi ve 45 gün bakıcı ihtiyacına göre usulüne uygun olarak hesaplanan 615.480,07TL sürekli işgöremezlik, 18.188,19TL geçici işgöremezlik ve 3.837,60TL bakıcı gideri tazminatından %20 müterafik kusur indirimi yapıldığında, 492.384,05TL sürekli işgöremezlik, 14.550,55TL geçici işgöremezlik ve 3.070,08 TL bakıcı gideri zararının oluştuğu anlaşıldığından bu miktarlar yönünden ve ancak sigorta limiti olan 360.000,00 TL üzerinden sürekli işgöremezlik tazminatına karar verilerek davanın kısmen kabulü gerektiği, takdiri indirimler nedeniyle de davalı yararına ret vekâlet ücretine hükmedilemeyeceği sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve düzeltilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
I-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 13/12/2022 tarihli, 2020/358 Esas - 2022/980 Karar sayılı kararın KALDIRILMASINA,
HMK'nın 353/1-b-2.maddesi uyarınca esas hakkında yeniden karar verilmesine, buna göre;
1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE, 360.000TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 14.550,55TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 3.070,08 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 377.620,63 TL maddi tazminatın 05/08/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
2-Alınması gereken 25.795,27 TL harçtan peşin alınan 54,40 TL harcın ve 1.270,00 TL ıslah harcının düşümü ile kalan 24.470,87 TL harcın davalıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydına,
3-Davacının peşin harç, başvurma harcı, vekalet harcı, ıslah harcı, tebligat, posta gideri ve bilirkişi ücreti olarak sarf ettiği toplam 2.506,60 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
4-A.A.Ü.T. uyarınca Dairemiz karar tarihine göre hesaplanan 60.419,30 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Artan gider avansı varsa karar kesinleştiğinde talep halinde yatırana iadesine,
İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN
II-İstinaf talebi kabul edilen davalıdan alınan istinaf karar harcının isteği halinde davalıya iadesine,
III-İstinaf talebi kabul edilen tarafından istinaf başvurusu nedeniyle yapılan 492,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 200,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 692,00 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
IV-HMK'nın 333.maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
V-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirilmesi, bakiye harç tahsili ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 05/12/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
.
Başkan ...
Üye ...
Üye ...
Katip ...
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.