T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1009 - 2024/1569
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
35. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/1009
KARAR NO : 2024/1569
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 27/04/2023
NUMARASI : 2021/262 Esas - 2023/300 Karar
DAVACILAR :
VEKİLLERİ
DAVALILAR :
DAVANIN KONUSU : Tazminat (Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
KARAR TARİHİ : 05/12/2024
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 27/12/2024
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı ... Sigorta A.Ş. vekili ile davalı ... ve ... vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde; 22.01.2021 tarihinde davalı ...'nin maliki olduğu, davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından ZMMS ile sigortalı, davalı ...'in idaresindeki aracın, müvekkili ... idaresindeki araç ile çarpışması neticesinde, müvekkili ...’in ağır şekilde yaralandığını, maddi ve manevi zarara uğradığını, davacıların annesi ...’nun da vefat ettiğini, davacı ...’in ...'in babası, diğer davacıların ise kardeşleri olduğunu, davacı ...’in yaralanması nedeniyle manevi olarak zarar gördüklerini, zararlarından davalıların sorumlu olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak davacı ...’in 100,00 TL geçici iş göremezlik, 100,00 TL sürekli iş göremezlik ve 100,00 TL bakıcı giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yine davacı ... için 100.000,00 TL, davacı ... ... için 10.000,00 TL, davacılar ..., ..., ... ... için ise 5.000,00'er TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte sigorta şirketi hariç davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davacı vekili bedel artırım dilekçesi ile taleplerini tedavi gideri alacağı için 9.549,38-TL, geçici iş göremezlik alacağı için 12.716,55 TL, sürekli iş göremezlik tazminatı alacağı için ise 327.651,37 TL olarak belirleyerek davalılardan tahsilini istemiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; kusur durumunun tespiti gerektiğini, maluliyet raporunun alınması ve SGK tarafından rücuya tabi ödeme yapılmış ise bu miktarın düşülmesi gerektiğini, davacının emniyet kemeri takmaması sebebiyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini bildirerek, davanın reddini istemiştir.
Davalı ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; kazanın meydana gelmesinde karşı araç sürücüsünün de kusuru bulunduğunu, davacı ... ve annesinin emniyet kemerlerinin takılı olmadığını, talep edilen tazminatın da fahiş olduğunu bildirerek, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; davanın, trafik kazasından kaynaklanan geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı, tedavi gideri ve manevi zararın tazmini istemine ilişkin olduğu;
Toplanan deliller ve tüm dosya içeriğine göre; 22.01.2021 günü saat 16.00 sıralarında davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki otomobili ile sola manevra ile dönüş yaptığı sırada otomobilinin ön kısımları ile şeridinde seyir halinde olan davacı sürücü ... sevk ve idaresindeki otomobilin ön sağ yan kısımlarının kavşak içinde çarpışmaları neticesinde davacının yaralandığının anlaşıldığı, kusur bilirkişisi raporunda kazazede davacının kazanın oluşumunda %25 kusurlu, davalı araç sürücüsü ...’in ise %75 oranında kusurlu olduğunun mütalaa edildiği, Karadeniz Teknik Üniversitesi Tıp Fakültesi Anabilim Dalı Başkanlığı'ndan davacının maluliyetinin tespiti için alınan 30/09/2022 tarihli maluliyet raporunda engel oranının %8 olduğu, tıbbi iyileşme süresinin 6 aya kadar uzayabileceği ve bakıcıya ihtiyaç süresinin 30 gün olduğunun tespit olunduğu, aktüer hesap bilirkişisi ve tedavi gideri talebi nedeniyle doktor bilirkişiden alınan 14/11/2022 tarihli bilirkişi heyeti raporunda ve 17/03/2023 tarihli ek raporda; davacı ...’nun tedavi gideri alacağının 9.549,38-TL olarak, geçici iş göremezlik tazminatının 12.716,55-TL, sürekli iş göremezlik tazminatının 327.651,37 TL olarak hesaplandığı, alınan raporun karar vermeye elverişli olduğu, davacının bilirkişi raporunda hesaplanan maddi zararlarını davalılardan talep edebileceği, davalı sigorta vekili süresinde verdiği cevap dilekçesi ile davacının kaza sırasında emniyet kemeri takmaması nedeniyle müterafik kusurlu olduğunu savunmuş ise de bu hususa ilişkin herhangi bir delil sunulmadığından, müterafik kusur indirimi yapılmadığı, manevi tazminat davası bakımından ise, TBK'nın 56. maddesine dayalı olarak manevi tazminat istemi yönünden yapılan değerlendirmede, kazanın meydana geliş biçimi, tarafların kusur oranları, sosyal ve ekonomik durumları dikkate alınarak davacıların davasının kısmen kabulüne, davacı ... için 30.000,00-TL, davacı ... ... için 5.000,00-TL, davalı ... için 2.000,00-TL, davalı ... için 2.000,00-TL, davalı ... ... için 2.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 22/01/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılar ... ile davalı ...’den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar vermek gerektiği gerekçesiyle; “A-) Davacı ... tarafından açılan maddi tazminat talepleri yönünden; 1-Davanın KABULÜ İLE; 12.716,55-TL geçici iş göremezlik tazminatı ile 327.651,37-TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 9.549,38-TL tedavi gideri tazminatı olmak üzere toplam 349.917,3-TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketi bakımından 24/02/2021 tarihinden, diğer davalılar açısından ise 22/01/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...’ya verilmesine, B-)Davacılar tarafından açılan manevi tazminat talepleri yönünden ise; davanın kısmen kabulü ile; davacı ... için 30.000,00-TL, davacı ... ... için 5.000,00-TL, davacı ... için 2.000,00-TL, davacı ... için 2.000,00-TL, davacı ... ... için 2.000,00-TL manevi tazminatın 22/01/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ile davalı ...’den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,” karar verilmiş karar davalı ... Sigorta A.Ş. vekili ile davalılar ... ve ... vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf başvuru dilekçesinde; kusur raporunun karar vermeye elverişli olmadığını, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığını, davacının tehlikeli viraj olan ve 30 km hız limiti olan yola çok hızlı girerek ve fren tedbirine de başvurmadan kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğunu, ceza mahkemesi dosyasının bekletici mesele yapılması taleplerinin kabul edilmemesinin de hatalı olduğunu, hükme esas alınan maluliyet raporunun da eksik ve denetime elverişli olmadığını, ayrıca balthazard yönteminin uygulanmaması gerektiğini, hesaplamanın da TRH 2010 Yaşam Tablosu ve teknik faiz uygulanarak genel şartlara göre yapılması gerektiğini, hesaplanan iş göremezlik tazminatının fahiş olduğunu, tedavi giderlerinden de müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını, sorumluluğun SGK’da olduğunu, kaldı ki tedavi gideri hesaplayan bilirkişinin ehil olmadığını, davacının 6 ay geçici iş göremez kaldığını da kabul etmediklerini, sürenin fahiş olduğunu, ayrıca mahkemece davada müterafik kusur olup olmadığını değerlendirilmeden eksik inceleme ile karar verildiğini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
Davalı ... ve ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde; kazanın meydana gelmesinde ...’n kusuru bulunmadığını, kazaya davacının kusurlu eylemleri ile sebep olduğunu, ayrıca ceza dosyasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, zira ceza dosyasında ilk derece mahkemesi tarafından verilen mahkumiyet kararının, Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Mahkemesinin 2021/1714 E. - 2021/2042 K. sayılı dosyasında, davacının 30 km olan yerde 60 km hızla seyrettiği durumda, davalı/sanık ...’in kusurunda azalmaya neden olabilecek durum olup olmadığı hususunda değerlendirme yapılması için mahallinde keşif yapılması gerektiğinden kararın bozulmasına karar verildiğini, bu durum karşısında ceza dosyasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, dosya içerisine alınan maluliyet raporunun karar vermeye elverişli olmadığını ve tespit edilen maluliyet oranın fahiş olduğunu, aktüer hesaplamanın da hatalı ve fahiş olduğunu hesaplamanın %2 teknik faiz uygulanmak suretiyle yapılması gerektiğini, ayrıca bakiye ömür süresine bilirkişi raporunda yer verilmediğinden belirsiz bir durum oluştuğunu, takdir edilen manevi tazminat miktarının da fahiş olduğunu, davayı kabul etmemekle birlikte davacı tarafından emniyet kemeri takılı olmamasına rağmen müterafik kusur indirimi yapılmamış olmasının da hatalı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Mahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılık görülmediğinden, HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat ve bedensel zarara dayalı zarar gören ve yakınları tarafından TBK'ın 56/1-2 maddesi gereğince manevi tazminat istemidir. Mahkemece maddi tazminat talebinin kabulüne, manevi tazminat talebinin ise kısmen kabulüne karar verilmiş, karar davalılar tarafından istinaf edilmiştir.
Olay tarihinde, ... başkanı olan, davalı ...'ın, sol gözü protez olduğu ve görmediği, sağ gözünün ise kısmen gördüğü halde mevcut ehliyeti ile araç kullanabilme yeterliliği olmadığı halde, belediyeye ait sevk ve idaresindeki araç ile "T" kavşak olan yoldan, kendi yönüne "dur lehvası" olmasına rağmen solundaki kavşak kolundan gelen davacının sevk ve idaresindeki araca ilk geçiş hakkı tanımadan kavşağa girmesi neticesinde meydana gelen çift taraflı trafik kazasında, davacı ...'in maluliyeti meydana gelecek şekilde yaralandığı, annesi ...'nun ise vefat ettiği, kaza tespit tutanağı, ceza dosyası, davalının sol gözünün protez olduğuna ilişkin doktor raporu ve tüm dosya kapsamından anlaşılmıştır.
Kaza Tespit Tutağında, davalı ...'in kavşaklarda geçiş önceliğine uymamak kuralını ihlal ettiğinden kusurlu, davacı ...'in ise "30 Km. ve Anayol Tali Yol" işaret levhasına rağmen, hızını azaltmadığından kazanın meydan gelmesinde tali kusurlu olduğunun tespit edildiği görülmüştür.
Gümüşhane Ağır Ceza Mahkemesine, ... ve ... hakkında açılan davada, kazanın meydan gelmesinde davacı/sanık ...'in tali kusurlu olduğu, davalı/Sanık ...'ın ise asli kusurlu olduğu kabul edilerek, yargılama sırasında alınan doktor raporuna göre, sanık ...'ın sol gözünün protez olması yanı sıra sağ gözünün de tam görmemesi nedeniyle ehliyet alması ve araç kullanması mümkün olmadığı halde araç kullanarak kazaya sebebiyet verdiği kabul edilerek bilinçli taksirle kazaya sebebiyet olduğundan bahisle cezalandırılmasına karar verildiği, UYAP'tan yapılan kontrolde, Gümüşhane Ağır Ceza Mahkemesinin 25/05/2022 tarih ve 2021/202 Esas - 2022/68 Karar sayılı kararının istinaf edilmesi üzerine Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi 29.11.2022 tarih, 2022/1837 E. - 2022/2636 K. sayılı kararı ile istinaf incelemesinin esastan reddine karar verilmesi sonrasında, sanık ve katılanlarca temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 2023/3606 E. - 2023/2079 K. sayılı ilamı ile sanık müdafiinin kusura, eksik incelemeye ve bilinçli taksir şartlarının oluşmadığına ilişkin temyiz istemleri yönünden; "Soruşturma aşamasında ve kovuşturma aşamasında yaptırılan bilirkişi raporlarının oluş ve dosya kapsamı ve birbiri ile uyumlu olduğu, kusur durumunu kesin bir şekilde tespit ettiği anlaşılmış olup; sanık ...'ın bir gözü protez olmasına, diğer gözü ise ehliyet alabilecek ve araç kullanabilecek derecede yeterli olmamasına rağmen, trafiğe çıkarak ölüme ve yaralanmaya sebebiyet verdiği olayda bilinçli taksir şartlarının oluştuğu anlaşılmakla, hükümde bu yönler itibariyle bir hukuka aykırılık bulunmamıştır." denilerek, maddi vakanın uygunluğu değerlendirilmek suretiyle, ilk derece mahkemesi kararının, bilinçli taksir ile artırımın üst hadden yapılmasının hatalı olduğundan bozulmasına karar verildiği görülmüştür.
Mahkemece alınan kusur raporunda kazanın meydan gelmesinde davalı araç sürücüsünün asli %75 oranında, davacı sürücünün %75 oranında kusurlu kabul edildiği, bilirkişi tarafından kabul edilen olayın oluş şekli ile henüz kesinleşmemiş olmakla birlikte ceza dosyasında kabul edilen oluş şekli ile uyumlu olduğu, kazanın oluş şeklinin mevcut deliller çerçevesinde belirlenebilir olduğu görülmüştür.
1-Davalılar kazanın oluş şekline ve kusur oranına itiraz ederek kararı istinaf etmişler ise de; kazanın oluş şeklinin ceza dosyasındaki deliller kapsamında tespit edilmiş olmasına, nitekim Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin davalının kazanın oluş şekline yönelik temyiz sebeplerini yerinde görmeyerek bu hususta sanığın/davalının temyiz sebeplerini reddetmiş olmasına, kanıtlanan oluş şekline göre de bilirkişi tarafından kabul edilen kusur oranlarının uygun bulunmasına göre davalıların kusura yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.,
2-Davalıların maluliyet raporuna yönelik istinaf sebeplerinin incelenmesinde, hükme esas alınan raporun davacının tüm tedavi evrakları incelenerek ve son durumu değerlendirmek suretiyle tanzim edilmiş olmasına, raporun kaza tarihinde Yargıtay 4. Hukuk Dairesi tarafından uygulanması gerektiği kabul edilen Yönetmelik hükümlerine göre hazırlanmış olmasına, balthazard yöntemi ile değerlendirilen tüm arazların da kazadan kaynaklanmış olması karşısında yöntemde bir hata bulunmamasına, raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmasına göre davalıların maluliyet raporuna yönelik istinaf sebepleri de yerinde görülmemiştir.
3-Davalıların aktüer hesap raporuna yönelik istinaf sebeplerinin incelenmesinde; hesaplamanın Yargıtay 4. Hukuk Dairesi tarafından gerçek zarar hesabında uygulanması benimsenen ilke ve yöntemlere uygun olarak TRH 2010 Yaşam Tablosuna göre muhtemel yaşam süresi tespit edilerek, bilinmeyen dönem hesabında ise "progresif rant" yöntemi uygulanarak yapılmış olmasına, yapılan hesaplamada davalılar aleyhine olabilecek bir hata bulunmamasına göre davalıların aktüer hesap raporuna yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.
4-Davalı ... ve ... vekili manevi tazminat miktarının yüksek olduğunu ileri sürmüş ise de, kazanın meydan gelmesinde davalının bilinçli taksir düzeyinde ağır kusurunun bulunmasına, mevcut görme kaybına rağmen araç kullanmasının kazanın meydana gelmesine etkisi, ayrıca tarafların sosyal ekonomik durumları, kazanın meydana geliş tarihi itibariyle paranın satın alma gücü, davacı ...'in maluliyet durumu nazara alındığında takdir edilen manevi tazminat miktarının fahiş olmamasına göre davalıların manevi tazminata yönelik istinaf sebepleri de yerinde görülmemiştir.
Buna göre; dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, davacının talep ettiği tedavi gideri ve geçici iş göremezlik zararlarının KTK'nın 98. maddesi kapsamında olan zararlardan olmaması, KTK'nın 92. maddesi gereğince sigorta teminat kapsamı dışında tutulmaması nedeniyle davalıların bu zararlardan sorumlu bulunmalarına, zararın meydana gelmesinde yahut artmasında davacının müterafik kusuruna yönelik bir tespitin bulunmamasına göre; davalı ... Sigorta A.Ş. vekili ile davalılar ... ve ... vekilinin tüm istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş, aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davalılar ... Sigorta A.Ş. vekili ile davalılar ... ve ... vekilinin yerel mahkeme kararına yönelik istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Davalılardan alınması gereken 26.703,56 TL (davalı ... Sigorta A.Ş. 23.902,85 TL'si ile sınırlı olarak müteselsilen sorumlu olmak üzere) nispi istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 12.651,80 TL (maddi tazminat için 11.951,60 TL'si olmak üzere) harcın mahsubu ile bakiye 14.051,76 TL harcın (davalı ... Sigorta A.Ş. 11.951.25 TL'si ile sınırlı olarak müteselsilen sorumlu olmak üzere) davalılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-İstinaf edenler tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,
4-Kararın taraflara HMK'nın 359/4 maddesi gereğince usulüne uygun şekilde tebliğine,
5-HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, davalı ... hakkındaki karara yönelik olarak HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca kararın usulen tebliğinden itibaren 2 HAFTA İÇERİSİNDE TEMYİZ YOLU açık, diğer davacılar hakkındaki karara yönelik olarak HMK'nın 362/1-a maddesi hereğince KESİN olmak üzere 05/12/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.