T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
35. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/1051
KARAR NO : 2024/1602
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 16/05/2022
NUMARASI : 2016/816 Esas 2022/400 Karar
DAVANIN KONUSU : Tazminat
KARAR TARİHİ : 12/12/2024
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 17/12/2024
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili ...’ın babası ...’ın kullandığı araçta yolcuyken, 10.06.2008 tarihinde davalıya ZMMS ile sigortalı aracın arkadan çarpması nedeniyle meydana gelen kazada ağır yaralandığını, davalı ... tarafından başvuru üzerine miktarını tam olarak bilmediği/hatırlamadığı (gerekirse sigorta şirketinden sorulması) bir miktar ödemenin yapıldığını, ancak tedavisinin uzun süre devam ettiğini, iyileşemediğini ve en sonunda sağlık teknikerliği görevinden malulen emekli olmak zorunda kaldığını, ödemenin zararlarını karşılamadığını belirterek, fazlaya ilişkin dava ve ıslah hakları saklı kalması kaydı ile şimdilik geçici işgöremezlik zararı olarak 5.000TL, sürekli maluliyet zararı olarak 19.000TL, ekonomik geleceğin sarsılması ve kazanç kaybı için 1.000TL, bakıcı gideri için 100.000TL, tedavi giderleri için 16.098-TL olmak üzere toplamda 141.098TL’nin kaza tarihi olan 10.06.2008 tarihinden itibaren en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde ; taksirle tek bir kişinin yaralanmasına sebebiyet veren kaza sebebiyle uzamış ceza zamanaşımı süresi 8 yıl olduğundan 10.06.2008 tarihinde meydana gelen kazanın davanın açıldığı 17.10.2016 tarihinde dava zamanaşımı süresinin geçtiğini, dava konusu kaza nedeniyle 10.01.2012 ve 28.09.2010 tarihinde olmak üzere 100.000TL ve 2.954TL olarak poliçe limitinin tamamı üzerinden ödeme yapıldığını, davacı yana dava konusu kaza nedeniyle ödeme yapılmış olması sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, kusurun ve zararın ispatlanması gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; dava dışı araçta yolcu olan davacının, davalı ... şirketine ZMMS ile sigortalı araç sürücüsünün %75 kusurlu olarak sebebiyet verdiği trafik kazası neticesinde yaralandığı ve maluliyetinin oluştuğu, davalı ... şirketinin sürekli bakıcı gideri ve tedavi giderinden sağlık gideri teminatı kapsamında poliçe teminat limiti olan 100.000TL ile sınırlı sorumlu, geçici iş göremezlik, sürekli maluliyet tazminatından sakatlık teminatı kapsamında poliçe teminat limiti olan 100.000TL ile sınırlı sorumlu olduğu, daha önce davalı tarafından 10/01/2012 tarihinde sürekli iş göremezlik kapsamında 100.000TL ödeme yapılması nedeniyle sakatlık teminatı poliçe limitinin tamamı tüketildiğinden geçici iş göremezlik, sürekli maluliyet tazminatı yönünden davanın reddi gerektiği, yine davacının ekonomik geleceğin sarsılması ve kazanç kaybına ilişkin tazminat talebinin ispatlanamadığından reddine karar verilmesi gerektiği, sürekli bakıcı gideri ve tedavi gideri talebi yönünden ise bu taleplerin sağlık gideri teminatı kapsamında olduğu kabul edilerek poliçe teminat limiti olan 100.000TL tazminat yönünden kabulüne karar vermek gerektiği, davalı ... şirketinin 10.01.2012 ödeme tarihinde temerrüde düştüğü, dava konusu kazaya karışan, ... plakalı sigortalı aracın ticari/kamyonet olduğundan avans faizi uygulanması gerektiği gerekçesiyle “Davanın KISMEN KABULÜ İLE; 1-Geçici iş göremezlik, sürekli maluliyet, ekonomik geleceğin sarsılması ve kazanç kaybına ilişkin tazminat talebinin reddine, 2-Sürekli bakıcı gideri ve tedavi gideri olmak üzere 100.000,00TL tazminatın 10/01/2012 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,” karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, ayrıca faiz başlangıç tarihinin hatalı olduğunu, mahkemece sigortaya başvuru tarihinin araştırılarak o tarihten veya en azından davalı sigortanın ikrar ettiği ilk ödeme tarihi olan 28/09/2010 tarihinden faize karar verilmesi gerektiğini belirterek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
İstinaf talebinde bulunan davacı vekilinin istinaf sebepleri doğrultusunda, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;
Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Yerel Mahkeme tarafından davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden, davalıya sigortalı araç sürücüsünün %75, davacının içinde yolcu olarak bulunduğu araç sürücüsünün %25 kusuru ile meydana gelen kaza nedeniyle davacının %100 malul kalacak ve ömür boyu bakıcı ihtiyacı olacak şekilde yaralandığı, mahkemece bakiye limit de gözetilerek hükmedilen maddi tazminat miktarının yerleşik içtihatlara uygun olarak ve sigorta tarafından dava öncesi yapılan ödemeler de gözetilerek usulüne uygun belirlendiği, yine davacının davalı sigortaya başvuru tarihinin belirlenemediği, ancak dosya kapsamındaki ödeme belgesi esas alınarak faiz başlangıç tarihinin ödeme tarihi olarak doğru belirlendiği anlaşıldığından davacı vekilinin tüm istinaf sebeplerine itibar edilmemiştir.
Açıklanan nedenlerle; usul ve yasaya uygun ilk derece mahkemesi kararına karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacıdan alınması gereken 427,60TL istinaf karar harcından peşin alınan 179,90- TL harcın mahsubu ile bakiye 247,7-TL harcın istinaf eden davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-İstinaf edence yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Gider avansından artan kısım varsa karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
5-Kararın HMK'nın 359/4. maddesi gereğince taraflara tebliğine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK’nın 361/1 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 HAFTA İÇERİSİNDE TEMYİZ YOLU AÇIK OLMAK ÜZERE 12/12/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan ...
Üye ...
Üye ...
Katip ...
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.