T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi Esas-Karar No: 2023/781 - 2024/1306
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
35. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/781
KARAR NO : 2024/1306
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 27/02/2023
NUMARASI : 2022/92 Esas 2023/136 Karar
DAVACI :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVANIN KONUSU : Tazminat
KARAR TARİHİ : 31/10/2024
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 31/10/2024
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde, 14.06.2021 günü, plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen bir aracın yaya olan müvekkiline çarpması sonucu meydana gelen kazada, müvekkilinin malul-sakat kaldığını, kazanın tespit edilemeyen araç sürücüsünün kusuru ile meydana geldiğini, kazanın meydana gelişinde müvekkilinin herhangi bir kusuru bulunmadığını, kazaya asli ve tam kusuruyla sebebiyet veren aracın plakasının tespit edilemediğini, Sigortacılık Kanunu madde 14/2,b bendi gereği faili meçhul aracın sebep olduğu kaza neticesi oluşan maluliyete ilişkin tazminat ödemesinin davalının sorumluluğunda olduğunu, kazaya ilişkin ceza soruşturmasının Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2021/24766 Sayılı dosyası üzerinden yürütüldüğünü, müvekkilinin kaza neticesi vücudunun çeşitli yerlerinden ağır şekilde yaralandığını, organ ve hareket kaybına uğradığını, tedavilere rağmen eski sağlığına kavuşamayıp malul-sakat kaldığını, 24.04.2011 doğumlu olan müvekkilin PMF tablosuna göre tahmini yaşam süresinin 55 yıl civarında olduğunu, bakiye ömür düşünüldüğünde müvekkilinin hayatının idamesinde normal insanlardan fazla güç-efor sarf edeceğini, kısaca maluliyeti-özrü oranında ömür boyu zorlanacağını belirterek, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla davanın kabulü ile 200,00 TL bakıcı gideri, 300,00 TL geçici iş göremezlik ve 9.500,00 TL daimi iş göremezlik olmak üzere toplam 10.000,00-TL malullük-sakatlık (bakıcı gideri, geçici ve daimi iş göremezlik tazminatının) maddi tazminatının, temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt-avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davacı vekili 19.01.2023 tarihli dilekçesi ile, yargılama aşamasında yaptırılan bilirkişi incelemesi ile müvekkilinin maluliyetten kaynaklı zararının 80.265,25-TL daimi iş göremezlik tazminatı, 1.341,38-TL geçici bakıcı gideri tazminatı olduğunun tespit edildiğini, bilirkişi raporunda aleyhe hususları kabul etmemekle birlikte ve rapora karşı tüm itirazları saklı kalmak kaydıyla, 6100 sayılı HMK 107/1-2. maddesi uyarınca 80.265,25-TL daimi iş göremezlik tazminatının, 1.341,38-TL bakıcı gideri tazminatının ve 300,00-TL olan geçici iş göremezlik tazminatının tahsilini istemiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, 14.06.2021 tarihinde meydana geldiği iddia edilen trafik kazası neticesinde davacı ...'in zarara uğradığının öne sürüldüğünü, 2918 sayılı yasa ile birlikte trafik kazalarından kaynaklanan zararların giderilmesi için dava açılmadan önce sigorta şirketine başvuru zorunluluğu getirildiğini, 14.06.2021 tarihinde meydana geldiği iddia edilen trafik kazası ile ilgili olarak ... tarafından yazılı başvuru dilekçesinin müvekkiline tebliğ edildiğini, müvekkili tarafından yapılan inceleme sonucunda Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartlarının; ’tazminat ve giderlerin ödenmesi’ ile ilgili B.2 maddesinin üçüncü fıkrası, ’... Sigortacı hak sahibinden hak sahibinin tazminat hakkını etkileyen bilgi ve belgeleri talep edebilir.' ifadesi gereği ...'in başvurusunun eksik olduğu tespit edilerek vekiline bu durumun yazı ile bildirildiğini,14.06.2021 tarihinde davacı ...'in yaralanmasına neden olduğu öne sürülen kaza ile ilgili olarak kaza günü ve sonrasında düzenlenmiş bir tutanak bulunmadığını, müvekkiline iletilen belgelerin incelenmesinde, 14.06.2021 tarihinde meydana gelen kaza ile ilgili olarak, kaza gününde herhangi bir tutanak düzenlenmediği ve hiçbir mercie müracaatta bulunulmadığının görüldüğünü, kazadan bir gün sonra ...’in babası ...’in verdiği ifadede, 14.06.2021 tarihinde plakası ve markası tespit edilemeyen aracın oğluna çarpması sonucu kazanın meydana geldiğini, yaralanmasına sebebiyet veren şahıstan davacı ve şikayetçi olunduğunun görüldüğünü, bu ifade dışında kazaya plakası tespit edilemeyen bir aracın sebep olduğu hususunda herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığını, somut olayda, ifade dışında, tanık beyanı, kamera kaydı vs. gibi deliller bulunmadığından kaza hakkında bir değerlendirme yapılamadığını, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte, 14.06.2021 tarihinde davacı ...'in yaralanmasına neden olduğu iddia edilen trafik kazasının meydana gelmesindeki kusur oranının tespit edilmesi gerektiğini, müvekkilin sorumluluğu Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası bulunmayan/plakası tespit edilemeyen araç sürücüsünün kazanın oluşumundaki kusuru ile sınırlı olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığının 2021/24766 Soruşturma sayılı dosyası incelendiğinde; 2011 doğumlu Salih Emir Türkmen isimli çocuğa markası ve plakası bilinmeyen bir otonun çarparak yaralamasına sebep olduğu olayla ilgili olarak yapılan araştırmaya rağmen olayın faili ya da faillerinin yakalanamadığı gibi kimliklerinin de tespit edilemediğinden bahisle daimi ara kararı verildiği soruşturmanın halen sürdüğü Katip Çelebi Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 22/12/2021 tarihli 2021/KRL-21-225 sayılı maluliyete ilişkin raporunda; "...Şahsa ait Ankara Şehir Hastanesince düzenlenmiş 14.06.2021 tarihli genel adli muayene raporunda; Resmi gazetede yayınlanan 30692 sayılı 20.02.2019 tarihli Çocuklar için Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliği'ne göre (İlgili cetvelde özür oranları olmadığından dolayı Resmi Gazetede yayınlanan 30692 sayılı 20.02.2019 tarihli Erişkinler için Engellilik değerlendirmesi hakkında yönetmelik cetveline göre hesaplama yapılmıştır) Şahsın 14.06.2021 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazası nedeniyle, ...'in yaşına göre Resmi Gazetede yayınlanan 30692 sayılı20.02.2019 tarihli çocuklar için özel gereksinim değerlendirmesi hakkındayönetmeliği'ne göre sürekli özür oranının %5 (beş) olduğu ve 14.06.2021tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazası ile illiyet bağının bulunduğunun, ...'in geçirdiği trafik kazasından dolayı tıbbı iyileşme ve rehabilitasyon süresi dikkate alındığında tazminata esas olmak üzere geçici işgöremezlik süresinin 90 (doksan) gün olduğu ve geçirdiği trafik kazasından dolayı mevcut lezyonlar göz önünde bulundurulduğunda; 45 (kırkbeş) gün geçici bakıcıya ihtiyacı olduğu”nun belirlendiği Trafik Bilirkişisi tarafından düzenlenen raporda, davacı ... yönünden, yönetimindeki bisiklet ile Usta Sokaktan seyirle sola dönmek için geldiği Yabangülü Sokak kavşağında, öncelikle sağından taşıt gelip gelmediğini kontrol etmeli, motorsuz araç olması ve sağından gelen taşıtların geçiş önceliği olması nedeniyle, sağından gelen taşıtlara ilk geçiş hakkını vererek, yolu kontrol ederek dikkatli ve tedbirli bir şekilde kolu ile sola dönüş işareti vererek dönüş yapması gerekirken, dikkatsiz ve tedbirsiz davranarak kavşakta ilk geçiş hakkını sağından gelen taşıta vermeyerek neden olduğu kazada, 2918 sayıl Karayolları Trafik Kanunu m.57/a,b Fıkraları, c) Fıkrası 1. Ve 2. Bendi ile Trafik Yönetmeliği m. 109/b fıkrası, 8. Bendinde yer alan trafik kurallarının ihlal etmesi nedeniyle meydana gelen trafik kazasında %75 (yüzde yetmiş beş) oranında kusurlu olacağı, plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen olay yerini terk eden sürücü yönünden, Yabangülü sokaktan seyirle Usta Sokak ile kesiştiği kontrolsüz kavşağa geldiğinde, kavşak kollarından her an bir canlı veya geçiş üstünlüğüne haiz bir aracın çıkabileceğini öngörerek, hızını azaltmamakla, her an durabileceği bir hızla kavşağa girmemekle, kazayı önlemek için fren tedbirine başvurmamakla, kazadan sonra olay mahallini terk etmekle, meydana gelen kazada 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun, m.52/a ve m81/d fıkralarında yer alan trafik kuralları ihlali nedeniyle meydana gelen trafik kazasında %25 (yüzde yirmi beş) oranında kusurlu olacağının bildirildiği gerekçesiyle; "1-Dava dilekçesi ve talep artırım dilekçesi ile talep edilen davanın kısmen kabulü ile;80.265,25-TL, sürekli iş göremezlik, 1.341,38-TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 81.606,63-TL tazminatın, 20/01/2022 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile, davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde, sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen araçların neden olduğu kazalar hakkında, bu aracın varlığı kesin deliller ile tespit edilemediği takdirde davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, TBK m. 50 “Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır.” hükmü gereğince, başvuru sahibinin, plakası tespit edilemeyen aracın varlığını ve kusurlu bulunduğunu ispat etmek ile yükümlü olduğunu, ... tarafından verilen ifade ile 14.06.2021 tarihinde plakası ve markası tespit edilemeyen aracın oğluna çarpması sonucu kazanın meydana geldiğini, yaralanmasına sebebiyet veren şahıstan davacı ve şikayetçi olunduğunu, bu ifade dışında kazaya plakası tespit edilemeyen bir aracın sebep olduğu hususunda herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığını, benzer bir dosyada Yargıaty 4. Hukuk Dairesi 2021/4874 E. 2021/8073 K. sayılı ilamında " kazadan hemen sonra resmi görevlilerce düzenlenen tutanak bulunmadığı gibi , kazadan sonra kazayla ilgili resmi makamlara müracaat tarihi, kazaya plakası tespit edilmeyen aracın sebep olduğuna dair davacı beyanı dışında herhangi bir delil bulunmayışı birlikte değerlendirildiğinde, davacı tarafından ispatlanamayan davanın reddi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir." denildiğini, kaza tarihinde yürürlükte olan mevzuata göre, davacı hakkında yapılacak hesaplamalarda, PMF yaşam tablosunun uygulanması gerektiğini, şayet mahkemece TRH 2010 tablosu dikkate alınacaksa bu kez hesaplamada teknik faizin uygulanması gerektiğini, İzmir Katip Çelebi Üniversitesi’nin iş göremezlik raporu düzenleme hususunda Sağlık Bakanlığı tarafından yetkilendirilmiş kuruluşlardan olmadığını, kazanın meydana geldiği iddia edilen tarih ile rapor tarihi arasında 1 yıllık süreninde geçmediğini, müterafik kusur indirimi yapılmadan hüküm kurulduğunu, davacı küçüğün anne ve babasının bakım ve gözetim yükümlülüğünün ihlali nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, mahkemece hükmedilen alacağa 20.01.2022 tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verildiğini, temerrüdün oluşmadığını belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
Mahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılık görülmediğinden, HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemidir.
Yargıtay 17. H.D. 2013/3244 Esas, 2014/3427 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, davacı tarafından öncelikle maddi vakıanın ispatı ve kazaya neden olan araç ve aracın zorunlu mali sorumluluk sigortasının bulunmaması gibi hususların ispatı gerekir.
Davacının Bilkent Şehir Hastanesine yatış evrakında da trafik kazasından bahsedildiği, ceza soruşturmasında dosya hakkında daimi arama kararı verildiği, dosya içeriğinde yer alan belgeler, Olay Yeri Görgü ve Tespit Tutanağı, Tutanak ekinde yer alan kroki, 24.04.2011 doğumlu, olay tarihinde 10 yaşında olan davacı ...'in babası ...’in beyanından, kaza sonrası Ankara Şehir Hastanesine götürüldüğü müracaat evraklarından ve yapılan keşif sonucu olay mahallinin incelenmesi ve davacı beyanlarından, olayın 14.06.2021 günü saat 15:00 sıralarında, Tandoğan Mahallesi, Yabangülü Sokak ile Usta Sokağın kesiştiği kavşak üzerinde 2011 doğumlu ... isimli 10 yaşındaki çocuğun, bisikleti ile Usta Sokaktan seyirle sola Yabangülü Sokağa dönüş manevrasına başladığında sağından gelen plakası ve markası tespit edilemeyen bir otomobilin çarpması şeklinde kazanın meydana geldiği, kaza sonrasında çarpan sürücünün olay yerini terk ettiği, çarpma sonucunda yaralanan çocuğun ise tanımadığı iki bayan tarafından bir sokak ileride Yüksel Sokak’ta bulunan evine götürüldüğü ve buradan ambulans ile Ankara Şehir Hastanesine götürüldüğü anlaşılmaktadır.
Maluliyete ilişkin olarak, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A.2 maddesinin (i) fıkrasında "Kurul Raporu: Usulüne uygun olarak tanzim edilen, 20.02.2019 tarihli ve 30692 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ve Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğe göre düzenlenen, sakatlık oranını, geçici iş göremezlik süresini ve bakıcı ihtiyacını gösterir kurul raporunu ifade eder" hükmü yer almakta ise de Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik incelendiğinde Yönetmeliğin amacının terör, kaza ve yaralanmaya bağlı olarak çocuklar ile ilgili özel gereksinim alanlarının belirlenmesine yönelik raporun hazırlanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemek olduğu anlaşılmaktadır. Yönetmeliğin 4 üncü maddesinin (n) fıkrasında ise “Özel Gereksinim”in çocuğun toplumsal yaşama eşit katılabilmesi için bedensel ya da gelişimsel işlev kısıtlılığı olmayan bireylerden farklı sağlık, eğitim, rehabilitasyon, cihaz, ortez, protez, çevresel düzenlemeler ve diğer sosyal ve ekonomik haklara ve hizmetlere gereksiniminin olmasını ifade ettiği belirtilmiştir.
Aynı Yönetmelik'in 8 inci maddesinin (f) fıkrasında açıkça raporda engel oranının yazılmayacağının ifade edilmesi ile EK 2 ve EK.3 de bulunan Çocuklar İçin Özel Gereksinim Raporu (ÇÖZGER) Mevzuatla Uyum Arandığında Kullanılacak Tablo incelendiğinde engel oranı olarak %20'nin altındaki oranların gösterilmediği, Yönetmeliğin amacının engellilik oranları arasında çocukların özel gereksiniminin olup olmadığı ile ilgili olduğu, oysa TBK'nın 54 üncü maddesi gereği kişinin bedensel zararının belirlenmesi için “Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar” ile sürekli iş gücü kaybı oranının belirlenerek buna bağlı olarak bedensel zararların tespit edilmesi gerektiği, çocukların trafik kazası sonucu sürekli sakatlık oranlarının tespitinde Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik'in uygulanma imkanın olmadığı ve Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ve eklerinin uygulanması gerektiği anlaşılmaktadır.
Dosya içindeki bilirkişi raporunda, Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğe göre belirlendiği belirtilmiş ise de bu yönetmelik Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğin 18 inci maddesi ile 20.02.2019 tarihinde yürürlükten kaldırıldığı için bu tarihten sonraki kazalarda bu Yönetmeliğin uygulanma imkânı kalmadığından Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ve eklerine göre maluliyet oranının belirlenerek karar verilmesi gereğinin gözetilmiş olması isabetli olup, bu yöne ilişkin istinaf sebepleri de yerinde bulunmamıştır.
Davalının faiz başlangıç tarihine ve türüne yönelik istinaf yönünden;
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14. maddesi gereğince ihdas edilen ... Yönetmeliği'nin 15. maddesi gereğince rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte ihbar edildiği tarihte Hesabın tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Davalı ...'nın sigorta bedelini ödeme yükümlülüğü gerekli belgelerle birlikte ...'na başvuru yapıldığı tarihte, böyle bir başvuru olmadığı takdirde ise dava tarihinde doğmaktadır. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 08/07/2021 tarih ve 2021/16685 Esas, 2021/4341 Karar sayılı ilamı)
Davacı tarafından, ...'na maluliyetine ilişkin rapor da temin edilerek müracaat edildiğinden temerrüt tarihinin doğru olarak belirlendiği anlaşılmaktadır.
Diğer taraftan, ... adına ... ve ... tarafından davanın velayeten açıldığı anlaşılmakla bu hususun karar başlığında belirtilmemesi isabetsiz ise de, mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir.
Açıklanan nedenlerle usul ve yasaya uygun ilk derece mahkemesi kararına karşı davalı vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 5.574,54TL istinaf karar harcından peşin alınan 1.393,75 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.180,79 TL harcın istinaf edenden alınarak hazineye gelir kaydına,
3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Gider avansından artan kısım varsa karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
5-Karar tebliği, kesinleştirme, harç tahsil ve gider avansı iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 31/10/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.