T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
35. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
35. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/667
KARAR NO : 2024/1274
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 02/03/2023
NUMARASI : 2022/250 Esas - 2023/241 Karar
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
DAVANIN KONUSU : Tazminat
KARAR TARİHİ : 23/10/2024
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 01/11/2024
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı ... vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde; 01.11.2021 tarihinde ...'nın malik sıfatıyla bulunduğu araç ile ...'na ait ... sevk ve idaresindeki, davalı ... tarafından ZMMS ile sigortalı araç arasında trafik kazası meydana geldiğini, kazanın meydana gelmesinde davalı araç sürücüsünün kusurlu olduğunu, kaza neticesinde aracında değer kaybı oluştuğunu ve zararlarından davalıların sorumlu olduğunu ileri sürerek, 6100 sayılı HMK 107. maddesi uyarınca toplanacak delillere göre müvekkilinin tazminat alacağı belirlenerek şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 01.11.2021 tarihinden itibaren T.C. Merkez Bankası'nca kısa vadeli kredilere uygulanan reeskont(avans) faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davacı vekili 16.12.2022 tarihli dilekçesi ile davasını ıslah ederek 20.000,00-TL'ye yükselterek davalılardan tahsilini istemiştir.
Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalısının kusuru ve bakiye poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, huzurdaki uyuşmazlık kapsamında karşı yan aracında meydana gelen hasarın karşı yanın kasko sigortacısı tarafından giderilmiş olduğunu, müvekkili şirketçe ... Sigorta A.Ş.ye 24.02.2022 tarihi itibariyle 12.835,44-TL rücu tazminatı ödemesi yapıldığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin ikametgahı olan Ankara Mahkemelerinin genel yetkili mahkemeler olduğunu, davanın Ankara Mahkemesinde açılması gerektiğini, araç değer kaybına ilişkin talepler yönünden, önce meydana gelen kazada kusurlu olan araç sürücüsünün zorunlu trafik sigortasına başvuru yapılması gerektiğini, kusuru kabul anlamında olmamakla birlikte, davacının davasını açarken sigorta şirketine yazılı başvuru yaptığına ilişkin bir belgeyi mahkemeye sunmadığını, davacının değer kaybına ilişkin talep etmiş olduğu miktarı kabul etmelerinin mümkün olmadığını belirterek, haksız ve mesnetsiz davanın müvekkili bakımından usul ve esastan reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; davanın, trafik kazası sonucu oluşan araç değer kaybının tazmini davası olduğu, makine mühendisi bilirkişiden alınan raporda, 01.11.2021 tarihli kazanın oluşumunda davalıya ait araç sürücüsü ...(...)'nin %100 oranında kusurlu olduğu, davacıya araç sürücüsünün kusuru olmadığı, bu kaza nedeniyle araçta oluşan hasar nedeniyle 20.000,00 TL değer kaybı oluşabileceğinin bildirildiği, raporun karar vermeye elverişli olduğu, davacının zararını ZMMS kapsamında sigorta şirketinden ve araç işleteninden talep edebileceği gerekçesiyle; “Davacının davasının kabulü ile, 20.000 TL değer kaybı tazminatının davalı ...den dava tarihi olan 17/03/2022 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte, ...'ndan kaza tarihi olan 01/11/2021 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine“ karar verilmiş, karar davalı ... vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davacının sigorta şirketine başvurmadan müvekkiline dava açamayacağını, bu nedenle davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, değer kaybının eksik inceleme ile belirlendiğini, hasar gören parçaların daha önce onarım ve değişimi olup olmadığının araştırılmadığını, hasar gören parçaların değer kaybına neden olup olmayacağının yeterince değerlendirilmediğini, davacıya ait aracın davaya konu kazadan 5 ay önce de başka bir araçla maddi hasarlı kazaya karıştığı ve davacının aracının bu kazada sol tarafından hasarlandığının anlaşıldığını, eldeki davada da, davacının aracının sol tarafından hasarlandığını, dolayısı ile davacının aynı kısımda oluşan hasar nedeniyle yeniden değer kaybına uğramayacağını, bilirkişi tarafından davacının önceki kazası nedeniyle aracında değer kaybı oluştuğu kabul edilmiş iken, hesaplamada bu hususun nazara alınmamasının hatalı olduğunu, kazanın meydana gelmesinde davacının da tali kusurlu olmasına rağmen, müvekkilinin %100 kusurlu kabul edilmesinin hatalı olduğunu, bilirkişi tarafından belirlenen değer kaybının da fahiş olduğunu, davacı aracının zaten daha önce oluşan kaza nedeniyle değer kaybına uğradığını, bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Mahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılık görülmediğinden, HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
Dava, trafik kazasından kaynaklanan araç hasarı nedeniyle, araçta oluşan değer kaybının tazmini istemidir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş hüküm davalı ... vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Olay tarihinde davalının işleteni olduğu araç sürücüsünün otopark içerisindeki yolların kesiştiği noktada, aracının ön kısmı ile sağındaki yoldan gelen davacının aracının sol yan kısmına çarptığı, taraflarca tanzim edilen maddi hasarlı kaza tespit tutanağı, kaza anına ilişkin görseller, hasar kayıtları ve dosya kapsamından anlaşılmıştır. Mahkemece alınan kusur raporunda kazanın bu oluş şekli değerlendirmek suretiyle, davalı araç sürücüsünün, yolların kesiştiği noktada, soldan gelen aracın sağından gelen araca ilk geçiş hakkı vermesi gerektiğinden bahisle kazanın meydan gelmesinde davalıya ait aracın sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu, davacının aracındaki önceki hasar kaydı da değerlendirilmek suretiyle kaza tarihinde serbest piyasadaki rayiç değeri de nazar alınarak kazan anındaki değeri tespit edilerek, araç onarılsa dahi değerinde azalma olacağı, değer kaybının da 20.000,00 TL olduğunun mütala edildiği görülmüştür.
1-Davalı vekil tarafından, doğrudan müvekkili hakkında dava açılmayacağı, davacının öncelikle sigorta şirketine müracaat etmesi gerektiği ileri sürülmüş ise de, davalı ... ile davalı arasında müteselsil borç ilişkisi olup, davacının zararının doğrudan işletenden talep etmesini engelleyen yasal bir düzenleme bulunmadığından, zararını işleten ve sigorta şirketinden birlikte talep edebileceği gibi müteselsil borçlulardan birisinden de talep edebileceğinden, davalının husumete yönelik istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.
2-Davalı vekili tarafından tespit edilen değer kaybının da eksik inceleme ile tespit edildiğini ileri sürülmüş ise de, bilirkişi tarafından aracın kaza tarihindeki değeri takdir edilirken Yargıtay 4. Hukuk Dairesi tarafından benimsenen ilke ve yöntem çerçevesinde değer kaybının tespit edilmiş olmasına, aracın hasarsız değeri tespit edilirken, önceki kazasının nazara alınmış olmasına, ilk kaza ile sonrasındaki kaza arasındaki hasarlı bölgelerin farklı olmasına, takdir edilen değer kaybının aracın marka, modeli, km ve özellikleri nazara alındığında makul olmasına göre davalı vekilinin tespit edilen değer kaybı miktarına yönelik istinaf sebepleri de yerinde görülmemiştir.
3-Davalı vekili tarafından kusur oranına da itiraz edilmiş ise de, davalıya ait aracın kapalı otopark içerisindeki yolların kesiştiği kısımda (kavşak olarak nitelendirilebilecek yerde) davacının aracının sol yan kısmında çarpması ile kazanın meydan gelmiş olmasına, davacı araç sürücüsünün, davalı aracına göre geçiş önceliğinin bulunmasına, çarpışma noktası ve araçların konumları nazara alındığında kusur raporunun olayın oluş şekline uygun olmasına göre davalının kusur raporuna yönelik istinaf sebepleri de yerinde görülmemiştir.
Buna göre; dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, göre; davalı ... vekilinin tüm istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş, aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davalı ... vekilinin yerel mahkeme kararına yönelik istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-İstinaf eden davalıdan alınması gereken 1.366,20 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 521,45 TL harcın mahsubu ile bakiye 844,75 TL harcın davalı ...'ndan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Kararın tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
5-HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 23/10/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
...
...
Başkan ...
Üye ...
Üye ...
Katip ...
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.