T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/666 - 2024/1273
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
35. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/666
KARAR NO : 2024/1273
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 28/02/2023
NUMARASI : 2021/323 Esas - 2023/122 Karar
DAVACI
VEKİLİ
DAVALI
DAVANIN KONUSU : Tazminat (Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
KARAR TARİHİ : 23/10/2024
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 04/11/2024
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili ve katılma yolu ile davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde; 21/12/2019 tarihinde saat 07:45 sıralarında davalı tarafından ZMMS ile sigortalı sürücüsü ... olan aracın üç şeritli yolun en sol şeridinde seyri sırasında Sıhhiye köprü altına geldiğinde karşıdan karşıya geçmek üzere hareket eden davacı ...'ı görmeyerek çarptığını, müvekkilinin yaralandığını, zararlarından davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek, geçici-kalıcı iş göremezliğine maruz kalması nedeniyle şimdilik 1.000,00 TL, tedavi süresince bakım ihtiyacı doğduğundan şimdilik 100,00 TL bakıcı gideri tazminatının kaza tarihinden itibaren değişen oranlarda ticari avans reeskont faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsili ile müvekkili davacıya ödenmesini istemiştir.
Davacı vekili 04/01/2023 tarihli dilekçesi ile 1.000,00 TL tutarlı maddi tazminat istemini açıklamış, 700,00 TL'sinin sürekli iş göremezlik, 300,00 TL'sinin geçici iş göremezlik tazminatı istemi olduğunu bildirmiştir.
Davacı vekili ıslah dilekçesi ile; sürekli iş göremezlik tazminatını 194.287,44 TL olarak, geçici iş göremezlik tazminatını 15.519,70 TL olarak, geçici bakıcı giderini ise 11.656,62 TL olarak artırarak davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından usulüne uygun başvuru yapılmadığı, sürekli iş göremezlik oranı bakımından Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik gereğince inceleme yapılması gerektiği, geçici iş göremezlik ve bakıcı giderlerinin teminat dışı olduğu, TRH 2010 Yaşam Tablosunun esas alınması gerektiği, vergilendirilmiş gelirin, aksi halde asgari ücretin esas alınması gerektiği bildirilerek, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; davanın, davalı sigorta şirketine Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta poliçesi kapsamında sigortalı olan aracın yaya olan davacıya çarpması suretiyle oluşan trafik kazası neticesinde davacının yaralanması nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olduğu, davacının maluliyet durumunun tespiti için "Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik" hükümlerine göre düzenlenen Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'nın 10/04/2022 tarihli raporunda, davacının 21/12/2019 tarihli trafik kazasına bağlı kişinin toplam vücut engel oranının %46 (yüzdekırkaltı) olduğu, sekel halini aldığı ve sürekli olduğu, ... kaza nedeniyle kişinin tedavisine başlanmasından itibaren tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı ihtiyacının 4 (dört) ay olduğu, tıbbi iyileşme süresinin 14 (ondört) aya kadar uzayabileceği yönünde kanaat belirtildiğini, bilirkişi raporunun usulüne uygun olarak taraflara tebliğ edildiği, taraflarca HMK'nın 281. maddesinde öngörülen yasal süresi içerisinde rapora itiraz edilmediği, raporun karar vermeye elverişli olduğu, trafik kazası nedeniyle tarafların kusurlarının varlığı ile oranı bakımından 3 kişilik heyetten alınan raporda, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün %15 oranında, davacı yanın %85 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, kusur raporunun oluşa uygun olduğu, tazminat hesabı yönünden alınan kök rapor ve sonrasında 02/01/2023 tarihli ek bilirkişi raporunda; "...2023 yılı güncel asgari ücret dikkate alınarak, kök rapor sonrası dosyaya kazandırılan, araç sürücüsünün %15, davacının %85 kusurlu olduğuna dair bilirkişi kusur raporu dikkate alınarak yeniden hesaplama yapıldığı... kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelikte belirlenen orana göre yapılan hesaplamada sürekli işgücü kaybından kaynaklanan tazminat tutarının 194.287,44 TL olduğu, geçici işgöremezlikten kaynaklanan bakiye tazminat tutarının 15.819,70 TL olduğu, geçici bakıcı giderinden kaynaklanan zararının ise 11.656,62 TL olduğu, kaza tarihi itibariyle (21/12/2019) ZMSS poliçesi ölüm ve sakatlanma teminat limit tutarının 390.000,00 TL olduğu, davacı tarafın sigorta şirketinin temerrüde düştüğü 24/02/2021'den itibaren yasal faiz yürütülerek tazminat talebinde bulunabileceği..." yönünde kanaat bildirildiği, raporun karar vermeye elverişli olduğu, tüm dosya kapsamı, deliller, adli tıp ve bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde, bilirkişi raporunda hesaplanan miktarda davacının zararlarından davalının sorumlu olduğu gerekçesiyle; “1-Davanın kabulü ile; 194.287,44 TL sürekli iş göremezlik, 15.819,70 TL geçici iş göremezlik, 11.656,62 TL geçici bakıcı gideri olmak üzere toplam 221.763,76 TL maddi tazminatın 24/02/2021 temerrüt tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,” karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından ve katılma yolu ile davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; aktüer hesaplamanın hatalı olduğunu, müvekkiline %15 kusur izafe edilmiş iken, hesaplamanın sigorta şirketi %100 kusurluymuş gibi yapılmasının hatalı olduğunu, bilirkişiden alınan ek raporda sürekli iş göremezliğin %85 kusura göre hesaplandığı açıklanmış iken, geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı giderinin daha önce hesaplandığının belirtildiği, raporun bu nedenle uygun olmadığını, hükme esas alınan maluliyet raporunun da hatalı olduğunu, alınan uzman görüşü ile de bu durumun açıklandığını belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
Davacı vekili katılma yolu ile istinaf başvuru dilekçesinde; davalının istinaf taleplerinin yerinde olmadığını, maluliyete yönelik itirazların ilk derece mahkemesinde ileri sürülmediğini, istinaf taleplerinin reddine karar verilmesini, katılma yolu ile davalının kaza tarihinden itibaren faizden sorumlu olması gerektiğini belirterek, faiz başlangıcının kaza tarihi olarak düzeltilmesini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Mahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılıklar gözetilerek istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak HMK'nın 355. maddesi gereğince yapılan inceleme neticesinde;
Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle, geçici ve sürekli iş görmezlik tazminatı ve bakıcı giderinin tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş hüküm, davalı vekili ve davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
1-Davalı vekili tarafından hükme esas alınan maluliyet raporunun karar vermeye elverişli olmadığı ileri sürülmüş ise de, yasal süresi içerisinde hükme esas alınan maluliyet raporuna itiraz edilmemiş olmasına, raporun, kaza tarihinde yürürlükte bulunan ve Yargıtay 4. Hukuk Dairesi tarafından uygulanması gerektiği kabul edilen yönetmelik hükümlerine göre tanzim edilmiş olmasına, raporun davacının tedavi evrakları incelenerek, son durumu değerlendirilerek tanzim edilmiş, gerekçeli ve denetime elverişli olmasına göre davalının maluliyet raporuna yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.
2-Davacı vekili katılma yolu ile verdiği istinaf başvuru dilekçesinde, davalı sigorta şirketinin kaza tarihinden itibaren temerrüt faizinden sorumlu olduğunu ileri sürmüş ise de, sigorta şirketinin sorumluluğu, sigorta poliçesinden kaynaklanmakta olup, işletenin sorumluluğunu üstlenen sigorta şirketinin temerrüdü 2918 sayılı Yasa'nın 99. maddesinde düzenlenmiş olduğundan buna göre belirlenir. Gerek yerleşik Yargıtay içtihatları, gerekse de mevzuat açısından haksız fiil sorumlusunun temerrüdünü düzenleyen TBK'nın 117. maddesinin sigorta şirketi açısından uygulanma imkanı bulunmamaktadır. Davacı, istinaf dilekçesinde bir kısım içtihatlar sunarak temerrüdün kaza tarihi olduğunu ileri sürmüş ise de, söz konusu içtihatlar sürücü ve işletenin sorumluluğuna ilişkin olup, eldeki davada emsal niteliği de bulunmamaktadır. Buna göre mahkemece sigorta şirketinin temerrüt tarihini esas alarak karar vermesinde isabetsizlik görülmemiştir.
Buna göre; dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebepleri ve istinaf edenin sıfatı ile davacının dava dilekçesindeki talepleri dikkate alındığında, davacı vekilinin tüm, davalı sigorta vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.
3-Davalı vekilinin geçici iş görmezlik ve geçici bakıcı giderinin kusur oranına göre hüküm altına alınmadığına yönelik istinaf sebeplerinin incelenmesinde;
Mahkemece aktüer bilirkişiden alınan kök raporda, kusur oranı değerlendirmeden davacının geçici iş göremezlik ve sürekli iş göremezlik tazminatı ile geçici bakıcı gideri hesaplanmış iken, kazanın meydana gelmesinde kusur durumu tespit edildikten sonra bilirkişiden alınan 02/01/2023 tarihli raporda bilirkişi tarafından davacının kazanın meydana gelmesinde %85 oranında, davalı tarafından sigortalı araç sürücüsünün ise %15 kusurlu olma ihtimaline göre davacının sürekli iş göremezlik tazminatı 194.287,44 TL olarak hesaplanmış, geçici iş göremezlik tazminatının 15.819,70 TL, geçici bakıcı giderinin ise 11.656,62 TL olduğu ve kök raporda hesaplanan kadar olduğunun belirtildiği görülmüş, bilirkişi tarafından bu kalemler açısından tam kusura göre hesaplama yapılan kök raporda belirlenen tutarlardan kusur oranında indirim yapılmaksızın ek rapora alındığı anlaşılmıştır.
Davalı, geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri zararlarından da, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğundan, davacının kusuruna isabet eden tazminat miktarının indirilmesi gerekirken bu yönde bir indirim yapılmaksızın, tam kusur çerçevesinde hesaplanan geçici iş göremezlik tazminatına ve bakıcı giderine hükmedilmiş olması doğru olmamıştır.
Buna göre, davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinden görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine, davalının sair istinaf sebeplerinin reddi ile yukarıda 2 no'lu bentte yazılı nedenlerle istinaf talebinin kabulüne, mahkemece yapılan yargılamada eksiklik bulunmamasına, yapılan hata nedeniyle yeniden yargılamaya ihtiyaç duyulmamasına göre ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kaldırılarak, yeniden esas hakkında hüküm tesisine, bu itibarla; davalı bilirkişi tarafından hesaplanan geçici iş göremezlik tazminatından ve bakıcı giderinden sürücünün %15 kusuruna isabet eden kısımdan sorumlu olacağından geçici iş göremezlik tazminatından sorumluluğu (15.819,70*0,15) 2.372,96 TL olduğundan, geçici bakıcı giderinden sorumluluğu (11.656,62*0,15) 1.748,49 TL olduğundan, davacının talebinin kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş, aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
I-Davacı vekilinin istinaf talebinin HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
II-Davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile; Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 28/02/2023 tarihli, 2021/323 Esas - 2023/122 Karar sayılı kararın KALDIRILMASINA,
HMK'nın 353/1-b-2.maddesi uyarınca esas hakkında yeniden karar verilmesine, buna göre;
1-Davanın kabulü ile; 194.287,44 TL sürekli iş göremezlik, 2.372,96 TL geçici iş göremezlik, 1.748,49 TL geçici bakıcı gideri olmak üzere toplam 198.408,89 TL maddi tazminatın 24/02/2021 temerrüt tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
2-Alınması gereken 13.553,31 TL harçtan peşin alınan 59,30 TL, ıslah dilekçesi ile yatırılan 800,00 TL harcın toplamı olan 859,30 TL'nin mahsubu ile bakiye 12.694,01 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 59,30 TL başvurma harcı, 59,30 TL peşin harç ve 800 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 918,6 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 157,10 TL tebligat ve müzekkere gideri, 5.500,00 TL bilirkişi ücreti, 2.520,00 TL adli tıp raporu ücreti olmak üzere toplam 8.177,10 TL yargılama giderinin davada ret ve kabul oranına göre 7.315,94 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-a) Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar yönünden karar tarihindeki AAÜT uyarınca 31.745,42 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
b) Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen miktar yönünden karar tarihindeki (Dairemizce verilen karar tarihi) AAÜT uyarınca 23.354,87 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği Adalet Bakanlığı tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen arabuluculuk ücreti karşılığı olan 1.320,00-TL arabulucu ücretinin davada ret ve kabul oranına göre 1180,99 TL'sinin davalıdan, 139,01 TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
7-Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8-Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran taraflara iadesine,
İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN
III-Davalı tarafça yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine,
IV-İstinaf talebi reddedilen davacıdan alınması gerekli 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 179,90 TL'nin mahsubu ile bakiye 247,70 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
V-İstinaf talebi reddedilen davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
VI-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan 492,00 TL istinaf başvuru harcına yönelik giderin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
VII-HMK'nın 333.maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
VIII-Kararın tebliği ve harç iadesi işlemlerinin ilk derece Mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca (davacının miktara yönelik istinafı olmaması da nazara alınarak) KESİN olmak üzere 23/10/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.