T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
35. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/741
KARAR NO : 2024/1324
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 04/10/2022
NUMARASI : 2021/231 Esas 2022/736 Karar
DAVACI : ... - ...
VEKİLİ :
DAVALI :
DAVANIN KONUSU : Tazminat
KARAR TARİHİ : 31/10/2024
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 05/11/2024
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde; 09/02/2015 tarihinde, davalının sigortalısı olan aracın yaptığı kazada müvekkilin sakat kaldığını, aracın zorunlu mali mesuliyet sigortasını yapan davalı ... şirketine maluliyet tazminatının ödenmesine ilişkin başvurusunun haksız olarak reddedildiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL geçici ve 100,00 TL daimi iş göremezlik tazminatı ile 100,00 TL bakıcı gideri zararının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkil şirket sorumluluğunun sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, maluliyetin, kusurun ve davacının gerçek gelir durumunun usulüne uygun delillerle ispatlanması gerektiğini, geçici iş göremezlik ile bakıcı zararının poliçe teminatında olmadığını, faiz talebinin yerinde olmadığını bildirerek, davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davalının sigortalısı aracın da karıştığı trafik kazasında davacının yaralandığı ve dosyada mevcut rapordan anlaşıldığı üzere maluliyet zararının oluştuğu, TBK'nun 49. maddesi uyarınca kusurlu yanca tazmininin gerektiği, Adli Tıp Kurumu tarafından tarafların kusurlu hareketlerinin belirlendiği ve mahkemece de kusur oranlarına itibar edildiği, aktüer bilirkişi tarafından davacının zararının hesaplandığı, davalının dava tarihinden önce 18/02/2021 tarihinde 20.982,74 TL ödeme yaptığı, bu hususta sunulan banka dekontunun dosya arasına alındığı, bilirkişinin belirlediği üzere ödemenin zararın üstünde olduğu, bu hali ile davacının davalıdan bakiye alacağının bulunmadığı ve davanın sübut bulmadığı gerekçesiyle; “ DAVANIN REDDİNE” karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; ödeme tarihlerinde çelişki olduğunu, kendilerinin uhdesine paranın geçip geçmediği, gerçekten böyle bir ödeme olup olmadığı araştırılmadan, kusur ve hesap raporuna itirazları nazara alınmadan karar verilmesinin doğru olmadığını belirterek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
İstinaf talebinde bulunan davacı vekilinin istinaf sebepleri doğrultusunda, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;
Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Yerel Mahkeme tarafından davanın reddine dair verilen karar, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden, davacının davalı sigortaya başvurusu üzerine “15872849” numaralı hasar dosyasının açıldığı, hasar dosya suretinin gönderildiği, yargılama sırasında davalı vekilinin başvuru üzerine ... hesabına 05/04/2021 tarihinde 20.982,74TL ödeme yapıldığı, zararın karşılandığı iddiasında bulunduğu ve mahkemece de bu ödemenin bilirkişi tarafından hesaplanan zarardan fazla olması nedeniyle davacının zararının karşılandığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Sigortanın ödeme yaptığı ...’ün davacı vekili olduğu ve sigortaya başvuru dilekçesinde de imzasının bulunduğu anlaşılmıştır.
Mahkemece hükme esas alınan kusur, maluliyet ve hesap raporlarının usulüne uygun olduğu, sigorta tarafından yapılan ödemenin davacının gerçek zararını karşıladığı anlaşıldığından, mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle usul ve yasaya uygun ilk derece mahkemesi kararına karşı davacı vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından peşin alınan 179,90-TL harcın mahsubu ile bakiye 247,7-TL harcın istinaf edenden alınarak hazineye gelir kaydına,
3-İstinaf edence yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Gider avansından artan kısım varsa karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
5-Kararın HMK'nın 359/4. maddesi gereğince taraflara tebliğine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK’nın 361/1 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 31/10/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
...
...
Başkan ...
Üye ...
Üye ...
Katip ...
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.