T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/226 - 2026/633
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
35. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2026/226
KARAR NO : 2026/633
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 17/06/2025
NUMARASI : 2022/868 Esas - 2025/506 Karar
DAVANIN KONUSU : Tazminat
KARAR TARİHİ : 30/04/2026
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 04/05/2026
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalılar vekilleri tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacılar vekili dava dilekçesinde; 22.08.2022 tarihinde, ...'in sevk ve idaresindeki, diğer davalının işleteni olduğu, davalı sigorta şirketine ZMMS poliçesiyle sigortalı olan aracın seyir halinde iken davacıların annesine çarpması sonucu meydana gelen kazada ...'ın hayatını kaybettiğini, kazanın oluşumunda davalının asli kusurlu olduğunu, yaya müteveffanın kusurunun olmadığını, davacılardan ...'ın öğrenci olduğunu, herhangi bir işte çalışmadığını, müteveffanın eşi ile boşanma sürecinde olduğunu ve Mahkeme tarafından ayrılık kararı verildiğini, müteveffanın ölümüne sebebiyet veren ... plakalı aracın davalı şirkete ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, sigorta şirketine başvuru yapıldığını, ancak herhangi bir ödeme yapılmadığını belirtilerek, müteveffanın desteğinden yoksun kalan kızı ... için şimdilik 100,00 TL destekten yoksun kalma maddi tazminatın yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, ... için 100.000,00 TL, ... ve ... için ayrı ayrı 80.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı gerçek kişilerden müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacılar vekili, 02/05/2025 tarihli bedel artırım dilekçesiyle maddi tazminat istemini 74.744,61 TL olarak belirlemiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş. Vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ..., davanın reddini istemiştir.
Davalı ..., davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, dosyada bulunan nüfus kayıt örneklerine göre müteveffanın evli ve 3 çocuk sahibi olduğu, ancak Ereğli Asliye Hukuk Mahkemesi'nden gelen dosya içeriği dikkate alındığında müteveffanın eşi ... tarafından Ereğli Asliye Hukuk Mahkemesi'nde boşanma davası açıldığı, dava dilekçesinde müteveffadan 2011 yılından beri ayrı yaşadıklarının, bu yüzden müteveffadan boşanma istediğinin belirtildiği, davada tanık olan kişilerin, müteveffa ile eşi ...'ın ayrı yaşadıklarını belirttikleri, ...'ın mahkemede verdiği ifadesinde annesi ile babasının 3 yıldır ayrı yaşadıklarını belirttiği, bir ara babasında kaldığı, bu esnada babasının ... isimli bir kadınla aynı odada yatıp kalktıklarını ifade ettiği, Mahkemece evlilik birlikteliğinin sarsıldığının belirlendiği ancak bu durumda davalının kusuru olmadığı bu sebeple boşanmanın gerçekleşmediği görüldüğünden dava dışı eşe destek payı ayrılmaksızın hesaplama yapılmasının hakkaniyetli olduğu, ayrıca davacının kaza tarihinde 23 yaşında olduğu ve dava açılış tarihinde üniversite mezunu olmasına rağmen stajyer avukat olduğu ve kazanç getirici işte çalışmadığı bu sebeple destek hesabının 25 yaşına kadar yapılması gerektiği bu bağlamda yukarıda anılan ilkeler gözetilerek dosyaya sunulan aktüer bilirkişi raporu doğrultusunda haklılığı sabit olan destekten yoksun kalma talebine yönelik olarak, poliçe limiti ve davacıların destek payları da dikkate alınarak, davanın değer artırım talebi gibi kabulü gerektiği kanaatine varılmakla, açıklanan gerekçelerle davanın kabulüne, davalı sigorta şirketi yönünden temerrüdün 09/11/2022 tarihinde diğer davalılar yönünden ise kaza tarihinden itibaren oluştuğu gözetilerek bu tarihlerden itibaren hüküm altına alınan destekten yoksun kalma tazminatı alacaklarına aracın hususi olması sebebiyle yasal faizi işletilmesi gerektiği, manevi tazminat koşullarının mevcut olduğu gerekçesiyle; "Davanın KABULÜ ile, 1-Davacılardan ...'ın davalılar aleyhine açmış olduğu maddi tazminat istemli davanın kabulü ile, 73.594,61 TL destekten yoksun kalma tazminatı ile 1.150,00 TL cenaze ve defin gideri olmak üzere toplam 74.744,61 TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketi yönünden 09/11/2022 tarihinden, diğer davalılar yönünden ise 22/08/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesine, 2-Davacılardan ...'ın davalılar ... ve ... aleyhine açmış olduğu manevi tazminat davasının kabulü ile 100.000 TL tutarındaki manevi tazminatın 22/08/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikten anılan davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesine, 3-Davacılardan ...'ın davalılar ... ve ... aleyhine açmış olduğu manevi tazminat davasının kabulü ile 80.000 TL tutarındaki manevi tazminatın 22/08/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikten anılan davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesine, 4-Davacılardan ...'ın davalılar ... ve ... aleyhine açmış olduğu manevi tazminat davasının kabulü ile 80.000 TL tutarındaki manevi tazminatın 22/08/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikten anılan davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesine," karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde; davacı ...’ın destekten yoksun kalma yaş sınırını geçtiğinden taleplerin reddi gerekmekte iken müvekkili şirket aleyhine tazminata hükmedildiğini, ... veraset ilamına göre hak sahibi olmadığından destekten yoksun kalma tazminatı talebinin uygun görülemeyeceğini, kızı ... içinse destekten yoksun kalma tazminatı, ölenin sağ kalan çocuklarının askerlik süreleri ve eğitim durumları gibi bir özel durumları yok ise destek ve muhtaçlık yaş sınırının en geç 22 yaş olduğunun kabul edilmesi, 22 yaşından sonrası dönem için destek hesabı yapılmaması gerektiğini, bilirkişi tarafından davacının yüksek öğrenim gördüğüne ilişkin değerlendirme yapılması ve 25 yaşına kadar hesaplama yapılabilmesi için davacının yüksek öğrenim belgesinin dosyaya sunulması gerektiğini (davacının yüksek öğrenim görmediğine ilişkin sunulan evraklar ektedir.), yargılama esnasında alınan bilirkişi raporunda davacı ...'ın yüksek öğrenim gördüğü ve bu nedenle 25 yaşına kadar destek payı ayrılarak hesaplama yapılacağı değerlendirmesinin yanlış olduğunu, davacının annesinin vefatının mezuniyetinden sonra olduğunu ifade ettiğini, bu nedenle bilirkişi raporuna dayanılarak kurulan kararı istinaf etmek gerektiğini, yargılama esnasında alınan bilirkişi raporunda; "Sosyal ve ekonomik durum araştırmasında davacı ...’ın Üniversite mezunu olduğu, stajyer avukat olduğu belirtilmekte olup, davacının Yüksek öğrenim gördüğü anlaşıldığı için 25 yaşına kadar destek payı ayrılarak hesaplama yapılacaktır." şeklinde değerlendirilme yapıldığını, davacı ...'ın, annesinin vefatının mezuniyetinden sonra olduğunu ifadelerinde açıkça ikrar ettiğini ileri sürerek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
Davalılar ... ve ... vekili istinaf dilekçesinde; dosya kapsamında bulunan bilirkişiler tarafından düzenlenmiş olan raporu kabul etmediklerini, somut olayda her ne kadar müvekkillerine kusur affedilmiş ise de, meydana gelen bu olayda olayın oluş şekli göz önünde bulundurulduğunda müteveffanın tamamen kusursuz değil kusurlu olduğunu, bilirkişi raporunda belirlenen miktarların fahiş olduğunu, ilk derece mahkemesinin delilleri toplamadığını, eksik inceleme ve araştırma ile karar verdiğini, yemin delili, bilirkişi incelemesinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmediğini, tanıkların dinlenmediğini ileri sürerek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle uğranılan destekten yoksun kalma zararı ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Ön sorun olarak davalılar ... ve ...’in istinaf başvurularının süresinde olup olmadığının incelenmesi gerekmiştir.
Anılan şahıslara 25/09/2025 tarihinde yapılan tebligatta sadece imza bulunduğu tebligatın kime yapıldığının belirtilmemesi nedeniyle usulsüz olduğu, bilahare yapılan tebligatın ise 13/10/2025 tarihinde yapıldığı ve istinaf başvurusunun bu tarihe göre süresinde olduğu anlaşılmaktadır.
Kusura ilişkin olarak, Adli Tıp Kurumu'ndan alınan raporda, davalı sürücü ...’in, sevk ve idaresindeki kamyonet ile gece vakti meskun mahalde aydınlatmalı iki yönlü yolda seyrederken yola gereken dikkatini vermediği, hızını mahal ve yol şartları ile görüşüne göre ayarlamadığı, sevk ve idare hatasıyla direksiyon hakimiyetini kaybedip aracının seyrine göre yolun sağından yoldan çıkarak sola manevrayla tekrar yola girdiği sırada yol üzerinde bulunan yayaya çarpmasıyla meydana gelen olayda kusurlu olduğu (%100), müteveffa yaya ...’ın, gece vakti meskun mahalde aydınlatmalı iki yönlü yolun sağ tarafında bulunduğu sırada kontrolden çıkmış vaziyette üzerine doğru gelen kamyonetin çarpmasına maruz kaldığı mevcut koşullarda meydana gelen olayın oluşumu üzerine etken kural ihlali bulunmadığından sonuçta atfı kabil kusuru bulunmadığı belirtilmiş olup, UYAP ortamında incelenen ceza dosyasında da aynı kusur oranının kabul edildiği anlaşılmakla, kusura ilişkin istinaf sebeplerine itibar edilememiştir.
Yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre; çocuklar için destekten yoksun kalacakları sürenin belirlenmesinde yaşları, okuldaki eğitim durumları, içinde yaşadıkları sosyal ve ekonomik koşulların ayrı ayrı değerlendirilmesi, yüksek öğrenim yapacaklar ise, 25 yaşının doldurulmasına kadar, yüksek öğrenim yapmamakta ise yerleşik ve kabul gören uygulamaya göre, erkek çocukları için 18 yaşın, kız çocukları için 22 yaşın desteğin sona ereceği yaş olarak kabul edilerek hesaplama yapılması gerekmektedir.
Yüksek okul okuyor olması ya da okuması ihtimali bulunması durumunda 25 yaşın desteğin sona ereceği yaş olarak kabulü ile hesaplama yapılması gerekmektedir (Yargıtay HGK 10/06/2015 tarih 2013/17-2343 Esas 2015/1534 karar, 17. HD. 09/04/2015 tarih 2013/17627 Esas 2015/5572 Karar, 10 HD 18/04/2016 tarih 2015/4252 Esas 2016/5913 Karar, 21. HD. 10/12/2013 tarih 2013/17221 Esas 2013/23524 Karar, 4. HD. 24/01/2011 tarih 2010/1818 Esas 2011/512 Karar sayılı ilamları).
Gerçek durum varken, varsayımlara dayalı tazminat hesabı yapılamaz. Mezuniyet tarihinin 25 yaşından önce olması halinde destek süresi sonunun mezuniyet tarihi olarak esas alınması gerekir. Dolayısıyla, destekten yoksun kalma talebinin reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi isabetsizdir.
Hükmedilen manevi tazminat miktarına ilişkin olarak,
Tarafların manevi tazminatın miktarına yönelik istinafı yönünden;
6098 TBK'nın 56/2. maddesinde; “Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.'', aynı Yasanın 51. maddesinde; “Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler.” hükümlerine yer verilmiştir. Buna göre, hâkimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Manevi tazminatın miktarı bir taraf için zenginleşme aracı, diğer taraf için de yıkım olmamalıdır. Manevi tazminatın miktarının belirlemesinde her olaya göre değişen özel hal ve şartlar gözetilmelidir. Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir etmesi gerektiği açıkça ortadadır. (HGK 23/06/2004, 13/291-370) Zira TMK'nın 4. maddesi, kanunun hakime takdir hakkı verdiği hallerde hakimin, hukuka ve hakkaniyete göre tazminata hükmetmesi gerektiğini öngörmektedir.
Yukarıda belirtilen hususlar dikkate alındığında, ölenin çocukları olan davacılar lehine takdir olunan manevi tazminatın hakkaniyete uygun olduğu görülmüştür.
Açıklanan nedenlerle; davalılar vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı kabulü ile istinaf konusu yapılmayan kısımlar baki kalmak üzere yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, destekten yoksun kalma tazminatı reddedilmek suretiyle kararın düzeltilmesine, bu suretle HMK'nın 353/1.b.2. maddesi gereğince yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
I-Davalılar vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı KABULÜ İLE, Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 17/06/2025 tarihli, 2022/868 Esas - 2025/506 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca esas hakkında yeniden karar verilmesine, buna göre;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile,
a) Davacılardan ...'ın davalılar aleyhine açmış olduğu maddi tazminat istemli davanın kısmen kabulü ile, 1.150,00 TL cenaze ve defin giderinin davalı sigorta şirketi yönünden 09/11/2022 tarihinden, diğer davalılar yönünden ise 22/08/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesine,
b) Destekten yoksun kalma talebinin REDDİNE,
2-Davacılardan ...'ın davalılar ... ve ... aleyhine açmış olduğu manevi tazminat davasının kabulü ile, 100.000 TL tutarındaki manevi tazminatın 22/08/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikten anılan davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesine,
3-Davacılardan ...'ın davalılar ... ve ... aleyhine açmış olduğu manevi tazminat davasının kabulü ile, 80.000 TL tutarındaki manevi tazminatın 22/08/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikten anılan davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesine,
4-Davacılardan ...'ın davalılar ... ve ... aleyhine açmış olduğu manevi tazminat davasının kabulü ile, 80.000 TL tutarındaki manevi tazminatın 22/08/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikten anılan davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesine,
5-a) Maddi tazminat yönünden alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcının peşin olarak alınan 888,38 TL ile ıslah ile alınan 255,00 TL harcın düşümü ile bakiye 411,38 TL harcın talep halinde davacı ...’a iadesine,
b)Manevi tazminat yönünden alınması gereken 17.760,60 TL harcın davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazine’ye gelir kaydına,
6-Davacının peşin ve başvuru harcı, ıslah harcı, dosya, pul, davetiye, yazışma ve bilirkişi ücreti olarak sarf ettiği toplam 7.599,12 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
7-a) Maddi tazminat yönünden A.A.Ü.T. uyarınca hesaplanan 1.150,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesine, maddi tazminat yönünden AAÜT reddedilen miktar üzerinden 1.150,00 TL vekalet ücretinin davacı ...’dan alınarak davalılar ..., ... ve davalı ... Sigorta Anonim Şirketi’ne verilmesine
b-)Davacı ... kendini vekille temsil ettirdiğinden manevi tazminat yönünden AAÜT uyarınca belirlenen 30.000,00TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ... den müştereken ve müteselsilen tahsili ile anılan davacıya verilmesine,
c-)Davacı ... kendini vekille temsil ettirdiğinden manevi tazminat yönünden AAÜT uyarınca belirlenen 30.000,00TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ... den müştereken ve müteselsilen tahsili ile anılan davacıya verilmesine,
d-)Davacı ... kendini vekille temsil ettirdiğinden manevi tazminat yönünden AAÜT uyarınca belirlenen 30.000,00TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ... den müştereken ve müteselsilen tahsili ile anılan davacıya verilmesine,
8-Arabuluculuk aşamasında harcanan 3.120,00 TL giderin davanın kabul ret oranına göre hesaplanan 62,40 TL'nin davalıdan sigorta şirketinden, 3.057,60 TL'nin davacı ...'dan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN
II-İstinaf talebi kabul edilenlerden alınan istinaf karar harcının isteği halinde yatıran tarafa iadesine,
III-İstinaf talebi kabul edilen davalılar ... ve ... tarafından yapılan 3.366,20 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 340,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 3.706,20 TL istinaf yargılama giderinin davacı ...'dan alınarak anılan davalılara verilmesine,
IV-İstinaf talebi kabul edilen davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından yapılan 1.683,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 727,50 TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 2.410,60 TL istinaf yargılama giderinin davacı ...'dan alınarak anılan davalıya verilmesine,
V-HMK'nın 333.maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
VI-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirilmesi, bakiye harç tahsili, iadesi ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 30/04/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.