T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/685 - 2026/631
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
35. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2025/685
KARAR NO : 2026/631
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 19/03/2025
NUMARASI : 2023/364 ESAS - 2025/185 KARAR
DAVANIN KONUSU : Tazminat
KARAR TARİHİ : 30/04/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILMA TARİHİ : 30/04/2026
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacılar vekili ve davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacılar vekili dava dilekçesinde; dava dışı ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın 16.08.2022 tarihinde, davacıların oğlu müteveffa ...'nın kullanmakta olduğu ... plaka sayılı motosiklete çarparak ağır şekilde yaralanmasına ve sonrasında ölümüne sebebiyet verdiğini, dava dışı sürücünün kazanın tam kusuruyla meydana gelmesine sebebiyet verdiğini, trafik kazasına karışan ... plaka sayılı aracın kaza tarihi itibariyle davalı sigorta şirketinin teminatı kapsamında olduğunu, müteveffa ...'nın kazadan hemen sonra Ankara Bilkent Şehir Hastanesine kaldırıldığını, aylarca yoğun bakımda, yatağa bağımlı şekilde tedavi gördüğünü, ölümünden kısa bir süre önce Gölbaşı Şehit Ahmet Özsoy Devlet Hastanesine sevk edildiğini, yatağa bağımlı halde tedavisi sürerken 16.03.2023 tarihinde vefat ettiğini, müteveffa ... 18.06.1999 doğumlu olup, vefat tarihinde henüz 24 yaşında olduğunu, kazadan önce ailesine maddi- manevi destek olduğunu, müteveffa ...'in kazadan sonra 7 ay süreyle yoğun bakımda tedavi gördüğünü, bu süreçte geçici iş göremezliğinin doğduğunu, destekten yoksun kalma tazminatı ile birlikte geçici iş göremezlik tazminatının da hesaplanmasını talep ettiklerini, davalı sigorta şirketine dava konusu talepler yönünden online olarak başvuru yapıldığını, ancak davalı sigorta şirketi tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, arabuluculuğa başvurulduğunu, ancak sonuç alamadıklarını ileri sürerek başkaca talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik, her bir davacı yönünden 500'er-TL maddi tazminat olmak üzere toplam 1.000,00-TL maddi tazminatın (belirsiz alacak davası olarak, taleplerini artırım hakları saklı kalmak kaydıyla) kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsiline karar verilmesini talep etmişlerdir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından dava öncesinde müvekkili şirkete yönetmeliğe uygun bir maluliyet raporu yahut tedavi evrakı sunmadığını, bu nedenle müvekkili şirket tarafından maluliyet oranına ilişkin herhangi bir değerlendirme yapılmasının mümkün olmadığını, dava şartı sağlanamadığını, müvekkili şirketin temerrüde düşmediğini, herhangi bir kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkili şirket hakkında tazminata hükmedilmesi halinde değerlendirmeye ilişkin tüm evraklar müvekkili şirkete sunulmamış olup, eksik evrakla başvuru yapılmış olduğu gözönünde bulundurularak faiz başlangıcı açısından müvekkili şirket sorumluluğunun eksik evrakla başvuru yapılan tarih değil dava tarihi ve ıslah halinde ıslah tarihi olarak alınmasını talep ettiklerini, dava şartı sağlanamadığından davanın reddini talep ettiklerini, davacının maluliyet oranının ve kusur durumunun mümkünse Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi tarafından tespiti gerektiğini, tazminat hesabının aktüer hesaplama konusunda uzman ve hazine listesinde yer alan bir aktüer tarafından yapılması gerektiğini, Poliçe tarihinde geçerli olan genel şartlar gereğince, davacının talebinin teminat dışı olduğunu, talebe konu tedavi, geçici bakıcı ve geçici iş görememe tazminatının Sosyal Güvenlik Kurumu’nun sorumluluğunda olduğunu bildirerek, öncelikle davacı başvuru şartlarını yerine getirmediğinden davanın reddine, sonrasında müvekkili Şirket sigortalısının kusur ve maluliyeti bulunmaması halinde davanın reddine, dava konusu kaza sebebi ile uğranılan maluliyet oranının Adli Tıp Kurumu İhtisas Kurulundan alınacak rapor ile tespitine, tazminat hesabına ilişkin uzman aktüerden rapor alınmasına, temerrüde düşmemiş ve davanın açılmasına sebebiyet vermemiş bulunan müvekkili şirket aleyhine yargılama giderine, faize ve vekalet ücretine hükmolunmamasına, hükmolunması halinde müvekkili şirketin sorumlu olduğu azami poliçe limiti ve sigortalı araç sürücüsünün kusur oranı dikkate alınarak yargılama giderine, faize ve vekalet ücretine hükmolunmasına, davacının, müvekkili şirket bakımından poliçe teminatı dışında bulunan taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davacıların öz oğulları olan müteveffanın davaya konu trafik kazası sonucu öldüğü sabit olup, dava konusu kazaya karışan ... plaka sayılı aracın kaza tarihi olan 16.08.2022 tarihi itibariyle, zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi kapsamında teminat altına alan davalı sigorta şirketinin kazada davacılar açısından meydana gelen zarardan sorumlu bulunduğu, davada, davacı Anne ... ile davacı baba ...'nın açtığı destekten yoksun kalma maddi tazminatı yönünden, trafik kazasında ölen müteveffa ...'nın destekten yoksun kalma tazminatı davasında çocuklarının anne ve babaya destek olduklarının karine olarak kabulünün gerektiği, aktüerya bilirkişi tarafından hesaplanan, hakkaniyete uygun raporda, İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 22/11/2023 tarihli kusur raporun da, sürücü ...’ın %85 (yüzde seksen beş) oranında kusurlu olduğunu, müteveffa sürücü ...'nın %15 (yüzde on beş) oranında kusurlu olduğu rapora göre, aktüerya bilirkişi tarafından, davacı Anne ... için 652.594,92 TL destekten yoksun kalma tazminatı ile davacı baba ... için 347.405,08 TL destekten yoksun kalma tazminatı belirlendiği, davacılar vekili tarafından talep artırım dilekçesi sunulmuş olup, buna göre; davanın kabulü ile, davacı Anne ... için 652.594,92 TL destekten yoksun kalma tazminatı ile davacı baba ... için 347.405,08 TL destekten yoksun kalma tazminatı olmak üzere TOPLAM 1.000.000,00.TL tazminatın davalı sigorta şirketinin temerrüt tarihi olan 31/03/2023 tarihinden itibaren yasal faiz işletilecek şekilde davalı sigorta şirketinden (poliçe ölüm ve sakatlanma teminat limiti 1.000.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere) alınarak davacılara ödenmesine, karar verilmesi gerektiği, davacıların davalı sigorta şirketine destekten yoksun kalma tazminatı için 20/03/2023 tarihinde başvurduklarının tespit edildiği, davalı sigorta şirketinde ZMMS trafik sigortası ile sigortalı olan aracın hususi araç olduğu, yasal faiz uygulanması gerektiği, müterafik kusuru bulunmasına rağmen davacılar için aktüerya bilirkişi tarafından hesaplanan destekten yoksun kalma tazminatının miktarı garameten paylaştırması öncesi ZMMS poliçe limitinin çok üzerinde olduğundan, müterafik kusur indirimi yapılsa dahi garemeten paylaşmanın altına düşmediğinden, hükmedilen destekten yoksun kalma tazminatı yönünden müterafik kusur indirimi yapılmadığı, geçici iş görmezlik tazminatına ilişkin olarak, davacıların destek oğulları müteveffa ...'nın 16.08.2022 tarihinde, trafik kazası geçirmesinden hemen sonra Ankara Bilkent Şehir Hastanesine kaldırıldığını, yoğun bakımda tedavi gördüğü, ölümünden kısa bir süre önce ise Gölbaşı Şehit Ahmet Özsoy Devlet Hastanesine sevk edildiği, 7 ay süre ile tedavisi sürerken 16.03.2023 tarihinde vefat etmesi üzerine davacılar tarafından müteveffanın mirasçıları olarak geçici iş görmezlik tazminatı talep etmiş olup, davalı sigorta şirketin ... plakalı aracı sigortalayan şirket olduğu, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun 16.08.2022 tarihinde kaza tarihini kapsayan ZMMS poliçesi uyarınca, ZMSS poliçesine dayandığı, İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 22/11/2023 tarihli kusur raporu ile, sürücü ...’ın %85 oranında kusurlu olduğunu, müteveffa sürücü ...'nın %15 oranında kusurlu olduğu belirtildiği, İstanbul Adli Tıp Kurumu İkinci İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 01/10/2024 tarihli maluliyet raporunda, 16/03/2023 vefat tarihli ...’nın 16/08/2022 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik kapsamında değerlendirilmesinde; kaza tarihinden, ölüm tarihi olan 16/03/2023 tarihine kadar geçen yaklaşık 7 aylık zaman dilimi boyunca kişinin iyileşme (iş göremezlik) süresi içerisinde bulunduğu ve dolayısıyla bu süre zarfında %100 malul sayılması gerektiğinin belirlendiği, davalı tarafın hukuki sorumluluğunun dayanağının 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'na göre olduğu, aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı davalı sigorta şirketi, işletenin ve sürücünün üçüncü kişilere verdiği zararları teminat altına aldığı davacının, davalı sigorta şirketinden bedensel zarardan dolayı, aktüerya hesap bilirkişinin raporunda belirlenen, kaza tarihinde (16.08.2022) ZMSS poliçesi sağlık giderleri klozu teminat limit tutarının 1.000.000,00 TL olduğu, buna göre; müteveffa ...'nın kaza sonrasında geçici iş göremezlikten kaynaklanan tazminat tutarının 39.115,79 TL olduğu, (kaza tarihinde ZMSS poliçesi sağlık giderleri klozu teminat limit tutarının 1.000.000,00 TL olduğu) hesap aktüerya bilirkişi tarafından belirlenmiş olup, davacıların müteveffanın anne ve babası olarak mirasçısı olmaları nedeniyle, davacıların talepleri ve ıslah dilekçeleri ile birlikte %20 müterafik kusur indirimi de dikkate alınarak, davacı Anne ... için müteveffa oğlundan kaynaklı mirasçısı olarak 15.646,31 TL geçici iş görmezlik tazminatı ile davacı baba ... için müteveffa oğlundan kaynaklı mirasçısı olarak 15.646,31 TL geçici iş görmezlik tazminatı olmak üzere TOPLAM 31.292,62 TL tazminatın davalı sigorta şirketinin temerrüdü arabuluculuk başvuru tarihi olan 14/04/2023 tarihinden itibaren başlayacağından bu tarihten itibaren yasal faiz işletilecek şekilde davalı sigorta şirketinden (poliçe sağlık giderleri klozu teminat limiti 1.000.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere) alınarak davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddi gerektiği, ayrıca, davalı vekili tarafından davacılar desteğinin motosiklet sürmek için ehliyetinin ve kaza esnasında kaskının takılı olmadığına dair savunmada bulunmuş olup, müteveffanın motosiklet sürmek için ehliyetinin olmadığı ve kaza esnasında kaskının takılı olmadığı kaza tespit tutanağında belirtilmiş olup, yerleşik Yargıtay ilamlarına göre, davalının sorumlu olduğu geçici iş görmezlik tazminat miktarından en fazla %20 oranında müterafik (birlikte) kusur indirim yapılması gerektiği gerekçesiyle;
"1) Davanın KABULÜ İLE,
A) Davacı Anne ... için 652.594,92.TL destekten yoksun kalma tazminatı ile davacı baba ... için 347.405,08 TL destekten yoksun kalma tazminatı olmak üzere TOPLAM 1.000.000,00.TL tazminatın davalı sigorta şirketinin temerrüt tarihi olan 31/03/2023 tarihinden itibaren yasal faiz işletilecek şekilde davalı sigorta şirketinden (poliçe ölüm ve sakatlanma teminat limiti 1.000.000,00.TL ile sınırlı olmak üzere) alınarak davacılara ödenmesine,
B)Davacı Anne ... için müteveffa oğlundan kaynaklı mirasçısı olarak 15.646,31 TL geçici iş görmezlik tazminatı ile davacı baba ... için müteveffa oğlundan kaynaklı mirasçısı olarak 15.646,31 TL geçici iş görmezlik tazminatı olmak üzere TOPLAM 31.292,62 TL tazminatın davalı sigorta şirketinin temerrüdü arabuluculuk başvuru tarihi olan 14/04/2023 tarihinden itibaren başlayacağından bu tarihten itibaren yasal faiz işletilecek şekilde davalı sigorta şirketinden (poliçe sağlık giderleri klozu teminat limiti 1.000.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere) alınarak davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine" karar verilmiş, karar davacılar vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin istinafa konu kararı ile, geçici iş göremezlik tazminatı yönünden müteveffanın 7 ay boyunca iyileşme/iş göremezlik bulunduğu değerlendirmesi ile hüküm kurulmuş ise de aktüerya bilirkişi raporunda hesaplanan geçici iş göremezlik tazminatından %20 müterafik kusur indirimi yapılarak hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, müteveffanın ölümüne neden olan omurga kırıkları dikkate alındığında, kask takmamasının bir etkisi olmadığını, müteveffanın bu yönüyle müterafik kusuru bulunmamakta olup, mahkemece %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmasının hatalı olduğunu, ilaveten davalının cevap dilekçesinde müterafik kusur iddiasında bulunmadığı, bu aşamada ileri sürülmeyen hususun daha sonradan mahkemece resen dikkate alınmasının mümkün olmadığı, bu yönüyle müterafik kusur indirimi yapılmasının usulen de hatalı olduğunu, talep artırım dilekçesi uyarınca, ZMSS poliçesi sağlık giderleri klozu kapsamında, davacı ... yönünden geçici iş göremezlik tazminatı 19.557,89 TL, davacı ... yönünden geçici iş göremezlik tazminatı 19.557,89 TL'nin davalı sigorta şirketinden kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ettiklerini, mahkemece hükmedilen tazminatlara yasal faiz işletilmesine karar verildiğini, oysa ki ... plakalı aracın ZMMS poliçesinde, aracın kullanım tarzı kamyonet olarak kayıtlı olup, araç ticari araç niteliğinde olduğunu, kararda faiz başlangıç tarihlerinin de hatalı tespit edildiğini, destekten yoksun kalma tazminatına 31.03.2023 tarihinden, geçici iş göremezlik tazminatına ise 14.04.2023 tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmesinin hatalı olduğunu, kaza tarihi 16.08.2022 tarihi olup, tazminatlara bu tarihten itibaren avans faizi işletilmesi gerektiğini, aksinin kabulü halinde ise müteveffa hayatta iken 16.12.2022 tarihinde geçici ve sürekli iş göremezlik yönünden davalı sigorta şirketine başvuru yapılmış, destekten yoksun kalma tazminatı yönünden ise müteveffanın vefatından sonra 20.03.2023 tarihinde talepte bulunulmuş olup, faiz başlangıç tarihlerinin buna göre belirlenmesi gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
Davalı ... Sigorta Şirketi vekili istinaf dilekçesinde; bilirkişi tarafından progresif rant yöntemi kullanılarak yapılan hesaplamanın genel şartlara aykırı olduğunu, 04.12.2021 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Yeni Genel Şartlar gereği hesaplamada %1,65 iskonto oranının esas alınması gerektiğini, mahkemece bu hususta fahiş tazminata hükmedildiğini, müteveffa ...'nın kaza anında ehliyetsiz ve kasksız olduğunun sabit olduğunu, mahkemece gerekçeli kararda; müterafik kusur halinin mevcut olduğu kabul edilse de indirim yapılmadığını, itirazların gözetilerek yapılacak bilirkişi hesaplamasıyla birlikte müterafik kusur indirimi uygulanması gerektiğini, mahkemece ZMMS poliçe teminatları hatalı yorumlanarak müteveffa adına mirasçılarına geçici iş göremezlik tazminatına hükmedilmesinin hatalı olduğunu, ZMMS Genel Şartları uyarınca, teminat türleri ve hangi tazminat kalemlerini içerdiğinin genel düzenleyici işlemle belirlendiğini, mahkemece bu düzenleyici hükme uyulmasının zorunlu olduğunu, davaya konu kaza sonucu kişi önce geçici iş göremez hale gelmiş akabinde vefat etmiş olup, davaya konu taleplerin tamamı Sakatlanma /Ölüm Teminatı kapsamında olduğunu, mahkemece bu husus hatalı yorumlanmış ve kaza tarihinde geçerli olan 1.000.000 TL (Sakatlanma/Ölüm Teminatı Kapsamında) ve 31.292,62 TL (Sağlık Giderleri Teminatı Kapsamında) olacak şekilde hatalı hüküm verildiğini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ve geçici iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir.
Hesaplama yöntemine ilişkin olarak, tarafların bilirkişi raporunda, kullanılan yaşam tablosuna ve tatbik edilen esaslara açık itirazları olmasa dahi TBK 51. maddesi uyarınca tazminatın kapsamının hâkim tarafından belirlenmesi zaruridir.
04.12.2021 Tarih, 31679 Sayılı Resmi Gazetede yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında Değişiklik Yapılmasına Dair Genel Şartlar’ın, "Sakatlık Tazminatları Hesaplaması" başlıklı Ek 2. kısmının 4. maddesi; “Hesaplamalarda, esas alınacak iskonto oranı %1,65’tir.” şeklinde düzenleme içermekte olup, aynı Genel Şartlar'ın 18. maddesi uyarınca, bu Genel Şartların yayımı tarihinde yürürlüğe gireceği düzenlemesine yer verilmiştir.
KTK 90/1-c maddesinde belirtilen "...Sürekli sakatlık tazminatı, ulusal doğum ve ölüm istatistikleri kullanılarak hazırlanan hayat tablosu, zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarında yüzde 2’yi geçmemek üzere belirlenen iskonto oranı ve sürekli sakatlık oranı esas alınarak hayat anüiteleri ile genel kabul görmüş aktüerya kurallarına uygun olarak hesaplanır..." şeklindeki maddenin 09.06.2021 tarihinde kanuna eklendiği, ancak 14/02/2023 tarih, 32104 Sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Anayasa Mahkemesi’nin 29/12/2022 tarih 2021/82 Esas - 2022/167 Karar sayılı iptal kararı ile iptaline karar verildiği anlaşılmakla, TRH 2010 tablosu ve progressif rant yöntemi kullanılarak hesaplama yapılması gereğinin gözetilmesi yerindedir.
Bununla birlikte, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 07.10.2025 tarih ve 2023/12431 Esas - 2025/13675 Karar sayılı ilamında; “geçici iş göremezlik zarar kaleminin sürekli sakatlık teminat limiti içinde değerlendirilmesi gerekirken İtiraz Hakem Heyetinin geçici iş göremezlik zararına ilişkin talebin tedavi gideri klozundan karşılanmasına yönelik belirlemesinin yerinde olmadığı, limit aşımı yapıldığı anlaşılmaktadır.” denilmekte olup, geçici iş göremezlik zararının sürekli sakatlık teminat limitinde olduğu gözetilerek teminat limiti belirlenmeli garame hesabı yapılarak infaza elverişli bir hüküm kurulmalıdır.
Diğer taraftan, istinaf aşamasında ...’nın da vefat ettiği anlaşılmakla, davacının zararının tespiti amacıyla alınan bilirkişi raporunda muhtemel yaşam süresi esas alınarak tazminat hesabı yapıldığı anlaşılmaktadır. Ancak, gerçek belli iken varsayımlara dayanılamaz. Şu durumda, davacı ... vefat ettiğine göre, davacının ölüm tarihi esas alınarak destek hesabının yeniden yapılması amacıyla bilirkişiden rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekir.
Ayrıca, yürütülen yargılama sürecinde anılan şahsın mirasçılarının da davaya dahil edilmesi gereğinin gözetilmesi gerekmektedir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekili ile davalı vekilinin istinaf başvurularının kabulüne, kararın HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın yeniden görülerek bir karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebebine göre istinaf eden taraf vekillerinin sair istinaf sebeplerinin incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin, 19/03/2025 tarihli, 2023/364 Esas - 2025/185 Karar sayılı kararın, HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
Kararın kaldırılma sebebine göre, istinaf eden taraf vekillerinin sair istinaf taleplerinin İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA,
2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3-İstinaf edenler tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf eden taraflara iadesine,
4-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine,
5-İİK'nın 36. maddesi gereğince, icranın geri bırakılması kararına istinaden Ankara 6. Genel İcra Dairesi'nin 2025/21691 Esas sayılı dosyasına depo edilen 2.060.000,00 TL bedelli teminat mektubunun YATIRAN TARAFA İADESİNE,
6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirilmesi, bakiye harç tahsili ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 30/04/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Kanun maddeleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.