Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi 2023/250 Esas - 2024/280 Karar
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
36. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/250
KARAR NO: 2024/280
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
BAŞKAN: ... (...)
ÜYE: ... (...)
ÜYE: ... (...)
KATİP: ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 14/07/2021
NUMARASI: 2020/280 ESAS - 2021/534 KARAR
DAVACI:
VEKİLİ:
DAVALILAR:
DAVANIN KONUSU: ALACAK
KARAR TARİHİ: 22/02/2024
KARAR YAZIM TARİHİ: 08/03/2024
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonucunda mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı ... tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi. Gereği görüşülüp düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı, davalı şirketin, davalı üniversiteden 300.000-TL alacaklı olduğunu, davalı şirket ile 2012 yılı içinde yapılan 150.000-TL ve 150.000-TL bedelli iki temlikname ile davalı şirketin, üniversiteden olan alacağını temlik aldığını, temliknameler uyarınca davalı üniversite tarafından 2012 yılı içinde 69.267,03-TL ödeme yapıldığını, davalı şirketin 2014 yılı içinde ihtar çekerek temliknamelerin geçersiz olduğunu, ödemelerin kendisine yapılmasını istediğini, üniversitenin ödemeler konusunda tevdi mahalli talep ettiğini, ancak Ankara 10. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2015/3 D.iş sayılı tevdi mahalli kararı uyarınca tevdi mahalli olarak tayin edilen banka hesabına herhangi bir ödemede bulunulmadığını, davalı şirketin ihtar sonrasında Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde 2015/755 Esas sayılı temliknamelerin iptali ve alacak davası açtığını, davanın takip edilmemesi üzerine 17/01/2018 tarihinde açılmamış sayılmasına karar verildiğini belirterek 10/01/2012 ve 18/4/2012 tarihli temliknamelerin geçerliliğinin tesbitine, temliknameler uyarınca kalan alacak miktarı gözetilerek, 18/04/2012 tarihi itibarıyla kalan 230.735,97-TL alacağın bu tarihten itibaren işleyecek ticari faiziyle davalı üniversiteden tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı ..., davada üniversiteye husumet yönetilmesinin dayanaksız olduğunu, davalı ... ... A.Ş.'nin alacaklarının Ankara 33. Noterliği'nin 10/01/2012 tarihli temliknamesi ile 150.000-TL tutarını ve 18/04/2012 tarihli temlikname ile 150.000-TL tutarını davacıya temlik ettiğini bildirdiğini, temliknameler uyarınca alacağın 69.264,03-TL'sinin 2012 yılı içinde davacıya ödendiğini, davalı şirketçe gönderilen ihtarname ile temliknamelerin yoklukla malul olduğundan sonraki ödemelerin davacıya yapılmamasının ihtar edildiğini, Ankara 10. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2015/3 D.iş sayılı dosyası ile ... Şubesinde açılacak hesabın tevdi mahalli olarak tayin edildiğini, davalı şirket tarafından Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde açılan dava takip edilmediğinden davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğini, yükümlülüklerini yerine getirdiğini, temlik sözleşmesinden sorumlu tutulamayacağını savunarak davanın husumet ve esastan reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... ve ... ... Anonim Şirketi davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
Mahkemece, davalı üniversitenin, geçerli bir temlik sözleşmesi bulunduğundan (TBK md. 183, 184) ve TBK'nın 187. maddesi uyarınca tevdi mahalli tayin edildiğinden temliknamelerden kaynaklanan bakiye alacağı davacıya ödemesi gerektiği, 2012 yılında yapılan kısmi ödeme ve Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/755 Esas sayılı temliknamenin geçersizliğinin tespiti istemli davada 17/01/2018 tarihinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi hususları birlikte değerlendirildiğinde, davalı üniversitenin borçlu sıfatıyla yükümlülüğünün bulunduğu, dava tarihi itibariyle ve yargılama boyunca davalı üniversitenin bu yükümlülüğünü yerine getirmediği gerekçesiyle;
Davanın KABULÜ ile,
10/01/2012 ve 18/04/2012 tarihli temliknamelerin geçerliliğinin tespitine,
230.735,97-TL alacağın 18/04/2012 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalı ...'nden tahsili ile davacıya verilmesine, karar verilmiş; karara karşı, davalı ... tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davalı ..., davalı şirketin Ankara 33. Noterliği'nin 10/01/2012 ve 18/04/2012 tarihli temliknameleri ile üniversiteden olan alacaklarını (150.000-TL+150.000-TL) davacıya temlik ettiğini bildirdiğini, temliknameler uyarınca alacağın 69.264,03-TL'sinin 2012 yılı içinde çeşitli zamanlarda davacıya ödendiğini, davalı şirket tarafından gönderilen Bakırköy 42. Noterliği'nin 18/09/2014 tarihli ihtarnamesi ile temliklerin yoklukla malul olduğunun, bundan sonraki ödemelerin davalı şirket hesabına yapılmasının ihtar edildiğini, bunun üzerine yaptığı başvuru sonucunda Ankara 10. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 12/01/2015 tarih ve 2015/3 D.iş sayılı kararı ile tevdi mahalli tayinine karar verildiğini, tevdi mahalline ödeme yapılamadığını, ancak davacı tarafından başlatılan Ankara 6. İcra Müdürlüğü’nün 2018/5915 Esas (eski 2014/1271 Esas) sayılı icra dosyasına 04/08/2020 tarihinde dava konusu 230.735,97-TL'nin ödendiğini, ödeme yapılan icra dosyası mahkemece incelenmesine rağmen davada 230.735,97-TL'nin tahsiline karar verildiğini, üniversite harçtan muaf olmasına rağmen 11.821,17-TL ve 4.002,60-TL harca karar verildiğini ileri sürerek istinaf talebinde bulunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, davacı ile davalı şirket arasında yapılan temliknamelerin geçerli olduklarının tespiti ile taraflar yönünden geçerli temliknamelerden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Davalı ...'nin istinaf sebepleri ile HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni nedeniyle re'sen dikkate alınması gereken hususların incelenmesinde;
Davacı, davalı şirketten temlik aldığı alacağa ilişkin temliknamelerin geçerli olduğunun tespiti ile temliknameler ile devredilen alacağın davalı üniversiteden tahsili için eldeki davayı açmış; davalı üniversite ise, davacı ile davalı şirket arasında temliknameler hakkında uyuşmazlık meydana geldiğini, temlik sözleşmesinden sorumlu tutulamayacağını, yükümlülüklerini yerine getirdiğini savunmuştur. Mahkemece, taraflarca yapılan alacağın devrinin geçerli olduğu, davalı üniversitenin borçlu sıfatıyla yükümlüklerini getirmediği gerekçesiyle 10/01/2012 ve 18/04/2012 tarihli temliknamelerin geçerliliğinin tespitine ve 230.735,97-TL alacağa karar verilmiştir.
Davalı şirket, davalı üniversiteden olan 300.000-TL alacağının, Ankara 33. Noterliği'nin 10/01/2012 tarihli temliknamesi ile 150.000-TL'sini ve yine 18/04/2012 tarihli temliknamesi ile 150.000-TL'sini davacıya devretmiştir. Davalı şirketin alacaklarını davacıya temlik ettiğini davalı üniversiteye bildirmesi üzerine davalı üniversite tarafından temliknamelere dayalı olarak alacağın 69.264,03-TL kısmı 2012 yılı içinde çeşitli tarihlerde davacıya ödenmiştir. Davacı ile davalı şirket arasında yapılan temliknamelerin uyuşmazlık konusu (Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/01/2018 tarih ve 2015/755 Esas, 2018/28 Karar sayılı dava, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir) olması üzerine, davalı üniversite tarafından bakiye ödemenin yapılabilmesi için tevdi mahalli tayini (Ankara 10. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 12/01/2015 tarih ve 2015/3 D.iş Esas, 2015/3 D.iş Karar) yoluna gidildiği, ancak davalı üniversite tarafından tevdi mahalline ödeme yapılmadığından davacı alacaklı tarafından eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Davalı üniversite istinaf başvurusu sırasında, dava konusu yapılan 230.735,97-TL alacağın, davacı tarafından aleyhine başlatılan Ankara 6. İcra Müdürlüğü’nün 2018/5915 Esas sayılı icra takip dosyasına 04/08/2020 tarihinde ödenerek dava konusu borcun kapatıldığını ileri sürmüş, davacı vekili istinaf başvurusuna cevap dilekçesinde sözü edilen ödemeyi doğrulayarak, dava konusu alacağın ferilerine (TBK md. 100) karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davacı ile davalı şirket arasında yargılama konusu olan Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/01/2018 tarih ve 2015/755 Esas, 2018/28 Karar sayılı davasında alınan bilirkişi raporu üzerinden yapılan değerlendirmede, dava konusu temliknamelerin TBK'nın 183. vd. maddelerinde düzenlenen alacağın devrine ilişkin hükümleri çerçevesinde geçerli ve taraflar yönünden bağlayıcı olduğuna ilişkin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. Buna göre davalı üniversite, temliknamelerdeki bakiye alacağın ödenmesi için tevdi mahalli tayin ettirmesine rağmen, tevdi mahalli tayin edilen banka hesabına ödeme yapmayarak ifadan kaçınmak (TBK md. 187) suretiyle eldeki davanın açılmasına sebep olduğundan, davacının dava tarihi itibarıyla dava açmakta haklı olduğunun kabulü gerekir.
Davalı üniversite, 30/06/2020 tarihinde davanın açılmasından sonra bakiye 230.735,97-TL borcunu 04/08/2020 günü davacıya ödemiştir. Mahkemece, yargılama sırasında yapılan ödeme taraflarca ileri sürülmediğinden hüküm ile, 230.735,97-TL alacağın 18/04/2012 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalı üniversiteden tahsiline karar verilmiştir. Dava konusu asıl alacak yargılama sırasında davalı borçlu üniversite tarafından davacıya ödendiğinden asıl alacak konusuz kalmış ise de, davacının 18/04/2012 temlikname tarihinden itibaren asıl alacağa faiz işletilmesi talebi kapsamında 18/04/2012 ila 04/08/2020 ödeme tarihi arasında geçen süre yönünden davacı lehine avans faizine karar verilmesi gerekir. Buna göre mahkemece, davalı üniversite tarafından yargılama sırasında ödeme yapılması nedeniyle konusuz kalan 230.735,97-TL alacak hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve ödenen alacağa 18/04/2012 ila 04/08/2020 tarihleri arasında avans faizi işletilmesi yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak yazılı olduğu şekilde davanın kabulüne karar verilmesi yasa ve usule aykırı olup isabetsiz bulunmuştur.
Davalı üniversitenin harca ilişkin istinafına gelince; mahkemece, gerekçeli kararın 3 nolu hükmünde, "Alınması gereken 15.761,57 TL harçtan peşin alınan 3.940,40 TL harcın düşümü ile kalan 11.821,17-TL harcın davalılardan alınarak Hazine’ye gelir kaydına," ve 4 nolu hükmünde ise, "Davacı tarafça sarf edilen başvurma harcı, peşin harç ve vekalet harcı toplamı olan 4.002,60 TL’nin davalılardan alınıp davacıya verilmesine," karar verilmiştir. Üniversiteler 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13/j ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 56/b maddesine göre harçtan muaf olup davalı üniversite aleyhine harca hükmedilmesi yasa ve usule aykırıdır.
Ne var ki bu aykırılık yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davalı ...'nin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile HMK'nın 353/1/b-2. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yukarıda açıklanan şekilde davanın kabulüne karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde yeniden esas hakkında hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalı ...'nün istinaf başvurusunun KABULÜNE, HMK’nın 353/1/b-2. maddesi uyarınca Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/07/2021 tarih ve 2020/280 Esas, 2021/534 Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,
2-Davanın KABULÜNE,
a)-Davacı ile davalı şirket arasında düzenlenen Ankara 33. Noterliği'nin 10/01/2012 tarih ve 150.000-TL ile 18/04/2012 tarih ve 150.000-TL bedelli temliknamelerinin geçerli olduklarının tespitine,
b)-Yargılama sırasında ödenmesi nedeniyle konusuz kalan dava konusu 230.735,97-TL alacak hakkında karar verilmesine yer olmadığına,
c)-Dava konusu 230.735,97-TL alacağa, 18/04/2012 temlikname ila 04/08/2020 ödeme tarihleri arasında işletilecek avans faizinin davalı ...'nden alınarak davacıya verilmesine,
d)-Davalı ... harçtan muaf olduğundan davalıdan harç alınmasına yer olmadığına,
e)-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 15.761,57-TL karar ve ilam harcından, davacı tarafından yatırılan 3.940,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 11.821,17-TL harcın davalı ... ve ... Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nden alınarak Hazine’ye gelir kaydına,
f)-Davacı tarafından sarf edilen başvurma harcı, peşin harç ve vekalet harcı olmak üzere toplam 4.002,60-TL harcın davalı ... ve ... Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nden alınarak davacıya verilmesine,
g)-Davacının posta ve davetiye ile müzekkere gideri olarak sarf ettiği toplam 251,50-TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
h)-Davacı vekille temsil edildiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 24.601,52-TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
ı)-Artan gider avansının talep halinde yatıran tarafa iadesine,
3-Davalı ... harçtan muaf olduğundan bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
4-İstinaf yargılaması aşamasında davalı ... tarafından yapılan tebligat ve posta giderinden oluşan toplam 156,60-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı ...'ne verilmesine,
5-İstinaf kararının yerel mahkemesince taraflara tebliğine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 22/02/2024 tarihinde, oybirliği ile kesin olarak karar verildi.
Başkan ...
Üye ...
Üye ...
Katip ...