Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi 2025/210 Esas - 2025/291 Karar
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
36. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/210
KARAR NO: 2025/291
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 26/09/2024
EK KARAR TARİHİ: 30/12/2024
NUMARASI: 2024/402 ESAS - 2024/528 KARAR
DAVACI
VEKİLİ
DAVALI:
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali
KARAR TARİHİ: 27/02/2025
KARAR YAZIM TARİHİ: 27/02/2025
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonucunda mahkemece davanın kabulüne dair verilen asıl karara karşı davalı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş, mahkemece ek karar ile davalının istinaf dilekçesinin reddine karar verilmiş, ek karara karşı davalı tarafından istinaf kanun yoluna başvurmuş olmakla, dava dosyası incelendi. Gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, otoyoldan geçiş ücretinin tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece,26/09/2024 tarihli asıl karar ile davanın kabulü ile davalı borçlunun Ankara 8. Genel İcra Müdürlüğü'nün 2024/20066 Esas sayılı icra takibine yaptığı 25/03/2024 tarihli itirazının iptali ile takibin 1.300,00 TL asıl alacak yönünden devamına karar verilmiş, verilen karara karşı davalı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş, mahkemece 30/12/2024 tarihli ek karar ile kararın kesin olduğu gerekçesiyle davalının istinaf dilekçesinin reddine karar verilmiş, davalı bu kez ek karara karşı adli yardım talepli olarak istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Davalının istinaf sebepleri ile HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni nedeniyle res'en dikkate alınması gereken hususların incelenmesinde;
Davalının adli yardım talebi yönünden yapılan incelemede dosya kapsamı itibariyle adli yardım talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Davadaki öncelikli uyuşmazlık, mahkemece, kararın kesin olduğu gerekçesiyle davalının istinaf dilekçesinin reddine dair ek kararda bir isabetsizlik bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
HMK'nın "İstinaf yoluna başvurulabilen kararlar" başlıklı 341. maddesinin (2) nolu bendinde, miktar veya değeri binbeşyüz Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararların kesin olduğu belirtilmiş, 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 24/11/2016 tarihli 6763 sayılı "Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun"un 41. maddesi ile de, maddede yer alan "binbeşyüz" ibaresi, "üçbin" şeklinde değiştirilmek suretiyle, söz konusu kesinlik sınırı üçbin Türk Lirasına çıkarılmış ve her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, bu miktarın Maliye Bakanlığınca her yıl için tespit ve ilan edilecek yeniden değerleme oranında artırılması kabul edilmiştir.
Öte yandan, 6763 sayılı Kanun’un 44. maddesi ile 6100 sayılı HMK’ya eklenen Ek madde 1/2 gereğince, HMK'nın 341. maddesinde düzenlenen kesinlik sınırının uygulanmasında, hükmün verildiği tarihteki miktarın esas alınacağı öngörülmüş olduğundan, 6763 sayılı Kanun değişikliği ile yapılan parasal sınırlar, ancak söz konusu Kanun’un yürürlüğe girdiği 02/12/2016 tarihi ve sonrasında (2017 takvim yılı başına kadar) verilen ilk derece mahkemesine ait kararlar yönünden esas alınabilecektir.
Buna göre, asliye hukuk mahkemeleri yönünden kesinlik sınırı, ilk derece mahkemesine ait karar tarihi, 02/12/2016 tarihinden önce ise 1.500,00 TL, 02/12/2016 tarihi ve sonrasında ise, (2017 takvim yılı başına kadar) 3.000,00 TL, 01/01/2017 ve sonrasında ise (2018 takvim yılı başına kadar) 3.110,00 TL, 01/01/2018 ve sonrasında ise (2019 takvim yılı başına kadar) 3.560,00 TL, 01/01/2019 ve sonrasında ise (2020 takvim yılı başına kadar) 4.400,00 TL, 01/01/2020 ve sonrasında ise (2021 takvim yılı başına kadar) 5.390,00 TL, 01/01/2021 ve sonrasında ise (2022 takvim yılı başına kadar) 5.880,00 TL, 01/01/2022 ve sonrasında ise (2023 takvim yılı başına kadar) 8.000,00 TL, 01/01/2023 ve sonrasında ise (2024 takvim yılı başına kadar) 17.830,00 TL, 01/01/2024 ve sonrasında ise (2025 takvim yılı başına kadar) 28.250,00 TL ve sonrasında ise (2026 takvim yılı başına kadar) 40.000,00 TL olarak uygulanacaktır.
Somut olayda mahkemece davanın kabulü ile 1.300-TL asıl alacak üzerinden itirazın iptali ile bu miktar üzerinden takibin devamına karar verilmiştir. O halde davalı aleyhine olan kısım karar tarihi itibariyle kesinlik sınırı kapsamında kaldığından, HMK'nın 341/2. maddesi gereğince, davalının istinaf kanun yoluna başvurma hakkı bulunmamaktadır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu, mahkeme asıl kararının kesin olup davalının istinaf kanun yoluna başvurma hakkının bulunmaması ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin ek karara ilişkin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, davalının ek karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalının adli yardım talebinin KABULÜNE,
2-Davalının 30/12/2024 tarihli ek karara yönelik istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1/b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
3-Adli yardım nedeniyle davalıdan alınması ertelenen ve Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL istinaf karar ve ilam harcı ve 1.683,10-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının HMK'nın 339/1. maddesi uyarınca davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,
4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf kanun yoluna başvuran davalı üzerinde bırakılmasına,
5-İstinaf kararının yerel mahkemece taraflara tebliğine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 27/02/2025 tarihinde, oybirliği ile kesin olarak karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip