Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
BAŞKAN: ... (...)
ÜYE: ... (...)
ÜYE: ... (...)
KATİP: ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 14/02/2024
NUMARASI: 2022/824 ESAS - 2024/90 KARAR
DAVACI:....
DAVANIN KONUSU: Alacak
KARAR TARİHİ: 10/07/2025
KARAR YAZIM TARİHİ: 16/07/2025
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonucunda mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalılar ..., ... tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş ve Başkanlar Kurulu tarafından istinaf incelemesinin Dairemizce yapılmasına karar verilmiş olmakla dosya incelendi. Gereği görüşülüp düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı, davalılardan ... ve ... arasında 30/09/2021 tarihli danışmanlık sözleşmesi imzalandığını, sözleşme konusu işin davacı kooperatifin mülkiyetinde bulunan taşınmazların imar tadilatı, proje onaylanması ve yeni imar planı ile plan notlarının işlenmesi işi ve gerekli işlemlerin iş sahibi kooperatif adına yürütülmesi olduğunu, davalılar ... ve ...'a sözleşme konusu işlerin yerine getirilebilmesi için vekaletnamelerin verildiğini, davalı ...'a sözleşmenin 3. maddesinin 2.fıkrası 2.bendi gereği 500.000,00 TL + KDV talebini ilettiğini kendisi tarafından 500.000,00 TL + 90.000,00 TL KDV’nin ödemesi yapıldığını ancak davalı tarafından fatura sunulmadığını, kendisinin üzerine düşen sorumlulukları eksiksiz yerine getirdiğini ancak, davalılar tarafından edimlerinin ifa edilmediğini, davalılara Ankara 36.Noterliğinin 14/10/2022 tarih ... yevmiye numarası ile ihtar çekilerek, sözleşmeyi haklı nedenle fesih ettiklerinin bildirildiğini ve davalılarca yersiz alınan masraf adı altındaki ücretlerin faizi ile iadesinin talep edildiğini, davalılar tarafından edimlerinin ifa imkansızlığına sahip olduğunun belirtildiğini, kendisinden haksız ve yersiz olarak 590.000,00 TL masraf adı altında ödeme alındığını belirterek, fazlaya dair talep ve dava haklarının saklı kalması kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren avans faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davacı 18/12/2023 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 590.000,00 TL'ye yükseltmiştir.
Davalılar ... ve ..., ... yönünden husumet itirazlarının bulunduğunu, davaya konu sözleşmenin düzenlenme tarihinin 30/09/2021, sözleşme süresinin 240 iş günü, sözleşmenin sona erme tarihinin 14/09/2022 tarihi olduğunu, davacı tarafın sözleşmeye aykırı olarak 14/10/2022 tarihinde sözleşmeden dönüldüğünü bildirir ihtarname gönderdiğini, sözleşmeden dönme şartlarının oluşmadığından gönderilen ihtarnamenin geçersiz olduğunu, süresi sona eren sözleşmenin feshedilmesinin yersiz olduğunu, sözleşme kapsamında iki aşamalı olarak hizmet bedeli ödeneceğinin kararlaştırıldığını ve davalılar açısından güvence olması adına birinci aşama için kararlaştırılan bedeli için davacı tarafın düzenlediği 3.540,00 TL bedelli banka çeki düzenlendiğini, davacıya güvence olması adına keşide edilen banka çekinin ise 04/10/2021 tarihinde ... bankasına ait kiralık kasaya konulduğunu, sonrasında sözleşmeye konu taşınmazların Muğla 3. İdare Mahkemesi dosyasına konu olması ve bu durumun sonradan öğrenilmesi nedeniyle davalılar tarafından davacının düzenlediği banka çekinin davacıya 20/05/2022 tarihinde iade edildiğini, davalıların sözleşmeden doğan yükümlülükleri yerine getirdiğini, sözleşme konusu işin aksamasına neden olan tarafın davacı kooperatif olduğunu, diğer davalı ... şirketine yapılan ödeme ile davalılardan ... .... kazanç elde etmediğini, davacı kooperatifin davalıları yapılacak iş ile ilgili doğru bilgilendirmediğini, davalılardan haksız bir ücret talebinde bulunduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalı davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
Mahkemece, dava konusu hukuki ilişki davalı tarafça davacı adına kayıtlı taşınmazların imar tadilatı ve projelerinin onaylanması işi ile ilgili gerekli iş ve işlemlerin davacı adına yapılması olarak belirlenmesi nedeniyle TBK'nın 502. maddesi uyarınca vekilin vekalet verenin bir işini görmeyi veya işlemini yapmayı üstlendiği sözleşme olarak tanımlanan vekalet sözleşmesi olduğu, yerleşik yargı kararlarında da taşınmaz imar tadilatı işlemlerinin malik adına yapılması işlerini vekalet ilişkisi olarak değerlendirdiği, sözleşme süresinin sona erdiği ve sözleşme içeriği işin davalı tarafından yerine getirilmediği uyuşmazlık konusu olmadığı, davalı yanca işin davacı tarafından dava konusu taşınmazlara ilişkin idare mahkemesinde görülen davanın davalılara bildirilmediği bu dava nedeniyle sözleşme ediminin yerine getirilmediği savunulduğu, ne var ki dava konusu istirdat istemi sözleşme düzenlendikten bir gün sonra davalı şirket hesabına masraf adı altında talep edilen ve gönderilen 590.000,00 TL'nin istirdat koşullarının oluşup oluşmadığı, bu nedenle bu bedel sözleşme ifa bedeli dışında bir tutar olduğu, sözleşme ifa bedeli ayrıca düzenlendiği, sözleşmenin 3. maddesinde davalı danışman tarafından, müşavir kooperatife hizmet alım sürecinde zorunlu giderler için belge (fatura) karşılığı iş sahibinin onayı ile KDV hariç 500.000,00 TL'ye kadar ödeme yapılabileceği, düzenlemesine dayalı olarak davacı tarafından 590.000,00 TL ödendiği, bu ödemenin zorunlu giderler için yapılan bir ödeme olması nedeniyle zorunlu giderin açıklaması ve yapılan gidere ilişkin kanıt yükümlülüğü davalı yanda olduğu, davalı yanca gider kalemine ilişkin bir açıklama yapılmadığı ve kanıt sunulmadığı, bu nedenle masraf olarak yapılan ödemenin, sözleşme akidi davalı ..., dava konusu bedeli talep eden ve sözleşmeyi vekil sıfatıyla imzalayan ... ile dava konusu para banka hesabına gönderilen şirketin müteselsil olarak bedelin iadesinden sorumlu olduklarının kabul edildiği, 590.000,00 TL'nin iadesine yönelik ihtarname davadan önce davalılara tebliğ edilmiş olduğundan bedelin tamamı yönünden temerrüdün davalılar yönünden dava tarihinden önce oluştuğu anlaşıldığı gerekçesiyle; "Davanın kabulüne, 590.000,00 TL'nin davalılar .... ... Şti ve ...'dan 25/10/2022, Davalı ...'dan 28/10/2022 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine" karar verilmiş; karara karşı, davalılar ... ve ... tarafından istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davalılar ... ve ..., davacı tarafın sözleşmeye aykırı olarak 14/10/2022 tarihinde muhataplara hitaben Ankara 36. Noterliği nezdinde .... yevmiye numarası ile taraflar arasında akdedilen sözleşmeden "dönüldüğünü" içeren ihtarname gönderdiğini, davacı tarafından gerçekleştirilen ihtarname geçersiz olup sözleşmenin sona ermesinden sonraki süreçte yapıldığını, mezkur sözleşmenin imzalanmasından sonra kendilerinin sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirmeye başladıklarını ve sözleşme süresinin sona ermesine kadar da yükümlülüklerini eksiksiz bir şekilde yerine getirdiklerini, bu kapsamda danışmanlık ilişkisine uygun olarak gerekli inceleme, araştırma ve görüşmeler gerçekleştirdiklerini, kendilerinin sözleşme konusu taşınmazların idare mahkemesine konu edildiğini daha sonradan öğrendiklerini,
davacının haksız şekilde sözleşmenin yerine getirilmediği iddiasının yersiz olup maddi menfaat elde etmeye yönelik olduğunu, zira gerekçeli kararda her ne kadar "Muğla 3. İdare Mahkemesi'nin 2021/656 Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacının sınırlı sorumlu.... davalının Muğla Büyükşehir Belediye Başkanlığı olduğu, 26/01/2022 tarihinde davanın reddine dair karar verildiğinin görüldüğü" denilmişse de sözleşmenin imzalandığı tarihte sözleşmede açıkça belirtilen taşınmazların bir yargılamaya konu olduğu ve dava dosyasının derdest olduğu gerçeğinin saklandığını, ... tarafından 30/09/2021 tarihinde Elmadağ 1. Noterliğince .... yevmiye numarası ile ...'a verdiği vekalette özetle; "...dilediği bedel, şekil ve şartlarda danışmanlık sözleşmesi yapmaya, sözleşmeleri tanzim ve imzaya, gerekirse sözleşmeleri feshetmeye, bu konuda yapılması gereken her türlü iş ve işlemleri takibe ve sonuçlandırmaya, evrak ve belgeleri imzalamaya,..." şeklinde vekalet kapsamının açıkça belirtildiğini,
işbu vekaletname dahilinde ... tarafından dava konusu edilen sözleşmenin akdedildiğini, işin tamamlanmamasının nedeni ise davacı tarafın ihmal ve dikkatsizliği olduğunu, sözleşme süresi içerisinde hiçbir ihtar ve uyarıda bulunulmadığını, kötü niyetli olarak sözleşme sona ermesinden sonra mesnetsiz ihtarname gönderildiğini, diğer davalı ... şirketine yapılan ödeme ile kendilerinin kazanç elde etmediğini, ... tarafından kendilerine yapılan herhangi bir ödemenin olmadığını, buna ilişkin olarak gerekli banka kayıtlarının incelenmesini talep etmiş iseler de yerel mahkemenin bu hususu dikkate almadığını, taraflar arasında imzalanan sözleşmeden doğan emek ve sermayenin karşılığını hak etmiş olmasına rağmen davacı tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, bu nedenle davanın reddi gerektiğini, somut olayda davacı tarafın 240 iş günü olarak olarak belirlenmiş danışmanlık sözleşmesini sözleşme süresinin bitmiş olması nedeniyle olağan bir şekilde sona erdiği tarihten (14/09/2022) sonra çektikleri ihtarnamede "sözleşmeden döndüklerini" beyan ettiklerini, ilgili ihtarın sözleşmenin bitiminden sonra çekilmesi hasebiyle hukuken bir anlam taşımamasının yanısıra içeriğinde "dönme beyanı" olması nedeniyle de sözleşmeye etkisi bulunmadığını, bir an dahi olsa çekilen ihtarın fesih bildirimi olduğunu kabul edilecek olsak bile sözleşmenin 7. maddesinde kararlaştırılan usule uygun yapılmadığı için yine hukuken bir anlamı bulunmadığını, söz konusu maddeye göre ihtar gönderilmeden önce iddia edilen ihlale ilişkin bildirimde bulunulması gerekirken herhangi bir bildirimde bulunulmadığını, .... vermiş olduğu vekaletnamede ahzu kabz yetkisinin olmadığını, Türk Ticaret Kanunu uyarınca basiretli olması gereken davacı şirketin ödeme yaparken bu vekaletnamede ahzu kabz yetkisi olup olmadığını kontrol etmesi gerektiğini, huzurdaki davanın ... yönünden husumet eksikliğinden reddinin gerektiğini, davacı tarafın ...... yazılı talebi ile diğer davalı ... ... yapmış olduğu ödeme bakımından ...'ın sorumluluğu bulunmadığını, ...n da herhangi bir maddi menfaati olmadığının banka kayıtlarının celbi halinde anlaşılacağı halde yerel mahkemece bu hususun göz ardı edildiğini, mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek istinaf talebinde bulunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, davacı ile davalı danışman arasında düzenlenen sözleşme nedeniyle davacı tarafından zorunlu giderler için yapılan ödemenin ifa yerine getirilmediği iddiasıyla tahsili istemine ilişkindir.
Davalılar ... ve ...... istinaf sebepleri ile HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni nedeniyle re'sen dikkate alınması gereken hususların incelenmesinde;
Davalı ....... istinaf sebeplerinin incelenmesinde;
30/09/2021 tarihli "danışmanlık sözleşmesi"başlıklı belgenin incelenmesinde, danışmanın ..., iş sahibinin.... Koopreratifi olduğu, sözleşmenin işin konusu başlıklı 1. maddesine göre; iş sahibi kooperatifin mülkiyetinde bulunan,....inin onaylanması işi ile ilgili gerekli iş ve işlemlerin Kooperatif adına yürütülmesi olduğu, sözleşmenin 2. maddesine göre iş süresinin 240 iş günü olduğu, Sözleşmenin "Ücret ve Giderler" başlıklı 3. maddesinde; yazılı işin tamamının 6.500.000,00 TL + KDV ve zorunlu giderler için belge (fatura) karşılığı iş sahibinin onayı KDV hariç 500.000,00 TL ve dört adet kooperatif ortaklık hissesi alacağının ayrıca danışmanın, müşavir kooperatife hizmet alım sürecinde zorunlu giderler için belge (fatura) karşılığı iş sahibinin onayı ile KDV hariç 500.000,00 TL'ye kadar ödeme yapılabileceğinin kararlaştırıldığı, sözleşmenin feshi başlıklı 7. maddesinde "taraflardan her biri sözleşmeyi, diğer tarafın sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmemesi halinde söz konusu ihlalin bildirilmesini takiben 15 gün içerisinde ihlalin giderilmemesi durumunda herhangi bir tazminat ödeme yükümlülüğü doğmaksızın sonlandırabilir." şeklinde düzenlenmeye yer verildiği, 30/09/2021 tarihli sözleşme ile aynı tarihli vekaletnamede dava konusu sözleşmeyi yapma ve sözleşme içeriği edimleri yerine getirme konusunda ...'ın ...'u vekil olarak görevlendirdiği, sözleşmeyi danışman ...'ın vekili olarak davalı ...'un imzaladığı, davacı kooperatif tarafından davalılara gönderilen 14/10/2022 tarihli ihtarnamede; sözleşme süresinin sona erdiği ve sözleşme içeriği işin davalı tarafından yerine getirilmediği belirtilerek sözleşmeden dönülerek ödenen tutarın iadesinin talep edildiği anlaşılmıştır.
Davalı tarafça, davacı tarafından dava konusu taşınmazlara ilişkin idare mahkemesinde görülen davanın davalılara bildirilmediği, bu dava nedeniyle sözleşme ediminin yerine getirilmediği savunulmuş ise de, taraflar arasındaki uyuşmazlığın sözleşme düzenlendikten bir gün sonra masraf adı altında talep edilen ve davalı şirket hesabına gönderilen 590.000,00 TL'nin istirdat koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkin olup, talep edilen bedelin sözleşme ifa bedeli dışında bir tutar olduğu, sözleşmenin 3. maddesinde davalı danışman tarafından, kooperatife hizmet alım sürecinde zorunlu giderler için belge (fatura) karşılığı iş sahibinin onayı ile KDV hariç 500.000,00 TL'ye kadar ödeme yapılabileceği düzenlemesine dayalı olarak davacı tarafından 590.000,00 TL ödenmiş olup bu ödemenin zorunlu giderler için yapılan bir ödeme olması nedeniyle zorunlu giderin açıklaması ve yapılan gidere ilişkin kanıt yükümlülüğünün davalı tarafta olduğu, davalı tarafça gider kalemine ilişkin bir açıklama yapılmadığı ve kanıt sunulmadığı, bu nedenle masraf olarak yapılan ödemeden, sözleşme akidi davalı ... ve dava konusu para banka hesabına gönderilen davalı şirketin müteselsil olarak sorumlu oldukları anlaşıldığından mahkemece bu davalılar yönünden davanın kabülüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, davalı ...'ın istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalı ...'un istinaf sebeplerinin incelenmesinde;
Mahkemece her ne kadar ... aleyhine açılan davanın kabulüne karar verilmiş ise de, 30/09/2021 tarihli, sözleşme ile aynı tarihli vekaletnamede dava konusu sözleşmeyi yapma ve sözleşme içeriği edimleri yerine getirme konusunda ...'ın ...'u vekil olarak görevlendirdiği, davalı ...'un sözleşmeyi danışman ...'ın vekili olarak imzaladığı görüldüğünden sözleşmenin tarafı olmayan vekil ...'a husumet yöneltilemeyeceğinden bu davalı aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken mahkemece yanılgılı değerlendirme ile ... aleyhine açılan davanın da kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup isabetsiz bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle davalı ...'ın istinaf başvurusunun reddine, davalı ...'un başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-b.2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesine ait kararın kaldırılmasına ve yukarıda açıklanan şekilde ...'a karşı açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde yeniden esas hakkında hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalı ...'ın istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1/b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince davalı ...'dan alınması gereken 40.302,90 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 10.075,73 TL harcın mahsubu ile bakiye 30.227,17 TL istinaf karar ve ilam harcının davalı ...'dan alınarak Hazine'ye irat kaydına,
3-Davalı ... tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı ...'un istinaf başvurusunun KABULÜNE, HMK’nın 353/1/b-2. maddesi uyarınca Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/02/2024 tarih ve 2022/824 Esas, 2024/90 Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,
5-a)Davacı tarafça davalılar ... ... ... Ltd. Şti ve ...'a karşı açılan davanın KABULÜNE, 590.000,00 TL'nin davalılar ... ... ... Ltd. Şti ve ...'dan 28/10/2022 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,
b)Davacı tarafça ...'a karşı açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle REDDİNE,
c)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 40.302,90 TL karar ve ilam harcından 170,78 TL peşin harç ile 9.905,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 10.075,78 TL harcın mahsubu ile bakiye 30.227,12 TL harcın davalılar ... ... ... Ltd. Şti ve ...'dan müteselsilen alınarak Hazine'ye irat kaydına,
d)Davacı tarafından ilk derece yargılaması aşamasında yapılan 379,50 TL tebligat ve posta giderinden oluşan yargılama giderinin ile davacı tarafından ödenen 170,78 TL peşin harç, 80,70 TL başvurma harcı ve 9.905,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 10.156,48 TL harcın davalılar ... ... ... Ltd. Şti ve ...'dan müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,
e)Davacı vekil ile temsil edildiğinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre hesaplanan 88.600,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... ... ... Ltd. Şti ve ...'dan müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,
f)Davalı ... vekil ile temsil edildiğinden istinaf karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'a ödenmesine,
g)Artan gider avansının talep halinde yatıran tarafa iadesine,
6-Davalılar ... ile ... kararı birlikte istinaf etmiş olup tek istinaf karar ve ilam harcı ile istinaf kanun yoluna başvurma harcı yatırdıkları, yatırılan harçların davalı ...'ın ödemesi gereken harçlardan düşülmesine karar verildiği anlaşıldığından davalı ...'a harç iadesine yer olmadığına,
7-İstinaf yargılaması aşamasında davalı ... tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde, Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere, 10/07/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan ...
Üye ...
Üye ...
Katip ...