(5237 S. K. m. 6, 53, 220, 314) (3713 S. K. m. 1, 5) (5271 S. K. m. 100, 107, 108, 267, 280, 286) (YCGK. 26.09.2017 T. 2017/16-956 E. 2017/370 K.)
TÜRK MİLLETİ ADINA
Yukarıda açık kimlik bilgileri yazılı bulunan sanık hakkında, ilk derece mahkemesince verilen karar ile dosya içeriği birlikte değerlendirilerek davanın yeniden görülmesine karar verilmiş olmakla, Dairemizce yapılan yargılama sonunda;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
İDDİA: Kırşehir C. Başsavcılığının 18.04.2017 gün ve 2017/119 sayılı iddianamesiyle, sanık ....... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği iddiasıyla eylemlerine uyan TCK'nin 314/2, 3713 S.Y.nın 5/1, TCK'nın 53/1. maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle Kırşehir Ağır Ceza Mahkemesi'ne kamu davası açılmış olup,
İLK DERECE MAHKEMESİNİN UYGULAMASI:
Kırşehir Ağır Ceza Mahkemesi 25.07.2017 gün 2017/152 esas ve 2017/309 sayılı kararı ile yüklenen suçtan dolayı sanığın TCK'nin 314/2, 3713 sayılı TMK'nin 5/1, TCK'nın 62/1, maddeleri gereğince neticeten 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, TCK'nin 53/1-2-3, 58/9 ve 63. maddelerinin uygulanmasına, tutukluluk halinin devamına karar verilmiştir.
İSTİNAF İNCELEME AŞAMASI:
İlk derece mahkemesinin hükmüne karşı sanık ve müdafii tarafından ayrıntıları, 27.07.2017, 16.08.2017, 25.07.2017 ve 17.08.2017 tarihli dilekçelerinde açıklandığı biçimde istinaf kanun yoluna başvurmaları üzerine yapılan inceleme sonucunda, Dairemizin yer ve konu bakımından yetkili olduğu, hükmün istinaf edilebilir olduğu, istinaf edenin kanun yoluna başvurmaya hakkının bulunduğu, istemin süresinde olduğu kabul edilerek; "sanığın kriptolu ByLock haberleşme ağına dahil olup olmadığının teknik verilerle tespitinin sağlanması ve sanık hakkında temel cezanın belirlenmesindeki kriterlerin değerlendirilmesi" amacıyla, CMK'nin 280/1-e maddesi gereğince duruşma açılmasına ve davanın yeniden görülmesine karar verilerek yargılama yapılmıştır.
SAVUNMA:
Sanık ....... 20.06.2017günü ilk derece mahkemesinde yaptığı savunmasında: "Karaman doğumluyum, ilk, orta ve lise 2'ye kadar olan kısmı Kayseri'nin Pınarbaşı ilçesinde okudum, Lise son sınıfı Nevşehir'in Kozaklı ilçesinde okudum. Lise bittikten sonra üniversiteye hazırlanmak amacıyla Kırşehir ....... Dershanesine gittim, 1997-2001 arasında Dumlupınar Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Kamu Yönetimi bölümünü bitirdim. Üniversite döneminde ilk iki yıl KYK'da kaldım, daha sonra arkadaşlarla bekar evinde kaldım, kalmış olduğum ev cemaat evi değildi, mezun olduktan sonra 2001 yılı Kasım ayında askere gittim, 2002 yılı Temmuz'da askerden döndüm, daha sonra memleketim olan Kırşehir'e döndüm ve kamu sınavlarına hazırlandım, kazanamadım, 2003 yılının sonunda İstanbul'a gittim, burada tekstil alanında faaliyet gösteren …… isimli bir firmada 8-9 ay çalıştım. Çalıştığım bu tekstil firmasının FETÖ'yle ilgisi alakası yoktur. 2004 yılı Kırşehir Belediye Başkanlığında geçici işçi kadrosu ile çalışmaya başladım, 2007 yılında kadro aldım, 2011 yılının Kasım ayına kadar burada çalıştım. Belediyeye geçici işçi olarak girmemde ve kadro almamda FETÖ'nün bir alakası yoktur, belediye başkanının gelini benim amcamın kızı idi, o vesile ile belediyede çalışmaya başladım. 2011 yılının Kasım ayında 6111 sayılı torba yasa kapsamında Kırşehir İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğüne geçtim. Açığa alındığım 26/07/2016 tarihine kadar burada çalıştım, 29/10/2016 tarihinde ihraç edildim.
10 ve 7 yaşlarında iki çocuğum vardır. Kızım ......., ....... Kreşine gitti, ....... isimli kreş ....... cemaatine aittir, daha sonra 2013-2016 yıllarında Özel ....... Kolejinin ilkokulu okudu. Özel ....... Koleji'nin FETÖ'yle ilgisi alakası bana göre yoktur. Küçük olan ....... ta önce 2-3 ay kadar ....... Kolejinin kreşine gitti, daha sonra oradan aldım ve ....... kreşine gönderdim, daha sonra devlet okulu olan Cumhuriyet İlk Okulunda okula başladı.
Ben ....... Teknik Elemanlar Derneği ve ....... Derneğine üye idim, bu derneklerin FETÖ'yle ilgisi bana göre yoktur, kamu yararına faaliyet gösterdikleri için üye olmuştum. .......'e bağılı ....... Sendikası üyesiyim. Herhangi bir vakfa üye değilim, 17-25 Aralıktan önce çocuğumun eğitiminden dolayı ....... ve .......'ya abone oldum. Ayrıca ......., ......., ......., ....... ve ....... dergi ve gazetelerine aboneliğim vardı. Çocuğumun okuluna kayıt yaptırdığımdan dolayı okulun yönlendirmesiyle okulun anlaşması bulunan Bank..'da hesap açtırdım, çocuğumun okul ücretini 12 taksitte yatırdım, Ben FETÖ'nün çağrısı üzerine bankasyaya para yatırmadım, kendi birikimlerimi faizsiz bankacılıktan dolayı Bank…'ya para yatırdım. Benim bank….'da iki hesabım vardı, bu hesapların katılıp hesabı olup olmadığını bilmiyorum. Ayrıca benim Türkiye ….. Bankasında da hesabım vardır. Eşim adına açıldığı gözüken iki adet hesabın açılmasının sebebi benim, banka görevlileri ek kart verdiklerini söylediler bende açın dedim.
Pasaportum vardır, 2008 yılının Mart ayında Diyanet İşleri Başkanlığının yapmış olduğu organizasyon ile Umreye gittim. …. Derneğine mesaj aracılığıyla yardımda bulundum. ….., …., ….. derneklerinin yapmış olduğu kampanyalara yardımda bulundum. FETÖ'nün evinde yurtlarında kalmadım, toplantılarına, sohbetlerine katılmadım. Örgüt adına burs, himmet, öşür vs.para toplamadım. .. nolu hattı uzun yıllardır kullanırım. 2014-2016 yılları arasında üzerinde ….. yazan telefon cihazını kullandım, telefonuma 2015 yılında virüs girdi, rehberim silinmeye başladı, 2016 yılında ayını hatırlamıyorum telefonumu değiştirdim, ancak zaman olarak ayını hatırlamıyorum 15 Temmuz 2016'dan sonra telefonuma virüs girdiğinden dolayı değiştirdim. 15 Temmuz 2016'dan sonra evde bulunan tuşlu telefonu kullanmaya başladım, tuşlu telefonuma emniyet görevlileri el koymadı. Ben telefonuma bylock indirmedim, kullanmadım, ayrıca benim adıma kayıtlı olan halam .......'ın kullandığı kamu tarifesinden yararlanması için halama verdiğim ....... nolu hatta benim adıma kayıtlıdır. Bank.......'nın önünde ....... il başkanının yapmış olduğu Kırşehir'lileri basın açıklaması için Bank.......'nın önüne davet etmesi nedeniyle öğle arasında dinlemeye gittim. Burada ....... Partisi ve ....... il başkanları vardı, ben protesto amacıyla gitmedim, sadece dinlemek amacıyla gittim. Ben FETÖ'ye ait mühendisler mütevelli heyetinde yer almadım. Tanık .......'i tanırım, ifade tutanaklarına ulaşamadım, beyanını kabul etmiyorum. …..'ı eczacı olması nedeniyle tanıyorum, ......., ......., ......., .......'ı esnaf olmaları nedeniyle tanırım, ben işçiyim ancak ihale işlerine bakıyorum, ben piyasa fiyat araştırması komisyonu üyesi olduğumdan dolayı kamu görevim nedeniyle bu şahıslarla görüştüm. FETÖ terör örgütü üyesi değilim, üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum, ben suçsuzum tahliyemi ve beraatimi talep ediyorum dedi.
Hazırlık ifadesi okundu. Çelişki nedeniyle soruldu; Ben akıllı telefonumu 2014-2016 yılları arasında kullandım, 2016 yılında yeni bir akıllı telefon almadım, akıllı telefonuma virüs girdiği için kullanmayı bıraktım ve virüs olduğuna dair kayıtlar ....... müşteri hizmetlerinden öğrenilebilir buna dair ses kayıtlarının istenilmesini talep ediyorum, daha sonra evde bulunan tuşlu telefonu kullanmaya başladım" şeklinde savunmada bulunmuştur.
Sanık 12.07.2018 günü Dairemizde gerçekleştirilen duruşmada yaptığı savunmasında: "Ben ilk derece mahkemesinde ayrıntılı olarak yaptığım savunmamı tekrar ediyorum, bylock isimli programı kesinlikle kullanmadım, örgüt üyelerinin 2014 yılında bu programı kullandıkları bilinmektedir, benim ile ilgili tespitler 2015 yılının sonuna ilişkindir, Yargıtay 16. Ceza Dairesi kullanıcı adı ve şifresi olmayan CGNAT kayıtlarının mahkumiyete esas alınamayacağını kabul etmiştir ve Erzurum BAM kararını bozmuştur, benim konumumda buna uymaktadır, ilk derece mahkemesinin verdiği kararın bozulmasını talep ediyorum. Bank.......ya talimatla para yatırılması istenilen tarih 2014 yılı başlarıdır, benim hesap hareketim ise 2015 yılına ilişkindir, dolayısıyla talimatla para yatırmam ya da şifreli program yüklemem söz konusu değildir." şeklinde savunmada bulunmuştur.
Sanık müdafii Av. ....... 12.07.2018tarihinde Dairemizde gerçekleştirilen duruşma sırasında yaptığı savunmasında: "Sanığın savunmalarına aynen iştirak ediyoruz, müdafiisi bulunduğum sanık hakkında bylock programını kullanma noktasında Yargıtay 16. Ceza Dairesinin kararlarında açıklandığı şekilde sadece CGNAT verileri mevcut olup kimin tarafından yüklendiği, mesaj, mail içeriklerinin olup olmadığı, kimlerle irtibat içerisinde olunduğu ispat edilememiştir. Benzer konularda yüksek mahkeme bozma kararları vermiştir. TCK'daki örgüt üyeliği suçunun unsurları ve yargısal kararlarda aranan hususlar dosyamızda sanıkla ilgili olarak teşekkül etmemiştir. Bir gazeteye abone olmak, çocuklarını özel bir okulda okutmak, yasalar çerçevesinde kurulan bankaya inançları gereği para yatırmak bu banka yoluyla çocuklarının okul taksitlerini ödemek eylemlerini gerek uluslararası hukuk gerekse iç hukuk kuralları ve yargısal kararlarla suç olmadığı vurgulanmıştır. Eylemler tamamen yasalar çerçevesinde gerçekleştirilen günlük yaşama ilişkin şeylerdir. Müvekkil unsurları oluşmayan bu suçtan dolayı uzun süredir tutukludur, öncelikle beraatına karar verilmesi aksi düşünülüyor ise uzun tutukluluk halinin sonlandırılmasını talep ediyoruz." şeklinde savunmada bulunmuştur.
DELİLLER:
-İfadeler, ByLock kullanımına ilişkin Kırşehir İl Emniyet Müdürlüğü KOM Şube Müdürlüğünce gönderilen cevabi yazı içeriği, Bank ....... kayıtları, Kırşehir Valiliği İl Dernekler Müdürlüğünün dernek üyeliğine ilişkin kayıtlar, bilirkişi raporu, tanık beyanları, olay, yakalama ve arama tutanakları.
-ByLock tespit tutanağı, "Kırşehir Emniyet Müdürlüğü KOM Şube Müdürlüğünün 07.06.2017 tarihli "Yeni ByLock Sorgu Sonucu" raporu ile sanık .......'ın (TC: ……) ….numaralı GSM hattı ile …. imei numaralı cihazla ByLock sistemine ilk kez 12.09.2015 tarihinde giriş yaptığı "tespiti,
- Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanlığı'nın 14.03.2018 tarihli sanığın adına kayıtlı ve kullandığı……. numaralı GSM hattı ve bu hatta kullanılan imei …… numarasının; HTS, HIS (CGNAT) kayıtları ile ByLock'un belirlenen IP numaralarına bağlantı yaptığı tarih, saat ve baz istasyonu gösterir kayıtlar,
Bilgi Teknolojileri ve İletişim kurumu Başkanlığından temin edilen verilere göre;
....... numaralı GSM hattı ile 21.09.2015 ve 17.12.2015 tarihleri arasında ByLock sunucuları/sistemlerine ait ....... nolu IP, ....... imei numarası ile iletişim kurulduğu, belirtilen tarih aralığında ByLock sunucuları ile 3 farklı günde 20 kez bağlantı yapıldığı belirlenmiştir.
Adli bilişim uzmanı tarafından hazırlanan 29.05.2018 tarihli bilirkişi raporu içeriğine göre: 0 530 656 .. .. numaralı telefon hattının GSM ve GPRS bağlantısı ile internet trafik kayıtları (HIS-CGNAT)'nın aynı cihazlar üzerinden yapıldığı, iletişim tespitleri ile baz istasyonu kayıtlarının teknik olarak uyumlu olduğunun tespit edildiği bildirilmiştir.
-Bank ....... kayıtları; sanığın 3843892 müşteri nolu Bank ....... hesabının bulunduğu, 04.02.2014 tarihinde 30.000 TL katılım hesabı açtırdığı tespit edilmiştir.
-Kırşehir Valiliği İl Dernekler Müdürlüğünün dernek üyeliğine ilişkin 06.06.2017 tarihli yazısında .......'ın ....... Derneği, ....... Teknik Elemanlar Derneği üyesi olduğuna ilişkin kayıtlar.
Tanık beyanları:
Kırşehir Ağır Ceza Mahkemesinin 10.07.2017 tarihli duruşmasında tanık ....... beyanında: "Ben sanık .......'ı 7-8 yıldır tanırım, daha önce belediyede çalışıyordu, daha sonra Tarım İl Müdürlüğüne geçti, ben kendisini tanıdığımdan beri ....... örgüte ait mühendisler mütevelli heyetinde görev yaptı, 17/25 Aralıktan sonra mühendisler mütevelli heyetinde bulunuyordu, örgütün mütevelli heyetinin görevi öşür, himmet, fitre toplamak, gazete ve dergiye abone yapmak, sohbetlere adam toplamak gibi görevleri vardır. Benim bilgim ve görgüm bundan ibarettir" şeklinde beyanda bulunmuştur,
Kırşehir Ağır Ceza Mahkemesinin 11.07.2017 tarihli duruşmasında tanık ....... beyanında: "Ben sanığı tanırım, ben zaman, bugün, özgür düşünce, yeni hayat gazetelerinin dağıtıcılığını 2006 yılından 2016 yılına kadar yapardım. Sanık .......'a 2009 veya 2010 yıllarından itibaren başlayarak 2016 yılına kadar yukarıda isimlerini saymış olduğum gazeteleri getiriyordum. ....... ….. ta oturuyordu. Benim bildiğim kadarı ile ....... Tarım il müdürlüğünde çalışıyordu. .......'ın gazete alırken yanlış hatırlamıyorsam kod adı kullandı ancak hangi kod adını kullandığını hatırlamıyorum, ....... Apartmanında ....... kendi adına abone idi sitede oturan başka kişiler adına abone değildi. ....... apartmanı A/Blokta da iki öğrenci abone idi onlara gazete bırakıyordum, benim bilgim ve görgüm bundan ibarettir" şeklinde beyanda bulunmuştur,
İDDİA MAKAMININ ESAS HAKKINDAKİ MÜTALAASI:
Yapılan yargılama, HTS kayıtları, BTK Başkanlığı kayıtları ve tüm dosya kapsamından;
Sanığın adına kayıtlı telefon hattı ile farklı günlerde Bylock sunucu sistemleri ile iletişim kurduğu, böylelikle oluşturulması kullanılması ve teknik özellikleri itibarıyla münhasıran FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarınca kullanılan kriptolu iletişim ağı Bylock programını kullanarak dosyada mevcut diğer delillerle birlikte örgüt hiyerarşisi içerisinde hareket ettiği sabit olduğundan;
İlk derece mahkemesinin usul ve yasaya uygun olan kararına karşı yapılan istinaf isteminin esastan reddine, sanığın üzerine atılı suçun vasıf ve mahiyeti, mevcut delil durumu gözetilerek sanığın tutukluluk halinin devamına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ/KABUL ve GEREKÇE:
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 gün ve 2017/956-370 sayılı ilamı, Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 24.04.2017 gün ve 2015/3-2017/3 sayılı kararı ve benzer nitelikteki kararlarında ayrıntılı biçimde açıklandığı üzere;
a) Genel Olarak Suç Örgütü:
Örgütlü suçluluk daha ziyade kriminolojik bir kavram olup, maddi ceza hukuku bakımından "örgüt mensubu suçlu" deyiminden; suç işlemek için örgüt kurmak, yönetmek, bu örgüte üye olmak veya örgütün faaliyeti çerçevesinde suç işlemek anlaşılmaktadır (TCK. md. 6/1-j). Yapılanma biçimi ne olursa olsun kanunlarda suç olarak tanımlanan fiillerin işlenmesi amacıyla oluşturulmuş yapılanmalara suç örgütü denmektedir.
TCK’nın 220. maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçu", örgüt kuran ya da yönetenlere göre daha hafif cezalandırılmıştır.
Tipik eylem unsuru; Örgüte üye olanlar, örgütte kurucu ya da yönetici konumunda olmayan, örgütün amacına yönelik nedensel hareketi olan, örgüt disiplinine bağlı, örgüt hiyerarşisi içinde yer alan kişilerdir (Çetin Özek, “Organize Suç”, Prof. Dr. Nurullah Kunter’e Armağan, İstanbul, 1998, s.241).
Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi, örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir.
Örgüt üyesinin bu suçtan cezalandırılması için örgüt faaliyeti kapsamında ve amacı doğrultusunda bir suç işlemesi gerekmez ise de, örgütün varlığına veya güçlendirilmesine nedensel bir bağ taşıyan maddi ya da manevi somut bir katkısının bulunması gerekir. Örgüt üyelerinin birbirlerini tanımaları şart olmadığı gibi, örgüt kurucularını, yöneticilerini de tanımaları şart değildir. Ancak kişinin bir örgüte katıldığını ve kendisiyle birlikte başka kişilerin de var olduğunu bilmesi gerekir.
b) Genel olarak Terör Tanımı:
Ceza Hukukumuzda terörün tanımı ve hangi suçların terör suçu sayılacağı 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 1. maddesinde gösterilmiş olup, bu tanıma göre bir eylemin terör eylemi sayılabilmesi için, eylemin cebir ve şiddet kullanarak; baskı, korkutma, yıldırma, sindirme veya tehdit yöntemlerinden birini içermesi gerekmektedir. Eylemle, Anayasada belirtilen Cumhuriyetin niteliklerini, siyasî, hukukî, sosyal, laik, ekonomik düzenini değiştirmek, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmak, Türk Devletinin ve Cumhuriyetin varlığını tehlikeye düşürmek, Devlet otoritesini zaafa uğratmak veya yıkmak veya ele geçirmek, temel hak ve hürriyetleri yok etmek, Devletin iç ve dış güvenliğini, kamu düzenini veya genel sağlığı bozmak amaçlanmalıdır. Eylemi gerçekleştiren kişi veya kişilerin bir örgüte mensup olmaları gereklidir.
c) TCK'nin 314. Maddesinde Düzenlenen Terör Örgütüne Üye Olma Suçu:
Maddede geçen temel kavram örgüttür. Dikkat edilmelidir ki, genel olarak suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, yönetmek veya bu örgüte üye olmak TCK'nın 220. maddesinde yaptırım altına alınmış olmasına rağmen bu maddede, işlenmesi amaçlanan suçlar bakımından bir sınırlama getirilmiştir. Keza, her iki suç arasında örgütün niteliği bakımından da farklılık bulunmaktadır. Bu madde kapsamına giren örgütün silahlı olması gerekmektedir.
Bir oluşumun, bir yapılanmanın silahlı terör örgütü sayılabilmesi için, TCK'nin 220. maddesinde düzenlenen suç işlemek için örgüt kurma suçunda örgütün varlığı için gerekli koşulların yanında, TCK'nin ikinci kitap, dördüncü kısım, dördüncü ve beşinci bölümlerinde yer alan suçları "amaç suç" olarak işlemek üzere kurulmuş ve amaca matuf bir eylem gerçekleştirmeye yeterli derecede silahlı olması ya da bu silahları kullanabilme imkanına sahip bulunması gerekir. Bu maddedeki suçu, TCK'nin 220. maddesinde düzenlenen suçtan ayıran en önemli ölçüt budur.
d) FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü:
Kendisini kısaca "Hizmet hareketi" olarak tanımlayan FETÖ/PDY; paravan olarak kullandığı dini, din dışı dünyevi emellerine ulaşma aracı haline getiren, siyasi, ekonomik ve toplumsal yeni bir düzen kurma düşüncesine sahip örgüt liderinden aldığı talimatlar doğrultusunda hareket eden, bu amaçla öncelikle güç kaynaklarına sahip olmayı hedefleyen, güçlü olmak ve yeni bir düzen kurmak için şeffaflık ve açıklık yerine büyük bir gizlilik içerisinde olmayı ilke edinen, gizlilikten görünmez bir duvar inşa edip bu duvarın arkasına saklanan, böyle bir örgütlenmenin olmadığına herkesi inandırmaya çalışarak ve bunda başarılı olduğu ölçüde büyüyüp güçlenen, bir yandan da bu düşman üzerinden mensuplarını motive eden, "Altın Nesil" adını verdiği kadrolarla sistemle çatışmak yerine sisteme sahip olma ilkesiyle devlete tabandan tavana sızan, bu kadroların sağladığı avantajlarla devlet içerisinde belli bir güce ulaştıktan sonra hasımlarını çeşitli hukuki görünümlü hukuk dışı yöntemlerle tasfiye eden, böylece devlet aygıtının bütün alt bileşenlerini ünite ünite kontrol altına almayı ve sisteme sahip olmayı planlayıp, ele geçirdiği kamu gücünü de kullanarak toplumsal dönüşümü sağlamayı amaçlayan kendine özgü bir terör örgütüdür.
FETÖ/PDY küresel güçlerin stratejik hedeflerini gerçekleştirmek üzerine kurulan bir maşa olarak, Anayasada belirtilen Cumhuriyetin niteliklerini, siyasi, hukuki, sosyal, laik, ekonomik düzeni değiştirmek, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmak, Türkiye Devletini ve varlığını tehlikeye düşürmek, Devlet otoritesini yıkmak ve daha sonra ele geçirmek, temel hak ve hürriyetleri yok etmek, Devletin iç ve dış güvenliğini, kamu düzenini bozmak amacıyla kurulmuş bir terör örgütüdür. Bu örgüt, kuruluşundan 15 Temmuz 2016 sürecine kadar, örgüt lideri Fethullah Gülen tarafından belirlenen ideolojisi doğrultusunda amaçlarını gerçekleştirmek üzere eylem ve fikir birliği içinde hareket etmiştir.
Örgütün kurucusu, yöneticileri ve üyeleri arasında sıkı bir hiyerarşik bağın mevcut olduğu, gizliliğe riayet ettiği, görünür yüzüyle gerçek yüzü arasındaki farkı gizlediği, amaca ulaşabilmek için yeterli eleman, araç ve gerece sahip olduğu, amacının Anayasada öngörülen meşru yöntemlerle iktidara gelmek olmayıp örgütün yarattığı kaos ortamı sonucu ayrıca devletin yanında oluşturduğu Paralel Devlet Yapılanmasıyla demokratik olmayan yöntemlerle cebir şiddet kullanmak suretiyle parlamento, hükumet ve diğer Anayasal kurumları fesih edip iktidara gelmek olduğu, bu amacı gerçekleştirmek için polis ve jandarma teşkilatı, MİT ve Genel Kurmay Başkanlığı gibi kuvvet kullanma yetkisine haiz kurumlardaki üyeleri vasıtasıyla meşru organlara ve halka karşı silah kullanmak suretiyle amaç suça elverişli öldürme, yaralama gibi çok sayıda vahim eylem gerçekleştirdiğinin, anılan örgüt mensupları hakkında 15 Temmuz darbe girişiminden ya da örgüte mensubiyetlerinden dolayı açılıp bir kısmı derdest olan ya da mahkemelerce karara bağlanan davalar, bu davalarda dinlenen itirafçı sanıkların savunmaları ve gizli-açık tanık anlatımları, örgüt lider ve yöneticilerinin açık kaynaklardaki yazılı ve sözlü açıklamaları, Emniyet Genel Müdürlüğü'nün örgüt hakkındaki raporu gibi olgu ve tespitler dikkate alındığında, 3713 sayılı Kanunun 1. maddesinde tanımlanan, amaca ulaşmak için silah başta olmak üzere her türlü cebir ve şiddeti araç olarak kullanan, 5237 sayılı TCK'nın 314/1-2 maddesi kapsamında silahlı bir terör örgütü olduğu anlaşılmıştır.
e) Bylock İletişim Sistemi ve Hukuki Alt Yapısı:
Bylock uygulaması, güçlü bir kripto sistemi ile internet bağlantısı üzerinden iletişim sağlamak üzere, gönderilen her bir mesajın farklı bir kripto anahtarı ile şifrelenerek iletilmesine dayanan bir sistemdir. Bu iletişim programı özel bir server üzerinden yalnız örgüt üyelerinin kullanabileceği özel bir yazılım olarak üretilen, üyelerin deşifre olmadan özel bir şifreleme yöntemi kullanarak kendi aralarındaki iletişimini sağlayan bir programdır.
Bylock isimli programın indirilmesinin yeterli olmadığı, kullanılması için özel kurulum gerektiği, Bylock uygulamasına kayıt işlemlerinin programın, internetten indirme, taşınabilir hafıza kartları, bluetooth uygulamaları vb. yöntemlerle kullanılmak istenilen telefona yüklenebildiği, istisnai olarak 2014 yılı başlarında bir süre herkesin yüklemesine açık olduğu, daha sonra ise ifadeler, mesaj ve maillerde geçtiği gibi, örgüt mensubu aracılar tarafından USB bellek, hafıza kartları ve bluetooth kullanılarak yüklemeler yapıldığı anlaşılmıştır. Programı indirmenin mesajlaşma için yeterli olmadığı, mesajlaşmanın gerçekleşmesi için sistem tarafından kayıt olan kullanıcılara otomatik olarak atanan ve kullanıcıya özel olan ID (kimlik numarasının) bilinmesi ve karşı taraftan onaylanması gerektiği, aksi halde kişiler listesine eklenemeyeceği ve mesajlaşmanın gerçekleşmeyeceği, programın kayıt esnasında kullanıcıdan sadece bir kullanıcı adı ile parola üretmesini istediği anlaşılmaktadır.
Arkadaş ekleme işlemi, anılan uygulamaya kayıt olurken kullanıcı tarafından verilen “kullanıcı adı” (kodu/rumuzu) olarak isimlendirilen şahsa özel kodun girilmesi suretiyle gerçekleştirilmektedir. Uygulama üzerinde telefon numarası veya “ad soyad” bilgileri ile arama yapılarak kullanıcı eklenmesine imkan bulunmamaktadır. Diğer taraftan Bylock uygulamasına benzer veya yaygın mesajlaşma uygulamalarında bulunan; telefon rehberindeki kişilerin uygulamaya otomatik olarak eklenmesi özelliği bulunmamaktadır. Kullanıcıların birbirleri ile Bylock uygulaması üzerinde iletişime geçebilmeleri için tarafların birbirlerinin “kullanıcı adı/kodu” bilgilerini bilmeleri ve her iki tarafından diğerini arkadaş olarak eklemesi gerekmektedir. Kısaca, programı kullanmak için ilk önce konuşulacak kişinin ID’sinin (kimlik numarasının)eklenmesi gerektiğinden, isteyen her kişinin istediği zaman bu sistemi kullanma imkanının olmadığı anlaşılmaktadır.
Kişi mobil telefon cihazında veya bilgisayarında, özel bir iletişim ağına dahil olarak bir program kullanılabilir. Ancak, bu iletişim ağının suç işlemek amacıyla oluşturulmuş ve münhasıran bir suç örgütünün mensupları tarafından kullanılmakta olan bir ağ olduğunu somut delillere dayanması halinde, kişinin, suç örgütünün mensupları tarafından kullanılmakta olan bir ağa bu özelliğini bilerek (kasten) dahil olması ve hatta bu ağı iletişim için kullanılması, iletişim içerikleri tespit edilmese bile, suç örgütü ile bağlantısını gösterir bir delil olarak kabul etmek gerekmektedir.
Bylock iletişim sistemi, açıklanan somut delillerle kanıtlandığı üzere, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan, global bir uygulama görüntüsü altında münhasıran FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanımına sunulan bir ağ olması nedeniyle; örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak, kesin kanaata ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde, kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacaktır.
f) Yukarıda sıralanan ilkeler doğrultusunda sanığın FETÖ/PDY terör örgütü ile olan ilişkisi ve bu bağlamda yapılan duruşma sonucunda hukuki durumunun tespiti:
Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü KOM Daire Başkanlığından, sanık adına kayıtlı ve kullanımında olan ....... numaralı GSM hattı ile ilgili getirilen kayıtlar ve tüm dosya içeriği dikkate alınarak; adli bilişim uzmanı bilirkişiye rapor düzenlettirilmiş 29.05.2018 tarihinde sunulan raporun, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanlığı tarafından hazırlanan HIS (CGNAT) kayıtları, Emniyet Genel Müdürlüğü KOM Daire Başkanlığı tarafından hazırlanan Bylock tespit tutanakları, Bank ....... kayıtları, Kırşehir Valiliği İl Dernekler Müdürlüğünün dernek üyeliğine ilişkin kayıtlar, tanık beyanları ile dosya kapsamına uygun, ayrıntılı, karşılaştırmalı ve denetime açık olması nedeniyle benimsenerek hükme esas alınmıştır.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 gün ve 2017/956-370 sayılı ilamı, Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 24.04.2017 gün ve 2015/3-2017/3 sayılı kararı ve benzer nitelikteki kararlarında ayrıntılı biçimde açıklandığı üzere; ByLock uygulaması global bir uygulama görüntüsü altında münhasıran FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle; örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğu ve gizliliği sağlamak amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaata ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde, kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağı kabul edilmiştir.
Soruşturma ve kovuşturma sürecini yansıtan tutanak ve belgeler, Dairemiz tarafından istinaf kanun yolu aşamasında yapılan işlemler ile icra edilen duruşma ve tüm dosya içeriğine göre, sanığın adına kayıtlı olduğu belirlenen ve kendi kullanımında olduğunu kabul ettiği ....... numaralı GSM hattı ile 21.09.2015 ve 17.12.2015 tarihleri arasında ByLock sunucuları/sistemlerine ait ....... nolu IP ve ....... imei numarası ile iletişim kurulduğu, belirtilen tarih aralığında ByLock sunucuları ile 3 farklı günde 20 kez bağlantı kurulduğu, Bylock sunucuları ile yapılan bağlantıların belirtilen telefon numarasıyla gerçekleştirilen iletişimin ve hattın kullanıcısının sanık olduğunun ayrıntılı biçimde açıklandığı,
Sanığın ByLock uygulamasına gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullandığı gerek Emniyet Genel Müdürlüğü KOM Dairesi Başkanlığı tarafından ve gerekse Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanlığı tarafından yapılan tespitlerle şüpheden uzak ve kesin kanaata ulaştıracak biçimde belirlendiği, sanık adına kayıtlı ve kullanımında olduğunu ikrar ettiği 0 536 656 .. .. numaralı GSM hattının sanık dışında bir başkası tarafından kullanılma olanağının da bulunmadığı anlaşılmakla;
Eğitim düzeyi, yaptığı görev nedeniyle edindiği bilgi, tecrübe ve konumu itibariyle örgütün nihai amacını, Devlet kurumlarında ve silahlı kuvvetlerdeki yapılanmasını ve burada devletin her türden silahını elinde bulunduran örgüt mensuplarının gerektiğinde bu gücü örgütün amacı doğrultusunda kullanacaklarını bilmesi beklenen sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olduğu konusunda şüphe de bulunmadığı; teknik özellikleri, indirilme ve kullanma yöntemi, kullanıcıları ve muhtevası itibariyle sadece FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanması amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgüt mensupları tarafından kullanıldığı tespit edilen Bylock iletişim sistemine, bu özelliğini bilerek (kasten) dahil olan ve birçok kez kullanan, örgüt liderinin çağrısı üzerine Bank.......'yı kurtarmaya yönelik örgütsel bilinçle Bank ....... mevduatını geliri ile orantısız bir şekilde artıran sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne müzahir olmaları nedeniyle 667 Sayılı KHK ile kapatılan ....... Derneği ve ....... Teknik Elemanlar Derneğine üye olması ve tanık anlatımları karşısında, inkara dayanan savunmalarına itibar edilmeyerek dosya içerisinde bulunan diğer delillerle birlikte FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olduğu konusunda tam bir vicdani kanaat oluştuğundan, ilk derece ilk derece mahkemesinin alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tertibi kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik bulunmadığından, istinaf isteğinin esastan reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
1-Sanık hakkında silahlı terör örgütü üyeliği suçundan ilk derece mahkemesi tarafından verilen hükümde bir isabetsizlik bulunmadığından sanık ve müdafiinin istinaf dilekçelerinde ve duruşmada ileri sürdükleri tüm itiraz ve savunmaların reddiyle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 280. maddesinin 2. fıkrası uyarınca duruşmalı incelemesi yapılan hükme yönelik İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
2-Sanık .......'a yüklenen silahlı terör örgütü üyeliği suçunun niteliği, mevcut delil durumu, kuvvetli suç şüphesinin bulunduğunu gösteren dosya kapsamındaki bilgi ve belge içerikleri, atılı suçun CMK'nin 100/3-a-11 maddesinde öngörülen suçlardan oluşu, verilen ceza miktarı karşısında kaçma şüphesinin varlığı, adli kontrol hükümlerinin yetersiz kalacağı ve atılı suç bakımından tutuklama tedbirinin orantılı bir tedbir niteliğini taşıması, tutukluluk halinin devamının Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 5 ve 6. maddesindeki koşullara uygun bulunduğu anlaşılmakla, CMK'nin 100/3-a-11 ve 108. maddeleri gereğince TUTUKLULUK HALİNİN DEVAMINA,
Tutukluluğun devamına ilişkin bu karara karşı tefhim tarihinden itibaren 7 gün içerisinde Dairemize verilecek dilekçe veya tutanağa geçirilip hâkime onaylatmak üzere zabıt katibine beyanda bulunmak veyahut da bir başka ilk derece ceza mahkemesi veya Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe göndermek, ilgilinin cezaevinde bulunması halinde Ceza İnfaz Kurumu ve Tutukevi Müdürlüğüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle CMK'nin 267 ve devamı maddeleri uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi Başkanlığına İTİRAZ edilebileceğine,
Sanığın tutukluluk halinin devamına dair verilen kararın sanık yakınlarından birine veya belirlediği bir yakınına CMK'nin 107/1 maddesi gereğince kolluk marifetiyle tebliğine (sanık tebliğini istemedi)
3-Sanığın gözaltında ve tutuklulukta geçirdiği sürelerin TCK'nin 63/1 maddesi uyarınca cezasından MAHSUBUNA,
4-CMK'nin 330/1. maddesi gereğince, ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama gideri hariç, istinaf aşamasında yapılan 2 adet posta gideri ve 1 adet davetiye gideri toplam 25.50 TL yargılama gideri ile bilirkişi ücreti olan 300 TL olmak üzere toplam 325.50 TL'nin sanıktan tahsili ile maliye hazinesine gelir kaydına,
5-Kararın kesinleşmesinden sonra dosyanın ilk derece mahkemesine iadesine, 5320 sayılı Kanunun 16. maddesi gereğince, hüküm kesinleştiğinde kesinleşme şerhli bir suretinin ilk derece mahkemesi tarafından soruşturmada görev alan kolluk birimine ve 657 saylı Kanunun 131/3 maddesi gereğince sanığın bağlı olduğu bakanlık veya kurum veya kuruluşa gönderilmesine,
Dair sanık ve müdafii Av. .......'in yüzüne karşı, BAM Cumhuriyet Savcısı .......'un katılımıyla, mütalaaya uygun, CMK'nin 280/2 ve 286 maddeleri uyarınca verilen karara yönelik olarak, duruşmada hazır bulunanlar yönünden tefhim tarihinden, yokluğunda karar verilenler yönünden ise tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içerisinde hükmü veren Dairemize bir dilekçe verilmesi ya da zabıt kâtibine beyanda bulunup tutanak tutturup hâkime onaylatmak veya bir başka ilk derece ceza mahkemesi ya da bölge adliye mahkemesi ceza dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek, ilgilinin ceza evinde bulunması halinde, ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle, CMK'nin 286 ve devamı maddeleri uyarınca Yargıtay ilgili Ceza Dairesinde TEMYİZ kanun yolu açık olmak üzere 12.07.2018 tarihinde oybirliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. (¤¤)