(5237 S. K. m. 53, 63) (4721 S. K. m. 5) (3713 S. K. m. 3, 5) (5721 S. K. m. 280) (16 CD 24.04.2017 T. 2015/3 E.2017/3 K.)
TÜRK MİLLETİ ADINA
Yukarıda açık kimlik bilgileri yazılı bulunan sanık hakkında, ilk derece mahkemesince verilen karar ile dosya içeriği birlikte değerlendirilerek davanın yeniden görülmesine karar verilmiş olmakla, Dairemizce yapılan yargılama sonunda;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
İDDİA:
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 17.03.2017 gün, 2017/44885 soruşturma ve 2017/1628 sayılı iddianamesi ile sanık ...... hakkında silahlı terör örgütüne (FETÖ/PDY) üye olma suçundan dolayı, TCK'nin 314/2, 53, 58/9, 63. maddeleri ile 3713 sayılı TMK'nin 3 ve 5/1. maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle Ankara 20. Ağır Ceza Mahkemesi'ne kamu davası açılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN UYGULAMASI:
Ankara 20. Ağır Ceza Mahkemesi 07.06.2017 gün ve 2017/6 esas ve 2017/34 sayılı karar ile yüklenen suçtan dolayı sanığın TCK'nin 314/2, 3713 sayılı sayılı TMK'nin 5/1, TCK'nin 62. maddeleri gereğince sonuç olarak 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, TCK'nin 53, 58 ve 63. maddelerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
İSTİNAF İNCELEME AŞAMASI:
İlk derece mahkemesinin hükmüne karşı sanık müdafii tarafından ayrıntıları 13.06.2017 ve 28.06.2017 tarihli dilekçelerinde açıklandığı biçimde istinaf kanun yoluna başvurması üzerine yapılan inceleme sonucunda, Dairemizin yer ve konu bakımından yetkili olduğu, hükmün istinaf edilebilir olduğu, istinaf edenin kanun yoluna başvurmaya hakkının bulunduğu, istemin süresinde olduğu anlaşılmakla; "sanığın kriptolu Bylock haberleşme ağına dahil olup olmadığının teknik verilerle tespitinin sağlanması, ilk derece mahkemesinin kararından sonra istinaf kanun yolu aşamasında elde edilen deliler ile dosya içerisinde bulunan bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesi amacıyla" CMK'nin 280/1-e maddesi gereğince davanın yeniden görülmesine ve duruşma açılmasına karar verilerek yargılama yapılmıştır.
SAVUNMA:
Sanık ...... 24.04.2017 tarihli ilk derece mahkemesindeki savunmasında:
"Ben üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum, Ben 15 yıldır, ...... İlköğretim Okulunda öğretmenlik yapmaktayım, Bu okul şu anda KHK ile kapanmıştır. Ben çalışmış olduğum okulun FETÖ-PDY terör örgütü ile herhangi bir bağlantısı olup olmadığını bilmiyorum, Ben FETÖ-PDY terör örgütünün herhangi bir faaliyetine katılmadım. Ben Kastamonu'da öğrenciyken 1998 ve 1999 yılında Kredi Yurtlar'dan yurt çıkana kadar bu yapıya ait yurtta 1 sene kaldım. Daha sonra Kredi Yurtlar Kurumuna ait yurda geçtim, Maaşımı çalıştığım kurumum Bank ......'dan ödediği için bu nedenle hesabım vardır. Biz telefonla derslere giremiyorduk. Uzun süreli telefonumu kimseye bıraktığım olmadı. Ben Bylock programı kullanmadım, ...... nolu hat benim adıma aittir. Bu hattı uzun zamandır kullanmaktayım. 10/11/2014 tarihinde de bahsi geçen hattı ben kullanmakta idim ancak bylock programını ben yüklemedim, kimin yüklediğini de bilmiyorum, telefonumu da herhangi bir şahsa program yüklemesi için vermedim. Ben ...... Eğitim İş'e üyeydim, ancak darbe girişiminden sonra kapatılınca örgütle bağlantılı olduğunu öğrendim. Benim o dönemde eşim işsiz kalmıştı, ben de işsiz kalırsam diye sendikanın sahip çıkacağını düşünerek ...... Eğitim İş'e üye oldum. Ben ...... isimli şahsı okulun genel müdürü olarak biliyorum, bu şahısla ne yüzyüze ne de cep telefonu ile görüşmedim. Bana ait olan ...... numaralı hattı benden başka kullanan kesinlikle olmadı. ...... Eğitim Yayın Ltd. Şti. ve ...... Eğitim Yayın Ltd. Şti. okulun SGK kayıtlarında geçmektedir. Başkaca bir kurumda da çalışmadım," şeklinde savunmada bulunmuştur.
Sanık ...... 07.11.2018 ve 15.11.2018 tarihinde Dairemizde gerçekleştirilen duruşmalar sırasında yaptığı savunmalarında:
"Ben yüklenen suçlamaları kabul etmiyorum, terör örgütü üyesi değilim, mesleğim gereği 7-9 yaş grubundaki çocuklar ile ilgileniyorum, bırakın terör örgütü üyesi olmayı çocuklara bunlardan korumaya çalışıyorum, herhangi bir terör örgütü faaliyeti içerisinde bulunmadım. Ben ...... isimli ...... Okulları'nın genel müdürü olarak biliyorum, ancak kendisiyle ne yüz yüze ne de telefonda görüşmedim, anladığım kadarıyla bu özel okul ...... ismiyle telefon almış ve okullardan herhangi bir öğretmen arandığında veya öğretmen okulu aradığında sanki ...... ile görüşme yapılıyormuş gibi kayıtlar oluşmuş, belirtiğim gibi ben kendisini şahsen tanımıyorum, telefonla da görüşmedim.
İddia makamı mütalaasında, iddianameyi tekrar etmiştir, önceki savunmalarıma ek olarak şunları ifade etmek istiyorum. Çalıştığım kurum devletin ve Milli Eğitim Bakanlığının denetiminde bir kurumdur hatta o dönemlerde kuruma müfettiş gelmişti, eğer yasal olmayan bir durum tespit edilseydi müfettişler bu kurum yasal olmayan işler yapıyor buradan ayrılın şeklinde bizi uyarabilirlerdi, ancak böyle bir şey söylenmemiştir, ben de geçimimi temin etmek amaçlı bu kurumda çalıştım, başka bir amacım ve kastım yoktur," şeklinde savunmada bulunmuştur.
Sanık müdafi Av. ...... 07.11.2018 ve 15.11.2018 tarihinde Dairemizde gerçekleştirilen duruşmalar sırasında yaptığı savunmalarında:
"Sanığın savunmalarına aynen iştirak ediyoruz, ...... isimli kişi ...... Okulları'nın genel müdürü olup, bu okullar ile ilgili telefon hatları anılan kişi adına alınmış olup bu okullara da çalışan öğretmenler ve okulu arayan öğrenci yakınlarının tamamı sanki ...... ile görüşmüş gibi yanlış bir algı meydana gelmiştir. Girmiş olduğumuz başka davalarda bu durum net olarak ortaya konulmuştur. Sanığın Bank......'da bulunan hesabı tamamen maaş karşılığı yatırılan paralar ve normal bankacılık işlemlerine ilişkindir, bilirkişi raporuyla da bu durum ortaya konulmuştur. Bylock isimli programı kullanmadığını müvekkil baştan beri dile getirmiştir, bu programın elde edilmesi, ekleme çıkarma yapılma durumu herkesin malumu bir takım somut olaylarla gözlenmiştir, MİT'in istihbari çalışma dışında böyle bir delil elde edip mahkemeye sunma görevi de bulunmadığından bylock delilini tartışma ve değerlendirme konusu yapmak bile gereksizdir. Ayrıca müvekkil ile ilgili tespit ve değerlendirme tutanağı bulunmamaktadır sadece CGNAT verilerinden hareketle bir kişinin bylock kullanıcısı olduğunu söylemek mümkün değildir. Sanığın sendika üyeliği de tamamen Anayasal bir hakkı kullanmaktan kaynaklıdır ve bu hakkı kullanmak suç oluşturmamaktadır, tüm bu nedenlere sanığın yüklenen suçtan beraatına karar verilmesini talep ediyoruz,
......'ya ait olduğu iddia edilen telefon Ankara ...... İlköğretim Okuluna ait bir telefondur, müvekkilin örgütün tepe yöneticileriyle yapmış olduğu bir görüşme yoktur, telefon görüşmesi okulun santralına ait numaraya ilişkindir, müvekkil yüklenen suçu işlememiştir, ilk derece mahkemesinin kararının bozularak, beraat etmesi için mahalline gönderilmesini talep ediyoruz," şeklinde savunmada bulunmuştur.
DELİLLER:
-Savunmalar, araştırma tutanakları, arama el koyma tutanakları,
-Bank ...... hesap bilgileri; 17.09.2018 tarihli uzman bilirkişi raporuna göre sanığın ...... müşteri numarası ile 20.02.2008 ilk açılış tarihli 13 adet hesabının bulunduğu, bu hesapların 3 adedinin vadesiz mevduat, 4 adedin kredi hesabı, 1 adedinin gayrinakdi kredi hesabı, kalan 5 adedinin ise bankanın sanıktaki muhtelif alacaklarının takibi amacıyla açılmış olduğu, sanık tarafından açılan katılım hesabı bulunmadığı, yatırılan paraların maaş ödemeleri olup mevcut hesap hareketlerinin mutad bankacılık işlemleri olduğu belirtilmiştir.
-Dernek kayıtları; sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne müzahir KHK kapsamında kapatılan bir dernek üyeliğinin bulunmadığı belirlenmiştir.
-Sendika kayıtları; 27.02.2017 tarihli araştırma tutanağına göre sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne müzahir KHK kapsamında kapatılan ......-Eğitim İş sendikası üyeliği bulunduğu belirtilmiştir.
-SGK kayıtları; sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisakı bulunan ...... Eğitim Yay. Tic. Aş ile ...... Eğitim Yayın ve Tic. A.Ş. isimli şirketlerde çalıştığı tespit edilmiştir.
-HTS kayıtları; 27.02.2017 tarihli inceleme raporunda sanığın adına kayıtlı ve kullanımında bulunan GSM hattı ile hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütü yöneticiliği suçundan işlem yapılan ve halen firari bulunan ...... ile çok sayıda irtibatı bulunduğu tespit edilmiştir.
-ByLock tespit tutanağı, "Kastamonu Emniyet Müdürlüğü KOM Şube Müdürlüğünün 26 Şubat 2017 tarihli "Yeni ByLock Sorgu Sonucu" raporu ile sanık ......'in (TC: ……) adına kayıtlı ...... numaralı GSM hattı ile ….. ve ….. imei numaralı cihazla ByLock sistemine ilk kez 10.11.2014 tarihinde giriş yaptığı" tespiti,
-Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanlığı kayıtları; sanık adına kayıtlı ......numaralı GSM hattı ve bu hatta kullanılan imei numaralarının Bylock'un belirlenen IP numaralarına bağlantı yaptığı tarih, saat ve baz istasyonunu gösterir HTS, HIS-CGNAT kayıtları,
-Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından; sanık adına kayıtlı ......numaralı GSM hattı üzerinden Bylock programıyla yaptığı iletişim içeriklerinin henüz tespit edilemediği, ancak İD eşleştirme çalışmalarının devam ettiği bildirilmiştir.
-Emniyet Genel Müdürlüğü KOM Daire Başkanlığının 15.08.2018 tarihli yazıları; sanık adına kayıtlı ......nolu GSM hattının henüz mesaj ve mail içeriklerinin tespit edilemediği, kullanıcısı tespit edilemeyen az sayıda kayıt ile ilgili ID eşleştirme çalışmalarının halen devam etmekte olduğu, ID eşleşmesi olması halinde ilgili Cumhuriyet Başsavcılıklarına gönderileceği bildirilerek, Bylock tespit tutanakları ve CGNAT kayıtları gönderilmiştir.
-17.09.2018 tarihli bilirkişi raporunda özetle;
Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu Başkanlığından alınan verilere göre;
ByLock sunucu ve sistemleri ile bağlantı kaydı tespit edilen cihazların Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun e-devlet üzerinden yayınlanan resmi internet sayfasından yapılan sorgulama sonuçlarına göre …… imei nolu cep telefonunun ...... telefon olarak, …….. imei cep telefonunun ...... model telefon olarak kayıtlı olduğu, bu cihazların akıllı telefon (Smart Phone) özelliği olan androıd işletim sistemine sahip cihazlardan olduğu tespit edilmiştir.
...... numaralı GSM hattının sanık adına kayıtlı olduğu, bu hat üzerinden dönem içerisinde ...... ve ….. imei numaralı cihazlarında bulunduğu 5 farklı imei numaralı cihaz takılarak kullanıldığı, 29065 kez arama, aranma, sms ve mms kaydının bulunduğu ayrıca 103698 adet GPRS kaydının bulunduğu, bu kayıtlar arasında en sık iletişim kurduğu şahıslar arasında akrabası olduğu değerlendirilen kendisi ile aynı soy ismi taşıyan şahısların bulunduğu belirtilerek, hattın fiilen sanık tarafından kullanıldığı doğrulanmıştır.
Sanığın adına kayıtlı ve kullanımındaki ...... nolu GSM hattı ile 10.11.2014-11.02.2016 tarihleri arasında ByLock sunucuları/sistemlerine ait …. ve …. nolu IP numaraları ile iletişim kurduğu, bu IP numaraları üzerinden, belirtilen tarih aralığında ByLock sistemine 31 farklı günde 251 kez erişim sağlandığı belirlenmiştir.
İDDİA MAKAMININ ESAS HAKKINDAKİ MÜTALAASI:
Yapılan yargılama toplanan deliller bilirkişi raporları kapsamında ortaya çıkan sonuca göre sanık ......'in kendisine ait ...... numaralı telefon hattı ile 10.11.2014 - 10.02.2016 tarihleri arasında 31 farklı günde 251 kez bylock iletişim ağı ile bağlantı kurduğu, bağlantısını 2 farklı IMEI numaralı cep telefonu ile gerçekleştirdiği, yine sanığın KHK ile kapatılan ...... Eğitim-İş sendikasına üye olduğu anlaşıldığı ayrıca Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/238 esas sayılı dosyasında yargılamalar devam eden FETÖ/PDY silahlı terör örgütü tepe yönetiminde yer alan kişiler ile ilgili görüşme kayıtlarının olduğunun tespit edilmesi karşısında sanık hakkında ilk derece mahkemesi tarafından kurulan mahkumiyet hükmünde bir isabetsizlik görülmediğinden CMK 280/2 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ / KABUL ve GEREKÇE :
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 260/09/2017 gün ve 2017/956-370 sayılı ilamı, Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 24/04/2017 gün ve 2015/3-2017/3 sayılı kararı ve benzer nitelikteki kararlarında ayrıntılı biçimde açıklandığı üzere;
a) Genel Olarak Suç Örgütü:
Örgütlü suçluluk daha ziyade kriminolojik bir kavram olup, maddi ceza hukuku bakımından "örgüt mensubu suçlu" deyiminden; suç işlemek için örgüt kurmak, yönetmek, bu örgüte üye olmak veya örgütün faaliyeti çerçevesinde suç işlemek anlaşılmaktadır (TCK. md. 6/1-j). Yapılanma biçimi ne olursa olsun kanunlarda suç olarak tanımlanan fiillerin işlenmesi amacıyla oluşturulmuş yapılanmalara suç örgütü denmektedir.
TCK’nın 220. maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçu", örgüt kuran ya da yönetenlere göre daha hafif cezalandırılmıştır.
Tipik eylem unsuru; Örgüte üye olanlar, örgütte kurucu ya da yönetici konumunda olmayan, örgütün amacına yönelik nedensel hareketi olan, örgüt disiplinine bağlı, örgüt hiyerarşisi içinde yer alan kişilerdir (Çetin Özek, “Organize Suç”, Prof. Dr. Nurullah Kunter’e Armağan, İstanbul, 1998, s.241).
Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi, örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir.
Örgüt üyesinin bu suçtan cezalandırılması için örgüt faaliyeti kapsamında ve amacı doğrultusunda bir suç işlemesi gerekmez ise de, örgütün varlığına veya güçlendirilmesine nedensel bir bağ taşıyan maddi ya da manevi somut bir katkısının bulunması gerekir. Örgüt üyelerinin birbirlerini tanımaları şart olmadığı gibi, örgüt kurucularını, yöneticilerini de tanımaları şart değildir. Ancak kişinin bir örgüte katıldığını ve kendisiyle birlikte başka kişilerin de var olduğunu bilmesi gerekir.
b) Genel olarak Terör Tanımı:
Ceza Hukukumuzda terörün tanımı ve hangi suçların terör suçu sayılacağı 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 1. maddesinde gösterilmiş olup, bu tanıma göre bir eylemin terör eylemi sayılabilmesi için, eylemin cebir ve şiddet kullanarak; baskı, korkutma, yıldırma, sindirme veya tehdit yöntemlerinden birini içermesi gerekmektedir. Eylemle, Anayasada belirtilen Cumhuriyetin niteliklerini, siyasî, hukukî, sosyal, laik, ekonomik düzenini değiştirmek, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmak, Türk Devletinin ve Cumhuriyetin varlığını tehlikeye düşürmek, Devlet otoritesini zaafa uğratmak veya yıkmak veya ele geçirmek, temel hak ve hürriyetleri yok etmek, Devletin iç ve dış güvenliğini, kamu düzenini veya genel sağlığı bozmak amaçlanmalıdır. Eylemi gerçekleştiren kişi veya kişilerin bir örgüte mensup olmaları gereklidir.
c) TCK'nin 314. Maddesinde Düzenlenen Terör Örgütüne Üye Olma Suçu:
Maddede geçen temel kavram örgüttür. Dikkat edilmelidir ki, genel olarak suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, yönetmek veya bu örgüte üye olmak TCK'nın 220. maddesinde yaptırım altına alınmış olmasına rağmen bu maddede, işlenmesi amaçlanan suçlar bakımından bir sınırlama getirilmiştir. Keza, her iki suç arasında örgütün niteliği bakımından da farklılık bulunmaktadır. Bu madde kapsamına giren örgütün silahlı olması gerekmektedir.
Bir oluşumun, bir yapılanmanın silahlı terör örgütü sayılabilmesi için, TCK'nin 220. maddesinde düzenlenen suç işlemek için örgüt kurma suçunda örgütün varlığı için gerekli koşulların yanında, TCK'nin ikinci kitap, dördüncü kısım, dördüncü ve beşinci bölümlerinde yer alan suçları "amaç suç" olarak işlemek üzere kurulmuş ve amaca matuf bir eylem gerçekleştirmeye yeterli derecede silahlı olması ya da bu silahları kullanabilme imkanına sahip bulunması gerekir. Bu maddedeki suçu, TCK'nin 220. maddesinde düzenlenen suçtan ayıran en önemli ölçüt budur.
d) FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü:
Kendisini kısaca "Hizmet hareketi" olarak tanımlayan FETÖ/PDY; paravan olarak kullandığı dini, din dışı dünyevi emellerine ulaşma aracı haline getiren, siyasi, ekonomik ve toplumsal yeni bir düzen kurma düşüncesine sahip örgüt liderinden aldığı talimatlar doğrultusunda hareket eden, bu amaçla öncelikle güç kaynaklarına sahip olmayı hedefleyen, güçlü olmak ve yeni bir düzen kurmak için şeffaflık ve açıklık yerine büyük bir gizlilik içerisinde olmayı ilke edinen, gizlilikten görünmez bir duvar inşa edip bu duvarın arkasına saklanan, böyle bir örgütlenmenin olmadığına herkesi inandırmaya çalışarak ve bunda başarılı olduğu ölçüde büyüyüp güçlenen, bir yandan da bu düşman üzerinden mensuplarını motive eden, "Altın Nesil" adını verdiği kadrolarla sistemle çatışmak yerine sisteme sahip olma ilkesiyle devlete tabandan tavana sızan, bu kadroların sağladığı avantajlarla devlet içerisinde belli bir güce ulaştıktan sonra hasımlarını çeşitli hukuki görünümlü hukuk dışı yöntemlerle tasfiye eden, böylece devlet aygıtının bütün alt bileşenlerini ünite ünite kontrol altına almayı ve sisteme sahip olmayı planlayıp, ele geçirdiği kamu gücünü de kullanarak toplumsal dönüşümü sağlamayı amaçlayan kendine özgü bir terör örgütüdür.
FETÖ/PDY küresel güçlerin stratejik hedeflerini gerçekleştirmek üzerine kurulan bir maşa olarak, Anayasada belirtilen Cumhuriyetin niteliklerini, siyasi, hukuki, sosyal, laik, ekonomik düzeni değiştirmek, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmak, Türkiye Devletini ve varlığını tehlikeye düşürmek, Devlet otoritesini yıkmak ve daha sonra ele geçirmek, temel hak ve hürriyetleri yok etmek, Devletin iç ve dış güvenliğini, kamu düzenini bozmak amacıyla kurulmuş bir terör örgütüdür. Bu örgüt, kuruluşundan 15 Temmuz 2016 sürecine kadar, örgüt lideri Fethullah Gülen tarafından belirlenen ideolojisi doğrultusunda amaçlarını gerçekleştirmek üzere eylem ve fikir birliği içinde hareket etmiştir.
Örgütün kurucusu, yöneticileri ve üyeleri arasında sıkı bir hiyerarşik bağın mevcut olduğu, gizliliğe riayet ettiği, görünür yüzüyle gerçek yüzü arasındaki farkı gizlediği, amaca ulaşabilmek için yeterli eleman, araç ve gerece sahip olduğu, amacının Anayasada öngörülen meşru yöntemlerle iktidara gelmek olmayıp örgütün yarattığı kaos ortamı sonucu ayrıca devletin yanında oluşturduğu Paralel Devlet Yapılanmasıyla demokratik olmayan yöntemlerle cebir şiddet kullanmak suretiyle parlamento, hükumet ve diğer Anayasal kurumları fesih edip iktidara gelmek olduğu, bu amacı gerçekleştirmek için polis ve jandarma teşkilatı, MİT ve Genel Kurmay Başkanlığı gibi kuvvet kullanma yetkisine haiz kurumlardaki üyeleri vasıtasıyla meşru organlara ve halka karşı silah kullanmak suretiyle amaç suça elverişli öldürme, yaralama gibi çok sayıda vahim eylem gerçekleştirdiğinin, anılan örgüt mensupları hakkında 15 Temmuz darbe girişiminden ya da örgüte mensubiyetlerinden dolayı açılıp bir kısmı derdest olan ya da mahkemelerce karara bağlanan davalar, bu davalarda dinlenen itirafçı sanıkların savunmaları ve gizli-açık tanık anlatımları, örgüt lider ve yöneticilerinin açık kaynaklardaki yazılı ve sözlü açıklamaları, Emniyet Genel Müdürlüğü'nün örgüt hakkındaki raporu gibi olgu ve tespitler dikkate alındığında, 3713 sayılı Kanunun 1. maddesinde tanımlanan, amaca ulaşmak için silah başta olmak üzere her türlü cebir ve şiddeti araç olarak kullanan, 5237 sayılı TCK'nın 314/1-2 maddesi kapsamında silahlı bir terör örgütü olduğu anlaşılmıştır.
e) Bylock İletişim Sistemi ve Hukuki Alt Yapısı:
Bylock uygulaması, güçlü bir kripto sistemi ile internet bağlantısı üzerinden iletişim sağlamak üzere, gönderilen her bir mesajın farklı bir kripto anahtarı ile şifrelenerek iletilmesine dayanan bir sistemdir. Bu iletişim programı özel bir server üzerinden yalnız örgüt üyelerinin kullanabileceği özel bir yazılım olarak üretilen, üyelerin deşifre olmadan özel bir şifreleme yöntemi kullanarak kendi aralarındaki iletişimini sağlayan bir programdır.
Bylock isimli programın indirilmesinin yeterli olmadığı, kullanılması için özel kurulum gerektiği, Bylock uygulamasına kayıt işlemlerinin programın, internetten indirme, taşınabilir hafıza kartları, bluetooth uygulamaları vb. yöntemlerle kullanılmak istenilen telefona yüklenebildiği, istisnai olarak 2014 yılı başlarında bir süre herkesin yüklemesine açık olduğu, daha sonra ise ifadeler, mesaj ve maillerde geçtiği gibi, örgüt mensubu aracılar tarafından USB bellek, hafıza kartları ve bluetooth kullanılarak yüklemeler yapıldığı anlaşılmıştır. Programı indirmenin mesajlaşma için yeterli olmadığı, mesajlaşmanın gerçekleşmesi için sistem tarafından kayıt olan kullanıcılara otomatik olarak atanan ve kullanıcıya özel olan ID (kimlik numarasının) bilinmesi ve karşı taraftan onaylanması gerektiği, aksi halde kişiler listesine eklenemeyeceği ve mesajlaşmanın gerçekleşmeyeceği, programın kayıt esnasında kullanıcıdan sadece bir kullanıcı adı ile parola üretmesini istediği anlaşılmaktadır.
Arkadaş ekleme işlemi, anılan uygulamaya kayıt olurken kullanıcı tarafından verilen “kullanıcı adı” (kodu/rumuzu) olarak isimlendirilen şahsa özel kodun girilmesi suretiyle gerçekleştirilmektedir. Uygulama üzerinde telefon numarası veya “ad soyad” bilgileri ile arama yapılarak kullanıcı eklenmesine imkan bulunmamaktadır. Diğer taraftan Bylock uygulamasına benzer veya yaygın mesajlaşma uygulamalarında bulunan; telefon rehberindeki kişilerin uygulamaya otomatik olarak eklenmesi özelliği bulunmamaktadır. Kullanıcıların birbirleri ile Bylock uygulaması üzerinde iletişime geçebilmeleri için tarafların birbirlerinin “kullanıcı adı/kodu” bilgilerini bilmeleri ve her iki tarafından diğerini arkadaş olarak eklemesi gerekmektedir. Kısaca, programı kullanmak için ilk önce konuşulacak kişinin ID’sinin (kimlik numarasının)eklenmesi gerektiğinden, isteyen her kişinin istediği zaman bu sistemi kullanma imkanının olmadığı anlaşılmaktadır.
Kişi mobil telefon cihazında veya bilgisayarında, özel bir iletişim ağına dahil olarak bir program kullanılabilir. Ancak, bu iletişim ağının suç işlemek amacıyla oluşturulmuş ve münhasıran bir suç örgütünün mensupları tarafından kullanılmakta olan bir ağ olduğunu somut delillere dayanması halinde, kişinin, suç örgütünün mensupları tarafından kullanılmakta olan bir ağa bu özelliğini bilerek (kasten) dahil olması ve hatta bu ağı iletişim için kullanılması, iletişim içerikleri tespit edilmese bile, suç örgütü ile bağlantısını gösterir bir delil olarak kabul etmek gerekmektedir.
Bylock iletişim sistemi, açıklanan somut delillerle kanıtlandığı üzere, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan, global bir uygulama görüntüsü altında münhasıran FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanımına sunulan bir ağ olması nedeniyle; örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde, kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacaktır.
f) Yukarıda sıralanan ilkeler doğrultusunda sanığın FETÖ/PDY terör örgütü ile olan ilişkisi ve bu bağlamda yapılan duruşma sonucunda hukuki durumunun tespiti:
Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanlığı tarafından, sanık adına kayıtlı ve kullanımındaki ...... numaralı GSM hattı ile ilgili getirilen HTS, HIS-CGNAT kayıtları ile Emniyet Genel Müdürlüğü KOM Daire Başkanlığı tarafından düzenlenen Bylock Tespit tutanağı getirtilerek, bu kayıtlar ve tüm dosya içeriği gözetilerek adli bilişim uzmanı bilirkişiye rapor düzenlettirilmiş, 17.09.2018 tarihinde sunulan rapor, dosya içerisinde bulunan bilgi ve belgeler ile istinaf kanun yolu aşamasında elde edilen deliller bir arada değerlendirilmiştir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 gün ve 2017/956-370 sayılı ilamı, Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 24.04.2017 gün ve 2015/3-2017/3 sayılı kararı ve benzer nitelikteki kararlarında kuruluş, amaç, örgüt yapılanması ve faaliyet yöntemleri ayrıntılı biçimde açıklandığı üzere; "FETÖ/PDY nihai amacı, Devletin Anayasal nizamını cebir ve şiddet kullanarak değiştirmek olan" silahlı bir terör örgütüdür.
Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir. (Evik, Cürüm işlemek için örgütlenme, sy. 383 vd.)
Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin "suç işlemek amacı" olması aranır. (Toroslu özel kısım sy.263-266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt sy.28, Özgenç Genel Hükümler sy.280)
Soruşturma ve kovuşturma süreçlerini yansıtan tutanak ve belgeler, Dairemiz tarafından istinaf kanun yolu aşamasında yapılan işlemler ile icra edilen duruşma ve tüm dosya içeriğine göre:
Sanığın adına kayıtlı olduğu belirlenen ve kendi kullanımında olduğunu kabul ettiği ...... nolu telefon hattının ...... ve ...... imei nolu telefon cihazları takılı olarak kullanıldığı 10.11.2014-11.02.2016 tarihleri arasındaki 31 farklı günde 251 kez Bylock sunucuları/sistemlerine ait ...... ve ...... nolu IP numaraları ile iletişim kaydının bulunduğu, Bylock sunucuları ile iletişim kurulan dönemde telefon hattının Yenimahalle/Ankara da yer alan çeşitli baz istasyonlarından sinyal aldığı; telefon hattının GSM ve GPRS bağlantısının aktif olarak kullanıldığı, GSM ve GPRS bağlantısı ile internet trafik kayıtları (HIS-CGNAT) bağlantısının aynı cihazlar üzerinden yapıldığı ve iletişim tespitlerinin uyumlu olduğu, anılan tespitlere ilişkin kayıtlar üzerinde adli bilişim uzmanı tarafından hazırlanan 17.09.2018 tarihli bilirkişi raporunda, Bylock sunucuları ile yapılan bağlantıların belirtilen telefon numarasıyla ve kopyalanan cihazlarla gerçekleştirildiği, anılan iletişim hattının kullanıcısının sanık olduğu ayrıntılı biçimde açıklanmıştır.
Sanığın Bylock sunucuları ile bağlantı yaptığı belirlenmiş ise de; Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı ile Emniyet Genel Müdürlüğü KOM Daire Başkanlığı tarafından sanık adına kayıtlı ......nolu GSM hattının henüz mesaj ve mail içeriklerinin tespit edilemediği, kullanıcısı tespit edilemeyen az sayıda kayıt ile ilgili ID eşleştirme çalışmalarının halen devam etmekte olduğu, ID eşleşmesi olması halinde ilgili Cumhuriyet Başsavcılıklarına gönderileceği bildirilerek, Bylock tespit tutanakları ve CGNAT kayıtları gönderilmiştir.
SGK kayıtları, sendika üyelik kayıtları ve sanık hakkındaki araştırma tutanaklarının dosya kapsamına uygun, ayrıntılı, karşılaştırmalı ve denetime açık olması nedeniyle benimsenerek hükme esas alınmış, ancak sanığın Bank ...... hesaplarının incelenmesi sonucunda örgütün finans kaynağı olan Bank ......'nın likidite problemi yaşaması ve terör örgütü liderinin "Bankayı kurtarın çağrısına" uygun biçimde ve talimatı doğrultusunda Bank ......'nın, TMSF'ye devrinin önüne geçilmesini sağlamaya yönelik bir hesap hareketi belirlenemediğinden salt bankacılık faaliyetleri niteliğindeki işlemleri sanık aleyhine değerlendirilmemiştir.
Eğitim düzeyi, yaptığı görev nedeniyle edindiği bilgi, tecrübe ve konumu itibariyle örgütün nihai amacını, Devlet kurumlarında ve silahlı kuvvetlerdeki yapılanmasını ve burada devletin her türden silahını elinde bulunduran örgüt mensuplarının gerektiğinde bu gücü örgütün amacı doğrultusunda kullanacaklarını bilmesi beklenen sanığın; üniversite öğrenimi sırasında örgüte ait yurtlarda kalması, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı olması nedeniyle KHK ile kapatılmasına karar verilen ...... Eğitim Yayın ve Ticaret A.Ş bünyesindeki Özel ...... İlkokulunda görevli öğretmen olması, önceki tarihlerde de yine FETÖ/PDY ile iltisaklı olan Kastamonu ...... Yurdunda çalışarak örgütün yurt içinde farklı il ve bölgelerinde olan okul ve yurtları arasında hukuki bir bağ olmadığı halde tayin görerek atanmak suretiyle görevlendirilmesi ve FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne müzahir olması nedeniyle kapatılan ...... Eğitim İş isimli sendikaya üye olan sanığın, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olduğu konusunda şüphe bulunmadığından, inkara dayanan savunmalarına itibar edilmeyerek dosya içerisinde bulunan diğer delillerle birlikte FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olduğu sonucuna ulaşan ilk derece mahkemesinin değerlendirmesi, kabul ve uygulaması yerinde görülerek istinaf isteğinin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Silahlı terör örgütü üyeliği yakalama tarihine kadar temadi eden suçlardan bulunduğundan, 28.02.2017 olan yakalanma tarihi suç tarihi olarak kabul edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Sanık hakkında silahlı terör örgütü üyeliği suçundan ilk derece mahkemesi tarafından verilen hükümde bir isabetsizlik bulunmadığından, sanık ve müdafiinin istinaf dilekçelerinde ve duruşmada ileri sürdükleri tüm itiraz ve savunmalarının reddiyle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 280. maddesinin 2. fıkrası uyarınca duruşmalı incelemesi yapılan hükme yönelik İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
2-Sanığın gözaltında geçirdiği sürelerin TCK'nin 63/1 maddesi uyarınca cezasından MAHSUBUNA,
3-CMK'nin 330/1. maddesi gereğince, ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama gideri hariç, istinaf aşamasında yapılan 2 davetiye gideri 28 TL, posta gideri 21,80 TL ile bilirkişi gideri 700 TL olmak üzere toplam 749,80 TL yargılama giderinin sanıktan tahsili ile maliye hazinesine gelir kaydına,
4-5320 sayılı Kanunun 16. maddesi gereğince, hüküm kesinleştiğinde kesinleşme şerhli bir suretinin ilk derece mahkemesi tarafından soruşturmada görev alan kolluk birimine gönderilmesine,
Dair sanık ve müdafii Av. ......'ın yüzüne karşı, BAM Cumhuriyet Savcısı ......'nın katılımıyla, mütalaaya uygun, CMK'nin 280/2 ve 286 maddeleri uyarınca verilen karara yönelik olarak, duruşmada hazır bulunanlar yönünden tefhim tarihinden, yokluğunda karar verilenler yönünden ise tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içerisinde hükmü veren Dairemize bir dilekçe verilmesi ya da zabıt kâtibine beyanda bulunup tutanak tutturup hâkime onaylatmak veya bir başka ilk derece ceza mahkemesi ya da bölge adliye mahkemesi ceza dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek, ilgilinin ceza evinde bulunması halinde, ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle, CMK'nin 286 ve devamı maddeleri uyarınca Yargıtay ilgili Ceza Dairesinde TEMYİZ kanun yolu açık olmak üzere 15.11.2018 tarihinde oybirliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. (¤¤)