(3713 S. K. m. 7) (5237 S. K. m. 51, 53, 62) (5271 S. K. m. 231, 280, 286) (ANY. MAH. 08.10.2015 T. 2014/140 E. 2015/85 K.) (16. CD. 09.11. 2015 T. 2015/1949 E. 2015/3786 K.)
Yukarıda açık kimlik bilgileri yazılı bulunan sanık hakkında, ilk derece mahkemesince verilen karar ile dosya kapsamına göre davanın yeniden görülmesine karar verilmiş olmakla, Dairemizce yapılan yargılama sonunda;
İDDİA: Konya Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 11/03/2016 tarih 2016/11792 soruşturma 2016/3545 esas 2016/348 sayılı iddianamesi ile; 07/02/2016 tarihinde Konya İl Emniyet Müdürlüğü Muhabere Elektronik Şube Müdürlüğü'ne ihbarda bulunulduğu, şüphelinin kullanımında olan facebook.com/… adresinde …. isimli facebook sayfasında yapılan incelemede; ben ve heval semih isimli yazının altında PKK/KCK terör örgütünün lideri …. resmi ile onun altında 2014 yılında IŞID terör örgütüne karşı gerçekleştirdiği intihar saldırısı ile yaşamını yitiren YPG'nin tarihinde yaptığı ilk intihar eylemini gerçekleştiren …. isimli örgüt mensubunun fotoğrafını paylaştığı, Konya Kürtleri İbareleri paylaşımda bulunduğu, sayfa üzerinden bir başka linke yönlendirildiğinde PKK/KCK terör örgütünü ve şiddet eylemlerini övücü mahiyette "... Türkleri severim PKK'dan nefret ederim gibi unuttukları birşey var PKK bu halk için var, PKK sadece dağda değil her yerdedir. PKK sadece kürtler için değil Türkiye ve Orta Doğuda yok sayılan bütün kimlikler için vardır, icraatları ile örnek ve uyulması gereken bir harekettir." şeklinde beyanların paylaşıldığı, yine aynı sayfada … isimli videoyu paylaştığı, video içeriğinde PKK/KCK terör örgütünün üyelerinin dağda çekilmiş fotoğrafları, yüzleri maskeli örgüt mensuplarının şehirlerdeki yürüyüşleri, örgüt mensuplarının dağdaki eğitimlerinin görüntüleri, terörist cenazesi üzerinden yapılan propaganda görüntüleri, polis araçlarına molotof kokteyli atan yüzü maskeli örgüt mensuplarının görüntülerinin yer aldığı, bu suretle terör örgütünün şiddet içeren eylemlerini meşru göstermek suretiyle, üzerine atılı terör örgütünün propagandasını yapmak suçunu işlediği" iddiası ile sanığın eylemine uyan 3713 sayılı Yasanın 7/2, TCK 53. maddeleri uyarınca cezalandırılması talebi ile kamu davası açılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KABUL VE UYGULAMASI:
Sanığın … kullanıcı adı ile açmış olduğu facebook hesabı üzerinden muhtelif tarihlerde yapmış olduğu paylaşımlarda, "ben ve heval semih" isimli yazının altında PKK/KCK terör örgütünün lideri … resmi ile onun altında 2014 yılında IŞID terör örgütüne karşı gerçekleştirdiği intihar saldırısı ile yaşamını yitiren YPG'nin tarihinde yaptığı ilk intihar eylemini gerçekleştiren "…" isimli örgüt mensubunun fotoğrafını paylaştığı, "Konya Kürtleri" İbareleri paylaşımda bulunduğu, sayfa üzerinden bir başka linke yönlendirildiğinde PKK/KCK terör örgütünü ve şiddet eylemlerini övücü mahiyette "... Türkleri severim PKK'dan nefret ederim gibi unuttukları birşey var PKK bu halk için var, PKK sadece dağda değil her yerdedir. PKK sadece kürtler için değil Türkiye ve Orta Doğuda yok sayılan bütün kimlikler için vardır, icraatları ile örnek ve uyulması gereken bir harekettir." şeklinde beyanların paylaşıldığı, yine aynı sayfada "………" isimli videoyu paylaştığı, video içeriğinde PKK/KCK terör örgütünün üyelerinin dağda çekilmiş fotoğrafları, yüzleri maskeli örgüt mensuplarının şehirlerdeki yürüyüşleri, örgüt mensuplarının dağdaki eğitimlerinin görüntüleri, terörist cenazesi üzerinden yapılan propaganda görüntüleri, polis araçlarına molotof kokteyli atan yüzü maskeli örgüt mensuplarının görüntülerinin yer aldığı, bu şekilde terör örgütünün söylemlerini, sözde lideri ve silahlı mensuplarının fotoğraflarını ve eylemlerini övücü nitelikte facebook hesabından yoğun bir şekilde paylaşmak suretiyle terör örgütü propagandası yapma suçunu işlediği kabul edilmiş, bu husus da mahkememizde tam bir vicdani kanaat hasıl olmakla aykırı düşen savunma ve deliller reddedilerek sanığın suç kastının yoğunluğu da dikkate alınarak eylemine uyan 3713 sayılı TMK'nun 7/2 maddesi gereğince alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edilmiş, sanığın yargılama sürecindeki olumlu davranışları lehine takdiri indirim sebebi kabul edilerek hakkında TCK'nun 62/1 maddesi uygulanmıştır. Sanığın kişiliği, pişmanlık göstermemesi, daha önce hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş olması ve tüm dosya kapsamı itibari ile tekrar suç işlemeyeceği hususunda mahkemece olumlu bir kanaat oluşmadığından TCK'nin 51 ve CMK nun 231/5. maddeleri ile uygulama yapılmamıştır.
İSTİNAF İNCELEMESİ AŞAMASI:
Konya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.12.2016 tarihli hükmüne karşı, sanık müdafi tarafından istinaf talebinde bulunulması üzerine yapılan inceleme neticesinde; dosya kapsamı, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve belgeler ile istinaf dilekçesi içeriğine göre duruşma açılmasına ve davanın yeniden görülmesine karar verilerek yargılama yapılmıştır.
SAVUNMA: Sanık …'ın 08.03.2016 tarihinde kollukta vermiş olduğu ifadesinde; "Konya … Partisi (…'ye) üyeliğim vardır başkaca sivil toplum örgütüne üyeliğim yoktur. Sosyal paylaşım sitesi facebook'ta ….. kullanıcı adı ve profil resmi olarak bana ait olan fotoğrafın bulunduğu sayfam vardır. Bu facebook sayfasına …….@hotmail.com e-mail hesabı ile giriş yapmaktayım. Yaklaşık 3-4 yıldır bu hesabı kullanmaktayım. Ben hakkımda isnat edilen suçlamayı kabul etmiyorum, kesinlikle yasadışı herhangi bir işim olmamıştır, https://www.facebook.com/...... adresli ………. kullanıcı adlı ve üzerinde bana ait fotoğrafın olduğu sayfa bana aittir. Bana gösterilen paylaşımı ben yapmadım. Resimde yer alan şahısları tanımıyorum. Bu fotoğrafın da nerede çekildiği konusunda bir bilgim yoktur. Ben Konya kürtleri isimli topluluğa ait sayfayı paylaşmadım. Bu topluluk hakkında da bir bilgim yoktur. Ben Konya Kürtleri isimli topluluğa ait sayfayla ilgili paylaşım yapmadığımı yukarıda söylemiştim. Benim PKK terör örgütüyle herhangi bir ilişki ve irtibatım yoktur, onu övmem sahiplenmem söz konusu değildir. … isimli sanatçıyı severim ve dinlerim. Ancak bana göstermiş olduğunuz video 2013 yılında paylaşılmış aradan çok zaman geçtiği için ben böyle bir paylaşım yapıp yapmadığımı hatırlamıyorum. Yukarıda da söyledim kanunsuz hiçbir işin içinde olmam. PKK terör örgütünün kesinlikle propagandasını yapmadım yapmam da. Ben çalışan emekçi bir insanım, PKK ile ilişkim ve irtibatım olmamıştır. PKK terör örgütüdür, faaliyetlerini tasvip etmiyorum. Zaten PKK'ya karşı sevgim olsa memleketimi bırakıp Konya iline gelmezdim. Ben hakkımda yapılan bu suçlamaları kesinlikle kabul etmiyorum. Ben ne PKK terör örgütüne yardım ettim ne de bu örgütün propagandasını yaptım. Benim sayfamda böyle bir paylaşımı kimin yaptığı konusunda da bir bilgim yoktur. Ben zaten internetten ve bilgisayardan anlamam" şeklinde savunmada bulunmuştur.
Sanık … 06.12.2016 tarihinde Konya 2. Ağır Ceza Mahkemesinde yaptığı savunmasında: "… kullanıcı adlı ve üzerinde bana ait fotoğrafı olan sayfa bana aittir. Bana gösterilen paylaşımı kesinlikle ben yapmadım. Resimde gösterilen şahsı tanımıyorum. … isimli sanatçıyı severim dinlerim ama gösterilen videoyu paylaşım paylaşmadığımı hatırlamıyorum, PKK terör örgütünü propagandasını yapmadım. PKK hiçbir ilişkim ve irtibatım olmamıştır. Faaliyetlerini tasvip etmiyorum. Suçlamaları kabul etmiyorum" şeklinde savunmada bulunmuştur.
Talimat Mahkemesinin 31.03.2017 günlü duruşmasında alınan savunmasında:
"Ben bu konuda daha önceden 2. Ağır Ceza Mahkemesinde savunma yapmıştım o savunmam doğrudur, iddianamede belirtilen …. kullanıcı adlı üzerinde bana ait fotoğraf olan facebook hesabı bana aittir, ancak iddianamede bana gösterilen paylaşımı kesinlikle ben yapmadım, hatta yargılanıp tarafıma ceza verildikten sonra da araştırdım, düşündüm ben böyle bir paylaşım yapmadı, ben pkk sempatizanı değilim, terör örgütü propagandası yapmadım, yapmıyorum, suçsuzum beraatimi isterim mahkemece hakkımda kurulacak olan hükmün CMK.nun 231/5 ve devamı fıkraları uyarınca açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilecek ise buna razıyım" şeklinde savunmada bulunmuştur.
18.04.2017 tarihinde Dairemizde gerçekleştirilen duruşma sırasında sanık müdafi Av. …….. savunmasında: "Okunan belgelere ve yapılan işlemlere ilişkin bir diyeceğimiz yoktur, bilirkişi raporunu daha önce Konya'da talimat dosyasını incelerken gördüm, içeriğinden haberim oldu, bir diyeceğimiz yoktur. Mütalaayı kabul etmiyoruz, yerel mahkeme kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurma dilekçemizde ayrıntılı olarak savunmalarımızı yaptık, bu savunmamızı aynen tekrar ediyoruz, ilk derece mahkemesi eksik inceleme sonucu hüküm kurmuştur, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından aldırılan bilirkişi raporu da savunmalarımızı doğrular niteliktedir, müvekkilimizin beraatine karar verilmesini talep ediyoruz" şeklinde beyanda bulunmuştur.
İDDİA MAKAMININ ESAS HAKKINDAKİ MÜTALAASI:
Sanık …'ın 03/01/2013 tarihli aleni facebook paylaşımı ile terör örgütünün cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini meşru gösterecek veya övecek ya da bu yöntemlere başvurmayı teşvik edecek şekilde propagandasını yaptığı anlaşıldığından, Konya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 06/12/2016 gün ve 2016/58 esas 2016/215 karar sayılı hükmünün CMK’nin 280. maddesinin 2. fıkrası uyarınca kaldırılması, sanığın eylemine uyan 3713 sayılı TMK’nin 7/2 cümle 1, 7/2 cümle 2, TCK’nin 53 üncü maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi talep ve mütalaa edilmiştir.
DELİLLER:
1- Facebook sosyal paylaşım sitesinde sanık .....'ın kendi adına açtığı profilinden alınan sanığın yaptığı paylaşımları içeren, araştırma tespit ve inceleme tutanağı,
2- Sanık savunması,
3- Nüfus ve adli sicil kayıtları,
4- 10.03.2017 tarihli Bilirkişi raporu.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, OLUŞ, KABUL VE GEREKÇE:
Sanık hakkında ilk derece mahkemesince suç oluşturduğu kabul edilen üç ayrı paylaşım bulunmaktadır. Bu paylaşımların ayrı ayrı Dairemizce yapılan değerlendirilmesinde;
16 Haziran tarihli paylaşımında, duvara asılı çerçeve içindeki PKK/KCK terör örgütünün lideri … resmi ile onun altında bulunan bir kadının baş kısmını gösteren fotoğrafın bulunduğu ve bu resmin altında kendisinin bir başka kişiyle fotoğraflanarak altına da "ben ve heval semih" yazısı ile paylaşımda bulunduğu görülmüştür. Her iki fotoğrafta terör örgütünün resim, işaret, amblem veya onu işaret edecek bir izin bulunmadığı, sadece iki ayrı kişinin fotoğraflandığı, üstteki fotoğrafın terör örgütü lideri ….'a ait olduğu herkes tarafından bilinmekle birlikte, bu kişinin fotoğrafının kullanılmasının tek başına terör örgütünün propagandası olarak kabul edilemeyeceği, benzer nitelikteki olayda Yargıtay 16. C.D. 09.11.2015 tarih 2015/1949 esas 2015/3786 sayılı içtihatında "nevruz etkinlikleri sırasında terör örgütüne ait bayrağı ve ….'a ait posteri taşıması şeklinde gelişen eylemi ve akabinde içinde bulunduğu topluluğun cebir ve şiddete başvurmadan kendiliğinden dağıldığı olayda propaganda suçunun oluştuğu gerekçesiyle mahkumiyet hükmü kurulmuş ise de sanığın eyleminin terör örgütlerinin cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini meşru gösterecek, övecek ya da teşvik edecek nitelikte olmadığı, eylemin ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiği halde, yasal olmayan gerekçeyle propaganda suçundan mahkumiyet hükmü kurulması" şeklinde açıklamada bulunmuştur. Diğer fotoğraftaki kişinin kim olduğu hususu ise herkesçe bilinmeyip, ancak bu alanda bilgi sahibi kişiler tarafından anlaşılabilmektedir. Sanığın, söz konusu paylaşımın altına yazmış olduğu yazı içeriğinin de yine terör örgütü propagandası ile ilgisinin olmadığı açıkça ortada olduğundan, bu paylaşımın suç oluşturduğuna dair mahkemenin kabulü yerinde kabul edilmemiştir.
Sanığın diğer paylaşımı ise, 5 Nisan tarihli Konya Kürtleri isimli bir facebook grubuna ait ulaşım linkidir. Suç kabul edilen sözler, adı geçen ve ulaşım için link verilen Konya Kürtleri isimli facebook grubunun sayfasında yayınlanmakta olup, bilirkişi Dr …..'nun 10.03.2017 tarihli raporunda belirttiği üzere sanık …. isimli kullanıcının sosyal ağ sayfasında Konya Kürtleri isimli sosyal ağ paylaşım grubunda paylaşılan yayınlar bulunmamaktadır. Bu paylaşımın sanık tarafından yapılmaması ve sanığın facebook sayfasında suça konu paylaşımın bulunmaması nedeniyle, sanık …'ın terör örgütü propagandasını yaptığını kabul etmek mümkün olmamıştır.
Sanığın, 03 Ocak 2013 tarihinde kendisinin paylaştığı "…." video içeriğinde PKK/KCK terör örgütünün üyelerinin dağda çekilmiş fotoğrafları, yüzleri maskeli örgüt mensuplarının şehirlerdeki yürüyüşleri, örgüt mensuplarının dağdaki eğitimlerinin görüntüleri, terörist cenazesi üzerinden yapılan propaganda görüntüleri, polis araçlarına molotof kokteyli atan yüzü maskeli örgüt mensuplarının görüntülerinin yer aldığı hususlar değerlendirilmek suretiyle; terör örgütünün cebir, şiddet ve tehdit içeren yöntemlerini övücü ve meşru gösterir nitelikte olduğuna dair ilk derece mahkemesinin kabulünde ve hukuksal nitelendirmesinde bir isabetsizlik bulunmamış ancak, suç oluşturan paylaşımın bir tane olması ve suç kastının yoğunluğu gözetildiğinde, cezanın teşdiden belirlenmesinin somut olaya uygun olmayacağı düşünülerek, 3713 sayılı Kanunun 7/2-1. cümlesi gereğince hapis cezası alt sınırdan tayin olunmuştur.
Suçun herkese açık internet sayfası üzerinden yayın yapılmak suretiyle işlenmesi nedeniyle cezasından, 3713 sayılı Kanunun 7/2-2. cümlesi gereğince yarı oranında artırım yapılmasına,
Sanığın geçmişteki hali, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki tutum ve davranışları, cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri göz önünde bulundurularak cezasından TCK’nin 62/1. maddesi gereğince takdiren 1/6 oranında indirim yapılmasına,
Sanık hakkında daha önce hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği anlaşılmakla, yasal koşullar oluşmadığından hakkında CMK'nin 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına,
Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı üç aydan fazla hapis cezasına mahkum edilmemiş ise de, daha önce hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş olması, geçmişteki hali ve suç işleme konusundaki eğilimleri göz önüne alınarak, cezasının ertelenmesi durumunda ileride bir daha suç işlemekten çekineceği hususunda dairemiz tarafından olumlu kanıya ulaşılmadığından, TCK'nin 51. maddesi gereğince hapis cezasının ertelenmesine takdiren yer olmadığına karar verilerek aşağıda yazılı biçimde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
A) Konya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 06/12/2016 gün ve 2016/58 esas 2016/215 karar sayılı hükmünün CMK’nin 280. maddesinin 2. fıkrası uyarınca KALDIRILMASINA,
B) 1- Sanığın üzerine atılı terör örgütünün propagandasını yapma suçunu işlediği anlaşılmakla, eylemine uyan 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 7/2. maddesi 1. cümlesi gereğince, suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği zaman ve yer, suç konusunun önem ve değeri, güdülen amaç ve saik ile kasta dayalı kusurun ağırlığı dikkate alınarak takdiren 1 Yıl Hapis Cezası ile cezalandırılmasına,
2- Sanığın yüklenen suçu basın ve yayın yoluyla işlediği anlaşıldığından, hükmolunan hapis cezasının 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 7/2. maddesi 2. cümlesi gereğince yarı oranında artırılarak 1 Yıl 6 Ay Hapis Cezası ile cezalandırılmasına,
3- Hükmolunan cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri göz önünde bulundurularak, TCK’nin 62/1. maddesi gereğince cezasından takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak 1 Yıl 3 Ay Hapis Cezası ile cezalandırılmasına,
4- Sanığa hükmolunan cezadan başkaca artırım ve indirim yapılmasına takdiren yer olmadığına,
5- Sanığın kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan Anayasa Mahkemesi'nin hak yoksunluklarına ilişkin 08.10.2015 gün ve 2014/140-2015/85 sayılı kararı gözetilerek, TCK’nin 53. madde 1-2-3. fıkralarının uygulanmasına,
6- Sanık hakkında daha önce hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği anlaşılmakla, yasal koşullar oluşmadığından hakkında CMK'nin 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına,
7- Sanığın geçmişteki hali ve suç işleme konusundaki eğilimleri göz önüne alınarak, cezasının ertelenmesi durumunda ileride bir daha suç işlemekten çekineceği konusunda tam bir vicdani kanıya ulaşılmadığından TCK'nin 51 maddesi uyarınca hapis cezasının ertelenmesine takdiren yer olmadığına,
8- Karar kesinleştiğinde sanık hakkındaki Salihli 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 20/03/2014 gün 2012/583 esas 2013/424 karar sayılı dosyasından hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, deneme süresi içerisinde sanığın yeniden kasıtlı suç işlemesi neticesi olarak gereğinin takdir ve ifası için mahkemesine İHBARDA BULUNULMASINA,
9- İlk derece mahkemesinde yargılama gideri olarak yapılan toplam 80.- TL davetiye giderinin sanıktan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
10-Dosyanın kesinleşmesinden sonra ilk derece mahkemesine iadesine,
Sanığın yokluğunda, sanık müdafiinin yüzüne karşı, BAM Cumhuriyet Savcısı ….'in katılımıyla mütalaaya uygun olarak, CMK'nin 280/2 ve 286/2-b maddeleri uyarınca KESİN olmak üzere, 18/04/2017 tarihinde oybirliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. (¤¤)