(3713 S. K. m. 7) (5237 S. K. m. 43, 53, 62, 63) (5271 S. K. m. 268, 280)
TÜRK MİLLETİ ADINA
Yukarıda açık kimlik bilgileri yazılı bulunan sanık hakkında, ilk derece mahkemesince verilen karar ile dosya kapsamına göre davanın yeniden görülmesine karar verilmiş olmakla, Dairemizce yapılan yargılama sonunda;
İDDİA:
Düzce Cumhuriyet Başsavcılığının 20.06.2016 tarih ve 2016/2371 esas sayılı iddianamesi ile sanığın https://www.facebook.com/...url adresli facebook ve https://www.twitter.com/...url adreslitwitter hesabından 16.01.2010 ve 23.01.2016 tarihi aralığında PKK silahlı terör örgütünün propagandası mahiyetinde paylaşımlarda bulunarak, terör örgütü propagandasını yapmak suçunu işlediği iddiasıyla, 3713 sayılı TMK'nin 7/2. TCK'nin 53/1-2 ve 63/1 maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KABUL VE UYGULAMASI:
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; Yapılan ihbar üzerine sanık …'ın https://www.facebook.com/...url adresli facebook ve https://www.twitter.com/...url adresli twitter hesaplarının bulunduğu, sanığın bu hesapların kendisine ait olduğunu kabul ettiği, hesapların incelenmesinde:
16 Ocak 2010 yılında ''sevgi doğuş, sevgi oluş, sevgi duruş, sevgi hasret, sevgi özlemdir, sevgi umut, sevgi çare, sevgi ölüm, sevgi kalım, sevgi isyandır, sevgi barış, sevgi yarış, sevgi emek, sevgi ….dır. ''
15 Ağustos 2015 tarihinde, muhtemel PKK militanına ait resim üzerine #gerillaekinvangururumuzdur başlıklı yazıda, ' senin kadar güzel güler mi özgürlüğün tadına varmayan'',
15 Ağustos 2015 tarihinde, #komutanagityaşıyor başlıklı yazıda, ilk kurşun, merhaba özgürlük'' ,
30 Ağustos 2015 tarihinde, terör operasyonlarından kalma bir evin duvarına ait kanlı fotoğrafları paylaşarak ''duvarlarına kan sıçramış evlerimizi yeniden restore etmeyeceğiz, sizin devletinizin resmi olarak koruyacağız'' ,
25 Eylül 2015 tarihinde ''Beytuşebap’ta sivil yaralı vatandaşları hastaneye götüren ambulans polislerce tarandı. Şoför …yaşamınıyitirdi@AmedDcle ''
25 Eylül 2015 tarihinde, ''Ağzımı bozmayacam o. çocukları, yıktınız öldürdünüz yetmedi mezarlıkları bombaladınız, Hey hewediyoxwegoyi'
30 Eylül 2015 tarihinde, ''Ş. E. havalimanından şimdi yüzlerce özel hareket timleri indirildi. Herkesin dikkatine bu devlet savaştan başka birşey istemiyor ''
20 Ekim 2015 tarihinde, ''yüreğim avuçlarımda, her damla kanında özgürlüğe akıyorum, o büyük özgürlüğe #hevalyeşilgöz #şehidnamirin#",
16 Aralık 2015 tarihli paylaşımda, canım memleketim kan ağlıyor, tanklar toplarla canını acıtıyorlar, toma akreplerle gözyaşı döktürüyorlar, unuttular teslim olmayacağını'' ,
26 Aralık 2015 tarihinde, #babykillerturkey başlıklı twitter hesabına “evlatları anasız, anaları evlatsız bıraktılar'',
26 Aralık 2015 tarihinde, muhtemel vefat etmiş bir bebeğe ilişkin resim üzerinde ''bu foto Filistin’de çekilseydi gecenin bu saatinde kalkıp açıklama yapmazmıydınız, hey hükümet …… Cizre burası''
19 Ocak 2016 tarihinde ''şerefsiz medya ölen asker polisi melek olarak gösteriyon, bunu da göster. Yoksa PKK mı havan topu attı?" şeklinde paylaşımlarda bulunduğu,
Sanığın yukarıda belirtilen paylaşımların yaklaşık bir yıllık süreç içerisine yayıldığı ve Türkiye'nin terörle mücadele ettiği en yoğun dönemlere denk geldiği, içeriğinde PKK terör örgütünün cebir, şiddet ve tehdit içeren yöntemlerle meşru gösterecek veya övecek ve bu yöntemlere başvurmayı teşvik edecek şekilde propagandasını yaptığı, yapılan paylaşımlarının içeriği, kullanılan dil, paylaşım sayısı ve süreç dikkate alındığında sanığın taktiren alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle cezalandırılmasına ve yapılan paylaşımın birden fazla olması dikkate alındığında aynı suç kararının icrası kapsamında gerçekleştirildiğinden cezasında arttırım yoluna gidildiği kabulü ile,
Sanığın; 3713 sayılı yasanın 7/2 madde 1. cümle gereğince, işlediği sabit olan terör örgütünün propagandasını yapmak suçunu işleyiş tarzı, kastının yoğunluğu, güttüğü saik, suçun önem ve değeri, eyleminin meydana getirdiği neticelere göre taktiren 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Sanık eylemini sosyal medya araçlarını kullanmak suretiyle gerçekleştirdiğinden verilen cezanın 3713 sayılı yasanın 7/2 madde 2. cümlesi gereğince 1/2 oranında artırım yapılarak 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına,
TCK. 43/1 maddesi gereğince, bir suç işleme kararının icrası kapsamında aynı suçu birden fazla kez işleyen sanığa verilen cezanın taktiren 1/2 oranında artırılarak, 4 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
TCK.62/1 maddesi gereğince, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları için sanığa verilen cezanın taktiren 1/6 oranında indirilerek, 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı verilen hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, sanığın TCK.53/1 a, b, c, d, e maddesinde belirtilen haklarını kullanmaktan yoksun bırakılmasına, ancak verilen hapis cezasının infazı sırasında koşullu salıverilen sanığın TCK.53/1c maddesinde belirtilen kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından bu haklarını kullanmasına,
(TCK'nun 53. Maddesinin infazının Anayasa Mahkemesi’nin 8/10/2015 tarihli ve E. 2014/140, K. 2015/85 sayılı kararı uyarınca yerine getirilmesine)
Talep veya iddia edilen başkaca yasal artırım ve indirim maddeleri ile tedbirlerin taktiren uygulanmasına yer olmadığına,
Sanık için yapıldığı anlaşılan toplam 10,00 TL yargılama giderinin bu sanıktan tahsili ile hazineye irat kaydına, karar verilmiştir.
İSTİNAF İNCELEMESİ AŞAMASI:
Düzce 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.11.2016 tarihli hükmüne karşı, sanık müdafi tarafından istinaf talebinde bulunulması üzerine yapılan inceleme neticesinde; dosya kapsamı, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve belgeler ile istinaf dilekçesi içeriğine göre duruşma açılmasına ve davanın yeniden görülmesine karar verilerek yargılama yapılmıştır.
SAVUNMA:
Sanık ilk derece mahkemesindeki savunmalarında özetle; Ben facebook adresimde ki paylaşımları uzun süre geçtiğinden hatırlayamıyorum. Son dönemde ailem Şırnak Uludere 'de yaşadığı için kendilerine bir süre operasyonlar devam ederken ulaşamadım. Bu nedenle üzüntü içindeydim. Kaygım vardı. Bu nedenle bu paylaşımlarda bulundum. Daha sonra da pişman oldum. Benim devletine karşı herhangi bir tepkim yoktur. Pişmanlığımı da belirttim. Ayrıca benim yaz aylarında sosyal medyadaki twiter hesabım başkaları tarafından ele geçirildi uzun süre hesabıma giremedim. Girdiğimde de benim haberim olmadan birileri tarafından paylaşımlar yapıldığını gördüm fakat bunu silmeye çalıştım ancak silemedim. Benim devletime yönelik herhangi bir tepkim yoktur. Terör örgütü Pkk'ya yöneticilerine herhangi bir sampatizanlığım yoktur, beraatimi isterim, şeklinde beyanda bulunduğu,
Dairemizce yapılan yargılama sırasında alınan savunmasında; Ben aslen Şırnak/Uludereliyim, ailem ve akrabalarım orada yaşamaktadır, üniversiteyi kazanana kadar bende orada yaşamaktaydım, üniversite öğrenimim sırasında ailemden zaman zaman haber alamıyordum, sosyal paylaşım sitesi twitteri kullanmaktaydım. Bir dönem twitter hesabım çalındı, terörü övücü propagandaların yapıldığı paylaşımlar bana ait değildir, diğer paylaşımlar ise Düzce'de bulunduğum dönemde Şırnak ve Cizre'de yaşanan olaylar sebebiyle eleştirel mahiyette dile getirdiğim düşüncelerimdir. Yüklenen suçu kabul etmiyorum, yaptığım bu paylaşımlardan dolayı da pişmanlığımı ifade etmek istiyorum, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmasını talep ederim, şeklinde beyanda bulunduğu,
Sanık müdafi yazılı ve sözlü ifadelerinde özetle; Sanık bir dönem arkadaşlarına kapılarak bazı paylaşımlarda bulunmuş, bu paylaşımların suç olduğunu düşünmüyoruz, öncelikle beraatini talep ediyoruz, eğer sayın mahkeme sanığın eylemlerinin cezalandırılması yönüne giderse lehine olan hükümlerin uygulanmasının ve ayrıca cezanın alt sınırdan tayin edilerek hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesini talep ederiz, şeklinde beyanda bulunduğu,
İDDİA MAKAMININ ESAS HAKKINDAKİ MÜTALAASI:
Sanık …kendisine ait facebook hesabı üzerinden 15 Ağustos 2015 (2 kez), 20 Ekim 2015, 16 Aralık 2015 tarihlerinde yaptığı aleni paylaşımlarla PKK terör örgütünün cebir, şiddet, tehdit içeren yöntem ve eylemlerini meşru göstermeye çalıştığı ve atılı terör örgütü propagandası yapmak suçunu işlediği anlaşıldığından; Düzce 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 18/11/2016 gün ve 2016/143 esas 2016/169 karar sayılı hükmünün, CMK’nin 280. maddesi 2. fıkrası uyarınca kaldırılması, sanığın 3713 Sayılı Kanunun 7/2, 7/2-2. cümle, 5237 sayılı TCK'nin 43/1, 53/1,2,3, 63 maddeleri gereğince cezalandırılmasını talep etmiştir.
DELİLLER:
1) Düzce İl Emniyet Müdürlüğü Muhabere Elektronik Şube Müdürlüğüne 23.04.2016 tarihinde isimsiz olarak yapılan ihbara ilişkin tutanak,
2) 24.04.2016 tarihli araştırma raporu,
3) 29.04.2016 tarihli çözümleme tutanağı,
4) TEM Dairesi Başkanlığı B Büro Şube Müdürlüğünün 2016 sayılı değerlendirme raporu,
5) 29.04.2016 tarihli açık kaynak araştırma raporu ve ekinde bulunan facebook ile twiter çıktıları,
6) 24.05.2016 tarihli kolluk fezlekesi,
7) Düzce Sulh Ceza Hakimliğinin 14.05.2016 tarih ve 2016/3024 D.İş sayılı el koymanın onanması ve cep telefonu üzerinde, CMK.134 madde gereğince inceleme yapılmasına izin verilmesine dair karar,
8) Düzce 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/590 esas, Düzce 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/378 esas ve Düzce 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/364 esas sayılı dosyalarına ilişkin iddianame örnekleri.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, OLUŞ, KABUL VE GEREKÇE:
Tüm dosya kapsamına göre;
PKK'nın Türkiye Cumhuriyetinin hakimiyeti altında bulunan topraklardan bir kısmını silahlı mücadele vererek devlet idaresinden ayırıp, Marksist Leninist ilkelere dayalı bir Kürt Devleti kurmayı amaçlayan silahlı bir terör örgütü olduğu, uluslararası platformda da terör örgütü olarak kabul edildiği,
İlk derece mahkemesince terör örgütü propagandası niteliğinde bulunduğu kabul edilen, 16 Ocak 2010 tarihli paylaşımın yapıldığı facebook hesabı ile 15 Ağustos 2015 ile 19 Ocak 2016 tarihi aralığında paylaşımların yapıldığı twiter hesabının, sanık ......'a ait olduğu ve davaya konu paylaşımların herkese açık olduğu anlaşılmaktadır.
Sanık savunmalarında; twiter hesabında yapılan paylaşımlardan bir kısmını kendisinin yaptığını, bir kısmını ise yapmadığını belirtmişse de, sanığın kabul ettiği paylaşım öncesi ve sonrasında hesabın aktif olarak kullanılması, tespit tarihi olan 29.04.2016 gününe kadar tüm paylaşımların twiter ve facebook hesaplarında bulunmasına rağmen, kendisine ait olmadığını belirttiği paylaşımları görerek, hesabından kaldırmaması nedeniyle, sanığın savunmasına itibar edilmeyerek, twiter ve facebook hesabında yapılan paylaşımların sanık tarafından yapıldığı kabul edilmiştir.
6459 Sayılı Yasa ile değişik, 3713 sayılı Yasanın 7.maddesinde; "terör örgütünün cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini meşru gösterecek veya övecek ya da bu yöntemlere başvurmayı teşvik edecek şekilde propagandasını yapan kişi'nin cezalandırılacağı" tanımlanmıştır. Madde metnine göre propaganda suçunun oluşabilmesi için terör örgütünün cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemleri meşru gösterilecek, ya da bu yöntemler övülecek veya bu yöntemlere başvurmak teşvik edilecektir.
3713 SY'nın 7/2. maddesinde açıklanmayan propaganda; "bir öğreti, düşünce veya inancı başkalarına tanıtmak, benimsetmek ve yaymak amacıyla söz, yazı vb. yollarla gerçekleştirilen çalışma” şeklinde tanımlanmaktadır.
İlk derece mahkemesince terör örgütü propagandası suçunu oluşturduğu kabul edilen sanığa ait herkese açık Facebook hesabı üzerinden yapılan paylaşımlar, ayrı ayrı değerlendirildiğinde;
16 Ocak 2010 tarihli ''sevgi doğuş, sevgi oluş, sevgi duruş, sevgi hasret, sevgi özlemdir, sevgi umut, sevgi çare, sevgi ölüm, sevgi kalım, sevgi isyandır, sevgi barış, sevgi yarış, sevgi emek, sevgi …dır", 30 Ağustos 2015 tarihli,'' duvarlarına kan sıçramış evlerimizi yeniden restore etmeyeceğiz, sizin devletinizin resmi olarak koruyacağız'', 25 Eylül 2015 tarihli ''Beytüşşebap’ta sivil yaralı vatandaşları hastaneye götüren ambulans polislerce tarandı. Şoför … yaşamını yitirdi@AmedDcle'', 25 Eylül 2015 tarihli, ''Ağzımı bozmayacam o. Çocukları, yıktınız öldürdünüz yetmedi mezarlıkları bombaladınız, Hey hewediyoxwegoyi '', 30 Eylül 2015 tarihli ''Ş.. E.. havalimanından şimdi yüzlerce özel hareket timleri indirildi. Herkesin dikkatine bu devlet savaştan başka birşey istemiyor'' , 26 Aralık 2015 tarihli '' evlatları anasız, anaları evlatsız bıraktılar.'', 26 Aralık 2015 tarihli ''bu foto Filistin’de çekilseydi gecenin bu saatinde kalkıp açıklama yapmazmıydınız, hey hükümet .... Cizre burası", 19 Ocak 2016 tarihli '' şerefsiz medya öle asker polisi melek olarak gösteriyon bunu da göster. Yoksa PKK mı havan topu attı? şeklindeki paylaşımlarla, PKK/KCK terör örgütünün cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerinin meşru gösterilip, övülmediği veya teşvik edilmediği gibi 26 Aralık 2015 tarihli paylaşım nedeniyle TCK. 301/1, 43/1 maddelerine muhalefet suçundan Düzce 3.Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/590 esas sırasında görülmekte olan dava bulunduğundan, belirtilen paylaşımlar terör örgütü propagandası olarak kabul edilmemiştir.
15 Ağustos 2015 tarihli, ''gerilla ekin gururumuz başlıklı resim altına, senin kadar güzel güler mi özgürlüğün tadına varmayan '' ve 20 Ekim 2015 tarihli, ''yüreğim avuçlarımda, her damla kanında özgürlüğe akıyorum, o büyük özgürlüğe #hevalyeşilgöz #şehidnamirin#" yorumları ile paylaşılan resimdeki kişilerin üzerinde terör örgütüne ait üniforma bulunması nedeniyle, resimlerin terör örgütü mensubuna ait olduğunun duraksamasız olarak anlaşıldığı, sanık resimler altına yaptığı yorumla, PKK/KCK terör örgütü'nün destekçisi olduğunu açıkça belli ettiği, terör örgütü mensubunu şehit olarak ilan edip, silahlı çatışma sonucunda ölen PKK/KCK mensuplarını kahramanlaştırdığı, bu şekilde sanık tarafından şiddetin özendirilip, terör örgütünün silahlı faaliyetlerinin meşru gösterildiği,
16 Aralık 2015 tarihli "canım memleketim kan ağlıyor, tanklar toplarla canını acıtıyorlar, toma akreplerle gözyaşı döktürüyorlar, unuttular teslim olmayacağını'' , şeklindeki paylaşımla güvenlik kuvvetlerince terör örgütü mensuplarına yapılan müdahaleye karşı konulmasının teşvik edilip, terör eylemlerinin haklı bir zeminde olduğu kanısı oluşturularak meşrulaştırılmaya çalışıldığı,
15 Ağustos 2015 tarihli, komutana git yaşıyor başlıklı, ilk kurşun, merhaba özgürlük şeklinde yapılan paylaşımla, 13-15 Ağustos 1984 tarihinde PKK terör örgütünce Eruh ve Şemdinli ilçelerine yapılan bir askerin şehit, 3 sivil ve 9 askerin yaralandığı ilk saldırının, ilk kurşun ve diriliş bayramı olarak kutlanarak, PKK'nın ilk silahlı eyleminin açıkça övüldüğü ve meşrulaştırıldığı;
PKK/KCK nın siyasal yönetime karşı kanlı eylemler yapmakta olduğu, hendekler kazarak sivil ve demokratik yaşamı olağanüstü şekilde zorlaştırdığı dönemde, terör eylemlerini meşru gösterip teşvik eden bu türden paylaşımların, ülke genelinde toplumsal barışı ortadan kaldırarak gerginliği daha da artırdığı, bu nedenle sanığın terör örgütü PKK/KCK'nin cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini meşru gösterecek veya övecek ya da bu yöntemleri başvurmayı teşvik edecek nitelikte paylaşımlarda bulunarak terör örgütü propagandası yaptığı kanaatine varılmakla, atılı suçtan cezalandırılması yoluna gidilmiştir.
TCK'nin tanımlar başlıklı 6/1. fıkrasının "g" bendi uyarınca yayın deyiminden elektronik kitle iletişim aracıyla yapılan yayınların da anlaşılacağı belirtilmiş olup, somut olayda internet ortamında sanığın kendisine ait twitter sayfasında, herkesin ulaşabileceği şekilde propaganda eylemini gerçekleştirdiği anlaşılmakla, uygulama yapılırken 3713 sayılı Kanunun 7/2. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca temel cezada yarı oranında artırım yapılmıştır.
Sanığın eylemini bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda aynı suçu birden fazla işlediği anlaşıldığından, TCK'nin 43/1. maddesi uyarınca cezasından artırım yapılmıştır.
Sanığın geçmişteki hali, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama süresindeki tutum ve davranışları, cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri göz önünde bulundurarak cezasından TCK'nin 62/1. maddesi gereğince indirim yapılarak, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
A) Düzce 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.11.2016 gün ve 2016/143 esas 2016/169 karar sayılı hükmünün CMK’nin 280. maddesinin 2. fıkrası uyarınca KALDIRILMASINA,
B) 1-Sanığın üzerine atılı terör örgütünün propagandasını yapma suçunu işlediği anlaşılmakla, eylemine uyan 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 7/2. maddesi 1. cümlesi gereğince, suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği zaman ve yer, suç konusunun önem ve değeri, güdülen amaç ve saik ile kasta dayalı kusurun ağırlığı dikkate alınarak takdiren 1 Yıl Hapis Cezası ile cezalandırılmasına,
2- Sanığın yüklenen suçu basın ve yayın yoluyla işlediği anlaşıldığından, hükmolunan hapis cezasının 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 7/2. maddesi 2. cümlesi gereğince yarı oranında artırılarak 1 Yıl 6 Ay Hapis Cezası ile cezalandırılmasına,
3- Sanığın eylemi bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda birden fazla işlemesi nedeniyle, verilen cezanın TCK’nin 43/1. maddesi gereğince takdiren 1/4 oranında artırılarak 1 Yıl 10 Ay 15 Gün Hapis Cezası ile cezalandırılmasına,
4- Sanığın geçmişteki hali, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki tutum ve davranışları, cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri göz önünde bulundurularak cezasından TCK’nin 62/1. maddesi gereğince takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak 1 Yıl 6 Ay 22 Gün Hapis Cezası ile cezalandırılmasına,
5- Sanığa hükmolunan cezadan başkaca artırım ve indirim yapılmasına takdiren yer olmadığına,
6- Sanığın kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan Anayasa Mahkemesi'nin hak yoksunluklarına ilişkin 08.10.2015 gün ve 2014/140-2015/85 sayılı kararı gözetilerek, TCK’nin 53. madde 1-2-3. fıkralarının uygulanmasına,
7- Sanığa hükmedilen hapis cezasının 2 yıldan az olması, suç tarihinden önce kasıtlı bir suçtan mahkumiyetinin bulunmaması, kişilik özellikleri ile yargılama sürecindeki tutum ve davranışları göz önünde bulundurulduğunda, ilerde bir daha suç işlemeyeceğine dair mahkememizde tam bir vicdani kanata oluşmakla, CMK’nin 231/5 maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına,
CMK’nin 231/8 maddesi uyarınca sanığın 5 yıl süre ile denetim süresine tabi tutulmasına, denetim süresi içinde dava zaman aşımının durduğunun tespitine, bu süre içinde sanığın kasten yeni bir suç işlemediği takdirde CMK’nin 231/10 maddesi uyarınca bu hükmün ortadan kaldırılarak davanın düşürüleceği, CMK’nin 231/11 maddesi uyarınca denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlemesi halinde hükmün açıklanacağının ihtaratına (yapıldı),
Sanığın sabıkasız kişiliği, sosyal durumu, yaşı ve konumu göz önüne alınarak takdiren, CMK 231/8 maddesinde belirtilen denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına yer olmadığına,
8- Sanığın gözaltı ve tutuklulukta geçirdiği sürelerin TCK 63. maddesi uyarınca, hükmolunan hapis cezasından indirilmesine,
9- CMK’nin 324/4. maddesi gereğince, yapılan yargılama giderlerinin 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanunun 106. maddesindeki terkin edilmesi gereken tutarlardan az olması nedeniyle kamu üzerinde bırakılmasına,
Kararın kesinleşmesinden sonra dosyanın ilk derece mahkemesine iadesine,
Sanık … ile müdafi Av. …'un yüzüne karşı, BAM Cumhuriyet Savcısı …'in katılımıyla, mütalaaya uygun olarak verilen kararın tefhim tarihinden itibaren yedi gün içerisinde, hükmü veren Dairemize bir dilekçe verilmesi ya da zabıt kâtibine beyanda bulunup tutanak tutturup hâkime onaylatmak veya bir başka ilk derece ceza mahkemesi ya da bölge adliye mahkemesi ceza dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek suretiyle, CMK'nın 268 ve 280. maddeleri uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinde İTİRAZ kanun yolu açık olmak üzere, 07.02.2017 tarihinde oybirliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. (¤¤)