(5237 S. K. m. 6, 29, 52, 53, 62, 86, 265) (5271 S. K. m. 176, 226, 231, 235, 280, 281, 286) (663 S. KHK. m. 54) (659 S. KHK. m. 14) (Sağlık Bakanlığı Personeline Karşı İşlenen Suçlar Nedeniyle Yapılacak Hukuki Yardımın Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliği m. 11)
İlk derece mahkemesince verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre Dairemizce yapılan değerlendirme ve açılan duruşma üzerine yapılan yargılama sonucunda:
İDDİA: Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığı Memur Suçları Bürosunun 15/03/2016 tarih ve 2016/2978 Esas sayılı iddianamesiyle, şüphelilerin olay tarihinde Sincan Doktor Nafiz Körez Devlet Hastanesine görevli hemşire H. M.'nın yanına gittiklerinde sıra beklemedikleri, bu nedenle hemen tedavi sağlanması amacıyla birlikte H. M.'nın üzerine yürüdükleri, şüphelilerden S. A.'ın görevli hemşirenin boynunu sıkarak 09/12/2015 tarihli hekim raporuna göre; yaralanmanın etkisi basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaraladığı, şüphelilerin ifadeleri sırasında görevi kötüye kullanma iddiası ile müşteki S. A. hakkında şikayetçi oldukları, S. A. hakkında 15/03/2016 tarihinde görevi kötüye kullanma suçundan Ek kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiği atılı suçları işlediklerinden bahisle eylemlerine uyan Görevi Yaptırmamak İçin Direnme suçundan 5237 Sayılı TCK'nın 265/1, 53/1 maddeleri gereğince cezalandırılmaları talebi ve iddiasıyla kamu davası açılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ HÜKMÜ:
Ankara Batı 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 17/01/2017 tarihli 2016/294 Esas ve 2017/44 Karar sayılı ilamı ile; sanıkların müsnet suçtan ayrı ayrı beraatlerine karar verilmiştir.
İSTİNAF İNCELEME AŞAMASI:
Katılan vekili, 17/01/2017 tarihli karara karşı 19/01/2017 tarihinde yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunmuştur. Bu başvuru üzerine Dairemizce dosya 25/04/2017 tarihinde incelenmiş ve delillerin yeniden değerlendirilmesi gerektiğinden duruşma hazırlıklarına başlanmış ve sanıklara 5271 Sayılı CMK'nın 281 ve 176. Maddeleri uyarınca katılan vekiline ise aynı yasanın 235. Maddesi uyarınca meşruhatlı davetiyeler çıkartılarak, duruşma gününde sanıkların ve katılan vekilinin duruşma salonunda hazır olmaları istenmiş, belirlenen gün ve saatte yapılan duruşmada sanıklardan istinaf başvurusuna ilişkin savunmaları ile katılan vekilinden istinaf talebi ve iddiaları sorulmuştur.
SAVUNMA:
Sanık S. A. Savunmasını: "Önceki savunmalarımı aynen tekrar ederim, suçlamayı kabul etmiyorum, olay günü katılanı kızımla kavga ederken gördüm onları ayırmak üzere müdahale ettim, bunun üzerine katılan bana bir yumruk attı yere düştüm, suçlamayı kabul etmiyorum, beraatimi talep ediyorum" şeklinde yapmıştır.
Sanık hakkında 5237 Sayılı TCK'nun 86/2-3-c maddesinin uygulanması ihtimaline göre 5271 Sayılı CMK'nın 226 maddesi uyarınca ek savunmasının tesbiti yoluna gidilmiş olup sanık ek savunmasını: "ek süre talebim yoktur, önceki savunmalarımı aynen tekrar ederim suçlamaları kabul etmiyorum, "şeklinde yapmıştır.
Sanık C. O. Savunmasını: "Önceki savunmalarımı aynen tekrar ederim, olay günü oğlum vücudunda enfeksiyon olduğu için kanını aldırmak üzere katılanın görev yaptığı bölüme gittim ancak daha önceki bir hastanın yere kusmuş olması nedeniyle temizlik yapıldığını gördüm, üzerinden atlayıp enjeksiyon odasına yöneldiğimde katılan beni durdurdu, ben de oğlumun kanını alması hususunda rica ettim ancak beni dinlemedi ve bağırmaya başladı, bu esnada annem araya girdi ve tartışmaya başladılar, katılan anneme yumruk atınca annem yere düşerken katılanın boğazından dengesini kaybetmemesi için tuttu, suçlamayı kabul etmiyorum, beraat kararı doğrudur" şeklinde yapmıştır.
Katılan Vekili Av. Alper Atasoy Beyanında: "Önceki beyanlarımızı ve şikayetimiz devam etmektedir, ilk derece mahkemesinin kararı isabetsizdir, bu nedenle sanıkların cezalandırılmasını talep ediyoruz " demiştir.
ESAS HAKKINDA MÜTALAA:
Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısı esas hakkındaki mütalaasında;
A- Sanık C. Hakkında Kurulan Hükme Yönelik İstinaf İsteminin İncelenmesinde:
Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin; soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine ve hükmün gerekçesine göre: yerel mahkemece verilen beraat kararının usul ve yasaya uygun olduğu görüşüne varıldığından Katılan Vekilinin, yerinde görülmeyen istinaf isteminin reddine karar verilmesi,
B- Sanık S. Hakkında Kurulan Hükme Yönelik İstinaf İsteminin İncelenmesinde:
Sanık S.’in, “yanlışlıkla boğazından sarılmışım” şeklindeki suçunu ikrar eden 10.12.2015 tarihli savunmasına ve bu savunmasını yinelediği 24.11.2016 günlü duruşma tutanağına, 09.12.2015 tarihli genel adli muayene raporuna ve tüm dosya kapsamına göre; yukarıda adı geçen sanığın, Katılan H.’yi basit tıbbi müdahale ile giderilebilir derecede yaraladığının anlaşılmasına, bu nedenle; sanık hakkında yaralama suçundan mahkûmiyet hükmü kurulması gerektiği gözetilmeden, yetersiz ve yasal olmayan gerekçe ile yazılı şekilde beraat kararı verilmesi yasaya aykırı bulunduğundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 280/2. maddesi uyarınca yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, olayın meydana geliş şekli nazara alınarak sanık yararına haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasının hak ve nesafete uygun olacağı görüşüyle Sanık S. A.’ın, yaralama suçundan eylemine uyan 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 86/2, 86/3-c, 29, 52/2-4. maddeleri uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olup olmadığı hususunun yüksek mahkemenizce takdir edilmesini kamu adına talep ve mütalaa etmiştir.
DELİLLER:
Olay cd'si ve bunun çözümüne dair bilirkişi raporu, katılanın BTM raporu, katılanın kadro ve görev durumu ile ilgili çizelge, tanıklar N. S. K. ile M. C. T.'nün ifadeleri, katılan hakkında görevi kötüye kullanma suçundan verilen 15/03/2016 tarihli ek kovuşturmaya yer olmadığına dair Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığı Memur Suçları Bürosunun kararı, sanıkların aşamalardaki savunmaları ve tüm dosya delil olarak değerlendirilmiştir.
GEREKÇE:
Yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre; Suç tarihinde sanıklardan C. O.'un 8-9 aylık çocuğunu kan testi yaptırmak üzere 5237 Sayılı TCK'nın 6/1-c maddesi uyarınca kamu görevlisi sıfatını haiz hemşire olarak görev yapmakta olan katılanın çalışmakta olduğu Sincan Dr. Nafiz KÖREZ Devlet Hastanesi acil servisine getirdikleri ve kan alma işleminin yapılacağı birimin kapı önünde yerdeki başka hasta tarafından meydana getirilen kusma olarak nitelenebilecek engelin kaldırılmakta olduğu sırada kan alımının gecikmesi nedenine bağlı olarak çocuğun annesi sanık C. ile çocuğun anneannesi sanık S.'in katılan ile sözlü tartıştıkları ve tartışmanın devamında sanıklardan S.'in katılanın boğazını sıkmak suretiyle katılanı BTM ile giderilebilecek şekilde yaraladığı, müsnet suçu kabul etmeyen sanık S.'in aşamalardaki savunmalarının aksine olayın oluşuna ve yaralanma bölgesine ilişkin katılanın aşamalarda değişmeyen anlatımlarının tanık anlatımları ve olay cd si, cd ile ilgili 4 adet fotoğraf kaydından ibaret bilirkişi raporu ve katılanın tıbbi kayıtları ile teyid edilmesi karşısında sanık Sl'in sabit görünen bu eyleminin hükümde belirtilen şekilde yaralama suçunu oluşturduğu anlaşılmakla sanık S.'e yönelik katılan vekilinin istinaf başvurusunun yerinde olduğu anlaşılmış ve olay nedenine ilişkin sanıkların aşamalarda değişmeyen anlatımları ve tüm dosya kapsamına göre TCK'nın 29 maddesinin 3/4 oranında uygulanması yoluna gidilmiştir.
Sanıklardan C. O.'un atılı suçu işlemediğine dair aşamalarda değişmeyen savunmalarının aksine katılana yönelik cebir, tehdit, şiddet, yaralama veya yaralamaya teşebbüs şeklinde hakkında somut iddianın dahi bulunmaması karşısında atılı suçun sanık C. O. tarafından işlendiği sabit görülmemiş olmakla; sanık C. O.'a yönelik katılan vekilinin istinaf başvurusunun yerinde olmadığı anlaşılmakla sanıklar hakkında açıklanan gerekçe ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
I-Sanık C. O. hakkında Görevi Yaptırmamak İçin Direnme suçundan kurulan beraat kararına yönelik katılan H. Köse vekilinin istinaf başvurusunun incelenmesi sonunda;
Vicdani kanının oluştuğu, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, incelenen dosyaya ve yapılan duruşmaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik bulunmadığından katılan vekilinin istinaf talepleri yerinde görülmemiş olmakla 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 280/1-a maddesinin 1.cümlesi uyarınca İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
II-Sanık S. A.'ın katılan H. K.'ye yönelik Görevi Yaptırmamak İçin Direnme suçundan kurulan beraat hükmüne ilişkin katılan vekilinin istinaf başvurusunun yapılan incelemesinde;
A-İstinafa konu Ankara Batı 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 17/01/2017 tarih ve 2016/294 Esas, 2017/44 Karar sayılı hükmünün 5271 sayılı CMK'nın 280/2.maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
B- 1) Sanık S. A.'ın katılan H. K.'ye yönelik sübut bulan Kasten Yaralama suçundan eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nın 86/2.maddesi uyarınca suçun işleniş şekli, sanığın amacı ile suç sebep ve saiklerine göre takdiren 120 GÜN ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
2) Sanığın yaralama suçunu katılanın yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle işlediği anlaşılmakla cezadan TCK'nın 86/3-c. maddesi uyarınca 1/2 oranında artırım yapılarak 180 GÜN ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
3) Sanık yaralama suçunu haksız bir fiile tepki olarak işlediği anlaşıldığından TCK'nın 29/1.maddesi uyarınca cezadan takdiren 3/4 oranında indirilerek 45 GÜN ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
4) Sanığın sabıkasız olması, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri lehine takdiri indirim nedeni kabul edilerek TCK'nın 62/1.maddesi gereğince cezasından takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak 37 GÜN ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
5) Sanığın cezasından kanunen ve takdiren başkaca artırım ve indirim yapılmasına yer olmadığına,
6) Sanık hakkında hükmolunan adli para cezasının 5237 sayılı TCK'nın 52/2. maddesi uyarınca sanığın ekonomik ve diğer şahsi halleri dikkate alınarak bir gün karşılığı olarak takdiren 20TL'den hesabı ile sonuçta 740TL. ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
7) Sanığın sabıkasız olması, somut zararın bulunmaması ve yeniden suç işlemeyeceğine dair mahkememizde olumlu kanaat oluşması nedeniyle 5271 sayılı CMK'nın 231/6. maddesindeki şartlar bulunduğundan takdiren sanık hakkında verilen hükmün 5560 sayılı yasanın 23. maddesi ve 5728 sayılı Yasa ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 231/5-7 maddesi uyarınca HÜKMÜN AÇIKLANMASININ GERİ BIRAKILMASINA,
8) 5560 sayılı yasanın 23. maddesi ve 5728 sayılı yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 231/8. maddesi fıkrası uyarınca 5 yıl süre ile sanığın DENETİM SÜRESİNE TABİ TUTULMASINA,
9) Denetim süresi içinde ayrıca bu fıkranın a, b, c bentlerinde belirlenen yükümlülüklerle denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına takdiren yer olmadığına,
10) 5560 sayılı yasa ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 231/10-11 maddeleri uyarınca denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlenmediği takdirde, açıklanması geri bırakılan hükmün ortadan kaldırılarak davanın düşürüleceği; aksi halde duruşmaya devam ile hükmün açıklanacağının ihtarına, (ihtar edildi)
11) Katılan, 663 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 54.maddesi, Sağlık Bakanlığı Personeline Karşı İşlenen Suçlar Nedeniyle Yapılacak Hukuki Yardımın Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin 11. maddesi ve 659 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 14. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesinde ve Bölge Adliye Mahkemesinde vekille temsil edildiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/1.maddesi gereğince; İlk Derece Mahkemesi karar tarihinde yürürlükte bulunan tarife uyarınca 1980TL. ile Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihinde yürürlükte bulunan tarife uyarınca 990TL vekalet ücretinin sanık S. A.'dan alınarak Sağlık Bakanlığına verilmesine,
12) Önceki yargılama sırasında yapılan 4 davetiye gideri 40TL ile sonraki aşamada yapılan 3 davetiye gideri 33TL, posta gideri 19,45TL olmak üzere toplam 92,45TL yargılama giderinin sanık S. A.'dan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,
Dair, sanıklar S. A. ve C. O. ile katılan H. Köse vekilinin yüzüne karşı; Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı yönünden tefhimden (hükmün açıklanmasından) itibaren yedi (7) gün içerisinde hükmü veren Dairemize bir dilekçe verilmesi ya da zabıt katibine sözlü beyanda bulunulup zapta geçirilmesi veya bir başka İlk Derece Ceza Mahkemesi ya da Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe göndermek suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 231/12. maddesi uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 7.Ceza Dairesine İTİRAZ yasa yolu açık; Görevi Yaptırmamak İçin Direnme suçuna dair istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin hüküm yönünden ise 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 286/2-f maddesi uyarınca KESİN olmak üzere, iddia makamının mütalaasına uygun oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 12.07.2017 (¤¤)